ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
Bakabilir misin?
"Merhaba, Deb. Tuvaletteydim.
Seni düşündüm. Sevgiler, Dev."
Çok tatlı. Hepimizin çabasına değer.
Değil mi?
Seks yaparken gözlerini kapalı tutman gerektiğini söylemiştin.
Evet öyle ama çok büyük bir penisi var.
Çok büyük.
Çok büyük.
Üzgünüm, şu anda hüzünlü müziği kaldıramam.
- Hüzünlü değil. - Evet, kesinlikle.
Bir kez daha o lanet olaylarından birini yaşamayacaksın, değil mi?
Sanırım çoktan başladı.
Bu sefer herkesi kendi sefalet girdabına sürüklememeyi…
…deneyebilir misin lütfen?
Arkaya geç, Josie.
- Selam. - İyi günler.
- Sür. - Çocukların geçmesini bekliyorum.
Öldür onları.
Nasıl yani?
Bu Nicky mi? Kiminle birlikte? Şuna bakın!
Korkunç kaşlarına bakın!
Formda görünüyor.
O zaman neden onu parmaklamıyorsun?
- Üzgünüm. - Kendimi öldüreceğim.
Beni görmesine izin verme!
Bu kadar dramatik olmana gerek yok.
Tanrım, kusacağım.
Geliyor.
Gerçekten geliyor.
Bir kadın olarak öz güvenini bir erkeğe bağlamamalısın.
Bileklerimi kesip ona bir resim göndereceğim.
Tanrı aşkına. Josie, ona söyler misin?
Evet, aslında bunu Georgia'da denedim.
Crawley'den Bristol'a kadar bütün yol boyunca kan kaybettim.
Megabus'un parasını ödemeyi bile teklif etmedi.
Dinleyin kızlar, bunun zor olduğunu biliyorum.
Ama yaşlandıkça daha az kalbinizle sevmeyi öğreneceksiniz.
Daha az ve daha az.
Ta ki hiçbir şey kalmayana kadar. Tamam mı?
Hayır, sen doğru kişiyle tanışmamışsın.
O, hayatımın aşkı.
Önce bıçağı yıka.
Unutmayın kızlar, normal olun.
Ondan hoşlanıyoruz.
Ona baba diyeceğim. Ona baba diyeceğim.
Ama sadece cinsel anlamda.
Ve Josie, sakin kal.
Dev!
İşte o noktada bana mirtazapin verdiler.
Aslında sanırım daha çok…
…sorunun temel nedeni ile ilgilenmek yerine sorunu maskeliyor.
Kendimi daha mutlu hissetmiyorum.
Sürekli mısır gevreği yemek istiyorum.
Hastane pijamalarımı görmek ister misin?
Anne, yine akıl sağlığından bahsediyor.
Tanrı aşkına! Dev'e olmaz!
Hangi renk sence?
Akşam yemeği hazır.
Ne güzel.
Sakın.
Depresyonumu saklamama gerek yok.
Kıçımdaki stres zonalarını saklamama gerek yok…
…ama hepimiz fedakârlık yapıyoruz.
O benim şarabımdan daha pahalı.
Üzgünüm.
- Puding ister misiniz? - Evet.
Böyle bakmaya devam edersen yatağında boğazını keserim.
- Yardım edebilir misin, Dev? - Elbette.
Jose, sana bir şey sormam gerekiyor.
- Tamam. - Dürüstçe cevap vermeni istiyorum.
- Ciddiyim, hoşlanmasam bile. - Tamam.
Sence Nicky beni unuttu mu?
- Evet. - Hayır, benden ayrılmadı bile.
Sadece zaman istedi.
Evet ama biraz zaman istemek ilişkinizin öldüğünü…
…kabul etmeden önce yapacağın şey.
Ne?
Yemek artıkları vardır ama asla yemeyeceksindir.
Onları kaba koyup buzdolabına atarsın ve orada yok olurlar.
Aslında doğrudan çöp kutusuna atman gerekir.
Biraz öyle.
Çöp kutusunda.
- Takıntı yapmaya değmez. - Takıntılı değilim.
O olmadan yaşayamam.
Ona her şeyi verdim.
Onunla kelimenin tam anlamıyla her zaman seks yaptım.
İstemediğim zamanlarda bile.
- Evet. - Evet çünkü aşk budur.
Aşk budur, evet.
Doğum günü partisine gidip onu geri kazanacağım.
Kesinlikle yapmalısın.
Benim 10, kendisinin 2 olduğunu unutmuş.
Ona hatırlatmam gerekiyor. Biz ruh eşiyiz.
Ve benimle barışmazsa kendimi öldüreceğim.
Güzel.
Çilekli mi yoksa çikolatalı mı istersin?
- Çilek lütfen. - Tamam.
İşte böyle.
İşte böyle.
Ne oldu?
Puding iptal.
- Sorun ne? - Üzgünüm.
Ne olduğundan emin değilim.
Bira ister misin?
Hayır, hayır.
Dişlerimi yeni fırçaladım.
Dürüst olmam gerekirse…
…Josie'yle bir ilgisi olabileceğini düşünüyorum.
Yüzü.
Çok üzücü.
Onun kişiliği böyle.
İnan bana, depresyonda olmayı seviyor.
Beni biraz etkiledi.
Odaklanamıyorum.
Tamam.
Onun yaşında bir kız için bu doğru değil.
Etrafında olmanın sağlıklı olduğundan emin değilim.
Bak, Joe Rogan…
…depresyonun bulaşıcı olduğunu söylüyor.
Yakalanma riskini alamam.
Elbette.
Üzgünüm. Teşekkürler.
Günaydın.
Çalışma zamanı.
Buna hazır olduğumu sanmıyorum.
Beni pek tatmin etmiyor.
Josie, bunu konuşmuştuk.
Çalışmak kendini gerçekleştirmekle ilgili değil, para kazanmakla ilgili.
Böylece kendini tatmin olmuş hissettirecek şeyler alabilirsin.
Hayır, hayır, dur.
Çok fazla düşünüyorsun.
Biraz üzgün hissetmene şaşmamalı.
Bir fincan çay iç, biraz deodorant sür ve düşünmeyi bırak.
Güven bana. Düşünmeyi bırak.
Beni düşünürken görüyor musun?
Hayır. İyi değil çünkü.
Beynin düşmanın, o yüzden dur.
Bizimle birlikteyken biraz daha gülümsemeyi deneyebilir misin?
Dev seni korkutucu buluyor…
…ve libidosunun senin yüzünden aşağı çekilmemesini tercih ederim.
İşte, büyük ve geniş dünyaya hazır.
Gaz mı çıkardın?
Kendi odamda yapamam, Dev orada.
KİTAPÇI
Lütfen beni içeri girmeye zorlama.
Sanırım panik atak geçiriyorum.
Evet. Göğüslerim gerçekten çok gergin.
Diğer insanlar kafalarının içindeki her şey yanarken…
…iyiymiş gibi mi dolaşıyorlar?
Hayatımın geri kalanını gülümseyerek ve başka biriymişim gibi…
…davranarak geçirmek zorunda kalmaktansa ölmeyi tercih ederim.
Lanet arabadan çık.
Buldum seni!
Yıllardır izindeydin. Neredeydin?
Bunun hakkında konuşmamalıyım.
Sorunlu biri misin?
Seni girdabımın içine çekmek istemiyorum.
Hadi. Sıcak çikolata falan hazırladım.
Konuş benimle.
Tamam, annemin Dev adında yeni bir erkek arkadaşı var.
Gerçekten çok iyi biri ve gerçekten iyi anlaştığımızı sanıyordum.
Ama sonra aslında bu sabah annem geldi ve bana şunları söyledi.
Yüzüm onun erekte olmasını engelliyormuş.
Bu bir sorun çünkü büyük bir penisi var.
Sanırım mutfakta onu parmaklarken içeri girmem sorun oldu.
Ama onu rahatsız etmek istemedim.
Sadece onunla konuşmak istedim.
Nasıl gitti?
Sanki bir kuzu doğurmaya çalışıyordu…
…ama kuzu henüz çıkmak istemiyordu.
Hayır, konuşmayı kastetmiştim.
O kadar ileri gidemedik.
Sanırım ikimizin de dikkati biraz dağılmıştı.
Sence yüzüm gerçekten erekte olmasını engelleyebilir mi?
Bilmiyorum.
Bu soğumuş.
Gidip yeniden ısıtacağım.
BANA HEMEN CEVAP VERMEZSEN KENDİMİ ÖLDÜRECEĞİM
BU SEFER CİDDİYİM
BIÇAĞIM VAR
TAMAM, BU SANA SON MESAJIM BİR DAHA HABER ALMAYACAKSIN
KENDİNLE YAŞARKEN BOL ŞANS
HAYIR, ÖYLE DEMEK İSTEMEDİM SENİ SEVİYORUM.
UMARIM İYİ BİR HAYATIN OLUR
BILLIE KALP KIRIKLIĞINDAN ÖLÜ BULUNDU
HEMEN CEVAP VERİRSEN DEĞİŞİR TABİİ
Onda ne buluyor?
Kim?
Bianca. Onu buldum.
Onu yatağıma silme.
Onda ne var?
Bilmiyorum.
Oldukça mutlu görünüyor.
Ve çok zayıf.
- Bundan nefret ediyorum. - Biliyorum.
Hasar nerede? Onunla ne konuşuyor ki?
Sanırım herkesin bizim gibi travma sevmediğini hatırlamalıyız.
- Ama travmadan başka bir şeyimiz yok. - Biliyorum.
Nasıl ona daha çok benzeyebilirim?
No comments yet. Be the first to leave one.