Good Sam

Good Sam

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Good Sam Web
കമന്ററി എഴുതിയത് JGL
Original Netflix Subtitles

ടാഗുകൾ

other
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2019-05-19
ഡൗൺലോഡുകൾ: 21
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

NETFLIX SUNAR

Daha hızlı gidemez misin?

Kate, mahsur kalan altı kişi varmış. Ulaştın mı?

Neredeyse. Hadi. Şuraya park et.

Evet. Gördüm.

Beş dakikaya canlı yayındayız.

-Hazır olacağız. -Hallederiz.

Olay yerinde dört itfaiye var. Dahası da yolda.

-Varmadınız mı hâlâ? -Şimdi vardık.

Biraz görüntü gönderip üçüncü blokta durun.

Hayır David, bu işe yaramaz.

Polis, medyayı 45 metreden fazla yaklaştırmıyor.

Özel bir şey çekeceğim.

-Nasıl yapacaksın? -Olayı biliyorsun.

Kamerayı ver.

Teşekkürler.

Şeridin ardında kalın.

Bir sorum var. Bunun nasıl...

Affedersin.

Üzgünüm.

Bugün çok sakarım.

Güney kısma merdiven lazım! Güneye!

Charlie ikinci kata çıkmalı.

Daha tazyikli gelmeli.

Aç. Bunun daha tazyikli gelmesi lazım.

Acil yardım ekibine yol verin.

Hadi arkadaşlar. Acele etmeliyiz.

...hadi arkadaşlar.

Şu pencereyi kapa, şunu kapa.

Yardım et.

Buradan gitmen gerek. Yangın kontrolden çıktı.

-Sorun değil, önceden yaptım. -Bunun gibisini değil.

Dikkat et!

Teşekkürler.

Hemen gitmen gerek.

Gerçek bir bilgi edinmek çok zor...

10 saniye Kate.

Tamam, anlaşıldı. Hazır olacağım.

Hazır olduğundan emin ol. Evet. Güzel.

Beş, dört, üç...

İtfaiyenin Brooklyn'deki terk edilmiş depoda çıkan

yangınla mücadelesinin özel görüntülerini Kanal 12 Haber yakaladı.

New York'un gururu New York İtfaiyesi

şimdiden yangından sekiz kişiyi kurtardı.

Operasyon hâlen devam ediyor.

Brooklyn'den, ben Kate Bradley, Kanal 12 Haber.

Vay be. Başka hiçbir kanalda böylesi yok.

Güzel görüntü Josh.

Bana bakma. Kate çekti.

İnternet sitemizde de çok izleniyor.

Güzel.

Kate, hukuk birimimizle şimdi telefondaydım.

Tahmin et yangın haberinle ilgili ne dediler?

Tebrikler mi? İyi iş mi?

Pervasız ve tehlikeli. Sigorta böyle tehlikeli işleri kapsamıyor.

Tehlikeli mi? Ben buna muhabirlik diyorum.

Durması gerek.

Bronx'taki çöken fabrikanın içinden

özel görüntüler getirdiğimde umursamıyorlardı.

Aslında ben umursuyordum.

Aldığın riskler yüzünden kanal yönetimi çılgına dönüyor.

-Reytingleri beğeniyorlar. -Dur artık Kate. Anladın mı?

-Evet, açık ve net patron. -Teşekkürler.

Yani 12 kişi mi kurtarıldı?

Sonra arayayım mı? Teşekkürler.

Selam baba. Mesajını gördüm ama...

Depo yangını haberini gördüm. Endişelendim.

Mesajlarımı göz ardı etmezdin.

Göz ardı ettiğim yok baba.

Yoğun bir gündü ve yangını inceleyen kişiyle telefondaydım

-ve... -Gece yarısı oldu, hâlâ çalışıyor musun?

Baba, beni ofisten aradığını biliyorum.

Bu farklı. Bir senatörün işi asla bitmez.

Keşke yangınları ve kazaları kovalamak yerine politika muhabiri

olmayı düşünsen.

Çok daha güvenli.

Daha güvenli ama o kadar heyecanlı değil.

En azından yarınki bağış etkinliğine gel.

Bana ihtiyacın var mı? Biliyorsun, politik etkinlikleri sevmem.

Evet ama beni sevdiğini biliyorum.

Hadi ama. Babana bir iyilik yap.

Bağışçılar seni sever.

Ayrıca uzun zamandır yüzünü görmüyorum.

-Baba, dün FaceTime'dan konuştuk. -O sayılmaz.

Pekâlâ, bağış etkinliğinde görüşürüz.

Şimdi o ofisten çık ve benim için endişelenmeyi kes.

-Tamam. İyi geceler. -İyi geceler.

GÜVENİLİR HABER

İlk olarak Susan'ın belediye başkanıyla röportajı var.

Hazır mısın?

Beyefendi saat üçe erteledi ama hazır olurum.

Güzel. Böyle devam et. İlk hikâyeyi al.

-Alex, hoş geldin. -Pardon. Tren rötar yaptı.

Sonra Newark Liberty'deki bomba haberi var.

-Ed, bunu sen yap. -Gittim bile.

David, martta raydan çıkan tren haberi yaptım.

Ulaştırma Departmanı'nda kaynaklarım var.

-Yardımları olacaksa Ed'e gönder. -Harika.

Belki de bunu ben yaparım.

Unut gitsin Kate. Aslında bu senin için.

Güney Bronx'ta bir kadın,

verandasında bir çanta bulmuş.

Çanta mı bulmuş? Neden hemen canlı yayına geçmiyoruz?

-Çanta para doluymuş. -Kimin olduğunu düşünüyor?

Bir hayırseverin bıraktığını düşünüyor.

Tatlı bir hikâye gibi.

Lauren için büyük bir başarı olabilir. Risksiz haberlerde harika. Alınma.

-Öyleyim. -Lauren Kaburga Festivali'nde.

Pekâlâ. Ben depodaki yangını takip edebilirim.

Yangın bitti. Takip edecek bir şey yok.

Hepsi bu millet. Gidip iyi haberler bulun.

David, benden ne saklıyorsun?

Yöneticiler sigorta talebi yaratacak

patlamalı, yanmalı haberlerde olmanı istemiyor.

Felaket haberlerine biraz ara ver.

Ne kadarlığına?

Bakacağız. Şimdi hayırsever haberindesin.

Haber bile sayılmaz.

Bir kadın para dolu çanta bulmuş. Sıradaki?

Hayır için araba yıkama mı? Veli toplantısı mı?

Seni uzun süre yerel haberlerde tutmaz.

-En iyi muhabirlerdensin. -Sağ ol.

Ama yine de burada hikâye nerede?

Hayırsever fikrini sevmedin mi?

Hep tarafsız yaklaşırım ama hayır.

12 HABER NEW YORK

Pekâlâ.

Burası!

İşte orada. Merhaba.

Hazır mısın?

Lütfen, böyle gelin.

İçeri alayım.

Bu çantada bu şekilde geldi.

Yüz bin dolar.

Yüz bin mi?

Vay be.

Bu senin için bir şey ifade ediyor mu?

Hayır.

Ama bizimle ilgilenen, yardım eden biri olduğunu biliyorum.

Zor zamanlardan geçiyoruz.

Kocam geçen kış işten atıldı.

Ondan sonra evden çıkarıldık

ve buraya taşındık.

Bir not var mıydı? Herhangi bir şey?

Not yoktu.

Ama neden olduğunu biliyorum.

El espíritu de dios.

-Bir mucize. -Si.

Bu yüzden çağırdım. Herkesin mucizelere inanmasını istiyorum.

Mucizelere inanmıyorsun.

Her şey gözle görülmez.

Bazen...

...buraya bakmalısın.

Mutluluk verici kısımlardan ama iş görüyor.

Sağ ol. Bu kısmı eklemeliyiz. 20 dakika sonra canlı yayındayız.

Hâlâ uyuşturucu parası diyorsun.

Belki de soygun parası, bilmiyorum.

Karşılık beklemeden

iyilik yapan biri olduğuna inanmak zor.

Çok kuşkucusun. Bence bu hep oluyordur.

Öyle mi? Öyleyse neden çalıştığımız onca süre boyunca

hiç böyle bir haber yapmadık?

Ya geçen Noel'deki adam? Otoparkta bozulan arabaları

tamir eden adam.

O haber yayınlanmadı. Niye biliyor musun?

-Garip peruğu var diye mi? -Ne? Hayır.

Çünkü adam, araba sahipleri alışveriş yaparken arabaları bozuyor

ve uygun bir ücrete tamir etmeyi öneriyordu.

-Cidden mi? -Evet.

Bu sekiz sayısı...

Belki de bir pazarlama simgesidir.

Wall Street'te on dolar dağıtan araba paylaşma şirketini hatırlıyor musun?

Evet.

O kampanyanın maliyeti çeyrek milyon dolardı.

Tamam ama o kampanya 25 bin kişiye ulaştı.

Hangi şirket Christina Gomez'e ulaşmayı böyle ister?

Pekâlâ, belki öyle değildir.

Tek söylediğim, bunun arkasında kim varsa bir amacı olduğu.

Değişim yaşanabileceğine eminim çünkü ben bunun bir ürünüyüm.

1951'de dedem Harish Banerjee

ailesini ve mühendislik firmasını New York'a taşıdı.

Kalküta'daki Banerjee Elektronik

Queens'e gelince Bradley Elektronik ismini aldı.

Harish, Harry oldu ama aynı adam olarak kaldı.

Buraya sadece başarmak için değil, karşılığını da vermek için gelen biri.

Belirsizlik yaşanan bu zamanlarda

şüpheci olmamak ve korkmamak elde değil.

Ama birlikte değişim yaratabiliriz.

Teşekkürler.

Her zamanki gibi ilham vericiydi baba.

Yine arabanın arkasında giyindin, değil mi?

Hiç de kaçırmazsın, değil mi?

Şimdi bağışçılarımdan biriyle görüşmeni istiyorum. Seni soruyordu.

Televizyonda görmüş.

Tahmin edeyim.

Muhtemelen işiyle ilgili haber yapmamı istiyor.

Zaten yeterince tanınıyor.

Yatırım Birliği'nde yılın fon yöneticisi seçildi.

Öyleyse bir saat finansal başarısıyla

övünmesini dinleyeceğim.

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left