ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
New Jersey Yüksek Mahkemesi, New Jersey
Merhaba, vakit geldi.
Samir, hadi.
Samir'in Hikayesi
Merhaba anne.
Saat kaçta evde olursun?
Tatlı olarak lazakiyat yapacağım.
Buna gerek yok anne.
Ne zaman geleceğini söyle.
İki saat, umarım daha az. Birini daha havaalanına bırakacağım.
Yeter ki doğru düzgün yemek yiyip iyi uyuyabileceğin
bir saatte gel. -Biliyorum anne.
Yarının ne kadar önemli olduğunu söylememe gerek yok.
Hayır, yok.
Müşterim geldi, kapatmam lazım.
Tamam, tamam. Çabuk gel.
Bunu konuşmuştuk Teri.
Ancak bu kadar çıkabiliriz. Evet, parası hazır.
İmzalamaya hazır, o yüzden bu iş olmayacaksa şimdi söyle.
Teşekkürler.
Hayır, şoföre söyledim.
Bir toplantı için Boston'a.
Beklemekten bıktı.
Bir saat içinde haber ver, evet mi, hayır mı.
Uçağım kalktığı anda teklif geçersiz olur.
Uçağıma çok az kaldı,
artık gidebilir miyiz? -Evet.
Pardon, daha önce şoförlüğünü yaptım mı?
Efendim?
Tanıdık geldin.
Bu hizmeti ilk kez kullanıyorum.
Bir yerde gördüğümü biliyordum.
Seni tanıdım.
Gizem çözüldü.
Sen ünlüsün.
Pek öyle denemez.
Her yerde yüzün var.
Genelde sakız ve grafitiyle kaplı oluyor,
yani beni tanımana şaşırdım.
Ben Samir bu arada.
Ben de Alice. Ama zaten biliyorsun.
Memnun oldum Samir.
Pardon.
Ne çabuk aradın Teri. Anlaştık mı?
Aklının başına gelmesine sevindim.
Beni bu kadar çabuk getirdiğin için sağ ol.
Buna gerek yok.
Uçuşumu ertelemek çok daha fazlasına mal olacaktı.
Lütfen. Israr ediyorum.
Efendim Bay B.
Hâlâ havaalanında mısın?
-Evet. -İyi, C terminalinden
biri alınacak. Müşterinin bilgilerini gönderiyorum.
Mesaim bitti, unuttun mu? Yarın MCAT'e gireceğim.
Herhalde beni bunu umursayacak bir tip zannettin.
-Lütfen, geçen hafta söylemiştim. -Bak, zaten oradasın.
Terminal C, yoksa anahtarlarını geri getir.
-Ryan. -Ne?
Otele gidene kadar bekle.
-Pardon. -Aman Tanrım!
Ne yapıyorsun?
Özür dilerim. Çok özür dilerim.
-Aman Tanrım! -Buyurun. Mendil.
Gözünü yoldan ayırma!
Bu çanta Tissa Fontaneda. Tamamen mahvoldu.
Şirkete ödetiriz bebeğim.
İnanamıyorum.
Leke çıktı.
-Peki ya buradaki leke? -O kahve değil,
sadece su. Sildim.
-Profesyonel temizlik şart. -Gerçekten mi?
Hem onu, hem de müşterinin
kuru temizleme masrafını maaşından keseceğim.
Gıcık.
-Bir şey mi dedin? -Ben mi?
Hayır, hayır. Boğazıma toz kaçtı da.
Geçen hafta bana da yaptı,
Liverpool kravatımı taktığım için fırça attı.
En azından kravat takmışım.
Bozma moralini. Yarın yarı finallere gelecek misin?
Gelemem.
Shawna'nın kuzeni gelmiş, tam sana göre.
O da orada olacak. -MCAT sınavım var.
Yine mi? Kaç oldu, üç mü?
Bu dördüncü.
İyi şanslar o zaman.
Alo?
Aman Tanrım, Samir? Merhaba. Bulmuşsun!
-Merhaba. -Ben Alice Baylor.
Beni iki saat önce bırakmıştın.
Biliyorum.
Aman Tanrım, aklımı kaçıracaktım.
Güvenlikte bıraktığımı sandım,
sonra uçuşum rötar yaptı ve...
Aman Tanrım, sonunda nefes alabilirim.
Sorun değil, senin için postaya verebilirim.
Hayır, Perşembe dönüyorum. Yani elime ulaşmaz.
Onu benim için saklar mısın?
Ofisimden biri gelip alır.
Veya seni havaalanından alır,
o zaman veririm. -Dolu değil misin?
Ne zaman iniyorsun?
12:15.
Olur. Aynı havayolu mu?
Evet.
Tüh, yolcuları alıyorlar. Sonunda.
Çok teşekkürler Samir.
Hayatımı kurtardın. Perşembe görüşürüz.
Görüşürüz. Telefonu şarj ederim.
Tamam. Hoşça kal.
Doktor Prijani bugün muayenehaneye gelmedi bile biliyor musun?
Tüm hastalarını üç güne sığdırmamı istedi.
Ve eskisi kadar çok para kazanıyor.
Güzel olmalı.
Biliyorum, senin cerrah olacağını konuştuk.
Çok güzel ellerin var,
ama belki de dermatolojiyi düşünmelisin.
Prosedürlerin çoğu iki dakikadan az sürüyor,
ve sigortayla sorun da çıkmıyor.
Hayat kurtarmamı istemiyor muydun?
Peki ya melanomlar?
Yine deneme testi yaptın mı?
Davalı Samir Khalil.
Kendini mülayim, çalışkan, genç bir adam
olarak göstermek istiyor.
Suriyeli bir mülteci,
daha 14 yaşındayken memleketinden kaçmak zorunda kalmış.
Avukatı Bay Khalil'in önceden
sabıkası olmadığını söyleyecek. Şiddet geçmişi olmadığını.
Ama size Samir Khalil'in
gizli bir hayat yaşadığını söylemeyecek.
Öfke ve saplantıyla dolu gizli bir hayat.
Çok daha kötü bir şeye
dönüşene dek, tüm dünyadan sakladığı bir hayat.
Bay Khalil olanların bir kaza olduğunu söyleyecek.
Ama gerçekler aksini kanıtlıyor.
Bunun kaza olmadığını bal gibi biliyor.
Yaptığı şey var ya?
Cinayetti.
Bu kadar basit.
Bu bölüm için 15 dakikanız kaldı.
Beyefendi. Çıkış yapmanız lazım.
Dostum! Dur, ne işin var burada?
Sınavın yok mu?
Gel, gel, gel.
Pete ve Shawna'yı hatırlarsın.
-Merhaba. -Merhaba Samir.
Bu Shawna'nın kuzeni Becky.
Merhaba Becky.
Sana bir bira vereyim.
Al bakalım. Bardak da vereyim.
Hop, hop! Yavaş biraz oğlum.
Bir devre daha var.
Ne oldu?
Bitirmedim.
Bitiremedim.
Sınavda iki saat sonra kalkıp çıktım.
Tamam.
Anne: Bitince mesaj at
Bu sefer hazırım sanıyordum.
Sanki ne yaparsam yapayım, ne kadar uğraşırsam uğraşayım...
Belki olmaması daha hayırlıdır, bunu düşündün mü?
Başka ne yapacağım? Ömrümün sonuna kadar şoför mü olacağım?
Affedersin, öyle demek istemedim... -Hayır, sorun değil.
Ama geçimini sağlamanın bir sürü yolu var.
Anlamıyorsun. Annem...
Her şeyini verdi.
Bu senin hayatın, onun değil.
Dinle, eğer olmuyorsa, onunla konuş.
Ona gerçeği söyle.
Ve bu arada,
sana bir kız bulmaya çalışalım.
Hey!
Hadi, Becky bir hafta burada.
Sevgilisinden yeni ayrıldı. Zamanlaması daha iyi olamazdı.
İyi olacaksın şapşal şey.
Hadi. Maçı izleyelim.
İşte bu ya. İşte bu ya!
-Hadi. -İşte bu. Hadi.
-İşte, işte! -Hadi, hadi!
Neyin var senin?!
-Neden böylesin? -Eli ayağına dolaştı!
Hiç beceremiyor diyorum. -Aman Tanrım!
Dedim sana.
Evet, sekiz ay oldu
ve onca zaman beni aldatmış.
Hem de beni manipüle etti.
Ne zaman bir şeyler karıştırdığını düşünsem.
Çok zor, değil mi?
Daha iyi olmuş, boş ver.
Bu çok kötü,
beni kandırdı, tamam mı?
Tinder profilinde bile, daha tanışmadan önce,
her konuda zevkimiz aynıydı. -Anne
Hep aynı şeyleri severdik.
Esas sorun uygulamalarda.
Çok fazla seçenek var. Herkes daha iyisini bulurum diyor.
-Ben bulabilirim. -O konuda iyi şanslar.
Gerçekten, ben sadece beni güldürecek iyi birini istiyorum.
Başka hiçbir şey umurumda değil.
No comments yet. Be the first to leave one.