ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
YOLDAŞLAR, GERÇEKÇİ OLALIM VE İMKÂNSIZI İSTEYELİM
KADIN ÖĞRENCİLER BİRLEŞİK KOMİTESİ
İyi ve kötü arasındaki fark ahlâki hayatın sınırlarını belirler.
Ama her seferinde bunu seçen bireydir.
Hukukun asıl amacı, hayatın kendisini güvence altına almaktır.
Bu yüzden Medeni Hukuk,
bireyin sahip olduğu en uzun haklar listesine sahiptir.
Ceza Hukuku'na bakarsak,
kurallardan, yaşamın değerine doğru ilerleyerek hukukla güvenceye alınmıştır.
Bravo! Çok güzel!
İyi söylediniz efendim.
Ama siz, Hristiyan Demokratlar sosyal hayatı mahvediyorsunuz.
Piazza Fontana veya Brescia bombalamaları ne olacak peki?
-Ve terör? -Katiller!
Dışarı çıkın!
Memur Leonardi, bırakın konuşsun. Buna hakkı var. Dinliyorum.
Ülkeyi siz yönetiyorsunuz ve bombalamaların da suç ortağısınız.
Bunlar oldukça ciddi suçlamalar.
Bunlar yüzünden ülke anayasasından sapma riskine giriyor.
Bu olmasaydı, muhtemelen sıradan insanlar tarafından
yapılan gözetlemeler sayesinde olmayacaktı.
Katolikler'in bunda büyük bir rolü vardı.
Biz, Hristiyan Demokratlar bu ülkeyi yönetiyoruz
çünkü seçmen bunu yapmamız için bize oy verdi.
Kararlarını değiştirirlerse dururuz.
Siz gücü seviyorsunuz.
Biz çalışan öğrenciler, umurunuzda bile değiliz.
Bu kadarı yeter. Artık gidebilir misiniz?
Sessiz olun lütfen. Kesinlikle haklılar.
Bu ülkedeki siyasetçiler genelde
toplumdan kopuklardır.
Katılıyorum. Kendi fildişi kulelerine kapalıdırlar.
Bu yüzden ben toplumun içinde yaşamaya çalışıyorum.
Bir otobüs bileti ne kadar?
Tek yön iki yüz Liret.
Bir kilo makarna?
Altı yüz, altı yüz elli. Markasına göre değişir.
Bazen kendim için pişiririm.
Hadi gidelim.
Konumuza dönelim, olur mu?
Aldo Moro'nun seminerleri haftanın üç günü olurdu.
Pazartesileri, Çarşambaları ve Cumaları.
Hiçbir dersi atlamazdı.
Dersten sonra normal bir sohbet için bile iki saatini
bize ayırdığı olurdu.
Bu, Moro'nun bir öğretmen olarak en ilginç yanıydı.
Öğrencileriyle birlikte kalan Sokrat'la karşılaştırılabilirdi.
En azından biz öyle düşünürdük.
Filmlerden ya da hayatlarımızdan bahsederdik.
Önemli biriyle konuşuyormuş gibi hissetmezdik.
ALDO MORO'NUN ÖĞRENCİSİ
Ya da bir siyasetçiyle.
O sadece bizim öğretmenimizdi.
Francesca sınava ne zaman gireceksin?
Hâlâ biraz zamana ihtiyacım var. Mükemmeliyetçiyim, bunu biliyorsunuz.
Emilio, sana verdiğim kitaplarla başa çıkabildin mi?
Evet, çıktım. Bu arada teşekkür ederim.
Ne inek ama.
Riccardo!
Tenis oynamadığın zamanlarda bunu okumaya çalış.
-Birkaç not da ekledim. -Sağ olun. Kesinlikle arayı kapatacağım.
-Bırakın gülmeyi! -Komiksin.
-Merhaba. -Merhaba.
Önceki sohbetimizden keyif almıştım.
Konuşmanızdan yani. Konuşan tek kişi sizdiniz.
Bunu henüz durduramazsınız.
-Bay Başkan, gitmeliyiz. -Evet.
İyi günler.
Bir sabah, geleneksel olarak
sağcı olan hukuk öğrencileriyle, geleneksel olarak solcu olan
siyasi bilimler öğrencileri arasında bir kargaşa çıkmıştı.
İşler fizikselleşmişti.
Endişelendim çünkü Bay Moro'nun arabasının oradan geçmesi gerekiyordu.
Arkadan gitmeyi daha uygun gördüm.
Bir arka kapı girişi vardı.
Reddetti çünkü bizi gördüklerini iddia etmişti
ve geri çekildiğimizi görmelerine izin veremezdik.
Biz de bir şey olmamış gibi devam ettik. Kesinlikle haklıydı.
Öğrenciler durdu ve hatta geçmesine izin verdiler.
Günaydın küçük hanım.
-Günaydın. -Günaydın.
Sizi bir gösterideki Lotta Continua'da yayınlanmış
bir fotoğraftan tanıdım.
-Devrim gazetelerini okur musunuz? -Diğer şeylerle birlikte.
Her eleştiri dikkate alınmalı ya da en azından anlaşılmalıdır.
Şiddete yönelmediği sürece.
Dersime girmek isterseniz, bugünkü başlıklarımızdan biri bu.
Sadece hukuktan bahsetmiyor musunuz?
Haklardan bahsedeceğim. Reddedilen gençlerinki de dâhil.
Her neyse, katılabilirseniz sevinirim.
Sadece uyuyakalma konusunda risk almış olursunuz.
İyi günler.
Ne zaman ona bir soruyla ya da yorumla yaklaşan bir öğrenci olsa,
beden dili, duruşu, konuşma biçimi,
tüm enerjisini onu cevaplamaya
yönlendirdiğini gösterecek şekilde değişirdi.
Oldukça nazik ve duyarlıydı.
Yarın sabah Hristiyan Demokratlar Konferansı'na katılacağım.
Yapacağım konuşma sizinle de ilgili.
Gençlerin toplum tarafından temsil edilmediklerini hissetmeleri
rolümüzü zorlaştırıyor.
-Ne cüret! -Geçen günkü kız.
Sizler tarihin merkezindesiniz.
Yani…
Yeni bir insanlık fikri
değişime karşı duyduğunuz büyük istek
ve kederiniz sayesinde doğabilir.
Bunun sadece sosyal bir sorun olmadığını söylememe izin verin.
Aynı zamanda ruhsal bir sorun.
Siyasi teşkilatın… Biz siyasetçilerin
anlaması gereken hâlâ birçok şey var.
Kendimizi, sizin değişim dileğinize göre ayarlayabilmeliyiz.
İnsani olan hiçbir şey…
bize yabancı olamaz.
Hele de siz, çocuklar.
Siz bizim geleceğimizsiniz.
Moro bizim için tarihin bir parçasıydı.
Tarih okuyorduk.
Moro konuşunca, tarih konuşmuş gibi oluyordu.
Belki bu abartılıydı.
Diğer siyasetçiler konuştuğunda sadece rapor edilecek bir şey çıkardı.
1916'da Maglie'de doğmuş ve Taranto'daki liseden, ardından da
Bari Üniversitesi'nden mezun olmuştu.
Hukuk diplomasını 21 yaşındayken almış
ve 24 yaşındayken de İtalya'nın en genç
Hukuk Felsefesi profesörü olmuştu.
Moro hümanist bir siyasetçiydi.
Hayatını okumaya
ve üniversitede ders vermeye adamıştı.
Siyasete olan ilgisi, Kurucu Meclis'e dayanıyordu.
Kurucu Meclis döneminin
İtalyan siyasi hayatında ilginç bir dönem olduğuna inanıyorum.
İlgi çekici ve gelecek vaat eden
bir başlangıçtı.
Çok ilham almıştık ve coşkuluyduk.
Özgüvenliydik de.
Aldo Moro ilk üç maddeyi
en çok etkileyen kişilerden biriydi.
Birinci Madde'yi kesinlikle etkilemişti
çünkü Katolik Hristiyan Demokratlar
ve sol arasında bir savaş vardı.
Bay Togliatti, "İtalya işçilerin
demokratik cumhuriyetidir." yazmak istiyordu.
Moro'nun yaptığı pazarlıklar sayesinde son madde şöyle oldu:
"İtalya, iş gücü temeline kurulu olan demokratik bir cumhuriyettir."
Görevlendirilmiş bakanların listesini okuyacağım.
BİRİNCİ MORO HÜKÜMETİ
"Başbakan Yardımcısı, Saygıdeğer Pietro Nenni."
Moro her zaman kapsayıcı bir stratejiye sahipti.
Sistem içinde demokratik
ve popüler bir temel oluşturmaya meyilliydi.
Bu hem 60'larda sosyalistlerle
hem de 70'lerde de tekrar İtalyan Komünist Partisi'nde olmuştu.
30 yıldır ilk kez
Komünistler parlamentoda muhalif değiller.
İlk kez birkaç alternatifle birlikte bir demokrasimiz olmuştu.
Böylesine büyük ve derin bir değişim
hem ABD'nin büyük bir kesiminden
hem de Sovyetler'den tepki almıştı.
İtalyan muhafazakar partileri de endişeliydi.
Bir idealden yola çıkmış olan
belirsiz projesi
kendi güvenliği için tehlikeli hâle gelmişti.
16 MART 1978
Günümüzde Komünistler'in
hükümeti destekleme kararının ne kadar önemli olduğunun farkında mısın?
Bu çok önemli. Ülkeyi stabil hâle getirmenin tek yolu bu.
Taviz vermek işe yaramaz.
Yarar. Şili'de olanların önüne geçmenin tek yolu bu.
Bu anlaşma için mücadele etmekle doğru şeyi yaptı.
Yarın Pat Garrett ve Billy the Kid'i izleyeceğim. Gelsene.
Western filmlerini nasıl sevebiliyorsun?
-Bu farklı. -Evet, tabii.
Bunu Bay Moro'ya söyleyeceğim. Büyük hayranı, bayılıyor.
Seni izlemeye ikna edebilir.
-Kesinlikle şüpheliyim. -Göreceksin.
Girişi kapatın!
-Ne oldu? -Giriş yok.
Tören için geldik. Bizi Bay Moro davet etti.
Silahlı saldırı oldu. Bay Moro da oradaydı.
Ne? Emin misiniz?
Yaralandı mı?
Bilmiyoruz.
Yüce Tanrım.
VIA FANI 09.45
Saldırının gerçekleştiği olay mahalline az önce geldik.
O gün 11 Eylül saldırılarının olduğu güne benziyordu.
Herkes ne yaptığını hatırlıyor.
Burada, saygıdeğer Moro için koruma görevi yapan
polis memurlarının cesetlerinin bulunduğu
arabayı görebilirsiniz.
Via Fani'ye koştum.
Olay yerinin etrafı çoktan sarılmıştı.
Bir anlamda, çevrelenmişti.
Orada öğrencileri olduğumuz için
bize Bay Moro'un kaç çantasının olduğunu sordular.
Çünkü bazı çantalarda devlet sırlarının olmasından korkuyorlardı.
Ama bunu bilmiyorduk.
Cesetlerin üzeri henüz örtülmemişti.
Üzerlerinde çarşaf yoktu.
No comments yet. Be the first to leave one.