The first 200 lines.
BİR NETFLIX DİZİSİ
O hâlde onu tekrar tanıtayım.
Bu benim komşum, Bay Karino.
Memnum oldum.
Memnun olduk!
Bu duruma nasıl geldim?
Film mi?
Evet. Mangama ilham bulmak için herhangi bir filme gitmem söylendi.
Sinema salonunda mı?
Başka yolu yok.
Veliniz olarak size eşlik etmeliyim.
Dürüst olup gitmek istediğini söylesene.
Ne şanslısın! Ben de sinemaya gitmek istiyorum!
Acaba çocuklarımızı da sinemaya götürür müsünüz?
Sinema salonu dediğinizde Aeyon'u kastettiniz!
Hayır, sinema en üst katta…
-Annem Aeyon'un pahalı olduğunu söyledi! -Oyuncakçıya gitmek istiyorum!
Karino, hadi hemen sinemaya gidelim!
Anladım, çekiştirmeyin!
Yürüyen merdivende şakalaşmak yok!
Durun, dedim!
SHIMIZU SİNEMALARI
Hiç iyi değil, şimdiden takatim kalmadı.
TONOSAMAN FİLMİ
Karino, bunu izlemek istiyorum!
Ne?
- Dinozor Avcısı 3 - D mi?
Ben de! Üstüne atlıyorlarmış!
Kakası da uçuyor muymuş?
Buna gitmemeyi sorun etmez misin?
Bana ikisi de uyar.
Karino, patlamış mısır istiyorum!
Çok pahalı.
Ama bir dakika. Kotaro'nun arkadaşlarına iyi mi görünmeliyim?
Reddedersem velin pinti derler diye yüzün asılır mı?
Başka yolu yok, al gitsin!
Her şeyi alacağım!
Yaşasın!
Sen hangisinden istiyorsun?
Ne?
O zaman üç çocuk menüsü!
Vay canına!
Sessiz ol! Dökme!
Sessiz ol, dedim!
Çok eğlenceliydi!
Karino, oyuncakçıya gidelim!
Hadi gidelim!
Arkadaşlarım, kusura bakmayın
ama Bay Karino fakir bir manga çizeri, çok parası yok.
Sadece küçük bir…
Bay Karino!
Bugün buraya iş için gelmediniz mi?
Hadi eve dönelim.
Hey!
Karino, teşekkürler!
Bay Karino demek istediniz, değil mi?
Çok eğlenceliydi.
Korkunçtu. Bir daha asla onlara göz kulak olmayacağım.
Ne oldu? Niye o kadar yaklaştın?
Susma öyle, bir şey söyle.
Bir dakika. Bana kızdın mı yoksa sen?
Arkadaşlarımla çok eğleniyordunuz.
Siz benim velim değil misiniz?
Senin yerine arkadaşlarınla ilgilendiğim için üzgünüm.
O ne demek öyle?
Neden gülüyorsunuz? Benimle dalga mı geçiyorsunuz?
Dalga geçmiyorum.
İş için başka bir filme daha gideceğim. Gelmek ister misin?
Bu sefer Tonosaman'a gideceğim.
Başka yolu yok, geleceğim.
Sizi beklettiğim için üzgünüm. Ben Tonosaman!
Sizi beklettiğim için üzgünüm. Ben Tonosaman!
Ama bu anime de gerçekten çok sıkıcı…
Yanağını sıkmayacağım, söz
ama lütfen seninle oynamama izin ver Kotaro!
Hâlâ oğlunuzla görüşemediniz mi?
Eski karım, oğlumun benimle görüşmek istemediğini söyledi.
Yapacak bir şey yok. Yani bana bir bak.
İçeri gelebilirsiniz. Süt içer misiniz?
Kotaro!
BİRKAÇ GÜN SONRA
Siz kimsiniz?
Ne?
Burada kim varmış böyle? Bir sorunun mu var?
Bunu sormadan önce kendini tanıtmalısın.
Ben Kotaro Sato.
Bu apartmanda oturuyorum.
Ne? O zaman babamı tanıyor musun?
Babam da burada oturuyor!
Ne? Oğlum mu?
Benim oğlum mu? Ne?
O değil.
Babam bu adam gibi güvenilmez biri değil.
Anlıyorum. Özür dilerim.
Bay Tamaru'nun oğlu olduğunuzu bilmiyordum.
Bay Tamaru şu anda evde değil.
O yüzden bir süreliğine burada bekleyelim.
Tamam, sağ ol dostum.
Ancak Bay Tamaru'nun dediğine göre
onu görmek istemiyormuşsunuz.
Hayır! Annem dedi ki…
Kotaro! Beklediğin için sağ ol…
Baba!
Yuta? Burada ne işin bar?
Görüşmeyeli uzun zaman oldu baba! Seni görmeye geldim!
Ama Yuta, sen…
Bilmiyordum.
Annem, sen ve benim buluşacağımızı bilmiyordum.
Annem hiç söylemedi.
Ben de gizlice adresini buldum ve seni görmeye geldim.
Annemin geldiğimden haberi yok.
Seni görmek istedim baba. O yüzden geldim!
Harika değil mi? Sonunda onu görebildiniz.
Hemen eve dön.
Ne?
Neden?
Ne diyorsunuz Bay Tamaru? Siz…
Bugün bu şekilde gelmen hoşuma gitmedi.
Bir daha habersiz gelirsen
seninle hiç görüşmem.
Kurallara uymak zorundasın.
Ama annem o planlardan bana…
Şu anda annenden değil, senden bahsediyorum.
Tamam.
Anneni arayacağım, gelip seni alsın.
Annenle konuşup durumu anlattım.
Üçümüz ay sonunda buluşacağız.
Peki.
Görüşürüz.
Tamam.
Her zaman yanında olamadığım için üzgünüm.
Evet.
Amanın!
Bay Yuta ta nerelerden sizi görmeye gelmiş!
Neden onu hemen eve gönderdiniz Bay Tamaru?
Normalden daha fazla mı batırıyorsun?
Bay Yuta'yı görmeyi çok istiyordunuz!
Evet, onu görmek istiyordum…
Ama Yuta'nın büyüdüğünde
kurallara karşı gelen biri olmasını istemiyorum.
Onu yalnız bırakmak hiç hoşuma gitmiyor ama durum bu.
Anlıyorum. Sizin sevginizi gösterme şekliniz de bu demek.
Belki baban da aynı şeyleri hissetmiştir Kotaro.
Ne demek istiyorsunuz?
Tabii ki babanın seni üzmesi çok yanlış.
Ama seni sevdiğine inanmak isterim…
Sonuçta
kendi çocuğunu sevmemen imkânsız.
Anlıyorum. Bay Yuta'nın önünde kendinizi tutup ağlamadınız, tebrikler.
Sizi takdir ediyorum.
Kotaro!
Evet?
Bugün 201 numaralı odaya taşındım.
Adım Sumire Takei. Memnun oldum.
Ben de memnun oldum. Ben Shin Karino.
Bu soğuk afet, Sumire Takei
kariyer sahibi bir kadına benziyor.
Ama ondan fazlası var…
En azından çöpleri doğru ayrıştırın!
Yetişkinlerin hepsi işe yaramaz.
Yeter! Bir sus artık!
Başının etini yiyen bir anne gibi.
Günaydınlar!
Kotaro, günaydın!
Selam verebilirsin ama ellerin çalışsın.
Günaydın Kotaro.
Size de günaydın Bayan Takei.
Ne akıllısın Kotaro. Çöplerini düzgün ayrıştırmışsın.
Herkes seni örmek almalı!
Şu kız, köpeğini gezdiriyor.
O çocuk da okul kulübü için sabah koşusuna çıkmış.
Çok çabalıyor! Tam bir şampiyon.
Ama çocukları övmeyi seviyor.
Boncuk boncuk terliyor…
Çocuklarla ilgili kendini zorluyor.
Tanışmaya geldiğinde ne demişti…
Bu apartmanda hiç çocuk var mı?
Bir çocuk yalnız yaşıyor.
Bay Tamaru ve ben onu anaokuluna bırakıp alıyoruz.
Ne oldu?
Hiçbir şey! Aynı binada yaşadığımızdan ben de yardım edeceğim.
Öyle olmalı, değil mi?
Muhtemelen çocuklarla iyi anlaşamıyor
ama nedense Kotaro, Bayan Takei'nin peşini bırakmıyor.
Ebelemece mi oynuyoruz? Kaybetmeyeceğim!
Kotaro'nun da hoşuna gidiyor gibi.
Böyle bir durumda hassas davranmasını beklerdim.
Son dakika oldu, üzgünüm. İşim çıktı, onu anaokulundan alamayacağım.
Bay Tamaru da burada değil.
Son anda oldu, biliyorum
ama Kotaro'yu almaya gidebilir misiniz?
Sorun olur mu?
Tabii ki de olmaz!
İşim yok. Seve seve yardım ederim!
Seni almaya taksiyle mi geldi?
Evet. Çok kısa sürdü
ama şoförle muhabbet ettik.
Bayan Takei bugün kendini biraz fazla zorladı.
Bugün son dakika oldu, üzgünüm.
Neden bahsediyorsunuz? Yardım edeceğimi söylemiştim!
No comments yet. Be the first to leave one.