Dexter

Dexter

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

Dexter S01 BluRay
A Commentary by turkcealtyazi

Tags

bluray
Published on: 2025-01-18
Downloads: 214
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Dexter'da önceki bölümlerde...

Kan yok.. Ne harika bir fikir.

O lanet olası buz kamyonunu buldum.

Benim yeni arkadaşım.

Daireme girdiğinde beni yakından tanımaya zaman ayırmış.

Hayatımı, sırlarımı.

Paul artık burada oturmuyor.

Sahiden mi? Hapiste ama...

...bana hala 50 gram kokain borcu var.

Bu durumda sen borçlu oluyorsun.

Çakal daha fazla para istedi, Ve benim param yoktu.

Zavallılar.

Ömür boyu biriktirdikleri parayı verip bir balık ambarına tıkışıyorlar.

- Ücreti ödeyemeyince... - Ortadan kayboluyorlar.

Jorge Castillo...

Yelina'nın parayı bırakması gereken parka...

...en yakında oturan şüpheli kişi o.

Affedersiniz. Burası özel mülk.

Kusura bakmayın. Ben sizi Kübalı sanmıştım.

Amerikalıyım dostum. Tıpkı senin gibi.

Benim gibi.

Haydi.

Gir içeri seni Kübalı pislik.

Bu çift sandığımdan da iyi eşleşmiş.

Lanet hayvanlar.

Tanrı Amerika'yı korusun.

Valerie'yi öldürmek için fazladan zaman harcamak tedbirsizlikti belki de.

Hayatım dikkatlice planlanmış bir dizi andan oluşuyor.

Ama bazen de risk almanız gerekir.

Hayat o kadar fani, o kadar kırılgan ki.

Her nefesimiz son nefesimiz olma potansiyeline sahip.

Hazır mısın?

Şimdi gevreğimi yiyebilir miyim?

Hepimiz kendimize özgü bir şekilde yas tutuyoruz.

Tabii.

Ben 6 yaşındakilerin yaklaşımını tercih ediyorum.

Ama birini daha sulu mezara gönderdim.

Ya da tam gönderemedim.

Buna ne dersin?

Melek pastası istiyorum.

Melek yemeği, salak, Hem senin söz hakkın yok.

- Bu benim yaş günüm. - Çocuklar.

Evet, nasıl gitti?

Balık Bob, huzur içinde yatsın.

Gelip bu işi benim yerime hallettiğin için sağ ol.

Ölü şeylerden...

Biliyorum.

Otursana.

Erken gelişinin ödülü şu anda yolda.

Yaş günlerini anlamıyorum. Parti, şarkı

Sağ salim geçirilen bir yılı kutlama hissi... Zorlama geliyor.

İşte bu. Bunu istiyorum.

- O zaman hindistancevizli. - Hindistancevizinden nefret ederim.

Hiç hindistancevizli yemedin ki.

Karakoldan.

Yolda yemek için bir kızarmış ekmek yeter bana.

Morgan.

Tabii, yer neresi?

Hemen geliyorum.

Suç mahalli.

Benim suç mahalim.

İkisini birden öldürmemeliydim. Yeterince zamanım yoktu.

Ayak izi, mikroskobik bir kandamlası

Geride ne bıraktım acaba?

İmkânsız.

Ne güzel yer değil mi? Parmak izlerini araştırıyoruz.

O olmalı. Beni izliyor.

Dex?

Güzel. Kurbanın kimliğini tespit edin.

Başka bir şey buldunuz mu?

Bu yetmez mi?

Görgü tanığı var mı?

Sen sadece işini yap. Kanla ilgilen.

Açmayacak mısın?

Bu teneke kutu kıç gibi kokuyor, Morgan. Ne kadar çabuk...

...başlarsan, bunu yapanı o kadar çabuk buluruz.

Adamı duydun.

Cesedi çıkarmak için 30 metreye dalmış.

O güvenlik görevlisini öldürmedim diye benden intikam alıyor.

Lütfen bunu yapanın Buz Kamyonlu Katil olmadığını söyle.

Basın şimdiden dışarıda işin kokusu çıksın diye bekliyor.

- Hayır. Bu onun tarzı değil. - Bir kimlik bulduk. - Valerie Castillo.

Bu hurdalık da kocası Jorge'ye aitmiş.

O zaman o adamın izini sürün.

Efendim, bir şey bulduk.

Bir şey var mı?

Yara bere yok.

Tırnaklarının altı da temiz.

Mücadele etmemiş.

Burada öldürüldüyse ki bundan şüpheliyim...

...yapan kişi gerçek bir profesyonelmiş.

Normal şartlarda bunu bir iltifat olarak kabul ederdim.

- Parmak izi? - Kadın temiz.

Karavan ise ayrı bir mesele.

Şu lekelerden bazılarının ne olduğunu bilmek bile istemiyorum.

Hey, Dex. Sanırım bir şey buldum.

Şunu yakınlaştırıp kaydeder misin?

- Kameranın şarjı bitmek üzere. - Dostum sadece iki saniye kadar sürer.

Bugün neyin var senin böyle? "Chi" enerjimi emip bitiriyorsun.

- Sen Çinli değilsin. - Değil miyim?

Bak, tam şurası.

Sana da bir iğne izi gibi gelmedi mi?

Böcek ısırığına benziyor. Belki de bir cilt lekesi.

Evet... Sanırım öyle.

Söyleyeyim de ceset torbasına koysunlar..

Ben acıktım.

Burası garaj filan değil.

Tanrım. Tanrım! Bunu görmeme gerek yoktu.

Daha önce kamp helâsı görmedin mi, Morgan?

Gördüm ama kapalı yerde değil.

Ordu bana bu konularda çok şey öğretti.

Sanırım şu Çöl Fırtınası öykülerinden biri daha geliyor.

İnsanların tuvaletlerini yapacakları çukurlar kazmak. İçlerinde en önemlisi buydu.

Tam olarak anlayamıyorum.

Koluna ne kadar rütbe takarsan tak, Morgan.

- Herkesin pisliği kokuyor. - Aynen öyle.

- Uzun süre ortaktık. - Görünüşe bakılırsa...

...Valerie Castillo'nun kocası boğazına kadar pisliğe gömülüymüş.

- Kocasından mı şüpheleniyorsun? - Her zaman kocası çıkar

Ne buldun?

Galiba bir telefon numarası... Bir de isim, Mariel.

Batista'ya haber ver. Bunu araştırıversin.

Çavuş Doakes!

Bir bagajdan sesler geldiğini duyduk.

Tamam. Ben hallederim.

İyi misin evlat? Gel bakalım.

Hayır!

Yavaş ol. İstersen bir de kelepçeleyelim.

Merak etme, sana yardım edeceğiz.

İlmek giderek daralıyor.

Böyle mi bitecekti yani? 7 yaşında bir çocuğun ellerinde.

Selam, Deb.

Üstelik genelde çocukları severim.

Çocuk kimmiş?

Şu ana kadar tek bildiğimiz Kübalı olduğu.

...ve Laguerta'yı sevdiği..

Sıcak bir bagajda yeterince vakit geçirirsen...

...sana bile güzel görünür o kadın.

Çocuk.. Yani bir şey görmüş mü?

Emin değilim. Aklı başından gitmiş gibi.

Sosyal Hizmetlerden gelecekler.

Sen iyi misin? Kaşın bir türlü inmek bilmedi.

Morgan, biraz su getir!

Bu kadını seviyorum.

Ben de biraz bagajda mı kalsam ne yapsam?

Kendime yalanlardan kurduğum küçük dünya ufalanmaya başladı.

Ama bunu kimseye söyleyemiyorum.

Özellikle de Deb'e.

- Deb, bunu önce de konuşmuştuk. - Ama kitaplarım yanımda.

Yani arabada da durabilirim...

Veya sizinle birlikte de yürüyebilirim.

Sessiz olacağıma söz veriyorum. Orada olduğumu bile fark etmeyeceksiniz.

Sülünler orada olduğunu bilecek.

- Ama Dexter benim yaşımdayken... - Deb, bu kadar yeter.

Logans'lar bekliyorlar. Mayonu aldın mı?

- Evet. - Aferin sana.

Eve döndüğünde sırt üstü kulaçlarını görmek istiyorum.

Pekâlâ, şimdi arabaya bin. Birazdan geliriz.

Aslında söylediklerinde biraz haklı, baba.

Kız kardeşin bizim böyle hafta sonları yaptıklarımızı bilmemeli.

Gerçeği ancak en yakınlarından saklayarak hayatta kalabilirsin.

Ve bir terslik olduğunda onları ancak böyle koruyabilirsin.

Acele edin, çocuklar. Okula geç kalacaksınız.

Ben dükkâna gidiyorum. Parti için almamı istediğin başka bir şey var mı?

Listende balondan başka şey yoktu.

Başka bir şeye ihtiyacım yok. Hepsi çok pahalı.

Bırak da o konuya ben kafa yorayım, tamam mı?

Bu senin partin. Dilediğini alabilirsin.

- Alo? - Merhaba bebeğim. Benim.

Gidip arabada bekleyin.

Annemin nesi var?

Sadece babamla konuşurken böyle olur.

Merhaba.

Verdiğiniz Mariel ismini ve o telefon numarasını araştırdım.

Kadın Kübalı bir mülteci.

Kuzenlerinin yanında kalıyor. Onu buraya getirttim.

Numarayı neden zemine kazımışlar?

En yakın akrabası. Başına bir şey gelirse arasınlar diye.

Castillo gibiler acımasız. Bu aileleri sömürüyorlar.

Adam, Mariel ve diğer 6 tutsağı hurdalıkta saklıyormuş.

Bu garajı açıklıyor.

Ve akrabalar serbest kalmaları için gereken...

...ücreti ödemezlerse çakal onları denize atıyormuş.

Pislik herifler, midemi bulandırıyorlar. Haydi gidelim.

Mariel, seni arkadaşlarımla tanıştırayım.

Çavuş Doakes, Memur Morgan. Lütfen otur.

Mariel, Jorge Castillo'yu en son ne zaman görmüştün?

Onu ve diğer mültecileri tekneden...

...indirip o garaja kilitledikten sonra, diyor.

Yanlarında yiyecek içecek yokmuş.

Birisi kaçmaya çalışmış. Bunun için Jorge tarafından dövülmüş.

Nasıl kurtulmuş?

Birisi garajın kapısını açmış.

Onları bulduğumuzda yaptıklarından...

...dolayı onlara acı çektirmemizi istiyor.

Özellikle de ona köpek muamelesi yapan o kancığa.

Kancık mı? Anladım.

Lanet olsun. Karısı da işin içinde.

Sor bakalım Sosyal Hizmetler'in aldığı çocuğu tanıyor muymuş?

Hiç çocuk görmemiş.

More Turkish subtitles for Dexter

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left