Little Women

Little Women

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ ഡൗൺലോഡ് ചെയ്യുക

റിലീസ് വിവരങ്ങൾ

Little Women 2019 2160p WEB-DL DDP5 1 Atmos HEVC-BLUTONiUM
കമന്ററി എഴുതിയത് 1see0ne
iTunes altyazısıdır. Süre: 02:14:56 - https://linktr.ee/darkdefender

ടാഗുകൾ

bluray
പ്രസിദ്ധീകരിച്ചത്: 2024-06-15
ഡൗൺലോഡുകൾ: 96
ശ്രവണ വൈകല്യമുള്ളവർക്ക്: No
FPS: 23.976

Turkish സബ്ടൈറ്റിൽ പ്രിവ്യൂ

ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.

"Çok sıkıntı çektim, o yüzden sadece neşeli hikayeler yazarım."

Affedersiniz.

Weekly Volcano ofisini arıyordum.

Bay Dashwood'la görüşeceğim.

Bir arkadaşım hikayesini sunmamı rica etti.

Bunu o yazdı.

- Beğenilirse daha fazla yazabilir. - İlk denemesi değil sanırım.

Hayır efendim. Olympic ve Scandal'a sattı...

...ve bir hikayesi Blarneystone Banner'dan ödül aldı.

Ödül mü?

Evet.

Otur.

Bunu alırız.

Öyle mi?

Değişiklik yaparız. Fazla uzun.

Ama şeyi kesmişsiniz...

Günahkarların pişman olmasına çalıştım.

Ülke daha yeni savaştan çıktı.

İnsanlar vaaz dinlemek değil, eğlenmek istiyor.

Ahlak her zaman satmaz.

Belki de bunu arkadaşına söylemelisin.

Ücret... Nasıl...

Bu tür şeylere 25 ila 30 öderiz.

Buna 20 ödeyeceğiz.

Alın. Değişiklikleri yapın.

Arkadaşıma, daha iyisini yazarsa bir tane daha alacağınızı söyleyeyim mi?

Bakarız. Kısa ve esprili yazmasını söyle.

Ve ana karakter kızsa hikayenin sonunda evlensin.

- Veya ölsün. İkisi de olur. - Efendim?

Hikayeye yazar adını ne yazalım?

Evet, hiç koyulmasın, sakıncası yoksa.

Nasıl isterse tabii.

Ah, peki...

İyi günler efendim. Hoşça kalın.

Evet!

Beth'im seni çok sever.

- İki kişilik bir oda istiyorum. - Harika. Haftalık 4,50.

- Uygun bir ücret. - Biraz pahalı değil mi?

Burası pansiyon, hayır kurumu değil.

Kirayı vaktinde almalıyım.

İyi akşamlar Bayan March.

Ah, iyi akşamlar.

Yakıyorsunuz.

Teşekkürler.

Giysinizi yakıyorsunuz!

- Teşekkürler. - Bende de aynı alışkanlık var. Görüyor musunuz?

Kitty ile Minnie bekliyor.

- Öğrencilerimin bana ihtiyacı var. - Hep çalışıyorsunuz.

Para sonuç ve paragöz varlığımın amacı.

Sizdeki mürekkep lekeleri para arzusundan olmaz.

Kız kardeşim Amy, Paris'te ve zengin biriyle evlenene dek...

...aileyi ayakta tutmak benim görevim.

Hoşça kalın.

Bana sorarsanız Paris'i mahveden Decadentler.

Bu Fransız kadınları saç fırçası bile tutamaz.

Amy!

Bu Fransız kadınları saç fırçası bile tutamaz dedim.

Evet. Çok doğru March Hala.

Beni geçiştirme kızım.

Sürekli sorun yaratan ailen ne yazıyor?

Annem Beth'den bahsetmiyor.

- Geri dönmeliymişim gibi geliyor ama hepsi kal diyor. - Dönersen hiçbir şey yapamazsın.

Kız hasta, yalnız değil.

Ve Fred Vaughn resmi olarak nişanlanmadan eve dönmemelisin.

Evet ve resim derslerimi tamamlamadan.

Ah, evet, evet.

Elbette.

- Arabayı durdur! Laurie! - Ne yapıyorsun?

- Laurie! Laurie! Laurie! - Amy!

- Laurie! - Amy!

Amy!

Nasılsın?

- Ne kadar büyümüşsün. - Otelde buluşacağımızı yazmıştın.

- Seni bulamadım. - Dikkatli bakmamışsın.

- Seni tanımadım. Çok güzel olmuşsun. - Kes şunu.

- Hoşuna gittiğini sanmıştım. - Büyükbaban nerede?

Almanya'da. Hâlâ seyahat ediyor. Ben tek başıma geziyorum. Dinleniyorum.

- Flört ediyor, kumar oynuyor, içiyorsun. - Evet. Annene söyleme.

Avrupa'da genç bir kızı mı kovalıyorsun?

Hayır.

Jo'nun seni reddettiğine inanamıyorum. Çok üzgünüm.

Üzülme Amy. Ben... Ben üzülmüyorum.

Amy!

Amy March!

- Hemen buraya gel! Gel! - March Hala.

Hadi.

- Harika görünmüyor musun? - Al şunu üstümden!

Bir yere gitmeliyiz. Git!

Yılbaşı partisine gel. Fred dahil herkes orada olacak.

Beni otelden sekizde al, The Chavain.

Ve Laurie, güzel giyin!

En iyi şapkalarını ve ipeklerini.

Olur. En iyi ipeğimi giyerim.

Bu Laurie.

Biliyorum.

Mavi ve pembe ipekten 18'er metre. Birisi uğrayıp alır.

Meg, bunu sana çok yakışır. Seni göndereceğim terziyi biliyorum.

- Concord'daki en güzel eş sen olacaksın. - Ben...

John'a palto lazım, Daisy ve Demi'ye yeni giysiler, ben...

- Eşine de yeni bir elbise lazım. - Yapamam. Bu...

Ben alamam.

Yeni görünüşünü öyle sevecek ki masrafı unutacak.

Herhalde müsriflik olmaz.

18 metre yeter mi?

- Evet. - Çok güzel.

50 dolar mı? Ne düşündüm ki?

- Anne! - Anne!

Tatlılarım.

Gidip oynayın.

Beth!

Beth?

Yolun açık olsun, batıya doğru.

Doğru batıya. Heyamol.

Zarafet ve ruh huzuru hanımefendimizi hiç terk etmesin.

Efendime göndereceğiniz bir haber yok mu?

Dur. Yalvarırım söyle, benim için ne düşünüyorsun?

Kimliğinizi yanlış değerlendiriyorsunuz bence.

- Senin kimliğini de yanlış değerlendiriyorum öyleyse. - Bu doğru. Sandığınız adam değilim.

Büyük bir tane gibi. Büyük bir tane... Şöyle.

Affedersiniz.

Sadece İngilizce biliyorum. Pardon, ne?

- Ne dedin? - Gel, dans et.

Kiminle dans etmek istediğimi biliyorum.

7 YIL ÖNCE

- Kiminle dans edeceksin Jo? - Ben hiç dans etmem.

Niye hepimiz gidemiyoruz? Haksızlık.

- Günlük ayakkabını giy. - Geçen kış bunlar olmuştu.

Burnum zarif görünmüyor.

- Burnunu beğeniyorum. - Şimdi Jo.

Bana dokunma. Zaten gülünç hissediyorum. Öyle görünmesem de olur.

- Denesen güzel olursun. - İstemem. Yapmayacağım.

Gitmek istemiyorum ama keşke müziği duyabilseydim.

- Aklımda tutar sana şarkı söylerim. - Öyle içmeleri mi gerekiyor?

Rutubet kuruyor.

Ne tuhaf koku, yanmış tüy gibi.

Bunu çıkartacağım ve harika bir bukle göreceksin.

Saçı niye koptu?

- Meg, çok üzgünüm. - Sen ne yaptın?

Özür dilerim. Bunu benden istememeliydin.

Marmee!

Ben gidemem, mahvoldum!

Saçım!

Gözünü dikme, ellerini arkana koyma, "Kristof Kolomb" ya da "süper" deme.

- Tamam. - El sıkışma. Islık çalma.

Meg March, ne güzel olmuşsun.

Meg.

Teşekkürler.

Hayır, daha çok erken. Hayır.

Peki.

- Pardon. Burası boş sanmıştım. - Önemli değil. Kal istersen.

- Rahatsız etmez miyim? - Hayır. Pek tanıdığım yok.

- Önce biraz tuhaf hissettim. - Ben de.

- Bayan March, değil mi? - Evet Bay Laurence ama ben Bayan March değilim.

- Sadece Jo'yum. - Ben de Bay Laurence değilim, Laurie'yim.

Dans etmiyor musun?

Buradaki adetleri henüz bilmiyorum. Ömrümün çoğu Avrupa'da geçti.

Avrupa! Ah, süper!

Öyle sözcükler kullanmamalıyım.

- Kime diyor? - Ah, Meg. Ablam. Burada.

Ah, işte o. Gördün mü?

Eflatun elbiseli kız.

Çok güzelmiş.

Bana uslu olmamı hatırlatıyor ki babam dönünce bizimle gurur duysun.

Baban nerede?

Askere gönüllü yazıldı.

Onunla birlikte savaşmak istedim. Kız olduğum için hâlâ hayal kırıklığı yaşıyorum.

Benimle dans eder misin?

Edemem çünkü...

Çünkü ne?

- Söylemez misin? - Asla.

Elbisemi yaktım. Bak. Şurası.

Meg, kimse görmesin, düz dur dedi.

İstersen gül. Komik, biliyorum.

Nasıl yapacağımıza dair bir fikrim var.

- Ne? - Ayağım.

Bileğimi incittim.

Nasıl eve gideceğim?

Ya burada tüm gece kalacaksın ya da araba tutacaksın, başka yolu yok.

- Araba çok pahalı. - Ben götüreyim. Bana yakın.

Teşekkürler ama kabul edemeyiz.

Benim arabamı alın, lütfen.

Hayır. Henüz çok erken. Gidiyor olamazsınız.

Hep erken çıkarım. Gerçekten.

Başka seçeneğin var mı?

Tanrım. Ne yaptınız?

Sakat ve yürüyemiyor. Sekiyor.

Sandalyeyi boşalt. Uyuyor olmalıydınız.

Kardeşine yardım et sonra yatağa.

Yol açın. Meg yaralı bir asker.

Bileğimi burktum.

Meg, yakında bir gün moda için kendini öldüreceksin.

Al. Hannah, buz lazım!

- Ah, gel. İçeri gel. - Sorun olmaz mı?

Karmaşa için kusura bakma. Gece yarısı bir şeyler pişirmeyi severim.

- Karışıklığı boş verin Bay Laurence. Biz boş veriyoruz. - Laurie deyin.

- Sana Teddy diyebilir miyim? - Evet.

Tiyatrolarında rol almalısın. Bir oyuncuyu daha kullanabilirler.

- Ben Amy. - Merhaba.

Erkek rolleri için Jo ile savaşmalısın ya da kız olursun.

- Çörek al. - Teşekkürler.

More Turkish subtitles for Little Women

അഭിപ്രായങ്ങൾ

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left