ആദ്യത്തെ 134 വരികൾ.
Büyük sürpriz nedir, anne?
Neden burada kör Maskeli Süvariler gibi oturuyoruz?
Evet.
Ve bu maske takılıyken neden hâlâ seni duyabiliyorum?
Bekleyin, çocuklar.
İşte geldi.
Tanrım bir adet M&M.
Bende de W&W var.
Bir saniye dur.
Bize neden bu kadar iyi davranıyorsun?
Evet anne. Neden bize yemek yaptın?
Bir anne sevgisini gösteremez mi?
Tamam.
Akrabalarım ziyarete geliyor dediğim zaman keyfiniz kaçmasın diye yaptım.
Hayır. Zemus ve Ida Mae.
Sus. Artık ikisi de kıyafet giyiyor...
...ve kimseye de sorun çıkarmayacaklar.
Baksana, Peg. Tuvalette havlu kalmadığını biliyor muydun?
Sanırım babama, ailenin geleceğini söylemedin.
O bana hiç haber vermiyor.
O yüzden ona haber vermek zorunda değilim.
Tanrım. Pazar günlerine bayılıyorum.
Haftanın senden geç kalktığım tek gecesi, Peg.
Cumartesi geceleri ekstra ekstra geç yatıyorum,
aşırı miktarda mısır cipsi yiyorum ki
uyandığımda kesinlikle yanımda olmayacağından emin olabileyim.
Onun için cips yemene gerek yok, tatlım.
O riske giremem, Peg.
Ama gittiğini bildiğimde, nihayet donumu çıkarıp...
...Tanrı'nın istediği gibi çıplak ve güvenle uyuyabilirim.
Ah hissettiklerim.
Annen olmayınca, neredeyse seksi hissediyorum.
Evet, hiçbir şey pazar gününü berbat edemez.
Bir dakika. Ne o?
Aç ağzını.
M&M bu.
Tanrım! Ailen geliyor!
Ne kadar vaktim var?
Yüce Sezar'ın hayaleti adına! Geldiler!
-Hazırlık yaptın mı? -Elbette.
-Ya köpek? -Hazır.
YİYECEK DEĞİLİM
Biz de böyle tabela assak mı acaba?
İşte. Herkes bunlardan bir tane alsın.
Hamle yaparlarsa, burunlarına vurup "hayır" deyin.
Açın! İçeride olduğunuzu biliyoruz!
Geliyorum.
Tamam çocuklar, babanız ölmüş gibi gülümseyin.
Tamam.
-Zemus, Ida Mae. -Peggy.
Tam yemeliksin.
Hayır!
-Minik kuzenim... -Hayır.
-Koca adam. -Rüyanda bile görme, Zemus.
Köpek nerede?
Bu arada o ip ne?
Evinizin yolunu bulabilesiniz diye verandanıza mı bağlayacağız?
Hayır, en küçük çocuğumuz için o.
Oğlana biraz özgürlük vermeye inanıyoruz.
Böylece karavanda kendini hapsolmuş gibi hissederse
otobanda, yanımızda dört nala koşabilir.
Karşınızda, minik Seven.
Seven mı? Neden o ismi koydunuz?
Çünkü bir, iki, üç, dört, beş, yedi çocuğumuz var.
-Kuzenine merhaba de. -Merhaba.
Bana para verecek olan o mu?
Evet, zengin olan o. Git onunla yakınlaş.
Seni seviyorum, koca kütük.
Bana para ver.
Dizin nerede biliyor musun?
Evet, biliyorum. Bana para ver.
Minik Seven'ı yukarı çıkarsanıza çocuklar.
Gel buraya, Seven.
Onu Bud'ın odasına götürelim.
Sen hiç plastik kadın gördün mü?
Isis plastik değil, hava alan lateks o.
Ayrıca küçük bir kız gibi kırılıyor.
Geçin.
Ne güzel, değil mi?
Biz Swinger'ız. Değiş tokuşu severiz.
Ama yanlış anlama. Geleneksel kadın erkek olayı olması gerekmiyor.
Bu minik Peggy de hiç pazara gitmiyormuş.
Bu minik Peggy de evde kalıyormuş.
Bu minik Peggy de bonbon şekeri yiyormuş.
Bu minik çocukların da şekeri yokmuş
Bir daha şarkı söylesinler.
Nefret ettiğimizi bildiği için istiyor.
-Bu doğru mu, Seven? -Evet.
Bir ve iki.
Bebek surat
Seninki en şirin bebek suratı
Yoktur yerini alabilecek bir başkası
Bebek surat
Selam, çocuklar.
-Evde olmak güzel. -Sen nereye kayboldun?
Zemus ışıkları kapatıp da "Hadi pantolonları değişelim." dediğinde...
...köpek kapısından sıvıştım.
O senin gerçek burnun mu?
Seven, saçını çekmeyi düşünüyorsan, kulaklarındakileri çek.
Kafasındakilerin aksine onlar hiç durmadan uzuyor.
Bu çocuk neden kucağımda oturuyor, Peg? Babasının kasıkları yok mu?
Bu arada o çaydanlıklar nereye gitti?
Senin peşinden onlar da sigara içmeye çıktı.
Sen de izin mi verdin?
Tarihteki en ahmakça hareket bu olmalı.
Aslında ikincisi. İlki seninle seks yaptıktan sonra
ertesi gün aradığında telefona cevap vermemdi.
Çocuklarını bize itelemelerine izin verdin, Peg.
Tanrım! Bir çocuğum daha oldu!
Şimdi ellerimi çekiyorum, Peg.
Lütfen ona ne kadar üzgün olduğunu gösterme.
Sorun ne? Annemle babamın gittiğini mi anladı?
Hayır. Onlar sigara içmeye çıktı.
-Hemen dönecekler. -Hayır, dönmeyecekler.
Ama sorun değil. Ben de annemle ve seninle yaşarım, baba.
Yoktur yerini alabilecek bir başkası
Bir çocuğum daha oldu, Peg.
Bir çocuğum daha oldu.
Ben mutluyum, Al.
Bizde kalmasını istiyorum. Çocuklar onu çok seviyor.
Buck ona çok alıştı.
Birlikte nasıl oynadıklarını görmen lazım.
-Bak, geliyor. -Dişçiye gidelim mi, köpekçik?
Galiba hâlâ doktorculuk oynadığı için canı yanıyor.
Ne oldu, Peg?
Sadece sevgi.
Onu bırakamam, Al.
Bu çocuğun anneye ihtiyacı var, ben de doğuştan anneyim.
Arabalara taş atabilir miyim?
Tabii, tatlım.
Ama atmadan önce iki tarafına da bak.
Sen ne tatlısın öyle.
Sizin arabanız hangisi acaba, beyefendi?
Şu güzel mavi olan.
No comments yet. Be the first to leave one.