Alone

Alone

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Alone 2020 tt7711170 1080p BluRay Remux AVC DTS-HD MA 5 1-PmP
കമന്ററി എഴുതിയത് aytug2001
Bluray versiyon

ടാഗുകൾ

BluRay
1080
TS
HD
REMUX
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2020-12-21
ഡൗൺലോഡുകൾ: 47
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

Çeviri: aytug2001

Sağa dönün.

Gideceğiniz yere dört günde varacaksınız.

Üzgünüm.

Bir sonraki fırtına oluşma aşamasında...

Yol

Geçtiğimiz haftanın süper loto çekilişinin şanslı talihlileri...

...duyduğu her kelimenin anlamını ve kökenini öğrenmek istiyordu.

Eski binalar ve ölen kasabalar onu büyülüyordu.

Onun zekası...

...ve onun ideal hayvan ve bitki yaşamına engeller bulunduğu için...

Ve belki de...

...12 yaşından beri kolay bir yolculuk olmamıştı onun için.

Evlatlık anne babasının evinden kaçmıştı.

O sonbahar 42 yaşına girecekti.

...keşif için önünde koca bir ömür vardı.

Bazen detaylar gerçekle uyuşmuyor gibiydi.

Bazen kişilerin isimleri değiştirilmişti.

Olayların oluş sırası tutarsızdı.

Serbest çalışan bir grafik tasarımcısı olarak...

Hareket et!

Lanet olsun.

Hay anasını.

Ne yapıyor bu?

Ne yapıyor bu?

...Fiona yatay konumdaki metal direğe doğru atılır...

- Selam, canım. - Selam.

Neden evi arayıp annenle konuşmuyorsun?

Çünkü annemle değil, seninle konuşmak istedim.

- Bankayla ilgili bir gelişme var mı? - Evet.

Baksana, çok çekmiyor sanırım. Evde misin?

Aslında yola çıktım bile.

Bilmenizi istedim.

Ne?

- Ne zaman? - Bu sabah.

Yarın sana gelip yardım edecektik hani.

Biliyorum, biliyorum.

Sadece annemden ve sonrasında yaşanacak krizden kaçınmak istedim.

Sadece senin için endişe ediyor.

- Ben de öyle. - Biliyorum, başımın çaresine bakarım.

Sadece emin olmak...

Neyse boş ver.

Evden ne kadar uzaklaştın?

Üzgünüm, ne dedin baba?

- Ne kadar uzaklaştın? - Evden yaklaşık 500 km uzaktayım.

Bayağı yol katetmişsin o zaman?

Evet, sanırım.

Sana haber vereyim dedim.

Tamam.

Aradığın için teşekkürler.

Biraz yerleş, bakarsın seni ziyarete geliriz?

Tabii ki ve...

Anneme selam söyle.

Üzgünüm.

- Sizi korkuttum mu? - Evet.

Dert etmeyin, sorun değil.

- Emin misiniz? - Evet.

Beni tanıdınız mı?

Hayır, pek sayılmaz.

Şu aracın sürücüsüyüm.

Evet.

Dün olanlar için sizden özür dilemek istemiştim.

Mesajlaşıyordum, sollamaya çalıştığınızı görmedim.

Neredeyse kaza oluyordu.

Telefonumu bıraktım ve...

...acelem olduğunu, sizi tekrar geçmem gerektiğini fark ettim.

Her şeyin ters gittiği günlerden biriydi, bilirsiniz.

Sorun değil. Yani olan oldu.

Ama sizi biraz korkuttum.

Bakın, gitmem gerekiyor.

- Yakınlarda mı oturuyorsunuz? - Hayır, pek sayılmaz.

Yolculuk nereye?

- Kuzey yönüne. - Ben hep bu civardayım, o yüzden...

İsminiz nedir?

- Jessica. - Jessica.

Tekrar özür diliyorum.

Ve...

Görüşürüz.

Evet, tanıştığımıza memnun oldum.

Ben de memnun oldum.

Umarım iyi bir yolculuk olur.

Teşekkürler.

Açar mısınız?

Selamlar.

Selam, sorun nedir?

Hiçbir fikrim yok. Motor bir anda bozuldu.

Külüstür zaten. Ne diyebilirim ki?

Evet, kötü olmuş.

Aynen, öyle. Bir de bana sorun.

Size bir çekici çağırmamı ister misiniz?

Hayır, beni bir sonraki kasabaya kadar...

...götürebilirseniz oradan benzin istasyonuna giderim.

Ama öncelikle arabayı yoldan çekmek için yardıma ihtiyacım var.

Bakın, benim biraz acelem var.

Evet, benim de. Sadece bir dakikanızı alır.

Ben iterim. Siz direksiyonda oturun.

Hadi.

GPS'e bakabilirim?

- Efendim? - GPS'te arama yapabilirim.

Neden?

Bir sonraki benzin istasyonunu bulup onları ararım.

Zaten yerini biliyorum, yolun 15 dakika ilerisinde.

Oraya gidip sizi buradan almalarını söyleyeceğim.

Öncelikle arabayı yoldan çekmem lazım. Elim böyleyken zor.

- Üzgünüm, gitmem gerek... - Sadece bir dakika alır.

- Gitmem gerek, bir toplantıya geciktim, üzgünüm. - Sadece...

Bir gece, gözleri Palais-Royal çevresinde gezinirken...

...daha sonra nasıl bir aktivite yapacağımızı düşünürken...

...arkadaşım Visconti'yi ziyaret etmeyi önerdi.

Ama önerisi...

...Viscoti'yi biliyordum, yani demek istediğim...

Alo?

- Jess? - Selam.

Tatlım, neden bize bir şey demeden çıktın?

Anlamıyorum.

Erken uyanmıştım, kalkmışken bari gideyim dedim.

Canım benim, birkaç defa aradım ama ulaşamadım sana.

Meşgulüm.

Pekala...

Vardın mı gideceğin yere?

Hayır, yarın bir ara varırım.

Yine sigara mı içiyorsun sen?

Hayır.

Peki...

Jess, terapisti aradın mı?

Söylediğim gibi, meşguldüm.

Neden şimdiden çıktın anlamıyorum.

- Bütün olanlardan sonra biraz... - Anne, bunları konuşmuştuk.

Neden bu konudan bahsetmek istemiyorsun?

Çünkü gerek yok. Ben iyiyim.

Gerçekten mi?

Jess, hadi.

- Tatlım. - Gerçekten.

Biz bunun kötü bir fikir olduğunu düşünüyoruz.

Burada sana destek olacak arkadaşların ve ailen var, bir tanem.

Yine de gidiyorum.

Bence biraz daha iyi hissedene kadar evde kalmalıydın.

Altı ay oldu. Geçmişi geride bırakma zamanı.

Tamam ama oraya gittiğinde biriyle konuşacağına söz ver.

- Gitmem gerek. - Lütfen bana söz ver Jess...

- Oraya varınca... - Anne, kapatmam gerek.

- Sonra konuşuruz, tamam mı? - Peki ama oraya varınca beni ara.

Tamam, hoşça kal.

Hey, sadece...

Pekala.

Lanet olsun!

Hadi!

Siktir, siktir!

Hey!

Tuvalete gitmeye çalışıyordum, neredeyse bana çarpacaktın.

Senin derdin ne?

Alo? Hey!

Açın, açın.

911, acil durumunuz nedir?

Merhaba, benim adım Jessica Swanson. Sanırım takip ediliyorum.

Üzgünüm, hanımefendi. Tekrarlar mısınız? Bağlantımız çok iyi değil gibi.

İsmim Jessica Swanson. Takip ediliyorum.

- Sizi kim takip ediyor? - Bilmiyorum, adamın biri.

Onu birkaç defa gördüm. Ne istediğini bilmiyorum.

Hemen arkamda!

- Konumunuz neresi, hanımefendi? - Arabamdayım! Beni duyabiliyor musunuz?

- Hanımefendi, lütfen konumunuzu söyleyin. - Lanet olsun, bilmiyorum!

Söyleyemem, bilmiyorum.

Hanımefendi?

Lanet olsun.

Üzgünüm sanırım...

- Yanlış alarmmış. - O kişi değil miymiş?

Hayır.

Şöyle yapalım. Ben sizi memurlardan birine bağlayayım.

Ona durumunuzu daha detaylı anlatabilirsiniz.

Peki.

O da neydi...

Lanet olsun! Hayır, hayır, hayır.

Siktir.

Hadi, hadi.

Hayır, hayır.

Kes.

Uzak dur benden! Uzak dur!

Uzak dur! Lanet olsun!

Buraya gel!

Nehir

Hey!

Çıkar beni buradan! İmdat!

Yardım edin!

Yardım edin! Çıkar beni buradan!

Çıkar beni lütfen, lütfen. Sana yalvarıyorum, lütfen.

Lütfen!

Benden ne istiyorsun?

Ne istiyorsun?

Para mı? Sana para getirebilirim.

Ne kadar istiyorsun söyle yeter. Ödeyebilirim.

Yemin ederim. Sadece miktarını söyle.

Sadece miktarını söyle.

Beni bırakabilirsin.

Kimseye bir şey anlatmam. Söz veriyorum.

Söz veriyorum.

Sence bunları söyleyen ilk kişi sen misindir?

Kıyafetlerini çıkar.

Hadi.

Yardım etmemi ister misin?

More Turkish subtitles for Alone

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left