ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
Eve gitmek istiyor.
Pekala... Ona söyledin mi?
Henüz değil. En iyisi senin söylemen.
Hayır, anlamak zorunda, burası artık onun evi.
Onu burada tutamam.
Ama anlaşmıştık Ida Teyze.
Onunla ilgileneceğini söylemiştin.
Onunla ilgilenmen için sana ödeme yapıyorum.
Selam Charles.
Kardeşim.
Seni görmek güzel.
Üstündeki takım güzelmiş.
- Evet. - Tam oturmuş.
Her zaman çok şık giyiniyorsun.
Beni...
...eve götürmeye mi geldin?
Hayır. Hayır.
İş için geldim Maud, mali konular.
Güzel. Matematikte doğuştan yetenekliyim.
Hatırladın mı?
Sen okula giderken, her zaman sayılarını kontrol ederdim.
Değil mi, Ida Teyze?
Sana birkaç şey bırakmak istedim.
Aman tanrım.
Odamı boşaltmışsın.
Neden?
Evi sattım.
Ne?
- Bizim evimizi mi? - Maud...
- ...annem onu bana bıraktı. - Olamaz.
Bunu yapamazsın... Sen...
Evimizi satamazsın.
Charles, evimizi satamazsın.
Ben... Ben orasıyla ilgilenirdim.
Kendi evim olsa çok mutlu olurdum Charles.
Daha kendine bakamıyorsun, bir de eve ve bahçeye bakacaksın...
Bir iş bulurum. Bir iş ya da bir şey bulurum.
- İş mi? Ne işi? - Bilmiyorum Charles!
Üzgünüm Maud. Olan oldu.
Hayır. Bekle. Charles.
Charles.
Charles, bekle.
Yapma. Yapma.
Hoşça kal kardeşim.
- Yapamazsın... - Kendine iyi bak.
Hayır, bekle. Charles.
Maud.
Gel de çayını al.
Charles! Charles!
Bekle!
Burada biraz resim yapacağım.
Çok dağınık.
Neden eşyalarını odana koymuyorsun?
Neden beni yalnız bırakmıyorsun?
O kulübe gittiğini söylemesen iyi olur.
Sana bunu söylemeyecektim.
Neredeydin?
Kulüpteydim.
Sana bunu söylemeyecektim.
Sadece arkadaşlarla buluşmak istedim.
Geçen sefer de böyle demiştin. Şu olanlara bak.
Bir ara sen de denemelisin.
Hoşuna gidebilir.
Bu yeni.
Bakın bugün kimler lütfetmiş.
- Senin için ne yapabilirim Everett? - Bir kadın arıyorum.
- Ne? - Bir hizmetçi.
- Bir hizmetçi arıyorum. - Böyle şeyler satmayız.
Ben aptal mıyım?
Hayır, bir ilan asmak istedim, bilirsin...
Ne...? Ne denir onlara?
Pekala, şunu yazmanı istiyorum...
- Bir ilan yazmamı. - Evet.
Pekala.
Hizmetçi aranıyor.
Kendi...
Lanet olsun! Kendi... O kelime neydi?
- Espri anlayışı mı? - Hayır.
Hayır.
Temizlik malzemeleri. Kendi malzemeleri olmalı. Hepsi bu.
Bu yeterli.
Evet. Ve sonra...
- Everett Lewis'le iletişime geçin. - Evet, benim ismimi yaz.
Ver onu bana.
Bu kadar.
Biraz yardım lazım, hepsi bu.
Merhaba koca oğlan.
Ne güzelsin.
Selam.
Sen bekçi misin? Bekçi köpeği misin?
Hey, merhaba.
Merhaba.
Merhaba.
Ben Maud.
Dowley.
- Dowley. - Evet. Doğru.
Ben.
Dükkandaki ilanını gördüm.
Hizmetçi aradığın ilanı.
Evet. Onunla ilgileniyorum.
Bir kadın arıyorum.
Sen benim...
...ne olduğumu düşünüyorsun?
Yani...
Peki...
Pekala, ben...
Digby'den buraya kadar yürüdüm.
Bir fincan çaya hayır demezdim.
Bana ne istediğini söyleyebilirsin.
Teşekkürler.
Peki...
Bunların hepsi senin mi?
Bu ev?
- Güzel. - Kaptan John Ryan'ındı.
Ama rıhtımdan buraya taşıdım.
Taşımak için kaç öküz gerekti, tahmin et.
İki mi?
İki değil. Hayır. Yedi.
- Yedi öküz. - Bu çok fazla öküz.
Buralarda birinin olması...
...senin için iyi olurdu.
Her şeyi tek başına yapmak zor olmalı.
Haklısınız hanımefendi. Haklısınız.
Ne iş yapıyorsun?
Balık satıyorum.
Odun satıyorum. Bilirsin.
Yetimhanede çalışıyorum.
Aman tanrım.
Hepsini nasıl yapıyorsun?
İşten başımı kaldıramıyorum.
- İşten başımı kaldıramıyorum. - Evet.
İşi istiyorum.
Garip yürüyorsun.
Sakat mısın?
- Hayır. - Hayır mı? Hasta falan değil misin?
Hayır, sadece... Sadece garip doğdum.
Beni engellemiyor. Beş kadının işini yapabilirim.
Küllüğün var mı?
Yere at.
Teşekkürler.
İş için çok kadın başvuruyor mu?
Çayını bitirdin mi?
Pekala...
...öyle de denebilir.
Bunu şuraya...
Pekala...
Yardıma ihtiyacın var. Bunu görebiliyorum.
Eve kadar yolum uzun.
Eminim bana tekrar taş atacaklar.
Kim taş atıyor?
Çocuklar. İsteyerek yapmıyorlar.
Umurumda değil.
Bazı insanlar, farklı olmanızdan hoşlanmıyor.
Yeni bir ayakkabıya alışmak çok zor oluyor.
Topuklarım yara oldu.
En fazla buraya kadar gidebiliriz.
- Buraya kadar. - Pekala.
Haydi.
Her şey yolunda mı Everett?
Evde yardımcı olması için bir kadın tutmayı planlıyordum...
...ama başvuranlar yetersizdi.
- Cidden başvuran oldu mu? - Buradaki çocuklar daha iyi olurdu.
Bu çocuklar çok küçükler Everett.
Onların yaşındayken 10 erkek gücünde çalışırdım.
Bu bahçeyi temizledim, odun kestim, şu çiti yaptım.
Ama sen burada, insanların arasındaydın.
Everett?
Eğer biri o iş için başvurursa, hemen işe al.
DIGBY COUNTY YETİMHANE
Selam.
Güzel bir gün.
Sanırım sana bir şans vereceğim.
Bu iyi olur.
İyi olur.
Maud!
- Tüm gün orada mı duracaksın? - Hayır.
- Ne yaptığını zannediyorsun? - Evet.
Geliyorum.
İşten kaytarıyorsun.
Evet, biliyorum.
Tanrı aşkına.
Evet.
Artık yetişkin bir kadınım.
Gidip kendime bir yer bulacağım.
Kendi kendine idare edemezsin Maud.
Bunu düşündüğünü biliyorum.
Ailenin adını lekemeleye kararlısın.
Şimdi ayrılırsan, asla geri dönemezsin.
- Bunu biliyor musun? - Evet, biliyorum. Bunu biliyorum.
Affedersin. Artık bir işim var.
Beni kabul etmen güzeldi ama şimdi gitmeliyim.
Beni bekliyor.
Hoşça kal Ida Teyze.
Git.
Sanırım...
Sanırım kalacak yer ve yemek karşılığında çalışıyorum...
...ama haftada ekstra 25 sent de...
...istiyorum.
İşte buradasın.
Bir an beni terk ettiğini düşündüm.
No comments yet. Be the first to leave one.