Bad Sisters

Bad Sisters

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

സീസൺ 2

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Bad Sisters S02E05 Boom 720p ATVP WEB-DL DDP5 1 Atmos H 264-FLUX
കമന്ററി എഴുതിയത് pitiko
Süre: 49:55

ടാഗുകൾ

webdl
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2024-12-04
ഡൗൺലോഡുകൾ: 38
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No
FPS: 23.976

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

İşte bu kadar. Hadi. Devam et.

Dokuz, sekiz... Dizlerini kaldır! Yedi...

Üç, iki, bir.

Testosteron dozunun ayarlanması nasıl geldi?

- Sana daha çok vurmak istiyorum. - Peki libidon?

Tanrım, Eileen. Yaşlıyım. Yastayım.

Ve aslında kendi başıma mutluyum.

Artık sekse ihtiyacım yok, karar verdim.

Elli yaşındayım.

Bugün hem de.

- O işlerle işim bitti. - Bitmedi.

Ve mutlu yıllar,

yüz yılı yarılamış ateşli efsane.

- Ve hey, ben seninle yatardım. - Sağ ol.

Gerçekten, nasıl hissediyorsun?

Bilmiyorum. Bilmiyorum.

Ben sadece...

Onu öyle derinden özlüyorum ki...

Ben sadece... Onu çok özlüyorum, sanki...

Yok, sarılmak istemiyorum.

Sarılmak için çok öfkeliyim.

Ölümü önlenebilirdi gibi geliyor.

Keşke her şeyden sonra daha dikkatli takip etseydim.

Her şey derken?

Sadece kafasında neler döndüğünü biraz daha bilseydim

ona yardım edebilirdim.

Ve Bla'yı yetiştirmek düşündüğümden çok daha zormuş.

Bir anda en sevdiği teyzesi olmaktan çıktım.

Sıradan bir kaltağım.

Her derde deva bir yüzmeye ne dersin?

Yok, cadılarla toplantım var.

Bibi duymuş, dün kasabada bize öyle demişler.

Gururla taşı.

Sonra görüşürüz.

...yeni bir müşterim var.

Senin şu Angelica vardı ya?

Ne komik ama.

Sürekli senin hakkında konuştu.

Hepiniz neredesiniz?

Neden kimse telefonunu açmıyor? Daha plan yapmalıyız.

Kapı açık değil mi?

Yemin ederim, o cadıyı öldürmeyi hiç bu kadar istememiştim.

Kapı açıktı.

Hangi cadıyı öldürmeyi?

Hiç kimseyi. Sadece kız kardeşim Ursula'yı.

Geç kaldı ve kendisi kaltak. Sen tanışmıştın.

Evet.

Peki, eğer senin için de uygunsa sadece sohbet etmek istiyorduk.

Hayır.

Yani bugün doğum günüm.

Bir de planlanacak şeyler var.

Kız kardeşimizin küllerini dökeceğiz.

Uzun sürmez, sadece Becka'nın kayıp dediği parayı soracaktık.

Kardeşinin öldüğü gün çektiği para.

Ne olduğunu bilmiyorum.

NADINE KALTAĞI

Acaba başı dertte miydi?

Birisi tehdit mi ediyordu, öyle bir şey mi?

Emin misin?

Evet, eminim.

Becka, Angelica Collins'in evinde parayı mı arıyordu?

Sormadın mı?

İçeride uzun süre tuttunuz.

TELEFONU AÇ, İNATÇI PİSLİK

- Efendim? Geri arayın. - Kahretsin.

Ben hallederim.

Şey, halletmem gereken işler var.

Toparlama.

Evet, bir soru. Sonra gidiyorum.

Grace'in o paraya neden ihtiyacı olduğunu bilmemen garip değil mi?

Hayatlarınızın her alanına giriyorken.

Gerçekten fikrin yok mu?

Bilmiyorum, gizli yüz gerdirme içindir.

- İmzalar mısınız? - İyi ki tanışmışlar...

Bazen kendini ortaya koymaya değer. İnternette yani.

İnternette derken?

Yas grubunda tanışmışlardı.

- Ian kız kardeşini kaybetmişti. Evet... - Sağ olun.

...kendini ortaya koymaya değer.

İnatçı değilim.

Söyledim ya, işteyim, meşgulüm. Sonra ararım.

İmzaladım.

Kaldırırken dizlerinizi bükmeyi unutmayın.

Tekrar görüşmek üzere.

Ian, Grace'le internette tanıştığını söylemişti

ama Eva, yas grubunda tanıştıklarını söyledi,

- yalan söylemek için garip, değil mi? - Evet. Yalan söyleyen kim?

İşkence aletlerini çıkaralım.

Örümcek hislerin karıncalanıyorsa ziyaretine git.

Hey, Grace'in eşyalarını götür. Onu hazırlıksız yakala.

Halletmem gereken ailevi işlerim var.

Telefondaki Nadine miydi?

Evet ve yaşlı erkek arkadaşı, teslim olmam için tehdit ediyorlar.

Hakkında ne düşünüyorsunuz?

- Erkek olarak. - Nadine'in erkek arkadaşıyla ilgili mi?

Hayır, Ian'la ilgili.

Hayır, tipim değil.

SENİ SEVİYORUM EVA MUTLU YILLAR

ŞARKI 42 GRACE X

KARAOKE HOPARLÖRÜ LED IŞIK EFEKTLERİYLE

Ciddiyim, buraya gelin.

Üzgünüm, geç kaldım. Bu ne?

Grace, Eva'ya mezardan bir hediye göndermiş.

Hayır.

Cidden mi?

- Bir şey almadım. - Sen bana hiç bir şey almazsın ki.

Seni seviyorum.

Sanki Gracie parti yapalım diye yönlendiriyor.

Hayır. Ne... Hayır, parti yapmayacağız.

Çok fazla şey oluyor.

Polisler bugün gelip parayı sordular.

Üzgünüm.

Ve Angelica işleri bir sonraki aşamaya taşıdı.

Eileen'le çalışıyormuş.

Antrenörüm Eileen'le.

Uyarı gibi, değil mi?

Ne yapacağı belli değil.

At kafası sayılmaz.

Menopoz dadın umurumda değil.

Becka'yı hapse attıracaktı.

Grace'i ölümüne korkuttu.

Hâlâ yürüyebildiği için şanslı.

Şu an hapse giremem.

Evet. Kendini kurtar Becka.

- Ondan değil. Sus! - Sen sus.

Polisler paranın sebebini öğrenirse

ne yaptığımızı bulmaya yaklaşırlar, tamam mı?

Yani Angelica'ya istediğini veriyoruz ve sonra bağlantıyı kesiyoruz.

Gracie'nin küllerini cidden vermiyoruz, değil mi?

Hayır, vermeyeceğiz. Şöminemi temizleyeceğiz.

Tuğlaların ve paket servis kutularının küllerini dökecek.

O şeyleri yakmaman lazım.

Tanrım, o arıyor.

Açma.

Angelica, selam.

Peki... Tamam o zaman biz sana gelelim.

Tamam, hoşça kal.

Öğlen vakti bizimle detayları konuşmak istiyor.

- Gerçekten öğlen vakti mi dedi? - Hayır, öğle vakti dedi.

Günaydın ve hoş geldiniz.

Çok kalamam. Ruben'ı dişçiye götürmem gerek.

Hepinizin hayatı yoğun ama bir fincan çaya hep vakit vardır.

Evet, benim de Bla'ya gitmem lazım...

Miniğim.

Grace'in gururu.

Evet. Ayrıntıları konuşmak istemiştin Angelica...

...Grace'in külleri için.

Becka, çayını nasıl alırsın?

Çay içmeyi pek sevmem.

Evet, özür dilemeyi de pek sevmiyorsun.

Seni ittiğim için özür dilerim.

Ve evine girdiğim için de.

Ve tavşan için de?

Gaybo bulundu.

Yine yanımda.

Zavallı pislik.

- Şeker? - Üç tane.

Üç.

Canın ne isterse yapıyorsun. Annecik öyle derdi.

Şimdi, bu gerçekten çok modern bir fikir

ama bence Grace de bunu beğenirdi.

Onu denize dökelim.

Ne?

Deniz onun için ne kadar önemliydi, biliyor musun?

Dublin Körfezi'nden turlara katılabiliriz.

Küllerini yol boyunca dökebiliriz.

Grace'in yulaflı kurabiyelerinden yaparım.

Matara doldururuz.

Bütün günü geçiririz.

Yardım etmenizi isterim.

Suçlamaları geri çektim.

- Polislere yine gitmeyi hiç istemem. - Arkadaşımın teknesi nerede, biliyorum.

Uzakta. Dert etmez.

Harika ama Blanaid olmaz.

Onu korumamız lazım.

- Evet. - Ve Ian da olmaz,

yanında güvende hissetmiyorum.

Çay, Eva?

Evet, yok, almayayım.

Yani yarın öğlen marinada.

Evet, belki sen evde kalıp Blanaid'a bakarsın.

- Ama Eva geliyor. - Eva orada olmalı.

Bunu söylemek beni üzüyor

ama son zamanlarda Grace'in anısına saygılı değilsin.

Ne diyorsun?

Ian'la birbirinizi teselli etmenizi diyorum.

Utanmazca.

Tanrım.

İnanılmaz.

- Ian'la aramda hiçbir şey yok. - Biliyoruz. Ortalığı karıştırıyor.

Sadece... Birlikte bir çocuk yetiştiriyoruz.

Ki bu da... işte,

tuhaf ve samimi ve... Tamamen yanlış kelime oldu.

Cadı!

Hâlâ istediğini yapmak istiyor musun?

Evet çünkü içeri giren benim.

Yeterince hızlı kaçamadın.

- Hadi! - Parti iyi bir fikir mi sence?

- Kafası çok dolu. - Tam da bu yüzden ihtiyacı var.

Vardiyamı da değiştirdim.

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left