BMF

BMF

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

സീസൺ 3

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

BMFS03E01~05TV+WEB-DL
കമന്ററി എഴുതിയത് 1see0ne

ടാഗുകൾ

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2024-04-25
ഡൗൺലോഡുകൾ: 35
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

Siyah Mafya Ailesi'ne bağlılık yemini ediyoruz.

Siyah Mafya Ailesi'ne!

Sonunda düzgün bir mal buldum.

Tüm şehirlerde satış yapıp ülkeyi ele geçireceğiz.

Sen ve ben, dostuz değil mi?

-Ortağız. -Ortağız, ortaklık.

Şu Kolombiyalı yavşağı gözüm görmesin.

Kolombiyalı ortağına şu anda borcu 20 milyon ve ödemiyor.

Önce 100 kilo vereceğiz, bir haftaya gerisini toplarız.

300 kilo.

Tanrım şuraya bak!

Akıl hocalığı bitti dostum.

Artık patron sensin.

Bana oyun oynamaya çalışmıyorsun değil mi?

Hayır, saçmalıyorsun, bırak beni!

Ne sanıyordun?

O geri zekâlı Lamar'ı kendi ellerimle geberteceğim.

Paçayı kolay kurtaramayacaksın.

Artık işi sokaklara dökmenin zamanı geldi Tee. Güney'e ineceğiz.

Hani beşikten mezara kadardı?

Yine beşikten mezara, sadece bin kilometre uzağa.

Adım Remi Ransom. Adımı doğru söylesen iyi olur.

Onu arabadan çıkartın! Arabadan çıkartın!

Ty Washington hangi cehennemde?

Kahretsin! Meech burada! Biri yardım çağırsın hemen!

Burası senin krallığın Tee.

Magic City'ye gidip, Rodney Green'i bulmanı istiyorum.

Goldie'nin gönderdiğini söyle.

Bu Dedektif Veronica Jin, Southfield'dan geldi.

Yeni partnerin Bryant sana bilgileri aktarır.

Marcus Lloyd, Kevin'ı taciz ediyor, kavga çıkartıyor...

...ayakkabılarını çalıyor, kitaplarını parçalıyor.

Yeni bir kasan varmış.

Uzak dur, o benim oğlum!

Baba, her şeyi mahvettim.

Hemen soruşturma başlatılacak. Silahını ve rozetini teslim et.

Bunu Kevin için yapıyorum, senin için değil.

Sevgilim lütfen. Üç saat sonra kalkmam lazım.

Üç haftadır birlikte olmadık.

Kendini yapmak istediğin bir şey ile ödüllendir.

Neyin var senin?

EZ Restoran Motel'den alınmış bir fiş!

Yakalanmam iyi oldu belki.

Belki de Tanrı bize ikinci bir şans verdi...

...ama birbirimizle değil.

Buraya gel.

Keşke sonsuza dek burada kalıp bunu tekrar tekrar yapabilsem.

Bunu yalnızca bir kere söyleyeceğim.

Boom'un fahişesinden uzak dur!

-Saint, ne yapıyorsun? -Yere yat!

İlk başladığımızda, ben ve Tee aileydik.

Detroit herkese karşıydı.

Ama durum değişti.

İki yıldır konuşmuyoruz.

Bu duruma nasıl geldiğimiz konusunda düşüncelerimiz farklı.

Bana göre kulüplerde fazla göze battı, adamlarının...

...başıbozukluğuna göz yumdu, bilboardlarla insanları kışkırttı.

Ama aslında Tee'nin, emniyet dinlediği halde...

...telefondaki gevezeliği yüzünden hakkımızda soruşturma açıldı.

Evet gösterişi severim ama aynı zamanda zekiyim.

Bu yüzden kokain işinde tüm siyahlardan...

...daha uzun süre var olabildim.

Bu iş 22 yıl sadece şansla yürümez.

Dostum, zayıflamışsın.

Oruç tutuyorum, dua ediyorum.

Ben mahkemede itiraz edeceğim.

Umarım biz cezamızı çekerken, lehimizde...

...bir şey gelişir, erken tahliye oluruz.

Ben itiraz etmeyeceğim.

Mahkemeye çıkacağım.

Tanrı'nın dediği olur.

Komik biliyor musun. Çünkü Tanrı'yla ben de konuştum...

...sana itiraz etmeni söylememi istedi.

Bak, anne ve babamın müebbet aldığımızı görmelerini istemiyorum.

Ben de onların bunu görmesini istemiyorum...

...ama ne yapa... -Aması yok oğlum!

Polisin elimde aleyhimde...

...hiçbir şey yok, senin aleyhinde var.

Buna rağmen eve dönüp, çalışmak için...

...itiraz etmeye çalışıyorum.

Yaptıklarının sorumluluğunu ne zaman alacaksın...

Sorumluluk mu dedin? Bunu sen mi bana söylüyorsun?

Markisha, Markisha, benimle kal lütfen sevgilim.

-Terry. -Lütfen benimle kal.

Markisha, Markisha, benimle kal lütfen.

Markisha, benimle kal lütfen.

Ne, söyle? -Yaşayabileceğimi sanmıyorum.

Hayır, hayır, hayır, öyle konuşma. Yaşayacaksın.

Dayan. -Kaybediyoruz.

-Hazır olun. -Ne oluyor?

Oksijen 88. Kan basıncı düşüyor.

Markisha, Markisha dayan güzelim. Hadi Markisha, dayan ne olur dayan.

Lütfen Markisha!

Terry.

Şükürler olsun, sen hâlâ bizimlesin.

Ne oldu?

Biz, ışıklarda durmuştuk.

Birileri geldi ateş etmeye başladı.

Markisha yaşamayabilir. -Markisha mı?

Başka bir siyahla evli ve çocukları olan...

...bir fahişeyle yatarsan olacağı budur!

-Evli mi? -Evet.

Tanrı yardımcımız olsun. Armut dibine düşermiş.

Lucille ne yeri ne de zamanı.

Bir şey söyleyeyim mi, dilerim o orospu geberir.

LaWanda bunu nasıl söylersin?

O bir anne! -Umurumda bile değil.

Ben de anneyim, unuttun galiba!

Sen o orospuyla yatıp kalkarken, ikinci çocuğuna hamile olan benim!

Şu anda bunları dinleyemeyeceğim! Buradan gider misiniz? Lütfen!

-Canın cehenneme. -Hadi, tamam.

Bebeğin için de iyi değil hayatım. Seni seviyorum.

Nasıl bu kadar aptal olabiliyorsun?

Meech Atlanta'ya taşındı, sen ise burada...

...kan döküyorsun, bu arada ailemiz dağılıyor.

Seni de kaybedemem.

Bir yere gittiğim yok Nikki.

Seni seviyorum. -Ben de seni seviyorum Tee.

Ne var ne yok?

Koca köpek! Goldie sana uğramamı söyledi.

Düzen kurmama yardım edersin belki? -Detroit'ten.

Evet, evet, evet. Goldie söz etmişti.

Sağlam olduğunu söyledi.

Senin için ne yapabilirim?

Öncelikle büyükbaşlarla tanışmam gerekiyor...

...paramı aklayacak yerler lazım.

Peki, tamam.

Ben de ufak tefek işler yapıyorum...

...orada burada birkaç içki dükkânım var.

Öyle mi?

Ama hizmetlerim karşılığında, 15 papelini alırım.

Hadi yapma! Daha yeni iş yapmaya başladık.

Bak, şimdi 10 vereyim, beşi sonra alırsın.

Detroit.

Hayır, 15 hemen. 10, kesmez. -Yapma köpek.

Burada yenisin, tek tanıdığın da benim.

Tamam dinle. Kızları bir dolaşayım, yatırımlarımı nakde çevireyim.

Hayır, hayır. Yapman gereken şu, benim elimi sıkıp...

...benimle Platinyum Palas'a geleceksin.

Egzotik fahişeler istiyorsan, onları orada bulursun.

-Sen çok uyanık bir herifsin. -Böyle olmak lazım.

-Şunu alayım. Seni ararım. -Nasıl istersen Detroit.

-Alo? -Şu anda hastanedeyim.

Tee ve Markisha'ya ateş açıldı. Kocasının sağ kolu tarafından.

Ne? Tee iyi mi?

Evet, evet o iyi ama Markisha'nın durumu kritik dostum.

Bu çok kötü oldu ya.

Tanrı'ya şükür ki Tee iyi, gerisi umurumda değil.

Meech, dinle.

Tee delirmiş gibi davranıyor, planladığımız...

...partiye zarar vermesinden endişeliyim.

Bak, her taraf manyaklarla dolu. -Ne? Ne demek istiyorsun?

Telefonu ver.

Meech, bu işi ben halledeceğim. -Tee, biraz sakin ol oğlum.

Şu anda sakin hareket etmemiz gerekiyor.

Markisha şu anda yaşam mücadelesi veriyor.

Sana bir şey olmadığı için şükretmemiz lazım.

Öfkelisin biliyorum.

Mo'yu kaybettikten sonra ben de...

...çok öfkeliydim, kızımın annesi yok artık.

Bana ne demiştin hatırlıyor musun?

Herhangi bir şey yapmadan önce sakinleş.

Biliyorum, biliyorum ama bak...

...sokaklar buna ne tepki vereceğimi kollayacak.

Sorumluluğu bana bıraktın, bu işi kendi yöntemimle halletmeliyim.

Tee, beni hiç dinlemiyorsun. Sana en başında...

...o orospuyla olmamanı söylemiştim.

O kadın hiçbir şeye değmez. -Canın cehenneme Meech.

Beni sorgulayanlardan bıktım artık.

Meech'in sağ kolu olmak istiyorsanız, Atlanta'ya gidin!

Ben sadece ne yapacağımızı öğrenmeye çalışıyorum dostum.

-Çekil yolumdan. Beni rahat bırak. -Tee!

-Cennete hoş geldin dostum. -Vay! Şuna bak!

Ben hayatım boyunca böyle bir şey görmedim.

Bak, ben bu güzel kadınlara Manşet derim.

Kalitenin de kalitesi bunlar.

Buradaki orospuların azdıramayacağı erkek yok.

Ben bu kadının memelerine dokunmak istiyorum.

O olmaz.

Ne? Kim ki bu?

İyi dinle Detroit. Biliyorum gemiden yeni indin.

Kendini göstermek istiyorsun. Bir sürü doların var.

Çok güzel. Ama orada NBA parası dönüyor.

NBA oyuncularıyla yarışmak biraz zordur.

Onlar birinci ligden, anlatabiliyor muyum?

Yapma, ben de birinci ligdenim.

O sersemlerin paraya el sürmek için benden izin alması gerekir.

Doğru. Peki, o sersemlerle rekabetinde sana iyi şanslar.

Seni bulurum Detroit.

Naber Meech?

-Nasılsın? -Gel çıkalım.

Geri dönmene sevindim. Detroit'i özlüyor musun?

-Hayır, hiç. -İyi.

Kalmak için geldim.

Sözünü ettiğim beyaz kızlar var ya, onlar da geliyor.

-Sözünde durduğun için minnettarım. -Beni bilirsin.

-Naber dostum? -Nasılsın?

Selam, ben Duffy. Sterl ailedendir.

Geleceğini söylemişti, sen de aileden sayılırsın.

Seni bir kilometre öteden tanıyacağımı da söylemişti.

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left