De eerste 200 regels.
AGENT KIM REACTIVATED
TAEUN OTELİ, JEJU ADASI
Üç gün sonra
ABD başkanının en küçük kızı Jeju Adası'na varacak.
Bir haftalık tatile gelecek
ama El Kaide'yle bağlantılı olduğu düşünülen bir grubun
onu kaçırmayı planladığı istihbaratını aldık.
Koreli güvenlik görevlisi istemiyor.
Sanırım özel hayatıyla ilgili.
Odasının hemen altındaki odayı ayırttım.
O gidene kadar gayriresmî güvenlik görevlisi olacaksın.
Hoş geldiniz. Nasıl yardımcı olabilirim?
1.306 numaralı odayı ayırtmıştım.
Bir dakika lütfen.
Beyefendi, maalesef 1.306 numaralı odada başka bir konuk var.
Kim?
Maalesef konuk bilgilerini veremeyiz.
Tamam.
Samur Bir, dinleme cihazı hazır.
Kapat şu lanet müziği. Çok gürültülü!
Seni deli.
O zaman 1.506 numaralı odayı alayım.
Üzgünüm.
Maalesef 1.506 numaralı oda da dolu.
Konum takibi hazır.
Bunu bir araca mı taksam?
Sığınak gibi bir araç olur.
SAMGEORI GELENEKSEL ÇORBA VE PİLAV
-Lütfen şöyle geçin. -Tamam.
Merhaba.
Tanrım, saçınız çok güzel.
-Bir kâse kan sosisi çorbası lütfen. -Tabii.
Uzun zaman oldu 66.
Dikkat çekiyorsun.
Bu benim normal hâlim.
Nesi var?
Şüpheli görünüyorsun.
O kepi böyle indirince sen daha şüpheli görünüyorsun.
Ayrıca bireyselliğe değer veren bir toplumda yaşıyoruz.
Kimseyi yargılamamalısın…
Bak, asıl şüpheli geliyor.
Şüpheli değil.
Sadece delinin teki.
Hey, git oraya otur ve bizi utandırma.
Buraya değil. Oraya git.
Git oraya otur, bizden uzağa.
Lanet olsun.
Ona hiç bakma. Tanımıyormuş gibi yap.
Saçmalamayı kes. Önümüzde bir görev var Park Jin-cheol.
Sen de dikkatli ol.
Görev tamamlanana kadar dikkatleri üstünüze çekmeyin.
İkiniz de üstünüzü değişin.
Koreliler beyaz giyen insanlar olarak bilinir.
Amma palavracısın.
-Sensin. -Sen iki kat.
-Sen üç kat. -Sen beş kat.
Yanlış. "Beş" dedin aptal.
Evet, beş, aptal.
"Dört kat" demen gerekiyordu aptal.
-Seni balık beyinli. -Beş olacak aptal.
-Ben "Sensin" dedim. -Evet!
-Sen "İki kat" dedin. -Evet!
-Ben "Üç kat" dedim. -Evet!
Üçten sonra ne geliyor aptal?
Beş kat aptal!
Yeter!
Bu görevde ne işiniz var anlamadım ama madem öyle,
yoluma çıkmayın.
Görev sırasında böyle saçmalarsanız…
…bunu yanınıza bırakmam.
Tencere dibin kara, seninki benden kara.
Bana bak Kuzeyli.
Asıl sen benim yoluma çıkma ve defolup git.
Şuna ne dersin? Seni tarafsız bölgeye götüreyim mi?
Ne diyorsun lan?
Kızınca aksanın ortaya çıkıyor.
"Ne diyorsun lan?"
Böyle diyorum işte aptal.
Seni itoğluit.
Hey, boş ver.
Şuna bak. Cahil ve görgüsüz olduğu ortada.
"Cahil" mi?
Bana bak beyaz giysili.
Sen ondan daha büyük bir baş belasısın.
Ne?
Bu herif hiç değilse Kuzey'de müthiş bir eğitim almış.
Sen ne yapıyorsun?
Havaya zıplayıp tahta kırıyorsun
soluk benizli kemik torbası.
Şu hâle bak.
Sürekli antrenman yaptığın için
sosyal becerilerin gelişmemiş.
Uzun saçlı bir kadın hayaletin bu kadar çok konuşmaması lazım.
Eşyaları kıracağına dışarıya gel.
-Son sözlerin bunlar mı? -Dışarı gel.
Saldır bakalım!
Rock and roll!
Dikkat çekmeyin dememiş miydi?
İki, birden iyidir.
Üç de ikiden iyidir, değil mi?
Bundan emin misin?
AGENT KIM REACTIVATED
Buradayım!
Buradayım!
Lütfen durun!
Lütfen!
Teşekkürler.
Durduğunuz için sağ olun.
Beni bıraktığınız için sağ olun.
Beklenmedik bir avantaj…
Bu, Hye-ri'nin şanslı olduğunun kanıtı.
Kendini doğrudan bize teslim etti.
Buluşma noktasına gidin.
Dağılabilirsiniz.
1 YENİ MESAJ
Min-ji'yi taşıyan araç 87. Otoyol'dan çıktı.
Aracın sahibi, Juhak İnşaat.
Juhak İnşaat…
Ju Gang-chan mı gönderdi?
Bak, bizi Ju Gang-chan'ın kızı aradı. Biz sadece kızı taşıdık.
Kimin kızı o!
Tıpkı babası.
Han-soo.
Min-ji yaşıyor.
Şükürler olsun.
Yukarıya. Gidelim.
Şef Nam.
Bay Cho henüz gelmedi.
Cesetleri hallettikten sonra gelecek.
Biz önden gidelim.
Han-soo, daha hızlı gidebilir miyiz?
En fazla bu kadar.
Üstünde iki orta yaşlı adamla daha hızlı gidemez.
Min-ji'nin konumunu bulduk!
274, Musu Dağı!
-Üstünü değişip çalışma odasına gelsin. -Peki efendim.
-Ne yapıyorsun? -Şey…
Evi aramaya çalışıyordum.
Sonra ararsın.
-Çıkar mısın? -Tabii.
Bu taraftan lütfen.
Otur.
Nasılsın Min-ji?
İyi misin?
Sırılsıklam olduğun için ilk anda seni tanıyamadım.
Şey… Evet.
İyiyim.
Orada
ne işin vardı?
Şey…
Hye-ri'yle kavga ettiğim için üzgünüm.
Ve buna rağmen…
…yardım ettiğiniz için sağ olun.
Hayır.
Neden orada olduğunu sordum.
Anladım.
Şöyle ki…
Hatırlamıyorum.
Kendime geldiğimde o depodaydım.
Ben de kaçtım.
Kendine geldiğinde depodaydın, öyle mi?
Evet.
Hatırladığın son şey ne?
Müdürün odasından çıkmam.
Soğuk hava deposunda ne oldu?
Kimseyi gördün mü?
Evet, gördüm.
Hayduda benzeyen bir adam gördüm.
Kim olduğunu bilmiyorum.
Daha önce hiç görmemiştim.
Onunla konuştun mu?
Hayır.
Birden bıçakla üstüme geldi,
ben de kaçtım.
Arkamdan bağırdı
ama yağmur yüzünden duyamadım.
Öyle mi?
Acaba…
…telefonunuzu kullanabilir miyim?
Babamın beni alması için.
Buna izin veremem.
Efendim?
İzin veremem çünkü Hye-ri…
…seni öldürmeye çalıştı.
Babası olarak ne yapabilirim?
Hiçbir şey bilmiyorum.
Hiçbir şey hatırlamıyorum.
Genç olduğun için duygularını gizlemekte kötüsün.
Hafızanı kaybetmiş gibi yapmakta bile kötüsün.
Neden bahsettiğinizi anlamadım.
Hemen fark ettim.
Arabaya binip uyumuş gibi yaptığın anda anladım.
Beklenmedik bir avantaj…
Bu, Hye-ri'nin şanslı olduğunun kanıtı.
Kendini doğrudan bize teslim etti.
Hiçbir şey bilmiyorum!
Yemin ederim!
Bırakın beni!
KIM MIN-JI
Hye-ri'yi çok seviyorum ve el üstünde tutuyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.