Spooky in Love

Spooky in Love (오싹한 연애)

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

സീസൺ 1

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Spooky in Love S01E08 1080p WEB h264-EDITH
കമന്ററി എഴുതിയത് desprite
‎Alt yazı çevirmeni: Hayrullah Doğan

ടാഗുകൾ

webdl
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2026-08-09
ഡൗൺലോഡുകൾ: 4
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No
FPS: 23.976

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

‎SPOOKY IN LOVE

‎Seni köşeye sıkıştırdım Cheon Yeo-ri.

‎8. BÖLÜM

‎Kusura bakma. ‎Mahkemede olduğum için telefonu açamadım.

‎Mesajını görünce atölyeye polis gönderdim.

‎Tamam.

‎Yani bu binada yeni bir ceset mi var?

‎Dağılın. Acele edin.

‎Bu taraftan.

‎Burada!

‎Burada bir ceset olduğunu ‎nereden biliyordu?

‎Jang Eun-ju'nun cesedini de ‎böyle mi buldu?

‎Size Si-o olduğumu söyledim. ‎Demek ki öyleyim!

‎Bırakın beni!

‎Yapmayın.

‎Korkmuş olmalısınız.

‎Cheon Yeo-ri, sen gerçekten…

‎Neler oluyor?

‎Bu kez bombayı patlatsam mı?

‎Kızım Ha-ri bizzat çekmiş.

‎Çok garip ve rahatsız edici değil mi?

‎Sıradan bir insan olsa hayaletler görmesi

‎bizi ilgilendirmezdi.

‎Ama Reina Grubu'nun ‎başkanı olabilecek birinin

‎ortalıkta böyle garip şeyler yapması…

‎Kabul edilemez bir durum, değil mi?

‎Şirket kritik bir kavşakta

‎ama o, başını belaya ‎sokacak işler yapıyor.

‎Zaten altı yıl önce nişanı bozulduğu için ‎hissemizin fiyatı çakılmıştı.

‎Bu konu açılmışken söyleyeyim,

‎yakında olağanüstü genel kurul ‎çağrısı yapmak istiyoruz.

‎Direktör Gong, genel kurulda

‎merhum başkana sadık olan ‎diğer önemli isimlerle birlikte

‎bizi destekleyeceğinizi umuyoruz.

‎Olağanüstü genel kurul ‎toplantısı düzenlersek

‎gündemi…

‎Reina'nın CEO'sunun ‎görevden alınması önergesi olacak tabii.

‎Ne söylemek istiyordun?

‎Söylemek için Yeo-ri'yi bekliyordun.

‎Yeo-ri'nin hakkındaki ‎söylentilerle ilgili.

‎Hep beraber izlesek iyi olur.

‎Seung-jae'nin olayında da ‎benzer bir şey yaşanmıştı.

‎Yeo-ri'nin Jang Eun-ju'nun ‎cesedinin bulunduğu

‎yerde görüldüğünü biliyorsun.

‎Bir kez daha ‎Yeo-ri'nin gittiği yerde ceset bulundu.

‎Sanki biri ona söylemiş gibi

‎tam nerede olduğunu buldu.

‎Ölünün Si-o olduğunu duydum.

‎Reina'nın sanat direktörü değil miydi?

‎Si-o'nun öldüğü

‎doğru.

‎Cesedinin orada bulunduğu da.

‎Buna da tesadüf diyemezsin artık.

‎Cha Gi-u da bana ‎aynı şeyi söyledi büyükanne.

‎Ama tanıklık etmekten vazgeçince ‎Yeo-ri yırttı.

‎Önce Jang Eun-ju'nun ölümü ‎ve şimdi de bu olay.

‎Sürekli tekrarlanan tesadüflerin

‎nedenini aramak gerekmez mi?

‎Büyükanne, hayaletlerin ‎hâlâ Yeo-ri'ye musallat olduğu açık.

‎Hayaletlerin sözüyle ceset arayan biri ‎bir şirketi nasıl yönetir?

‎Olay nedir?

‎Gerçek şu ki…

‎…Ma benden yardım istedi.

‎Si-o'nun bizimle çalışan ‎bir sanat direktörü olduğunu öğrenmiş

‎ve benden onu teşhis etmemi istedi.

‎Ma'yla beraber gidecektik

‎ama işi çıktığı için ‎ben oraya ondan önce vardım.

‎Büyükanne, bunun ‎mantıksız olduğunu biliyorsun.

‎Belli ki şimdi böyle bir bahane uydurdu.

‎Nesi mantıksızmış?

‎Sana ne demeli?

‎Beni takip mi ettin?

‎Bu numaralarla ne elde etmeye çalıştığını

‎biliyorum ama beni böyle alt edemezsin.

‎Ha-ri.

‎Sen gidebilirsin.

‎Büyükanne.

‎Sana da kızdım.

‎Sebebi ne olursa olsun, ‎ona böyle kozlar vermemelisin.

‎Özür dilerim.

‎Başta Gong olmak üzere ‎iştiraklerin direktörleri

‎altı yıl önce olduğu gibi ‎bunun üstüne gidecekler.

‎Şöyle yapacağız.

‎Bay Ma konusunda…

‎Geleceği parlak bir savcı gibi görünüyor

‎ve hukuk çevrelerinde dürüst ‎ve namuslu biri olarak biliniyormuş.

‎Eli yüzü de…

‎…düzgün bir çocuk sonuçta.

‎Nişan töreni için bir tarih belirleyelim.

‎Gang-uk.

‎Yarın buluşalım mı?

‎Geldin demek.

‎Siena Salonu burası mı? ‎Görünüşü ve havası güzel.

‎Babamın anneme ‎onuncu evlilik yıl dönümü hediyesi.

‎Anladım. Çok özel bir mekân o zaman.

‎Nasıl tanışmışlar?

‎Babam mimarlık okumuş.

‎İspanya'da okurken İtalya'ya, ‎Siena kentine gitmiş ve annemle

‎orada tanışmışlar.

‎Mekâna da onunla tanıştığı ‎yerin adını mı vermiş?

‎Ne kadar romantik.

‎Direktör Ok, ‎Reina Grubu'nun başına geçerse

‎ilk işi bu binayı yıkmak olacak.

‎Geri kalanını da ‎sanat galerisine dönüştürecek.

‎O zaman

‎bu mekânı korumam imkânsız olur.

‎Buna izin veremeyiz. ‎Ben de Siena için savaşacağım.

‎Ha-ri'nin o gün çektiği ‎videoyu açıklayabildin mi?

‎Açıkçası o video ‎işimizi daha da zorlaştırdı.

‎Büyükannem, söylentiler ‎daha da yayılmadan önce

‎en kısa sürede nişanlanmamızı istiyor.

‎Ne yapacağız?

‎Bir nişan töreni ‎düzenlemek zorunda kalabiliriz.

‎Bu çok büyük bir talep olur, değil mi?

‎Olmaz.

‎Aslında bunu tercih ederim.

‎Başlangıçta

‎sana yakın olmaktan korkuyordum.

‎Hayaletlerden de.

‎Ama bütün bu yükü tek başına omuzlamışsın.

‎Bana ya da çevrendeki ‎hiç kimseye yük olmak istemedin.

‎Bu herkesin yapabileceği bir şey değil.

‎Senin ne kadar

‎sıcak ve iyi kalpli bir insan ‎olduğunu gösteriyor.

‎Keşke başkaları da bunu görebilseydi.

‎Artık

‎ne zaman seni düşünsem

‎sevgiyle doluyorum ‎ve kalbim pır pır ediyor.

‎Gökyüzü bana daha güzel geliyor.

‎Burada karşında durmak bile ‎bana bir nimet gibi geliyor.

‎Yani nişanlanmamız gerekiyorsa

‎bundan memnun olurum.

‎Çünkü sana karşı hislerim…

‎…gerçek Yeo-ri.

‎Çünkü sana karşı hislerim gerçek Yeo-ri.

‎-Singapur'dan aradılar. ‎-Evet?

‎Hafta sonuna kadar ‎katılımımızı onaylamamızı istediler.

‎Onlara şimdilik

‎sadece katılacağımızı söyleyin.

‎Benim mi yoksa Bay Bong'un mu ‎katılacağını daha sonra bildiririz.

‎Peki efendim.

‎-Gidebilirsiniz. ‎-Ha, tamam.

‎-Merhaba. ‎-Merhaba.

‎Ne oldu? Bileğini mi burktun?

‎Evet, merdivende.

‎Hyeong-min, ağrı kesici bandın var mı?

‎-Gerek yok. ‎-Hayır, yok.

‎Bay Ma, sen el akupunkturundan ‎biraz anlıyordun.

‎-Akupunktur mu? ‎-Hayır.

‎Lisansım var ama sen nereden biliyorsun?

‎Geçen gün arabanda gördüm.

‎Her ihtimale karşı bulunduruyorum.

‎Büyükannem evhamlı…

‎Büyükannem.

‎Ne oldu? Hasta mı?

‎Hayır, değil.

‎Siyah Maymun…

‎Pil-dong, ne yapacağım?

‎Ne konuda? Önce konuyu söylesen?

‎Sen evlenirken karşı çıkan ‎ya da tasvip etmeyen oldu mu?

‎-Olmaz mı? ‎-Yaş farkı tasvip

‎-edilmedi. ‎-On yıl.

‎-Hayır, yedi. ‎-Doğru, yedi.

‎Demek ki Yeo-ri'den bir yaş büyük.

‎-Burcu ne? ‎-Keçi.

‎-Keçi mi? ‎-Evet.

‎Keçi yılı. Bir yaş büyük.

‎-Pil-dong. ‎-Efendim?

‎Karının ‎saju'sunu‎ ödünç verir misin? ‎Hayatımı kurtaracak.

‎Sorunun ne olduğun söylemezsen ‎seni kurtaramam.

‎Sorun şu ki…

‎Yakında nişanlanmam lazım.

‎Tamam, nişanlanıyorsun… Ne?

‎Nişanlanıyor musun?

‎-Evet. ‎-Ne saçmalıyorsun sen?

‎-Amacın nedir? ‎-Of.

‎Konuş.

‎Ya gerekli aile terbiyesi ‎almamış bir kızsa?

‎Bana haber bile vermeden ‎nişanlanmaya mı karar verdin?

‎Daha önce söyleseydin ‎ona daha çok dikkat ederdim.

‎Duvardaki bir çatlaktan ‎geçen bir yılan gibi

‎sinsice mi söyleyecektin?

‎Bak, tasvip etmeseydin bile ‎nişanlanmaktan vazgeçmezdim.

‎Yeo-ri'ye garip sorular sorsaydın ‎ve onu ürkütüp kaçırsaydın

‎ne olacaktı?

‎Bu yüzden ondan sana yakın arkadaş ‎olduğumuzu söylemesini istedim.

‎Of ya.

‎Hadi ama büyükanne.

‎Çok iyi bir insan ve çok güzel.

‎Peki öyleyse.

‎Tamam. Nişanlan.

‎Onu gerçekten seviyorsan ‎nişana karşı çıkmam.

‎-Gerçekten mi? ‎-Ama bir şeye

‎ihtiyacım var.

‎Neye?

‎Ne demek "neye"? ‎Saju'suna ‎elbette. Burcuna.

‎Bu devirde kim burçları umursuyor?

‎Benim umursadığım tek şey.

‎Saju'suna ‎ve burcuna bakmak ‎asgari koşuldur.

‎Az şey mi!

More Turkish subtitles for Spooky in Love

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left