The first 182 lines.
BABAMIZ
Beni kızdırmaktan vazgeç!
- Sakin ol. - Lütfen Tahir.
Sular kesildi.
Ne?
Tuhaf. Babam odasında değil.
Belki sigara almaya gitmiştir.
Her zaman geç kalıyor baban. Geçen seferde aynıydı.
- Babam hakkında böyle konuşma. - Gerçek bu.
Kes şunu Amine.
Unutun gitsin.
Sizinle bir daha oynamıyorum.
Hadi tarlaya gidelim. Onların babasıyla bir anlamı yok.
Merhaba anne.
Babam nerede? Maçımızda hakemlik yapması gerekiyordu.
Bir şey söyle!
Su yok.
Ne var?
Ne istiyorsun?
Babanızdan bıktım artık.
Sizin çok sevgili babanız evi terk etti.
Ben bunu hak etmek için ne yaptım?
Sizin babanız sorumsuz.
Evet, sorumsuz!
Bugün pazar. Babam maçımızda hakemlik yapması gerektiğini biliyordu.
Sence nereye gitti?
Bilmiyorum. Çok uzağa gidemez. Geri dönecektir.
"Sorumsuz" ne demek?
- Ne? - "Sorumsuz"!
Çeneni kapatamaz mısın?
Burası Çad ile Kamerun arasındaki sınır.
Bu köprünün ötesinde başka bir yerdesindir.
Uçamayan herkes, buradan gider.
Belki babam da onlardan biridir.
Acıyor mu?
Seni hastaneye götüreyim mi?
Acıyorsa, gitmemiz gerek.
Bırak ağlamayı.
Düğmeni ilikle.
Saatin kaç olduğunu biliyor musunuz?
Sabahtan beri görmüyorum sizi.
Beni düşünmediniz.
Değil mi?
Dinle beni, sen!
Öylece ortadan kayboluyorsunuz. Beni hiç düşünmüyorsunuz.
Beni burada yalnız başıma bırakıyorsunuz.
Bende sizi önemsemiyorum.
Gitmek mi istiyorsunuz? Babanız gibi?
Gidin öyleyse.
Bırakın beni. Ben tek başıma kalırım.
Sizi önemsemediğime göre, artık görmekte istemiyorum.
Sorumsuz:
Kanunen sorumlu olmayan kişi.
Hareketlerinden dolayı savunma yapmak zorunda değildir.
Ahlaken sorumlu tutulamayacak kişi.
Kaygısızca hareket eden.
Anladın mı?
Elbette!
Sorumlu olmayan kişi.
Yani, babam gittiği için sorumlu değil?
Bana kitap okuyabilir misin?
Babam okuyor sana.
Lütfen abi.
- Ben babam değilim. - Lütfen! Oku bana!
Peki o zaman.
Sağ ol.
Altı yaşındayken, şahane bir resim gördüm,
"Doğadan Gerçek Hikayeler" isimli bir kitapta.
Tahir.
Şimdi ne istiyorsun?
Göğsüm ağrıyor.
Nefes almakta zorlanıyorum.
Gidip annemi getireceğim.
Sorun ne?
Ne oldu?
Babam geri geldi mi?
Yani?
Geri geldi mi?
Benimle gel.
Amine astım krizi geçiriyor.
Ona bir iğne vereceğim, böylece gece rahat uyuyabilir.
Birde bazı ilaçlar için reçete.
Tamamdır.
Achta, kocan nasıl?
- Babam... - Sessiz ol.
Seninle mi konuşuyoruz?
O iyi.
- Peki okul nasıl? - İyi.
İyi şanslar. Nasıl olduğunu görmem için bir hafta içinde tekrar gel.
Sağ ol.
Güle güle.
- Merhaba Adoum amca. - Nasılsınız?
Oturun.
Evde her şey yolunda mı?
Değil mi?
Pek mutlu görünmüyorsunuz!
Şunu dinleyin.
Son bestem.
Ne düşündüğünüzü söyleyin.
Pazar günü bile rahat vermiyorsunuz!
Çalışmayan için kolay! İşe yaramazlar!
Sana söyledim: Burada artistlerden hoşlanmayız.
Fakat babanız, uzun zamandır burada çalışmıyor.
Bir şey söylemedi mi?
Henriette?
Brahim Bey buradan ayrılalı ne kadar oldu?
2 yıl 3 ay sanırım.
Üzgünüm.
İki sene boyunca bize yalan söyledi.
Her gün: "Ben işe gidiyorum. "
Hepsi yalan!
Kola almak ister misin?
Kola mı?
Onun yerine filmi izleyelim.
Bu babam...
Bu o...
Yemin ederim...
Sırtına bak.
Baba benim, Amine...
Bana bak...
Lütfen baba.
Merhaba çocuklar!
Nasılsınız?
Eğlendiniz mi?
Yatağa!
Biliyor musun...
horozlar niye sürekli öter?
Bilmiyorum.
Osurduklarını duymamızı istemediklerinden.
Horozlar çok gururludur!
Burada bir tanesi gece bile osuruyor!
Altı yaşındayken, ilkel ormanla ilgili...
şahane bir resim gördüm...
"Doğadan Gerçek Hikayeler" isimli bir kitapta.
Bu bir hayvanı yutan boa yılanıyla ilgiliydi.
Burada resmin bir örneği var.
Kitapta diyor ki: "Boa yılanı... "
İyi misin Tahir?
Evet, iyiyim.
Okula gelmiyor musun?
Geliyorum.
Canın gitmek istiyor mu?
Hadi, gidelim.
Doğru makara olduğuna emin misin?
Evet. Üzerinde yazıyor.
Nerede?
Çok fazla var. Bıktım artık.
Ne yapıyorsunuz orada?
Okulda değilsiniz?
Öğretmenler grevde.
Maaşları ödenmemiş.
Peki bunlar ne?
Arkadaşımın...
Bana ödünç verdi.
Komiserim,
onları affedin.
Bu benim için çok fazla.
İlk kez yaptılar.
Bir daha yapmayacaklar.
Bir şey söyleyin!
Ne var orada?
Ne arıyordunuz?
Her durumda bayan...
bu ilk ve son kez.
Dinleyin!
Anneniz sizin için rica etti.
Neye layık olduğunuzu biliyor musunuz?
Dayağa!
Fakat anneniz araya girdi...
bu yüzden gitmenize izin veriyorum.
Yazıklar olsun bana.
Terk eden bir koca... Hırsızlık yapan çocuklar...
Ne rezillik!
Tahir, Amine,
çocuklarım.
Sizi seviyorum.
Beni affedin.
Usandım.
Gideceğiniz yer, kötü bir yer değil.
İyi çocuklar olmak için,
iyi bir eğitim alacaksınız.
Merak etmeyin bayan.
No comments yet. Be the first to leave one.