The first 200 lines.
Bölünmüş Berlin'de geçen 6 Sahne ve Bir Kapanış.
Sahne 1 1977
Baader'e özgürlük!
Her şeyi görüyoruz! Her şeyi görüyoruz!
Meinhof'a özgürlük!
Patricia.
Gidiyorum işte...
mevsimlerin en güzel yerinde
Gitmeli miyim... yoksa kalmalı mıyım...
Beş dakika içinde bir hastam gelecek.
Daha sonra gelmesini söylerim. Gel Iütfen.
Gidiyorum işte...
mevsimlerin en güzel yerinde.
Bu şarkı, kafama takıIıp kaldı. Öyle yüksek ki sesi!
SEANSTA
Ne demek istediğimi anlıyor musun?
Ne demek istediğimi anlıyor musun?
Her şeye ragmen, onu hayatta tutmaya çalışacaklar.
Markos mu?
Çabuk, çocuklar kapmadan önce yer tutmamız lazım!
Gitarist o kadar tatlı ki...
Haklıydım.
Cadı onlar.
Sara'ya oradan çıkmasını söylemek zorundayım.
Aralarında umursadığım tek kız o.
"Sanrıları ağırlaşıp paniğe dönüşmüş."
"Kurguladığı mitolojinin doğrulandığını hissediyor."
Onu almadan gidersem, bir sonrakine onu seçebilirler.
Ya da Olga'yı. Olga'yı da uyarmalıyım.
Aslında Olga birçok şeyin farkına vardı.
Benimle nasıI ilgilendiklerini gördü.
O binada görebildiğinden çok daha fazla şey var.
Savaştan beri yer altında saklanıyorlar.
Artık seni duyabiliyorlar, öyle mi?
Başlarda, bana bazı şeyler bahşetmişlerdi.
Mükemmel denge, mükemmel uyku.
Düşündüklerini anlayabiliyordum.
Ama benim saçımı aldılar.
İdrarımı aldılar. Gözlerimi aldılar!
Artık beni görebiliyor.
Gidiyorum işte, mevsimlerin en güzel yerinde...
Gidiyorum.
Anne Markos...
ruhuma girmek istiyor.
Onu hissedebiliyorum.
İstediğimi sanmıştım.
İmge
Buna ben izin verdim.
Beni anlıyor musun?
Burada olduğumu anlarlarsa, tereddüt bile etmezler.
Beni takip edip organımı tabakta yiyecekler.
Bay Berger sizi bekliyor, Doktor Bey.
Anne olan bir kadın herkesin yerine geçebilir,
ama kimse bir annenin yerini dolduramaz.
Günaydın Papaz Bey.
Adınız Bannion mu?
İyi günler.
- Bayan Tanner siz misiniz? - Evet, buyurun.
Hadi...
Bu sabah sizi otelinizden aramaya çalıştım...
başka bir zaman gelmeniz için.
Neden?
Kurumsal işlerden ötürü. Bugün uygun bir zaman değildi.
Ama madem geldiniz...
Ve beş, ve altı...
ve yedi, ve sekiz!
Dirsekleri kaldırın. Ve bir.
Gel, Suzie.
Bayan Millus ve Bayan Mandel topluluğumuzun öğretmenleridir.
Peki ya Viva Blanc? Bana onun da burada olduğu söylenmişti.
Ah, canım, senin resmi bir eğitimin veya referansın yok ki.
Seçmelere girme isteğin...
Madame Blanc'ın iyi gününe denk geldi sadece.
Aslında burada hiç olmaman gerekiyordu.
Anlıyor musun?
Evet?
İyi. O zaman başlayalım.
Ben müziksiz dans etmeyi tercih ediyorum.
Teşekkürler.
Süreyi aklında tutabilirsin değil mi?
Hipnoz mu? İşte şimdi dirsekler arasındaki çizgideyiz.
Yüzün öne baksın. Harika.
Ve... Morphus.
Yüzüne çok yakın tutma.
Elinde kuş tutuyormuşsun gibi.
...onun gibi bir şey.
Sabah provasını alırken yapmışlar.
Eşyalarını kargo kutularına koymuşlar.
Yer altında saklandığını düşünmüyorsun, değil mi?
Ne olduğu umurumda değil. Sadece onu aramak istiyorum.
Gerçekten endişeleniyorum.
Bayan Bannion!
Buraya gelin.
Madam Blanc ile konuştum.
İyi iş çıkardınız, Bayan Bannion.
Eve dönüp işlerinizi yoluna koymak...
ve Berlin'e taşınmak için hazırlık yapmak istersiniz diye düşündüm.
Hayır! Hayır, hayır hemen başlayabilirim.
Güzel.
Bu, Bayan Gutter...
Teknik müdürümüz.
İyi günler.
Bu da Bayan Vendegast.
Burada yaşayan dansçılarımızla ilgileniyor.
Nereden geldin?
Ohio.
Bir çeşit Ruth Bre topluluğu gibiyiz.
Dansçılarımıza çok para veremiyoruz.
Ücretsiz olarak yurt tarzında ev verebiliyoruz.
Hiç ücret almıyor musunuz?
Bir mark bile.
Bu toplulukta, bir kadının ekonomik yönden...
kendine yetebilmesine çok önem veriyoruz.
Normalde, yıIın bu zamanı yerimiz olmaz...
Ama şimdi bir odamız var.
Evet. Patricia'nın odası.
Patricia'yı tanıyor musun?
Hayır. Koridorda kızların onun hakkında konuştuğunu duydum.
Artık bizden biri olduğuna göre, saklamayacağım.
Patricia, bazı üzücü sebeplerden ötürü topluluğumuzu terk etti.
Geri dönmeyeceğini düşünüyoruz. Yani istersen, bir oda var.
Eşyalarına yardım etmesi için kızlardan birini göndereceğiz.
Öğle yemeğinden sonra, uygun olur mu?
Evet.
Aslında... Evet...
Harika.
Selam, kusura bakma geç kaldım. Yağmur çok fena.
Berlin'de ne zaman yağmur yağsa, herkes taksiye atlıyor.
Ben de aptal gibi onları izliyorum.
Adım Sara. Şansımızı sokakta deneyeceğiz gibi gözüküyor.
Şemsiyen var mı?
Ah, sen saat 6'ya kadar gelmeyince,
odayı bir gecelik daha tutmak zorunda kaldım.
Susie, kusura bakma. Toplulukta her şey birbirine girdi.
Neden gülüyorsun?
"Berlin" dediğin zaman, bir saniye önce "Berlin'de herkes" dedin ya...
düşündüm de, artık ben de onlardan biriyim.
- Berlin'de yaşıyorum. - Evet. Tebrikler.
Bugün bir sansasyon yarattığını duydum.
Aileni arayıp onlara haber verdin mi?
Bayan Blanc seçmelerime geldi.
Sonra da hemen gitti.
İnanıImaz biri. İşini yansıtma şekli...
Enerjisi, sana yol gösterdiği zaman, bağımlıIık yapıyor sanki.
Doğru kelime bu sanırım.
GüçIü biri. Topluluğu savaş yıllarında ayakta tutmayı başarmış.
Onlar kadınların sesini kesip
bacaklarını açmalarını istedikleri zaman...
Blanc oradaymış.
Teşekkür ederim. Gerçekten.
Ne? Fransızca mıydı o?
Bomba bu! Kokusunu alabiliyorum.
O tarafta bir banka vardı.
Burada ne olduğunu bilmiyor musun?
Uçağı kaçıran eylemciler,
Stammheim tutuklularının salıverilmesi için pazarlık yapıyorlardı.
KızıI Ordu Fraksiyonu.
Baader Meinhof.
Bir yöneticiyi kaçırdılar.
Savaş devam ediyordu. Bir SS subayıydı.
Şimdi ise Alman İşçiler Birliği'nin başında.
Bunun ne kadar korkunç bir şey olduğunu anlıyor musun?
Özür dilerim.
Arkadaşım için endişelendim sadece.
Sahne 2 Gözyaşlarının Sarayları
Şimdi, oylamaya geçelim.
Hepimiz seçtiğimiz bir ismi söyleyeceğiz.
Mandel, sen kimi seçiyorsun?
- Markos. - Bayan Killen?
Blanc.
- Judith? - Markos.
- Boutaher. - Blanc.
- Millus. - Markos.
- Martincin. - Markos.
- Huller. - Markos.
- Mauceri. - Blanc.
- Marks? - Markos.
- Pavla. - Markos!
- Kaplitt. - Blanc.
- Vendegast. - Blanc.
- Balfour. - Blanc.
- Creusot. - Blanc.
- Alberta. - Markos.
Griffith.
Griffith?
- Sona geldik. - Seçmek zorundasın.
Anne Markos.
Blanc, sen kimi seçiyorsun?
Çekimserim.
Ben Markos diyorum.
Markos üç oy farkla kazandı.
Karar verildi.
Anne Markos başta kalmayı sürdürecek.
Kimse verdiği oydan dolayı yargılanmasın.
Çoğunluğun isteğine uyulsun.
Çok yaşa Markos.
Çok yaşa Markos!
Uçağı kaçıranların...
götürüp götürmeyeceklerine...
veya 91 yolcunun durumlarına dair henüz bir bilgi ulaşmadı.
No comments yet. Be the first to leave one.