Goodrich

Goodrich

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Goodrich 2024 1080p BluRay x264 AAC5 1-[YTS MX]
കമന്ററി എഴുതിയത് BartuW

ടാഗുകൾ

bluray
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2026-08-16
ഡൗൺലോഡുകൾ: 1
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No
FPS: 23.976

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

Kahretsin.

Alo?

- Andy. - Evet. Naomi?

Neredesin? Neden evde değilsin?

Gecenin bir yarısı uyandırdığım için özür dilerim.

- Ne oluyor? Neredesin? - Söyleyeceğim ama hemen çıldırma.

Ne çıldırması? Ne oluyor? Beni korkutuyorsun. Sen iyi misin?

Evet, iyiyim. Bir şeyim yok.

İyi olacağım.

Ama, Andy... Rehabilitasyondayım.

- Tatlım, cidden, neredesin? - Rehabilitasyondayım.

Ne dedin?!

Bu yüzden çıldırma demiştim! Kendim giriş yaptım, bir saat önce falan.

Eve gelmediğimi fark etmedin mi?

Bekle bir dakika. Bekle.

Bir dakika.

Sen neden bahsediyorsun?

Neden rehabilitasyonda olasın ki? Ne için?

Çünkü yardıma ihtiyacım var, Andy. Neden olacak?

Dur bir dakika. Dur, dur. Ne diyorsun sen? Anlamıyorum.

- Yardım almalıyım. - Ne için yardım?

Bu inanılmaz.

- Bilmiyor muydun? - Neyi?

- Aman Tanrım. İnanılır gibi değil. - Yatakta benimle yattığını sanıyordum.

Bilmiyorum. Tatlım.

Tatlım, bak.

Naomi, bak, bazen muhtemelen biraz fazla içiyorsun.

- Andy, hadi ama. - Bu iyi değil, biliyorum.

Ama bunu herkes yapar.

Rehabilitasyona ne gerek var? - Hayır, öyle değil. Sorun içki değil.

Uyanmak için bir şey almalıyım. - Ne?

Uyumak için de bir şeyler alıyorum. Şehirdeki her doktora gittim.

Orange County'ye bile gitmek zorunda kaldım.

Orange County mi? Ne.. Sen...

Dur bir dakika. Bu şey gibi. Cidden, bu çok çılgınca.

Halüsinasyon falan görüyormuşum gibi hissediyorum.

Tabii ki bilmiyordun. Neden bilesin ki?

Her sabah ben bir kelime bile edemeden çıkıyorsun,

her gece iştesin.

Tamamen ayrı hayatlar yaşıyoruz, ve ben...

Ben görünmezim. - Yani bu benim suçum mu?

Hayatım hakkında nasıl hiçbir şey bilmezsin?

Sırtımda çok büyük bir yük var ve bunu çok uzun zamandır taşıyorum.

Artık bunu yapamam. - Bekle bir dakika.

Bu doğru değil.

- Bunu nasıl söylersin? - Bu doğru değil.

- O zaman beni aydınlat. - Tamam. Üzgünsün.

Anlıyorum. Ama tatlım, seni tanıyorum. Sen harika bir annesin.

Özür dilerim.

Birlikte yaşadığım kadın uyuşturucu bağımlısı değil.

Yapamazsın.

Beni duymuyorsun. Beni dinlemiyorsun.

Journeys adında bir rehabilitasyon merkezine yattım.

Journeys?

Malibu Kanyon Yolu üzerinde.

Sarı duvarları var ve resepsiyonda Cecile adında bir kadın var.

90 gün kalacağım.

Dur biraz. Ne?

- Kapatmam gerek. - 90 gün mü?

- Çocuklara iyi bak, Andy. - 90 gün mü?

Halledeceksin.

Bekle, hayır. Hayır, hayır, hayır. Hemen geliyorum.

Olduğun yerde kal ve konuşalım.

Hayır, gelme.

Sesin gelmiyor.

Hat kesiliyor.

Hayır, gelme dedim Andy.

Bak, bir saat içinde orada olacağım.

Bir saat içinde orada olacağım. Buraya döneceğiz ve konuşacağız.

Andy, sakın gelme.

Ben...

Seni duyamıyorum.

Seni terk ediyorum.

Ne?

Seni terk ediyorum!

Özür dilerim. Geç kaldım, özür dilerim.

Hayır, hayır, sorun değil. Keşke sensiz başlayabilseydik.

Nasıl geçti?

Bunun neden hâlâ mesele olduğunu anlamıyorum.

Kadın patronuma hamile olduğumu söylemekten bu kadar korkmamalıyım.

Grace, bu her gün oluyor.

Benimle gel. Tamam.

Tamam.

Tamam. İkinize de merhaba!

Dr. Verma, geciktiğim için çok özür dilerim.

Ah, hiç dert etmeyin.

Tamam.

Nasılız bakalım?

Aslında, çok kötü mide yanması yaşıyorum.

- Ah, üzüldüm. - Burada. Bu normal mi?

Dün Tayland yemeği yedik. Sebebi bu olamaz mı? Bence olabilir.

Ben olsam bu aşamada kızartmalardan ve baharatlı yiyeceklerden kaçınırdım.

Tamam. Bunu da listeye ekleyelim.

Baharatlı yemek yok, kızartma yok,

kafein yok, alkol yok, suşi yok... - Seks yok.

Aslında, seks yapmakta bir sorun yok. İyi bile olur.

Biliyordum. Ben doktorum, Tanrı aşkına.

- Tamam. - Bunun doğru olmadığını biliyordum.

Pekâlâ.

Sadece bir göz atalım, olur mu?

Şu sesi duyuyor musun?

Tamamen sağlıklı bir kalp atışının sesi.

- Açabilirsin. - Hayır hayatım. Sorun yok.

Grace, sana tavsiyem, her zamanki gibi sakin olman.

Her şey harika görünüyor. Ve bir ay sonra tekrar görüşeceğiz.

- Teşekkür ederim. - Rica ederim.

- Size bir soru sorabilir miyim? - Evet. Beni takip edin.

- İyi misin? - Evet, iyiyim.

- Ne oldu baba? - Naomi rehabilitasyonda.

- Ne? - Hap bağımlısıymış meğer.

Ve beni terk etti. Sanırım ayrıldık.

- Ciddi misin sen? - Evet. Ciddiyim.

Peki ya ikizler? Onların haberi var mı?

Bu gece onlarla konuşacağım.

- Baba. - Söyleyeceğim.

Onlara Naomi'nin bu sabah doktor randevusu olduğunu söyledim.

Naomi'nin rehabilitasyonda olduğunu söylediğimde pek şaşırmamış gibiydin.

Bir şeyden mi şüpheleniyordun?

Bilmiyorum. O kadar büyük bir şok değil.

Değil mi? Nasıl yani?

Ben seni arabadan arayayım, tamam mı?

Gitmem gerek.

Tamam. Ama, bekle, hap aldığını biliyor muydun?

Baba, kapatmam gerek. Seni hemen arayacağım.

Tanrım, sürekli trafik mi var?

Ne oldu, ne istiyor?

Naomi rehabilitasyona gidip onu terk etmiş.

Nasıl... Neden rehabilitasyonda?

Reçeteli ilaçlar, sanırım.

Bunu sana daha önce nasıl söylemedi?

Çünkü bilmiyordu.

Kim karısının ilaç bağımlısı olduğunu bilmez ki?

Bu ne böyle?

Country club gibi bir havası var.

Tanrım.

Merhaba. Ben Andy Goodrich,

Naomi Parsons'ı görmeye geldim. Dün gece geldi.

Merhaba.

- Merhaba. Özür dilerim. - Sorun değil.

Tamam, bir kontrol edeyim. Bayan Parsons sizi bekliyor mu?

Evet. Hayır. Yani, pek sayılmaz. Ama ben kocasıyım.

Anladım. Çok özür dilerim, Bay Goodrich.

Bayan Parsons'ın burada olduğunu ne doğrulayabilir ne inkâr edebiliriz.

Hayır, burada olduğunu biliyorum. Yani...

biliyorum çünkü bana burada olduğunu söyledi.

Ama buraya yatacağını bilmiyordum. - Çok iyi anlıyorum.

Ve ona uğradığınızı haber vereceğim.

Hayır, şimdi geldiğimi söyle. Yani... Şimdi buradayım.

Sadece... Haber ver işte.

Keşke yapabilsem, ama yapamam.

O zaman şöyle diyeyim. Burada daha yetkili biri var mı?

Ah. Evet, tabii.

Maalesef o da Bayan Parsons'ın sizinle konuşmak için

hem kendisinin hem de bizim iznimiz gerektiğini söyleyecek.

Tamam. Tamam, bak.

Mesajınızı alabilirim.

Mesaj bırakacağım. Lanet karımı görmek istiyorum!

Özür dilerim.

- Alo? - Merhaba.

Crosswinds Park İlkokulu'ndan arıyorum.

Billie ve Mose'u almaya biri gelecek mi?

- Baba! - Özür dilerim.

Yani, ne söylememi istiyorsun? Saati fark etmemiştim ve uzaktaydım.

Okuldan alınmamak çok utanç verici.

Yani bu, tüm dünyadaki en kötü duygu gibi.

Tüm dünyadaki en kötü duygu gibi mi, yoksa tüm dünyadaki en kötü duygu mu?

Los Angeles'lı gibi konuşmamı istemiyorsan

beni Los Angeles'ta büyütme.

Hey, hey, hey, bunu yapma. Yemek masasını çizeceksin.

Hadi ama.

Annem nerede?

O asla unutmazdı.

Evet, annem her gece yatağımın yanına bir bardak su bırakır

ama dün gece bırakmadı.

Size anneniz hakkında bir şey söylemek istiyorum, tamam mı?

Ne oldu?

Anneniz büyükanneyi görmek için bir süreliğine memleketine gitti.

Annem St. Louis'de mi? Bu sabah doktor randevusu olduğunu söylemiştin.

Evet.

Özür dilerim. Bunu söyledim çünkü endişelenmenizi istemedim.

Ama annenizin gidip büyükannenizi görmesi gerekiyordu

çünkü kendini pek iyi hissetmiyordu.

Ciddi bir şey değil, ama...

Ve biliyorsunuz, o yaşlanıyor,

bu yüzden anneniz biraz onunla birlikte olmak istedi.

Büyükannem seninle aynı yaşta.

Hayır, değil.

Hayır, değil. O...

Benden epey yaşlı. Ama, her neyse.

Yani seninle yalnız mı olacağız?

Evet. Sadece biz. Eğlenceli olacak, değil mi?

Güzel.

Değil mi?

Ben gidip Forza oynayacağım.

Bekle, bugün bilgisayarı ilk ben kullanacağım!

İlk giden kazanır!

Hafta sonu iki gün kullandın.

Hiç de bile!

Annem bu kadar glüten almamamız gerektiğini söylüyor.

Bağırsaklarımız için kötüymüş.

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left