ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
Görüşürüz!
Çeviri: aytug2001
UYARI! Çeviri küfür içermektedir.
- Canım, seni bırakalım mı? - Hayır, teşekkürler. Evim yakın.
Hadi ama, dışarıda pişeceksin.
- Emin misiniz? - Evet. Atla hadi.
- Başına güneş geçecek. - Biliyorum, çok sıcak.
- Bugün yürünmez. - Çok teşekkürler.
Sorun değil.
- Netbol mu? - Evet, demin oynadık.
Perth, Batı Avustralya Aralık 1987
E, s, r, a, r.
Esrar var mı?
- Sende? - Hayır! Dave Bali'de demiştim ya.
Tüh ya. Shell'e söz vermiştim.
- Senin için diğer şeyi yaptım ama. - Neyi?
"Atticus'un rolünü Scout'un bakış açısının şekillenmesinde...
...Alexandra Teyze ile karşılaştırın."
"Vicki Maloney ödevi."
Gel...
Kahretsin.
Babam şüphelenecek.
Pekala, elveda. Pazar günü görüşürüz.
Peki.
Daha bir seksi olmak istiyorsan, bir sonraki ödevim 'Wuthering Heights' romanı.
Demiş olayım.
Babana benim adıma mutlu yıllar dile.
Pekala, görüşürüz.
Merhaba canım! Anneciği özledin mi? Haydi.
Gel bakalım.
İçeri gel, Lou-Lou. Hadi, Lou-Lou bir tanesi.
Evet, şeker şey.
Mutlu Noeller, amca! Tanrı seni korusun!
- Palavra! - Noel mi palavra amca?
Bunu demek istemiyorsundur, eminim.
Onu kastediyorum. Mutlu Noeller mi?
Mutlu olmaya hakkın var mı? Bayağı fakirsin.
Hadi ama, sen neden böyle huysuzsun? Yeterince zenginsin.
Palavra!
Kızma amca.
Kızmayayım da n'apayım? Mutlu Noel benden uzak olsun.
Bana kalsa, dilinde "Mutlu Noeller" ile dolaşan her aptal...
...kendi kanında kaynatılmalı ve kalbine tahta sopayla gömülmelidir.
- Amca! - Kahvaltı.
Noel'i kendi bildiğin gibi geçir, ben de bildiğim gibi.
Kızma, Amca.
Hep orada yüzerdi ve koşullar zor değildi.
Bazıları köpekbalığı saldırısına uğradığını düşündü.
Diğerleri de cinayet, intihar olduğunu.
Daha çılgın teorilerden biri de, bir UFO tarafından...
...veya bir Çin denizaltısı tarafından kaçırıldığıydı.
İnsanlar bir başbakanın birden ortadan kaybolabileceğine inanamıyordu.
Git.
Annenle konuştum. Endişeleniyor.
Zor olduğunu biliyorum. Benimkiler de ben 11 yaşındayken boşanmıştı.
Artık gidebilir miyim, hocam?
Evet.
Tanrım!
Selam!
- Beğendin mi? - Evet.
Teşekkürler baba.
KAYIP
Gizmo.
Ailece dışarı çıksak iyi olur diye düşündüm.
Bunu konuşmuştuk. Şu anda uygun değil.
- Biraz yalnızlığa ihtiyacım var. - Nasıl yalnızlık, Maggie?
Bir gece dışarı çıkalım diyorum. Vicki'yi düşün.
- Sınavları var. - Bunu bilmediğimi mi sanıyorsun?
- Trev, bazı şeyler değişti. - Para lazım mı?
- Paraya ihtiyacın var mı? - Parana ihtiyacım yok.
Kararıma saygı duymanı ve yaşamak istediğim...
...hayatı yaşamama izin vermeni istiyorum.
Bolonez sosu sevdiğini sanıyordum.
İzleyelim diye 'Grease' filmini aldım.
Ben bir partiye gideceğim.
Bunu bana sormayı düşünüyor muydun?
Seni arabayla birinin bırakması gerekecektir herhalde.
Babam bana taksi için para verdi.
Seni sadece haftada iki gece görüyorum.
Bu benim suçum değil.
- Tatlım... - Ne var?
Her neyse, makalen nasıl gidiyor?
"Alexandra teyze Scout'un şekillenmesinde..."
Tamam, ben kendim okuyabilirim.
Kim yazdı bunu?
Jay mi?
Sen böyle şeyler yaparken dışarı çıkmana nasıl izin verebilirim, tatlım?
Bir yere gitmiyorsun. Evde kalabilirsin.
Neden hayatımı mahvetmek için bu kadar uğraşıyorsun?
- Bana daha sonra teşekkür edeceksin. - Ne için? Babamdan ayrıldığın için mi?
Sana elimden gelen her fırsatı vermeye çalışıyorum.
Senin gibi güçlü, bağımsız bir kadın olayım diye mi?
Bize kukunu göster!
Nereye gidiyorsun?
- Bir partiye. - Öyle mi?
İçecek bir şey istemiyorsun sanırım?
On dolara bir gramlık ot sararım senin için.
- Gerçekten mi? - Evet.
Siktir ya. Simmo sonuncuyu almış olmalı.
Seni salak! Neden bir tane ayırmadın?
- Üzgünüm. - Sorun değil.
- Yine de teşekkürler. - Evde daha var.
Şu tarafta bir cadde ötede oturuyoruz.
- Ben gideyim. - Peki, hiç sorun değil.
Tamamdır. İyi geceler.
Pardon, otoyol ne tarafta biliyor musunuz?
Evet, taksi mi tutacaksın?
- Evet. - Üç cadde boyunca düz ilerle.
- Tamam. - Sola dön.
Yolun sonuna kadar yürü, orada bir tane olacak.
- Teşekkürler. Hoşça kalın. - Bir şey değil.
Emin misin? Çok iyi maldır.
Bizim evden de taksi çağırabilirsin, hiç sorun değil.
- Peki. - Süper, atla hadi.
- Yeterince yer var mı orada? - Evet.
Pekala. Ben John ve bu da kraliçem Evie.
- Selam. - Nasıl gidiyor, tatlım?
- Tanıştığımıza memnun oldum. - Teşekkürler, ben Vicki... Vick.
- Merhaba, Vicki. - Tanıştığıma memnun oldum, Vicki Vick.
Evim, evim güzel evim.
- Ben burada bekleyeceğim. - Pekala.
Çok tatlı.
Ne zamandır birliktesiniz?
13 yaşından beri falan onunlayım.
- Vay! - Ya, sorma.
- Vay be. - Evet.
- Kaç çocuğunuz var? - Benim iki tane var.
- Onun çocukları değiller ama. - Anladım.
Bir süre ayrılmıştık, o yüzden henüz burada yaşamıyorlar.
Ama yakında gelecekler, çok iyi olacak.
Sigara ister misin, canım?
- Emin misin? - Evet.
Teşekkürler.
Lou-Lou, Lou-Lou, sakin ol. Sakin ol. Sakin ol, bir tanem.
- Kusura bakma. - Sorun değil.
Çok tehditkar görünür. Koca bir korkaktır aslında, öyle değil misin?
Öyle değil misin, tatlım?
- Lou-Lou. - Isırmaz, korkma. Lou-Lou.
- Merhaba, Lou-Lou. - Bana onu John aldı.
Benim babam da bana yavru bir köpek aldı.
- Öyle mi? - Evet.
Bizi evcilleştirenin aslında köpekler olduğunu düşünüyor.
- Evet, doğrudur. - Aynen.
- Beni sen evcilleştirdin, değil mi? - Aşkım?
- Evet? - Aletler için Mark'ı araman gerekiyormuş, mesaj geldi.
- Peki. - Kusura bakma, Vick. Hemen biter.
- Sorun değil. - Siz kızlar...
...ayaküstü bir içki falan içseniz ya?
Hızlıca bir şeyler içmek ister misin?
Hayır, gitsem iyi olacak.
Emin misin? Seni parti havasına sokar.
- Evet. - Yani, elimde sadece ucuz şarap var.
Ucuz şarap içiyor musun?
Evet, içiyorum.
Hadi, sadece bir tane.
Hadi ama, bir şeyler içelim.
- Peki, tamam. - Olur mu? Gidelim öyleyse.
Lou-Lou, uslu dur. Havlama yok.
Sakıncası yoksa ayakkabılarını çıkarır mısın?
- Tabii. - Teşekkürler.
Sen rahatına bak. Ben içecekleri alayım.
Teşekkürler.
- Öyleyse, şerefe. - Şerefe.
- İyi bir geceye olsun mu? - İyi bir geceye.
- Gecikme için üzgünüm. - Hayır, sorun değil.
- Hiçbir şey kolay olmuyor, değil mi? - Öyle.
Gitmeden önce hızlıca birkaç fırt çekmek ister misin?
Hayır, kalsın. Arkadaşım beni bekliyor.
Bunun içine çim falan koyup seni kazıklamadığımız ne malum?
- On dolar ediyor, Vick. - Üzgünüm. Doğru.
İyi misin, Vick?
Evet.
Seninle iş yapmak bir zevkti.
Hayır. Arka kapıdan, tatlım.
Hep ön kapıya gidiyorlar.
- İyi misin, tatlım? - Evet, evet.
Lanet olsun, seni seviyorum.
Vicki?
Vick!
Seni adi.
Hadi, Gizmo.
Tamam. Shell'lerde kalmış olmalı.
Yerini öğrendiğimde ona sizi de aratırım, oldu mu?
Çünkü ona gidemeyeceğini söylemiştim.
Pardon ama son zamanlardaki notlarını gördün mü?
Bilmiyorum, Trevor. Kızlara özel bir pijama partisi olmadığına eminim ama.
Bak, onu bulduğunda bana da haber ver, tamam mı? Görüşürüz.
Avustralya'nın en sportif vagonları için. 6 silindirli güce sahip.
Bu kitabı yazanlar tarafından tasarlandı.
- Kahvaltı. - Nereye gidiyorsun?
Holden Commodore.
Ve daha da fazla güç istiyorsanız, V8 gücü,...
...çekme veya gündelik kullanım için, Commodore...
Selamlar.
Her şey yolunda mı?
Tanrı aşkına. Evie!
- Daha yeni içeri aldım onu. - Dinle. Lanet bir köpeği...
...kontrol edemiyorken çocuklara nasıl bakmayı düşünüyorsun?
- Üzgünüm. - Kaldır onu! İğrenç.
Üzgünüm. Lanet olsun!
No comments yet. Be the first to leave one.