Notorious

Notorious

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Notorious 1946 REPACK 1080p BluRay REMUX AVC FLAC 1 0-EPSiLON
കമന്ററി എഴുതിയത് 1see0ne

ടാഗുകൾ

BluRay
1080
REMUX
x264
TS
YTS
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2024-05-02
ഡൗൺലോഡുകൾ: 44
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

Altyazılar: _- =* ALTAİR *=- _

Adı Çıkmış / Aşktan da Üstün

Miami - Florida. Saat: 15:20. 24 Nisan 1946.

ABD, Florida Güney Bölge Mahkemesi

Hükmü ilan etmeyi engelleyen herhangi bir yasal gerekçe var mı?

- Hayır, sayın hakim. - Evet, benim söyleceklerim var.

Beni uzaklaştırabilirsiniz, ancak uzaklaştıramayacağınız...

sizin başınıza gelecekler ve bu ülkeye olacaklardır...

Bir dahaki sefere, biz...

Bu mahkeme sanık, J. Huberman'ın...

Birleşik Devletlere ihanetten Florida Miami'deki Güney Bölge...

Mahkememizin jürisi tarafından suçlu bulunduğu ve...

Birleşik Devletler Genel Savcısı gözetimi altında...

Bir cezaevi enstitüsünde 20 yıllığına hapis olmasına...

karar vermiştir.

Sanık derhal US Marshall gözetimine verilebilir.

Oturum sona ermiştir.

İşte geliyor!

Bir dakika, bayan Huberman! Buraya doğru bakar mısınız, lütfen?

Bir açıklama yapacak mısınız, bayan Huberman, babanızla ilgili.

Babanızın hak ettiğini bulduğunu düşünüyor musunuz?

Babanızın bir Alman işçisi olmasının cezasını çekeceğinden dolayı...

memnun musunuz?

Şehirden ayrılmaya kalkarsa bildirin.

Biraz ferahlamak için durmak ister miydiniz, bay Hopkins?

Alicia, gerçekten bir polis tarafından takip edildin mi?

- Çok heyecanlı. - Onunla çarpışacağım.

Yeter artık.

Aptal olma. Önemli olan henüz başlamadı.

Buralardaki herkesin duvarda doldurulmuş balığı vardır.

- Nereden buluyorlar? - Balığı hiç görmemiştim.

Ya sen, yakışıklı? Seni daha önce görmemiş miydim?

Oh, önemli değil. Partiye izinsiz gelenleri severim.

O izinsiz değil. Onu ben getirdim.

Ben bir polisin takip etmesine aldırış etmezdim.

Sinsice ardında dolşan polisler gibi basit, alçak adamlardan nefret ederim.

Tabi ben artık mimlendim değil mi?

Panama Kanalı'nı her an havaya uçurabilirim.

- Biraz buz ister misin? - Hayır, teşekkürler.

Senin gibi bir kıza polisler için endişelenmek yakışmıyor.

- Yarın olmayacaksın - Oh, gerçekten mi?

Saat onda yelken açacağız.

Gerçekten mi? Yelken açıp gideceğiz?

Bana bir balık göster bende sana yalancı göstereyim.

Bu partinin biraz canlanmaya ihtiyacı var.

Dağılmaya başlasak iyi. Sabah dokuzda güvertede olmam lazım.

Havana'da bir hafta ve bütün bu iş bitmiş olacak.

- Beni seviyor musun, Tümamiral? - Sen çok güzel bir kadınsın.

Bunu takdir etmek için bir içki daha alacağım.

- Nereye gidiyorsun? - Balığa.

Gecenin bu vaktinde mi? Sen delisin.

- Ya sen, halen içiyor musun? - Balık yok, gündüz yada gece.

Biliyor musun? Senden hoşlanıyorum.

- Sabah dokuzda güvertede görüşürüz. - Bunu düşünmem gerekiyor.

Toplanman gerekmiyor. Havana'da bir şeyler alırız.

Sanırım bunu burada kuruması için bırakacağım

Gideceğine üzülüyorum Mükemmel çirkinlikte bir parti oldu

- İyi geceler - İyi geceler

Bir içki daha kaldı

- Buzun utanması lazım - Ne buzu

- Gitmiş - Ne gitmiş

Buz

Bu şarkıyı neden seviyorsun?

Çok eğlenceli

İyi bir kahkaha için bir aşk şarkısından iyisi yoktur

Bu doğru

- Burası çok bunaltıcı, değil mi? - Olabilir.

Peki ya...

pikniğe ne dersin?

Dışarda mı?

Evet, burası piknik için fazlasıyla bunaltıcı.

- Onu bitirecek misin? - Bırakmaya kıyamam.

Ne adamsın.

- Arabam dışarda. - Doğal olarak.

- Biraz gezmek ister misin? - Çok isterim.

Ya misafirlerin?

Kendi buharlarıyla dışarıya çıkabilirler.

Ben kullanacağım. Anlaşılır birşey.

- Bir kabana ihtiyacın yok mu? - Sen halledersin.

Bekle biraz.

Şunu üstüne vereyim, üşütebilirsin.

- Nasıl gidiyorum? - Fena değil.

- Korkuyor musun? - Hayır.

- Sen hiçbir şeyden korkmazsın... - Pek fazla değil.

- Bu sis beni engelliyor. - o gözüne giren saçların.

Hız göstergesi ne diyor?

Altmış beş.

Şunu seksen yapıp yüzündeki o sırıtışı silmek istiyorum.

Bana sırıtan beyefendileri sevmem.

Polis.

Ne?

Bir polis bizi kovalıyor.

Benihasta ediyorlar.

Seninle konuşmak istiyor.

Sarhoş sürücü.

İkinci hata. Şimdi hapse gideceğim.

Tüm aile hapiste! Kimin umurunda?

Kendinize zaman ayırıyorsunuz, öyle mi?

Sizin gibiler yataklarında olmalıydı.

- Sarhoş, demek? - Bir dakika, memur bey.

İtiraz yok beyefendi: hiçbir dayanağınız yok.

Affedersiniz, ama konuşmadınız.

Herşey yolunda.

- Halledebilecek misin? - Sorun yok.

Peki, sen bilirsin.

Makbuz nerede?

Bana makbuz vermedi.

- Adınız? - Devlin.

O polise birşey gösterdin. Sana selam verdi.

- Verdi mi? - onu gördüm.

Seni ikiyüzlü kuş! Sen polissin!

Bunu sonra tartışırız.

- Çık arabamdan! - Seni eve bırakacağım.

Sen beni eve felan bırakamayacaksın.

Öteye geç!

Haydi!

Arabamdan çık, eyalet polisi! Parti mahvettiğin için!

O gözlüklü kuş gibi

Beni yalnız bırak. Birşeyler bulmak için beni takip ediyorsun.

Sakinleşecek misin?

- İyi, şimdi öteye geç. - Hayır!

Seni öldüreceğim, sana...

Şunu içsen iyi olur.

Bu neden gerekli?

Haydi, iç şunu!

Bitir!

Daha iyi misin?

Nasıl olduğum seni ne ilgilendirir?

Sen, sen polis...

Tüm bunlar ne için?

- Senin açın ne? - Ne açısı?

- Dün gece hakkında. - Sadece arkadaş olmak.

Arkadaş, tabi. Beni suçlayabilmek için mi?

Hayır, sana göre bir iş var.

Sakın söyleme, sadece...

Siz polislerin beni istemeleri için sadece bir tek iş olur.

- Bunu unutabilirsin, bay... - Devlin.

- Ne? - Devlin.

Ben güvercin değilim, bay Devlin.

Bölümüm seni Brezilya'daki bir iş için tutmama yetki verdi.

Git buradan! Sıkıldım bunlardan!

Babana ödeme yapan bazı Alman bayler...

Rio'da çalışıyorlar.

Brezilya hükümetine onları bulmaları için yardım edeceğiz.

- Şefim, bir şeyin kızının... - Hainin?

Yani, senin iş için değerli olabileceğini düşünüyor.

Sana güvenebilirler.

Ve sende babanın suçları için birşeyler yapabilirsin.

- Neden yapayım? - Vatan sevgisi.

Bu kelime acı veriyor. Hayır, teşekkürler.

Ben vatan severlikle yada vatan severlerle ilgilenmiyorum.

Bunu seninle tartışabilirim.

Bir elinle bayrak sallayıp diğeriyle Başkalarının ceplerini karıştırmak

İşte vatan severliğin

senin olsun

Kulubenize üç aydır mikrofon yerleştirmiştik

John Huberman ve kızı Alicia arasındaki konuşmalar...

9 Ocak 1946 6:00 pm, Miami Beach, Florida.

Mahkemede kullanılmayan bazı deliller.

- Bunu duymak istemiyorum. - Rahatla, kaynar kazan ve dinle.

Bu ikimiz için. çok fazla para var, Alicia.

Yılbaşından önce söylemiştim sana, bunu yapmayacağım.

Kendi muhakemeni kullanabilirsin. İstediğin herşeyi alabilirsin.

- İş çok kolay. - dinlemeyeceğim, baba.

Bu senin ülken değil, öyle değil mi?

Annem burada doğmuş. Amerikan vatandaşlığımız var.

Muhakemen nerede? Duygularında Alman'sın.

Beni dinlemelisin. Neyi temsil ettiğimizi bilmiyorsun.

Ne temsil ettiğinizi biliyorum, sen ve senin katil domuzların.

- Öğrendiğimden beri senden nefret ettim. - Kızım benimle böyle konuşamaz.

- Benden iyilik bekleme! - Alicia, sesini alçalt.

Hepinizden nefret ediyorum.

Bu ülkeyi seviyorum. Anlıyor musun? Seviyorum.

Kılım bile kıpırdamadan hepinizin asıldığını seyredeceğim!

Şimdi devam et, git buradan. Yada böyle yardım et bana, seni ihbar edeceğim.

Bana sakın yaklaşma veya benimle kokuşmuş planlarınla ilgili konuşma.

Bu birşey kanıtlamaz. Onu ihbar etmedim.

Yapmanı beklemiyorduk.

Ee, ne diyorsun?

Buradan gidip beni yalnız bırak!

Sürdüreceğim bir hayatım var!

Tüm istediğim, iyi zamanlar. Ve sevdiğim insanlarla, gülmek.

Beni atış poligonuna koymak isteyen alçak polisler değil...

benim gibi insanlar.

Bana doğru davranan, beni seven ve beni anlayan.

Günaydın, Alicia.

Oh, merhaba!

Yardıma ihtiyacın olur diye düşündüm. Dalgalarla yelken açıyoruz, biliyorsun.

- Hazır mısın? - Evet

- Unuttuğunu söyleme bana. - Neredeyse.

Toplanmana yardım ederim, her ne kadar hiçbir şey gerekmese de.

- Güvertede herşey var. - Sağol, kendim toplanırım.

Otel iskelesindeyiz, yeri biliyorsun.

Evet

Harikasın tanıdığım en şirin kız.

Görürüşürüz!

Ne oldu? Uçak yarın sabah erken kalkıyor.

Pekala. Ona da söylemelisin.

- Ben söylerim. - Görüşürüz.

Çok hoş bir adam.

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left