ആദ്യത്തെ 154 വരികൾ.
Çeviri: aytug2001
Merhaba, öğretmen toplantısının nerede olduğunu biliyor musunuz?
- Evet, bu tarafta. Beni takip edin. - Teşekkürler.
Sınıf anahtarlarımı geçen hafta teslim aldım ama hala okulu iyi bilmiyorum.
Evet, o hissi hatırlıyorum.
Ben Kathryn Sanders. Fransızca öğretmeniyim.
Claire Wilson. İngilizce.
- Tanıştığımıza memnun oldum. - Ben de.
- Daha önce nerede görev yapıyordunuz? - Riverton Ortaokulundaydım.
- Kademe atlıyorsunuz. - Evet.
Burada olmak ve okuldakilerle tanışmak çok heyecan verici.
Pekala, herkese günaydın. Tekrar hoşgeldiniz.
Mümkün olduğunca kısa tutmaya çalışacağım.
Bu yıl aramızda birkaç yeni surat var.
Lütfen Claire Wilson öğretmenimize hoş geldin diyelim.
- Yeni İngilizce öğretmenimiz. - Hoş geldin, Claire.
Merhaba, Claire.
- Claire. - Hoş geldin.
Aman Tanrım.
Ve tarih öğretmeni bay Charles Hill.
Bir ara bir şeyler içelim.
- Sana tüm gerekli istihbaratı veririm. - Çok memnun olurum.
Keşke bu geziye gitmek zorunda olmasaydın.
Biliyorum. Seyahat etmekten bıktım artık.
Sen de yumurtlama dönemindesin.
Evet ama gelecek ay tekrar deneyebiliriz.
Instagram'a bakarsak, 30'lu yaşlarda...
...çocuksuz veya köpeksiz bir tek biz varız.
Yatakta telefon kullanmak yok diye anlaşmıştık.
Doğru. Üzgünüm.
Bana günün hakkında bir şeyler anlat.
Evet?
Günüm hakkında bir şeyler mi?
- Evet. - Peki.
Pekala.
Markette ruj gördüm.
Ve onu çalmış olabilirim.
Niye ki?
Bilmem.
Yıllarca o mağazada bir sürü para harcadım.
Sadece... Neyse işte. Ruj sadece. Büyütülecek bir şey değil.
Claire, bu biraz garip.
Bir daha yapmayacağım. Aptalcaydı. Bana kızgın mısın?
Bir suçluyla evli olduğumu bilmiyordum.
Aman Tanrım. Anlatmaz olaydım.
Beni sürekli hayretler içinde bırakıyorsun.
İyi geceler.
Evet, iyi geceler.
Son sınıflar! Son sınıflar!
Son sınıflar! Son sınıflar!
Son sınıflar! Son sınıflar!
- Merhaba. - Merhaba.
- Bunu her zaman yaparlar mı? - Evet, her lanet olası yıl.
Son sınıflar! Son sınıflar!
- Öğle yemeğinde görüşürüz artık? - Tamam.
Son sınıflar! Son sınıflar!
Merhaba, arkadaşlar.
Ben bayan Wilson. Yeni İngilizce öğretmeniniz.
Yuh.
Sizler son sınıfsınız.
Bu yüzden, bir şey yapmadan önce...
...Dylan Thomas okuyacağız.
Harika bir yazardır.
Yaşlanma konusuna gerçekçi bir yaklaşımı vardır.
Çalışmaları, mücadele ve acı çekmenin değeri hakkındadır.
Kadere karşı verilen mücadele ile ilgilidir.
Bu mantıksız görünebilir.
Kaçınılmaz olana karşı savaşmak.
Belki de onu bu yüzden bu kadar seviyorum.
"Usulca gitme o gecenin kollarına"
"Yaşlılık gün sonunda yanmalı ve kudurmalıdır."
"Öfkelen, sönen ışığa karşı öfkelen."
Yolun sonundaki bilge kişiler karanlığın haklı olduğunu bilseler de...
Yürü!
"Çünkü sözleri bir şimşek çakmamıştır daha."
"Onlar usulca o gecenin kollarına gitmezler."
İşte böyle. Yapalım hadi.
"İyi insanlar, son dalga kıyıya vururken..."
"...ağlıyordur güçsüz eylemlerinin yeşil koyda dans etmiş olabileceğine."
"Öfkelen, sönen ışığa karşı öfkelen."
"Güneşi havada yakalayıp şarkısını söyleyen vahşi adamlar,..."
"...geç de olsa öğrenmiştir, onun yolculuğuna kederlendiklerini."
"Usulca gitme o gecenin kollarına"
İşte böyle!
"Ölümün kıyısındaki kör bakışıyla bakan ağırbaşlı kişiler."
"Kör gözler, gök taşları gibi alevlenir ve neşelidir."
- Son sınıflar, son sınıflar! - İşte bu, oğlum!
"Öfkelen, sönen ışığa karşı öfkelen."
- Bay Castillo. - Eric, seni görmek güzel.
- Oturmamın sakıncası var mı? - Yok. Gel içeri.
Teşekkürler.
- Yaz nasıldı? - Gayet iyiydi.
Buralardaydım genelde, futbol oynadım, her zamanki şeyler.
Bir sürpriz yok yani. Güzel. Önümüzdeki yıla hazırlanıyor musun?
- Evet. - Takım kaptanı olduğunu duydum.
Evet.
Geçen sezondan sonra şaşırdım diyemem.
- Takım bu sene iyi görünüyor. - Harika. Hayırdır?
Travis İlçe bursu hakkında bir sorum vardı.
Bir saniye. Sayfayı açayım.
Aralık ayına kadar olmadığını biliyorum.
- Şimdiden bilgi edineyim dedim. - Güzel bir karar.
Tamamdır, işte burada.
"Tıbbi ortamda çalışmayı planlayan öğrencilerin başvuruları kabul edilir."
Falan, falan.
Ve, ayrıca bir sürü kursa katılırken bir iş bulman da gerekecek.
- Hala lokantada çalışıyor musun? - Evet, efendim.
- Yıl boyunca devam edecek misin? - Evet.
O zaman senin için sorun olmaz. Pekala, şuna da bakalım.
Tıbba hazırlık açısından bakarsak gayet uygun görünüyorsun.
Sporcu öğrencileri seviyorlarmış.
Ama SAT sınavlarından en az 1250 puan alman gerekecek.
O kadar yapabiliyor musun?
Henüz değil.
O zaman çalışmaya başlamanı öneririm, bay Walker.
Çalışacağım.
Hadi ama dostum. Biraz daha canlı.
Baksana, şu kim?
O mu?
O bayan Wilson. Okulda yeni.
İngilizce öğretmeni.
- Sizin derslere mi giriyor? - Evet.
Öğretmen olamayacak kadar seksi.
Fena değil. Bize o kadar ödev verdi ki.
Daha ilk gün.
Yani bilmiyorum. Henüz karar veremedim.
Dürüst olmak gerekirse, ne isterse istesin yaparım.
Başka bir şey ister misiniz?
Gerekmez, Maria. Teşekkürler.
- Teşekkürler, Maria. - Rica ederim.
Biraz soya verir misin?
Soyan, al.
Teşekkürler.
Alison muhteşem görünüyor ya.
- Evet, idare eder. - İdare eder mi?
Evet, idare eder.
Siz birlikteyken kesinlikle bu kadar seksi değildi.
Alison'la diğer okuldaki çocuğun ayrıldığını duydum.
Aynen, ayrıldılar. Kız tam bir gıcık.
Sürekli iklim krizi hakkında falan konuşup duruyor.
Bu kadar endişeleniyorsan Kanada'ya git.
- Sıçayım. - Ne oldu?
Tamam, kusura bakma ama kız kardeşin ne zaman...
Sakın söyleme Logan.
- Vay anasını. - Neden?
Herkes birinin kardeşidir.
Sen ciddi misin? Bu ne?
- Onu takip mi ediyorsun? - Kanka.
- Bu kızlar 12 yaşında falan. - O 14 yaşında.
Sen de 30 yaşında gibisin, o yüzden...
Vay.
Biriniz beni işe bırakabilir mi?
- Kendi arabanı ne zaman alacaksın? - Kapa çeneni ve beni bırak.
Telefonumu alabilir miyim?
No comments yet. Be the first to leave one.