ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
- İki daha. - Hemen.
Bucky çok şanslı.
Evet, kız çok güzel.
Hayır, o değil. Şanslı piç yarın göreve gidiyor.
Bizler Nebraska'da
eğitim görevlerinde uçarken o, Almanlara yakın olacak.
Merak etme. Yakında tepelerine bombalar bırakacağız.
- Evet. - Bir sonraki tur bizden Bucky.
Bunu daha önce hiç yapmadı.
Sen Bucky'sin o da Buck mı yani?
Uzun hikâye.
İyi bir çift oldular, değil mi? Daha önce tanıştırmalıydım.
Yarın gidiyor.
Herkese evde mektup yazan biri lazım.
John Egan'dan mektup arkadaşı olur mu, bilmem.
Belki yazmaya değecek bir kızla tanışsa olur.
Yazmaya değecek bir kız bulmak zor.
Arayacağın yeri bilirsen değil.
Dediğini anladım.
E, bana yazacak mısın?
Yazdım bile.
Bana mektup mu yazdın?
Evet.
Ne diyor?
Bekleyip öğrenmen lazım.
E, o ne zaman olacak?
Göreve gittiğimde. İki ya da üç hafta sonra.
Her saniye seni özleyeceğim.
Pekâlâ beyler. Kadeh kaldıralım.
Buck, Marge... Muhabbet kuşları... Bucky'ye kadeh kaldırıyoruz.
Aynen Binbaşı Egan.
- Yeni Hava Amirimiz Bucky'ye. - Hey.
Peki binbaşı.
- 100. Filo'daki tüm sarhoşlar. - Biri siz dingillere yol göstermeli.
- Şerefe binbaşı. - 100. Filo'ya.
- Evet, 100'e. - İyi şanslar.
- Sağ ol. - Bize de Alman bırak.
Slooter's'a gidiyoruz. Geliyor musunuz?
Hayır, uçuşum erken.
- Buck? - Sanmıyorum çocuklar.
- O zaman yarın görüşürüz. Hoşça kal Marge. - Bucky, İngiltere'de görüşürüz.
Unutma, ekstra battaniye ve manzaralı yatak istiyorum.
Oldu bil.
Bana anlatmıyor. Bu lakaplar ne?
Konuş.
- Olur mu? - Anlat.
- Tamam. - Uzun hikâye.
Savaş başlamadan önce temel eğitimde tanışmışlar.
John çocukluğundan beri Bucky'ymiş.
- Değil mi? - Doğru, evet.
Ve Gale... Gale, her zaman Gale'di.
Ta ki...
Temel eğitimin ilk gününde bu eleman yanıma geldi
ve ona Wisconsin'deki Buck adlı birini hatırlattığımı söyledi.
Ben de ona adım Gale, Gale Cleven dedim.
Ve... Ama Bucky'nin gözü korkmaz.
Hayır, efendim. Sadece "Buck şu, Buck bu."
"Buck, bağcıklarıma yardım eder misin?" "Buck, uçağı uçurmama yardım et."
Bir de baktım
tüm 8. Hava Kuvvetleri bana Buck diyor. O yüzden de...
Zaten Gale nasıl bir isim?
Biliyor musun? Aslında bana teşekkür etmen gerek. Sana iyilik ettim.
- Kendi ismini verdiğin için mi? - Aynısı değil
ve Wisconsin, Manitowoc'lu Buck'a çok benzemen
- benim suçum değil. - Manitowoc'lu.
Kim en iyi arkadaşına bunu yapar?
- Ay çok tatlı. - Bize müzik lazım.
Tamam. Bir yere gitme Gale.
Bu gece bitmeden benimle dans edeceksin Buck.
Bana dans ettirme Marge.
Güzel bir tane seç.
Artie Shaw, Benny Goodman.
Hey. Arkadaş olmamıza çok şaşkınım.
Güzel bir kadınla dans etmeyi sevmiyorsun.
İçmiyorsun, kumar oynamıyorsun.
Sporu bile sevmiyorsun.
Hayatın büyük gizemlerindeniz.
- Buna bayılıyorum, evet. - Öyle mi?
Demek bu.
Evet.
Birkaç haftaya görüşürüz.
Önce ölmezsem.
Benden duymuş olma Bucky ama artık 100. Filo'nun hava amirisin.
Oraya görevde uçmaya gitmiyorsun.
Bak, 389'un komutanıyla bir görüşme yaptım ve siz gelene kadar onlarla uçacağım.
Gözlemci pilot olacağım.
Seni hergele.
Evet. Birinin oranın nasıl olduğunu söylemek için savaşı tatması gerek.
Ben gelmeden öleyim deme.
Buna pek güvenme.
Burnunu kaldırma! Yangını söndürelim!
Hadi, daha hızlı! Bize yardım etmelisiniz.
21 MAYIS, 1943 389'UNCU BOMBARDIMAN FİLOSU
WILHELMSHAVEN, ALMANYA
Oldu. Yangın söndü.
Çak! Burnunu kaldır!
Daha sıkı!
Tamam, düzeltiyorum! Az kaldı!
- Saat 12 yönünde savaş uçakları. Karşıda! - Siktir!
Dördüncü flap gitti.
Pilottan rotacıya!
Geri dönmeliyiz. Bize yeni rota gerek.
Siktir!
Duval bu.
Ve vuruldum.
Sana geliyorum Duval.
Batıya çevir.
Anlaşıldı. İkinci motorda yakıt basıncı kaybı var.
Düzgün uç, yeni rota alacağım.
Nefes al dostum. Dayan.
- Duval! Nerenden vuruldun? - Siktir.
Benimle kal Duval!
Buradayım.
- Kurtulamayacağım Bucky. - Kes şunu Duval. Kurtulacaksın.
Elini yaraya bastır. Oldu. Güzel.
- Tamam. - Tamam mı? Benimle kal, lanet olası.
Duydun mu? Bana bak! Gözlerini aç! Aç!
Nefes al, nefes!
Savaş uçakları, 12.00 yönünde!
Birini vurdum!
Rota lazım Egan!
Yeni rota: 248'e, sola dön.
Anlaşıldı!
Benimle kal.
- Eve gidiyoruz. - Evet.
Nefes almaya devam et.
Müthiş bir gözlem göreviydi binbaşı.
Hepsi böyle midir?
Ne diyeceğini mi düşünüyorsun?
Bir şey söyleme. Kendileri anlar.
Hepimiz anlarız.
DONALD L. MILLER'IN KİTABINDAN UYARLANMIŞTIR
BÖLÜM BİR
100. Bombardıman Filosu 1943 baharında Nazi Almanya'sına karşı
savaşan ABD Sekizinci Hava Kuvvetleri'ne katılmak üzere İngiltere'ye gönderildi.
Bence bu uçağa Dallas'lı Alice diyelim.
Dallas'lı Alice mi?
Hoş bir tınısı var.
Dallas'lı Alice. Sarayımız Alice.
Binbaşı Cleven'a göster.
Binbaşıya göster Lorch.
Geri istiyorum.
Müthiş hatun. Bu kaleye ekstra güç sağlar.
BANA DÖN KEN! SEVGİLER ALICE
Bu kaleye neden adını verdiğini anladım.
- O çok özel. - Çok heybetli.
Amison, bizi doğru fiyorda götürdüğünden emin misin?
Evet. Yüzde 100.
Arkada durum nasıl Nutting?
Hepsi yerinde efendim.
Anlaşıldı.
Çoğumuz bırakın uçakla uçmayı evimizden uzağa bile gitmemiştik.
Ülkenin her köşesinden ortak bir amaç için geldik:
Savaşı Hitler'ın kapısına taşımak.
Pilottan ekibe, yemek yiyip dinlenmek için
az sonra Grönland'a ineceğiz.
Blondie Tower, Army 233. Bluie West One üzerinde bir grup B-17 var.
İniş direktifleri lütfen.
Army 233, Blondie Tower uçuş amiri.
Altıncı piste devam edin. İniş izni verildi.
Gökyüzü açık. Rüzgâr 330'dan 65 ve 80'le sert esiyor.
Altimetre 29,90.
Biraz esintili.
Esintili mi? Alabama'da buna kasırga deriz.
Anlaşıldı, Blondie Tower. Altıncı piste devam ediyoruz. Gökyüzü açık.
Rüzgâr 330'dan 65 ve 80'le sert esiyor.
Kötü bir çapraz rüzgâr. Sert esiyor, dikkatli olun.
Daire çizmek isteyebilirsiniz binbaşı. Grönland'a hoş geldiniz.
İniş takımlarını aç. Flap'lar için hazır ol.
İniş takımları açılıyor.
Sarsıntılı olacak. Sıkı tutunun.
Pilottan ekibe. İnişe hazır olun.
Sol takım açık.
Sağ açık.
İniş öncesi kontroller. Flap'lar çeyrekte mi?
Evet. Flap'lar çeyrekte.
- Flap'lar yarım. - Flap'lar yarım.
Flap'ları kaldır.
Tamam.
Burnunu kaldırman gerek Veal. Tekrar gel.
BLUIE WEST ONE HAVAALANI GÜNEY GRÖNLAND
Birlik dört filodan oluşuyordu.
Binbaşı Gale Cleven, 350'nin komutanıydı.
O ve Binbaşı Egan, grubumuzun tartışmasız liderleriydi.
Ev Blakely, Seattle'lı bir pilottu.
- Kimler varmış. - Blakely.
Ve Philly'li cömert Benny DeMarco.
- Binbaşı. - DeMarco.
- Acayip inişti. - Beterini gördüm.
- Boks maçı mı? - Evet.
- Claytor, para yatırdın mı? - Evet.
- Bu, kötüye işaret dostum. - Ne demezsin.
Sesini aç.
Bombacı James Douglass ve Howard Hamilton, Orta Batı'dandı.
Hambone.
- Binbaşı. - Evet.
Sakin, hallettim.
Charles Cruikshank, namıdiğer Crank, New England'lıydı.
Selam Crank. İnişiniz zor olmuş diye duydum.
En iyi dostum Joe "Bubbles" Payne ve ben de rotacıydık
No comments yet. Be the first to leave one.