ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
Çeviri: ONSRAMAN İyi seyirler dilerim.
Hayat, en sevdiğiniz parçanın bir parodisi gibidir.
Her sözcüğü bildiğinizi sandığınızda...
...sürpriz! Aslında hiçbir şey bilmiyorsunuzdur.
Yolu açın, açılın!
- Hazır! - Şu kapıyı kapat!
Hazır!
Lanet olsun! Lanet olsun!
Pekala hemşire, hadi yazalım şunu!
Ölüm saati: 7:30...
Çabuk!
Bir kurşun kaleme ve kağıda ihtiyacım var.
Gerçi... belki de... Biraz acele ediyorum.
Neden her şeyi en baştan almıyoruz.
Tüm gabardin takım elbiseler %30 indirimde.
Jenkins ısınma hareketleri yapıyor...
...ve atıcı tüm gücüyle topu atıyor...
Başkan Nixon Air Force One'a biniyor...
Radyo potanslarınızı ayarlayın!
Şimdi Dr. Demento Şov zamanı...
...iki saat boyunca arşivlerimizden...
- ...çılgın müzikler ve komediler dinleyeceğiz... - Alfy!
Bu çöplüğü dinlemen hakkında ne konuşmuştuk?
Ama Anne, bu Dr. Demento. Benim en çok sevdiğim şov programı.
Bunlar senin beynini çürütecek.
Bayım, baban seni burada görmediği için çok şanslısın.
Bu tarz müzikler hakkında ne düşündüğünü biliyorsun.
Evet, biliyorum.
Pekala. Hadi gidip elini yüzünü yıka.
Akşam yemeği birkaç dakikaya hazır olur.
WEIRD (TUHAF) Al Yankovic'in Hikâyesi
Alfy, babana günü nasıl geçti diye sormayacak mıydın?
Baba, günün nasıl geçti?
Günüm nasıl mı geçti?
Fabrikada bir ölümlü kaza daha oldu.
Of, Tanrım, bu seferki gerçekten ürkütücüydü.
İşe bu hafta başlayan McKinley adında bir çocuk.
Ona kâğıt kıyma makinesini düzgün kullan demiştim...
...gerçi beni hiç dinlemedi.
Ona ulaştım ve onu tuttum...
...ancak o uğursuz makineye bir elimi daha önce kaptırmıştım.
Herneyse, fabrikada benim katta bir kişilik iş pozisyonu açıldı.
Belki araya birilerini sokarım ve...
...sen de bu yaz babanla birlikte çalışırsın.
Buna ne dersin?
Hayır, teşekkür ederim.
"Hayır, teşekkür ederim" mi?
Aslında er ya da geç bunu öğreneceksin...
...o fabrika, senin içinden bir erkek çıkaracaktır.
İyi de ben fabrikada çalışmak istemiyorum. Ben şarkılar yazmak istiyorum.
Ne? Şarkı mı yazmak istiyorsun? Mary, bunu sen de duydun mu?
Evimizde bir Bing Crosby yetiştiriyormuşuz, ne dersin buna?
Nick, onu utandırıyorsun.
Öyle mi yapıyorum? Hey Bing, bize neden küçük bir şarkı söylemiyorsun?
Seni ötücü kuş seni! Bize bir şarkı söyle!
Dur, dur! Tanrı aşkına, ne yapıyorsun sen?
Söylediğin sözcükler doğru bile değil.
Biliyorum. Onları daha iyi hale getirdim.
Herkesçe bilinen bir şarkının sözlerini değiştirmek mi?
Yok evlat, yaptığın şey kafa karıştırıcı ve şeytani!
Yüce Tanrım, kendi evimde dine...
...bu şekilde küfredilmesine izin vermem!
Ama Baba...
Senin içine ne girdi, Alfred?
Şu çılgın dergilerdeki şarkılar mı?
Genç adam, tüm bunlar sona ermeli!
Tatlım, bunu duymak seni üzüyor biliyorum...
...ben ve baban uzun bir konuşma yaptık ve bu konuda anlaştık...
...hepimiz için en iyisi, olduğun kişi gibi davranmaya...
...ve yapmayı sevdiğin şeylere bir son vermen gerekiyor.
Beni anlamıyorsunuz!
Birkaç hafta sonra kapımızda beliriveren...
...gizemli bir yabancı sayesinde...
...tüm hayatım sonsuza dek değişti.
Alfy, kapıya bak!
Bak sen, iyi günler efendim! Sanırım evin reisi sizsiniz?
O halde sizi tebrik ederim. Bugün sizin şanslı gününüz.
Tüm kasabadaki en popüler eleman olmak ve tüm arkadaşlarınız...
...tarafından kıskanılmak sizce nasıl bir duygu?
Aslında ihtiyaçlarınızı karşılayacak...
...her şey işte bu bavulun içinde.
Aslında babam bunla...
İşte!
Gözleriniz için bir ziyafet.
Böylesi harikulade bir müzik aleti hiç görmüş müydünüz?
En iyisi onu hemen deneyin!
Evlat, bir akordiyon çaldığında, tek kişilik bir müzik grubusundur.
Her eğlencenin merkezinde sen olursun.
Hadi evlat, şu tuşları bir gıdıkla!
Doğuştan yeteneklisin.
Evlat, bu yeteneği israf etmemelisin.
Bu güzelliği satın almalısın, sana garanti ederim...
...kızlar kapında sıraya girecekler.
Sana bir koruma gerekecek...
...çünkü ilgiden öylesine...
- ...bunalacaksın ki... - Hey! neler oluyor?
Size de merhaba efendim.
Evimde ne yapıyorsun?
Şu masum çocuk neden omzuna şeytani bir diatonik akordiyon takmış?
Bu aslında bizim en yeni...
Sanırım sana çeneni kapatmanı söylemiştim.
Bana çenemi kapatmamı söylediğinizi hatırlamıyorum...
...ancak bana bunu şimdi söylüyorsanız, memnuniyetle çenemi...
Baba!
Ah!
Baba, dur artık! Adamı öldürüyorsun!
Nick? Ah, Nick, ah, Nick!
Yo, Nick! Hey! Nicky, hemen kes şunu!
Evlat, bunu senin yüzünden yapıyorum.
Bu şeytanı eve sen getirdin. Şu haline bir bak!
Şu haline bak!
Hemen şimdi, şu şeytani ucube şeyden kurtul!
Bir daha onu omzuna aldığını görmeyeyim.
Nick, neden dışarı çıkıp biraz yürümüyorsun?
Bence motoru biraz soğutsan iyi olur.
Pekâla.
Burası leş gibi kokuyor, biraz temiz hava alayım.
Hemen döneceğim. Sakın kaybolma!
Burada olacağım.
Bayım, bu konuda çok üzgünüm.
Kocamın biraz öfke sorunu var.
O iyi bir insandır, kötü niyetli değildir, ancak yine de...
Eğer bu konuda uzlaştıysak...
...akordiyonu satın almak isteriz.
Anne! Sen ciddi misin?
Yılbaşı hediyeni erkenden almaya ne dersin?
Tabii ki! Bu hayatımın en iyi olayı! Çok teşekkür ederim!
Sadece şunu halledelim...
Kimse seni bunu çalarken görmemeli, özellikle de baban.
Bu bizim sırrımız olacak. Beni anlıyor musun?
Anne... Babam benden nefret mi ediyor?
Hayır tatlım, tabii ki etmiyor.
İyi de neden bana bu kadar yükleniyor?
Bak şimdi,şu an bunu anlamak için çok küçüksün...
...yine de bana güven, babanın kendince nedenleri vardır.
Sanırım bir ciğerim içe çöktü.
Beyefendi, burada ailevi bir şey konuşuyoruz.
Sonraki birkaç yıl boyunca...
...elimden gelenin en iyisini yapıp anne ve babama...
...bir şey belli etmemeye çalıştım, sanki bir yalanın içinde yaşıyor gibiydim.
Kesinlikle uslu biriydim, okulda oldukça iyi notlar aldım...
...ancak yine de kimsenin gerçek beni tanımasına izin vermedim.
Hey, Yankovic, bu akşam Hofstadter'deki partiye gidiyorsun, değil mi?
- Ailesi şehir dışındaymış. - Şey, millet, bilemiyorum.
Aslında partilere gitme iznim yok.
Ailenden izin almana gerek yok. Evden gizlice çık gel.
Bunu yapabileceğimi sanmıyorum.
Karabasanlar görmeyeyim diye hep annem yatırır beni.
Karabasanlar mı görüyorsun?
Hayır ama olur da görürüm diye işte.
O halde sen de "hay boy" kullan.
Bir "hay boy" mu? O da nedir?
"Hay boy" nedir, bilmiyor musun?
Adamım, öğrenmen gereken çok şey var!
Bırak biz senin için halledelim. Bu akşam seni evden alırız.
Tamam o halde.
İyi geceler Alfy. Tahtakurularının sana karabasan gördürmelerine izin verme!
Demek istediğim, Myron Floren harikulade ve Lawrence Welk kesinlikle ondan hoşlanıyor...
...ancak yine de onun yöntemi çok cafcaflı.
Ben paramı Whoopee John Wilfahrt'a harcarım.
İşte bu, beni cidden dans ettirip zıplattırır.
Kızım, Minnesota müziği benim olayım!
Bak ne buldum!
Hey, hey! Hey, bunun bana bir polka partisi olacağını söylememiştiniz.
- Ne yani, polka sevmiyor musun? - Hayır, elbette seviyorum...
Ailem, şayet burada olduğumu öğrenirlerse beni öldürürler.
Millet, çok üzgünüm ama burada olamam, gitmeliyim...
Hadi ama Al, tadını çıkar şunun! Daha kötü ne olabilir ki?
Hey, bir anlığına kalkanları indirip hayattan zevk almayı deneyemez misin?
Tamam, yapabilirim... Hadi kalkanları indirelim!
Selam... ve üzgünüm.
Hey millet, bakın ne buldum!
Adamım ver şunu bana!
Hey, yeter adamım!
Al, şuna bak! Bunu denemelisin.
Ah, hayır, olmaz, ben böyle iyiyim.
Al, anne ve babasının akordiyon...
...çaldığını öğrenmesinden korkuyor.
Sadece çalmak istemiyorum, tamam mı? Bana yüklenmeyi bırakın!
Hadi ama millet...
Ben yapmayacağım...
Yapamam... yapamam... yapamam...
Tamam, öyle olsun, çalacağım...
Polisler geldi! Herkes kaçsın!
Hanımefendi, rahatsız ettiğim için üzgünüm.
Ne var ki oğlunuzu bir polka partisinde yakaladık.
Bir akordiyon çalıyordu.
Bu mümkün değil. Alfy bize...
Bir "hay boy" mu? Cidden mi?
Bunları haketmek için ben ne yaptım, söyler misin?
Al, artık seni tanıyamıyorum!
Senin gibi olmamı istiyorsun. Bana bir bak! Seninle hiçbir benzerliğimiz yok!
Benden fabrikada çalışmamı istiyorsun.
Pekâla, orada ne üretiyorsunuz onu bile bilmiyorum!
Oraya sadece fabrika diyorsun.
Fabrikada çalışmaya başladığında orada neler...
...üretiliyor bunu öğrenirsin.
İyi de bu benim hayatım! Ben müzik yapmak istiyorum...
...ve akordiyon çalmak istiyorum.
Boş laf, boşversene!
No comments yet. Be the first to leave one.