The first 200 lines.
Muharebe hazır. Delta İki, durum raporu.
İyi görünmüyor, komutanım. İş çığırından çıkmış.
Dört rehine vurulmuş.
Sorgulayıp, cesetlerini buraya atmışlar.
Echo İki, durum raporu.
Ana hedeften iz yok. İlerliyorum.
Temas var, ikinci bina. Zemin kat.
Bravo Altı, harekete geçme.
Anlaşıldı. Harekete geçiyorum.
Delta, Echo, çabuk, çabuk. Daha hızlı. Bravo içeri girdi.
Lanet olsun, Bravo Altı. Sana bekle dedim!
Silahını at.
Silahını at dedim!
Tamam.
Sakin ol.
Ne istiyorsun?
Helikopter. Hemen!
Hedefteyiz. İkinci bina.
Ve geri çekilmelerini söyle!
Alfa Bir, beklemede kalın. Durum kontrol altında.
Anlaşıldı, bekliyoruz.
Eğer helikopter istiyorsan, bana bir telefon ver.
-Orada. -Nerede?
Orada.
Bravo Altı görüldü. Ana hedef güvende.
AVIANO HAVA ÜSSÜ İTALYA
Neden bu uçuşlar hep uzun sürüyor?
Bunun için savaşıyoruz, baylar.
Dostum, eve dönmem gerek.
Hiçbir görev zor değil, hiçbir özveri fazla değil!
Önce görev!
Aynen! Hangara gidin!
Ben alırım, patron.
AMALFİ KIYILARI İTALYA
Sence bir gün...
sadece bir kerecik, gittiğin şekilde geri dönebilecek misin?
Yaralarımı sevmiyor musun?
Yaralar umrumda değil.
Anlatılanları sevmiyorum.
Biliyor musun, anlatılanların komik tarafı...
hepsi aynı bitiyor.
Her zaman eve dönüyorum.
Benden söylemesi.
Bir zaman sonra...
vücudun artık bunu kaldıramayacak.
Vücudumun ne yapıp ne yapamayacağını mı sorguluyorsun?
Belki, biraz hatırlamaya...
ihtiyacım vardır.
Kahvaltı almaya çıktım, hemen dönerim
Bebeğim?
Kahretsin.
Gina.
Senin derdin ne?
İyi misin, dostum?
Evet.
Hep işe yarar.
-Kimsin sen? -Kim miyim?
Tatilini mahveden herif benim.
Adım Martin Axe.
Cevabını aldın.
Şimdi, sıra bende.
Mombasa'daki rehinelerle ilgili sana kim bilgi uçurdu?
Doğru ya. Susabileceğini düşünmüştüm.
O yüzden sana biraz ekstra motivasyon lazım.
Bak kimler gelmiş.
Kimmiş?
Gina.
Nasıl?
Onun bu işle bir ilgisi yok.
Peki, bir daha soruyorum, sana kim haber uçurdu?
Bilmiyorum, dostum. İşim o değil. Söylenenleri yaparım.
15 santimi kaldırır mı?
Zaten sana neden soruyorum ki?
Hey, buraya bak.
Bana bak!
Cevabım yok çünkü bilmiyorum.
Bilseydim, söylerdim! Bilmiyorum.
Bana başka bir şey sor, herhangi bir şey.
Ama buna bir cevabım yok çünkü bilmiyorum.
Tamam, sana inandım.
Ray.
Ray. Ray.
-Ray. -Her şey düzelecek.
Haberler kötü, bebeğim.
Düzelmeyecek.
Hayır! Hayır!
Sen bir hiçsin.
Artık yaşamıyorsun bile.
Yemin ederim, seni bulacağım ve seni bitireceğim.
Beni şimdi öldürmelisin.
Çünkü ikinci bir şansın olmayacak.
Emin olabilirsin.
Tavsiyen için sağ ol.
Biyoelektrik yükleme başladı.
Yüzde 75.
Tam devre.
DURDURULAMAZ GÜÇ
Bloodshot Projesi işlem yükleme: nakil tamamlandı.
Denek uyanık ve stabil.
Hey, bana bak.
Hey, sen, bana bak. Sorun yok, iyi olacaksın.
Sorun yok.
Neredeyim?
Uyanık ve bilinçli.
Bu olağanüstü.
Sizi tanıyor muyum?
Sanmam.
YGT'ye hoş geldin. Yükselen Güç Teknolojileri.
Ben Dr. Emil Harting. Burası benim tesisim ve meslektaşım, KT.
Katie.
Baş harfler, KT.
Bana bakar mısın, lütfen?
Gözbebeği iyi duruyor. Maküler kanama görünmüyor.
Kızarma da yok. Çok temiz.
Pekâlâ, bana ne oldu? Burada ne işim var?
Söylesene. Bir şey hatırlıyor musun?
-Bir şey fazla geniş olmadı mı? -Tabii ki.
Basit tutalım. Adın ne, rütben, kimlik numaran?
Kolay.
Adım...
Rütbem, kimlik numaram?
Bak, vücudun Amerikan Ordusu tarafından bağışlandı.
Vücudum mu?
Korkarım ya biz alacaktık ya da Arlington.
Arlington derken, doktor?
Birkaç yaram var ama henüz mezarlık için erken.
Bunu sana söylediğim için üzgünüm ama kendini öldürttün.
Pekâlâ.
Diyelim öyle.
Ama eğer öldüysem...
beni bekleyen birilerinin olması gerek.
Eve dönmemi isteyen birilerinin.
Bunu söylemek benim için çok zor.
Birine öldüğünü söylemekten daha mı zor?
Ordu sadece belli askerlerin vücutlarını bağışlar,
aileleri tarafından talep edilmeyen.
Affedersin. Bazen yara bandını hızlıca çekersin.
Acıya alışmana yardımcı olur.
Ama artık geçmişine ihtiyacın yok.
Beni dinle.
Başarılı olarak geri dönebilen ilk kişi sensin.
Ve çok da güzel oldu.
Daha önce kimsenin sahip olmadığı bir şeyin var:
İkinci bir şans.
İkinci bir şans.
Vay be.
Bunu beklemiyordum.
Burada ne işimiz var, doktor?
YGT Amerikan Ordusu'nun en kıymetli varlığını inşa etmeye odaklanmıştır:
Senin gibi askerleri.
Yeni bir geleceğin öncüleriyiz.
Dış iskelet rekonstrüksiyonundan,
ki bu askerleri daha hızlı ve güçlü yapıyor...
hareketlerini geliştiren sinirsel protezlere kadar her şeyi üretiyoruz.
Ama sen, arkadaşım, sen bizim
tüm zamanların en büyük insani gelişimini yaptığımızın kanıtısın.
Gel de sana göstereyim.
-Alabilir miyim? -Evet, tabii.
Ne oluyor, doktor?
Hadi be.
Açıklayayım.
Elini buraya koyabilirsen eğer, lütfen.
Şimdi bak.
Bu şeyler de ne öyle?
Biyomekanik yapılar. Onlara "nanitler" diyoruz.
Biyolojik yapını sezgisel olarak geliştiriyorlar.
Yıkıcı yaraları çok hızlı bir şekilde iyileştirip...
yaralı dokuları onarıyorlar.
Yani onlar kanımın içinde mi?
Onlar senin kanın.
Onları tekli organ sistemine uygulamakta başarı yakaladık.
Ve artık tüm vücut nakli için zamanın geldiğini düşündük.
Tabii, düşünürsünüz.
Ve kanımızın kalori ihtiyacı gibi nanitlerin de enerjiye ihtiyaçları var.
Ve bu laboratuvar bunu sağlıyor.
Ne kadar çaba sarf ederlerse o kadar enerjiye ihtiyaçları oluyor.
Şu parlayan şey de ne?
Fareyi kurtarmak için ölümcül bir kanserle savaşan nanitlerin...
yaydığı sıcaklık.
Fare az önce öldü.
Kuşkusuz, bazı sonuçlar yetersiz oluyor.
Belki de en iyi kısmına geçsek iyi olacak.
Bu sensin. En iyi sonuç sensin.
Çünkü artık enerji kaybettiklerinde onları tekrar şarj edebiliyoruz.
Neden geçmişimi hatırlayamıyorum?
Kim olduğundan ve yaptıklarından dolayı.
Üzgünüm ama seninle ilgili her şey gizli.
Ama hepsi geride kaldı. Bu senin geleceğin.
Dinle, küçük bir çocukken, tenis şampiyonuydum.
Ve sonra 15 yaşında, kanser oldum.
Altı ay sonra kolumu kestiler.
Kaybettiğim şeye takılı kalmaktansa, kim olabileceğime odaklandım.
Ve şimdi, bir asker kolunu kaybederse...
daha iyisine sahip oluyor.
Burası rehabilitasyon tesisimiz.
Burada hastalar yeniliklerini test edebiliyorlar.
KT ile tanıştın. Eski Deniz Kuvvetleri yüzücüsü.
Suriye'de bir kimyasal saldırıda kurtarma operasyonuna katıldı.
Solunum borusunda rekonstrüksüyon yapıldı
ve artık köprücük kemiğine takılı cihazından nefes alıyor.
No comments yet. Be the first to leave one.