Pierwsze 200 wierszy.
Foundation'da daha önce...
İmparatorluk çökecek. Buna hiçbir şekilde engel olamayız.
Barışı tehdit eden yüklü bir bedel öder.
Yaşayanlara ve ölenlere onları kurtaramadığınızı söyleyin.
Ona "Mahzen" diyorlardı.
- Poly! - Geri dön Poly!
Hayaleti görmek istiyorum.
İnsanları uzak tutmak için bir alan oluşturdu.
Kimse boş araziyi geçemedi
ve kimse de geçemeyecek.
ISAAC ASIMOV'UN ROMANLARINDAN UYARLANMIŞTIR
Her dünyanın hayaletleri vardır.
Ve her eve de onlar musallat olmuştur.
İmparatorun sarayına bile.
Özellikle imparatorun sarayına.
400 YIL ÖNCE
Nerede kaldın?
Sistem programcılarıylaydım.
Son zamanlarda onlarla benden çok vakit geçiriyorsun.
CLEON BİR
Onlara zor bir iş verdin.
Yerlerine başkasını arayalım mı?
Sonunu getireceklerdir.
Sana güvenebilir miyim Demerzel?
Sonunun gelmesi için.
Elbette Cleon.
Sadece onun değil.
Her şeyin.
Her zaman ben gittikten sonra kalacağını varsaymışımdır.
Ama hayatımın karanlığı yaklaşırken fark ettim ki...
Hiçbir şeye kesin gözüyle bakmamalıyım.
Ben imparatorluğa sadığım.
Evet ama imparatorluk sana sadık olacak mı?
Senin türüne karşı her zaman iyi davranmadı.
Aşırı duygusallığın sınırlarındasın.
Evet, ölüyorum.
Ve her şeyi paramparça bırakıyorum.
Vârisinden memnun değil misin?
Hâlâ evlilik ve vâris bırakma fikrine dönebiliriz.
Demerzel, senin karakterin ve belki de onun yüzünden...
...hiçbir zaman öğrenemeyeceğin şeyler var.
Bir gün ölümü öğrenebilirim.
Evet.
Ama çok çabuk geldiğini düşüneceğini sanmam.
Yıldız Köprüsü'nün tamamlandığını görmeliydim.
Ben. Benliğim. Gözlerim.
Yörüngedeki platforma birlikte çıkıp
yaptığımız her şeye yukarıdan bakmalıydık.
Bir gün bakacağız da.
Devamlılığın sağlanacak.
400 YIL SONRA
- Onu sık sık düşünür müsün? - Nasıl olduğumu biliyorsun.
Hiçbir şeyi ya da hiç kimseyi unutmam.
YILDIZ KÖPRÜSÜ'NÜN BOMBALANMASINDAN 19 YIL SONRA
İmparatorluk her zaman aklımdadır.
Platformun yörüngesi hızlı bir biçimde ölüyor.
Ya da başlarına düşeceğinden korkan fizikçiler öyle diyor.
Onların işi bunlar için endişelenmek.
Bizim öyle değil mi?
Belki senin için hâlâ öyledir ama benim için artık değil.
Tıpkı onun olmadığı gibi.
Bu son günü nasıl geçireceğin sana kalmış.
Her biriniz farklısınız.
Bundan şüpheliyim.
Ama ben sahneden inmek üzereyken kendimi özel hissettirdiğin için sağ ol.
En çok onu etkiledi.
Elinde tahta geçirmek için sadece bebek Dawn vardı.
Onun gözlerine sahip bir bebek.
Her açıdan tıpkısının aynısı ama yine de bir bebek.
Onu düşündüğümde düşündüğüm şey bu oluyor.
Sen de vardın.
Lütfen Üstat Ilan'a git imparator. Son prova için seni bekliyor.
Başlayalım mı?
Detaylar. Hepsi mükemmel.
İnce dikiş için.
Yeşim taşı sanırım.
Gidin, gidin.
Üzgünüm imparator.
Kilo verdim.
- Eminim ki yapınız... - Küçülüyorum.
Dünya beni uzak mesafeden görmeye başlıyor.
Bu kıyafet tek Ilan.
Yükselişim sırasında onu giymek bir ayrıcalık olacak.
Teşekkürler imparator.
İşi bitirelim mi?
Ilan, kıza izin verelim de o yapsın.
Birader Dusk? Burada olacağını bilmiyordum.
Anacreon. Thespis.
Acaba ben gittikten sonra onlardan bahsedecek misin?
Barbarları sindirdik. Onları başımızdan attık.
Senin söylemediğin neyi söyletirsin bize?
Bilmiyorum. Hâlâ söylemediğim ne kaldı diye karar vermeye çalışıyorum.
Uzak Sınırlar konusunda mı?
Herhangi bir şey hakkında. Bunlar gerçekten bizim kontrolümüzde mi diye.
Kaç kelimem kaldıysa boşa harcamak istemiyorum.
Onları Uzak Sınırlar'dan bahsettiğinde boşa harcamış oluyorsun.
Seldon'dan bahsediyorum.
Uzun zaman önce ölmüş biri.
Yakında da unutulacak.
Yani artık sözlerinin bu imparatorlukta bir kıymeti yok mu?
Birader, imparatorluk güçlüdür.
Cleon I'in mirası.
Acaba onu kurtarmanın bir yolu var mı?
İtici kaldıraçlarla dengelesek mi? Gökyüzüne mi yollasak?
Ne amaçla?
Kendi hayallerimiz olmadığından Cleon I'in hayallerinden son kalanları da
yok etmemek için.
Birader Dusk.
Cleon I'in büyük hayali Yıldız Köprüsü değil biziz.
Hayalperest.
Bilgin.
Simyacı.
RESSAM
Ve ben.
HAYALPEREST
Hayatım boyunca çabaladım
ama o yüzü hiçbir zaman yapabileceğimi sanmıyorum.
Gel. Kardeşlerin sana son hediyeni verecek.
Bu güzel yemek için hepinize teşekkür ederim biraderlerim.
Her lokmaya kattığınız değeri tadabiliyorum.
Vaktiniz ve dikkatleriniz çok makbule geçti.
Bir şey değil birader.
Ama hediye bu değil.
İmparatorluğun merkezi Trantor'a hoş geldiniz.
Çok uzun zaman oldu.
Çok muhteşemdi, değil mi?
Lütfen barışa saygı gösterin ve keyfini çıkarın.
Gerçekten.
Onun onuruna daha büyük bir şey inşa edeceğiz. Senin için.
Lütfen barışa saygı gösterin ve keyfini çıkarın.
Burada olamazsın. Bunu biliyorsun.
En genç hâlini görmek isteyen ilk kişi ben olamam.
O yüzden kural koyduk.
O ninniyi daha önce hiç duymadım. Yoksa duydum mu?
İmparatorun seni çok sevmesine şaşmamalı.
O çocuğa masum gözüyle bakamadığımı fark ettim.
Seldon haksız olsa bile...
...onda doğal olmayan bir şey var.
Gitmen gerek.
Dinlenmelisin.
Kendini doğarken izlemek tuhaf.
Uyu. Yarın görüşeceğiz.
Seni bu gece gördüm...
...eski Yıldız Köprüsü'nde ilk kardeşimizi izliyordun.
Biz yetmiyor muyuz?
Onu bu yüzden mi özlüyorsun?
Hayır, tatlı birader.
Yeterlisiniz.
Sadece her zaman beni terk ediyorsunuz.
Sen muhteşemliğimize eriştin,
Birader Dawn, şimdi Day.
Teşekkürler Birader Dusk.
Yeni bir Dawn henüz uyandı.
Önünde uzun ve güzel bir gün var.
Birader Darkness, vakit geldi.
Hayal sizinle yaşamaya devam ediyor.
Çünkü onu içinde yaşattın.
Bir şey yok.
Bir şeyin yok.
Her şey yolunda.
Hayır.
Bir terslik var.
Demerzel.
Hiçbir şeyi ya da hiç kimseyi unutmam.
İmparatorluk her zaman aklımdadır.
Yaşamak, hayaletleri bilmek demektir.
Dinlersek fısıltılarını duyabiliriz.
17 YIL SONRA
Peygamberlerin hepsi bizi rahatsız eder.
14'ÜNCÜ CLEON
Silinmesini istediğinden emin misin Birader Dawn?
Evet.
Artık büyüdüm.
Kendimizi tehlikeye atmak pahasına ölüleri görmezden geliriz.
İmparatorluk Cleon nesilleri arasında dönüp dururken
Vakıf, Terminus'u kolonileştirmeye başladı.
İmparator, Hari'yi hafife aldı. Hepimiz aldık.
Hari, Cleon'ların idam yerine sürgün kararı vereceğini ve müritlerinin
son hedefinin Terminus olacağını tahmin etmişti.
Gelişlerinin her açısı önceden belirlenmişti.
Kolonicilerin ne zaman ineceği...
Üslerini nereye kuracakları.
Yani orada başka bir şey olduğunu keşfettiklerinde
yaşadıkları sürprizi siz hayal edin.
Seldon aşkına nedir bu?
Ölçümlerde yoktu.
Geri dönsek mi?
Nereye döneceğiz Mari? Bu her zaman tek yönlü bir yolculuktu.
- Gidip bakacağım. - Hayır. Birlikte bakacağız.
İyi misin Lowre?
- Evet, evet. - Gel bakalım.
- Biraz başım döndü. - Gel.
Geri dönün.
Abbas! Geri dön.
Ona Mahzen adını verdiler.
Onlarca yıl boyunca onunla ilgili sayısız efsane türedi.
Uzaylılar tarafından bırakılmış eski bir objeydi...
...Cleon'lar tarafından önden yollanan bir gözlem noktasıydı.
Tüm yerleşimciler kesin olarak biliyordu ki
Mahzen, ona kimsenin yaklaşmasına izin vermeyecekti.
No comments yet. Be the first to leave one.