ആദ്യത്തെ 200 വരികൾ.
Çeviri: aytug2001
Doğa ana yağmalandı, can damarları parçalandı.
Kötü Ruhu uyandıran bir zulüm.
Yolunu kaybedenleri, zayıfları ve yoksunları arayan bir ruh.
Dua edin ki sizi arzulamasın.
Baba, bir şeyler duydum.
- Hadi ya, ne duydun? - Bir ses.
İş yapıyorduk, odur.
Neden seninle içeri gelemiyorum?
Çünkü öyle istiyorum, orası çocuklara göre yer değil.
İşimiz bitti sayılır, bu arabadan bir yere ayrılma.
Ya da onu kullanıp gitme. Duydun mu beni?
Bunu torpidoya koy.
Hemen döneceğim.
Seni seviyorum.
İşimi bitireyim, küçük kardeşin Lucas'ı alırız.
Pekala, hadi buradan gidelim.
Frank, bir parti daha yapmak istersen vaktimiz var.
O da neydi?
Dinle.
Burayı birkaç hafta daha açmayacaklarını söylemiştin.
Bu ses ne böyle Frank?
Bir hayvan olmalı.
Lanet olsun.
- Nereye gidiyorsun, Frank? - Hadi.
Neler oluyor?
Nereye gidiyorsun?
Frank.
Siktir.
Frank, buradan siktir olup gidelim.
Bir şeyler tutuşmuş.
Frank! Hadi defolup gidelim şuradan.
Çok korkunç.
Nereye gidiyorsun?
Çıkalım buradan.
Frank! Kaç Frank, Kaç!
Aman Tanrım!
Baba?
Baba?
Şimdi çıkıyorum.
Üç hafta sonra
Tabii ki bundan çok daha fazlası var.
Biri ona detaylandırmada yardımcı olmak ister mi?
Yani hikaye anlatıcılığı insanların dünyalarını...
...ve kültürlerini açıklamalarının bir yoludur.
Geleneklerini ve inançlarını bir nesilden diğerine aktarma yolu.
Amerika'da, özellikle burada yani Oregon'da...
...hikaye anlatıcılığı yerli halkımızla başlamıştı.
Kültürlerini ve kimliklerini içinde bulundukları...
...toplumdaki genç nesile öğreten yerli Amerikalılar.
Biri bana bir fabl ya da bir efsane örneği verebilir mi?
Hatta bir peri masalı da olur.
Brody, bir denesene.
Evie, paylaşmak istediğin bir hikaye var mı?
Lucas?
Bana bir fabl ya da efsane örneği ver.
Hadi.
Kimse yok mu?
Pekala, söyle bakalım Jasmine.
Goldilocks. Goldilocks bir peri masalıdır.
Çok güzel. Goldilocks'ın hikayesi nedir?
Ayı ailesi uzaktayken...
...Goldilocks evlerine girer ve yulaf lapalarını yer.
Sonra ayılar eve döner ve ona kızar.
Evet, çok güzel.
Peki bu hikayede edinilecek bir ders ya da kıssadan hisse var mı?
Evet. İzin almadan ayıların yemeğini yemeyin.
Doğru. Sizin olmayan bir şeyi almayın.
Döndüğünüzde herkes bir peri masalı veya efsane hakkında...
...tartışmaya veya kompozisyon yazmaya hazır olsun.
Gidelim.
Buyurun hanımefendi, sizi görmek güzeldi.
Üç dolar tutuyor.
Hepsi bu mu?
Toplam 4.50 dolar oluyor.
...çevre yasalarını geri çekmeye başladılar bile.
Bugün bir EPA sözcüsü, dağ zirvesi madenciliği denen tekniğe...
...destek vererek kömür endüstrisini canlandıracak kapsamlı bir plan duyurdu.
Cispus Falls, Oregon'ın ücra kesimindeki...
...Greymouth Madeni bu yönetimin tekrar açtığı birkaç madenden biri.
Bu da Amerikan enerjisine açıldığı söylenen savaşı bitirecektir.
Selam, kardeş.
Okul nasıldı?
Aynı gibi.
Biraz zaman tanı, sana ısınırlar.
Olayın ısınmakla ilgili olduğunu sanmıyorum.
Umduğum gibi olmadı sadece.
Onu buradan kaldırmamı ister misin?
Pekala, ben az uyumaya çalışacağım.
- İyi geceler. - Sana da.
Çocuk.
Opioid salgını Origon'un kırsal bölgelerinde tüm hızıyla devam ediyor.
Telefonun yanındaki sepette.
Benim eşyalarımın yerini değiştirmesen?
Nerede olduklarını bileyim diye oldukları yere koydum.
Üzgünüm, tamam.
Sadece bize biraz daha yer açmak istiyordum.
En kısa sürede evden çıkacağım, biliyorsun.
Jules, evden çıkmayla ilgili bir şey demedim ki ben.
Kusura bakma, birilerini evden çıkarmaya hazırlanıyorum da.
Çocuklu başka bir aile.
Onlara bir 10-15 dakika vereceğim.
Taşıyabildiklerini alıp arabaları varsa arabaya atsınlar, sonra da...
Keşke terfi istemeseydin, Paul. Zorunda değildin.
Warren Stokes emekli olduktan sonra...
...bu iş için kapıyı çalan pek kimse olmadı.
Bu yeri zar zor tanıyorum artık.
Yirmi yılda çok şey değişebilir, tabii ki.
Bizim kendi küçük cennet parçamız burası.
Sırada kim var?
Lucas.
- Bize hikayeni okumak ister misin? - O okumayı bilmiyor, hocam.
- Clint. - Hayır, okuyabiliyor.
Bir hikaye üzerinde çalıştığını biliyorum.
Bize ufak bir parça okur musun?
Bir zamanlar, üç ayı varmış.
Karanlık ve nemli bir mağarada yaşarlarmış.
Küçük bir kasabanın yukarılarında.
Koca ayı, küçük ayı ve bebek ayı.
Koca ayı küçük ayılara bakarmış.
Ama koca ayı hastalanmış.
İşini kaybetmiş.
Ve iç organları kararmış.
Bir gün küçük ayı eve gelmiş.
Ve koca ayı ile bebek ayı farklılarmış.
Koca ayının hastalığı daha da kötüleşmişti.
Koca ayı daha da kızgın ve saldırgan olmuştu.
Çünkü yiyecekleri yokmuş.
Etleri de öyle.
Çok güzel bir hikaye, Lucas.
Bir tek birbirleri varmış.
Onun yeri burası. Farkındasın, değil mi?
Tanrım, köpek boku mu o?
- Yuh, çok kötü kokuyor. - Tanrım!
Nasıl biri bunu oraya koyar?
Seni adi piç, bunun komik olduğunu mu düşünüyorsun?
Ye şunu!
Vur, vur, vur! - Ye onu!
- Clint, dur! - Acıyor mu?
Tamam.
Üstünü giy.
Birazdan geliyorum.
Ben de buraya girmek üzereydim, bana katılmak ister misin?
Bu yüzden seni davet etmedim.
Seni dondurma yemeğe davet etme sebebim...
...dondurmanın en sevdiğin sebze olup olmadığını öğrenmekti.
Çünkü benim öyle.
- Dondurma sebze değil ki. - Evet, sebze.
O bir tatlı.
Çoğu kişi için öyle olabilir ama benim için kesinlikle sebze.
Peki dondurma bir sebzeyse, en sevdiğin meyve ne?
Hadi.
Çörek?
Benimki de. Çikolatalı, anlaşılacağı üzere.
Aynı zamanda meyve olarak çizburger de severim.
Kardeşinden ne haber? O da dondurma seviyor mu?
Kardeşim olduğunu nereden biliyorsunuz?
Öğretmenler her şeyi bilir.
Nerede o?
- Evde. - Annenle mi?
Her şeyi bilseniz, annemin ölmüş olduğunu da bilirdiniz.
Bunu duyduğuma üzüldüm.
Bu ikimizin ortak noktası öyleyse.
Benim annem de öldü.
Gerçekten mi?
Ben 12 yaşındayken.
- Ben de 12 yaşındayım. - Biliyorum.
Kardeşinden bahsetsene. Adı ne?
Aiden.
Aiden kaç yaşında?
Yedi.
Hadi ya, o da bizim okulumuzda mı yani?
Artık değil.
O her zaman babamın yanında.
Baban ona evde mi ders veriyor?
Baban ne iş yapıyor?
Gitmem gerek.
Bu sefer beni takip etmeyin.
Yürü!
Merhaba?
- Ne... - Tanrım!
- Beni duydun sandım. - Hayır.
Bu da ne böyle?
California'da bunları mı öğretiyordun?
Burada işe yarayacaklarını sanmam.
Paul.
Bana içerlenmekte sonuna kadar haklısın.
Bunun için seni suçlamıyorum.
O zamanlar anlayamazdın, biliyorum.
Ama bu evde daha fazla kalamazdım.
Sadece seni terk etmenin verdiği acıyla boğuşarak...
...hayatımın geçtiğini bilmeni isterim.
Ve sorunlarımı çözmeye çalışarak.
Bunlar da kolay olmadı.
Ben de hayatımı geri dönersin diye dua ederek geçirdim.
Git!
Al.
Bunu senin için getirdim.
Babam yedikten sonra geri gelirim. Yorulmuş olur.
Baba, hayır!
No comments yet. Be the first to leave one.