The first 200 lines.
İlişkim vardı.
Stan şüphelenip kamera koymuş olmalı.
Ellerinde ne var?
Öldüğü gece çekilen video
ve dün gece attığım mesaj.
Nasıl bulmuşlar?
Dinlemişler. Yasal mı?
Öğreneceğiz. Kime attınız?
Sevgilime.
Cevap verdi mi?
Evet.
O da ellerindedir.
O bunun parçası mı?
Evet.
Videoyu gördünüz mü?
Rehin olmam gerekirken oturma odasında yürüyen ben.
Rehin mesajı sahteydi.
Boşanmak istemiştim.
Stan ölmemeliydi.
Sabahlığıyla evinde gezen bir kadının kaydı elinizde.
O anda bağlı olduğunu iddia etti.
Müvekkilimin cinayetle ilgisi yok.
Cinayete yol açan komplonun parçası.
Tetiği çekmesine gerek yok.
Çekeni bilmek istiyoruz.
Savcıyı ararım.
Anlaşabiliriz.
Teşekkürler.
Nasıl yardım edebilirim?
Ajan Sylvia Reece, FBI. Dedektif Bosch'ı arıyorum.
Haber vereyim.
DEDEKTİF LOS ANGELES POLİSİ
Bakıcılığa gerek yok.
Yapmıyorum.
Bir şey istemediğinize emin misiniz...
Hayır, teşekkürler.
Sizi suçlamam.
Tatsız ama etkili kafein servisi.
Yoktan iyidir.
Reece.
Beklettiğim için üzgünüm. Teşekkürler Mank.
Her zaman.
Neden buradayım?
Kent'i bağımsızlar öldürmedi.
Karısı ve âşığı öldürdü.
-Suçluyor musunuz? -Savcı anlaşma yapıyor.
Brenner'ı mı düşünüyorsun?
Öğreneceğiz.
Duymak istiyorum.
O yüzden aradım. Geldiğini birine söyledin mi?
Hayır. Neden?
Laf sızabilir. Sevgilisini kaçırmayalım.
Sızdırmayız.
Tabii. Hemen dönerim.
Beyler.
Cinayetten haberi yokmuş.
Tabii.
-Ortağını söyleyecek mi? -Evet.
Tam iş birliğinde.
Karşılığında?
Gasp komplosundan iki sene.
İki mi?
Verecek çok şeyi var. Ortağı bir federal.
Ne yani? Biri öldü.
Anlaşma bu.
-Hazır olduğunuzda. -Dürüst olun.
Anlaşmaya bağlı kaldığınız sürece
hiçbir şey aleyhinize kullanılamaz.
Bir sene önce Clifford Maxwell'la ilişkim başladı.
Ne?
İnanmıyorum.
12 gün önce meşru müdafaayla kocamı öldürdü.
Nasıl başladı?
Stanley'yi yeni güvenlik protokolleri hakkında bilgilendirmek için eve geldi.
Sorularım vardı.
Kahveler yemeklere döndü.
Yemekler de...
Nerede buluşuyordunuz?
Otellerde.
Ciddileşince daire tuttum.
-Cinayete ne zaman karar verdiniz? -Vermedim!
Karar falan vermedim.
Böyle olmadığını müvekkilim başında belirtmiştir.
Anlamaya çalışıyorum.
Boşanmak istedim.
Patentimdeki haklarını çekmek istemedi.
Yarım milyon dolar teklif ettim.
Yüksek bir miktar.
Buluşun benim olduğunu düşününce fazla.
Reddetti.
Cliff zorlamak için plan yaptı.
Ben de uydum.
Plan neydi?
Stan sezyumu çalmalıydı.
-Neden? -Ahlak maddesi.
Ağır suçtur.
Evlilik sözleşmesini fesheder.
Hakları kaybedecekti.
Teklifim daha iyiydi.
Sezyumu sizi kurtarmak için baskı altında çaldı.
-İyi bir avukat bunu kullanabilirdi. -Tabii.
Cliff, Stan'i bağımsızlarla ilişkilendiren
sosyal medya yazısı hazırlıyordu.
Liberal kocamı.
Jüri kime inanırdı?
Şehri zehirlemeye yetecek radyoaktif madde çalan
bir bağımsıza mı,
onu yakalayan kahraman ajana mı?
Böyle olmadı.
Stan zekiydi.
Kaybetmeye hazırdı.
Kâğıtlar imzalanıp sezyum geri verilecekti
ve kimse anlamayacaktı.
Ne ters gitti?
Cliff, Seyir Alanı'na gitti.
Stan saldırıp kahramanlığa kalkmış.
Cliff meşru müdafaa, dedi.
B planına geçildi. Bağımsızları suçlamak.
Evet.
Buna inanalım mı?
İstediğinize inanın.
Müvekkilim katili açıkladı.
Brenner'ı aramalıyım.
Ben de Müdür Irving'i.
İyi hikâye. Her şeye uyuyor.
-Maxwell'inki farklıdır. -Duymaya can atıyorum.
Yalansa anlaşma çöp olur, ikisini de enseleriz.
Umarım.
O benim ortağım. Orada olmalıyım.
Bana güvenir. Yardım edebilirim.
Lütfen.
HEDEF NO. 1
Hızlı oldu. Yargıçla aran iyi.
HEDEF NO. 2
Sonuç istedi, verdik.
Bağlandık.
Bu Maxwell'in ajan telefonu, bu da kullan-at.
Başlıyoruz.
Görüşmek isteyin. Acil.
Seni görmeliyim.
Dairede olacağım. Lütfen gel.
Broadway Palace Daireleri. 1017.
Soruşturma birimi alanda. SWAT beklemede.
Daireyi izleyeceğiz.
Gelirse.
Aç.
Cliff. N'aber?
Gecikeceğim. Muhbirle görüşmeliyim.
-Bir şey mi var? -Hayır.
Görüşürüz.
Anladı mı?
Bilmiyorum.
Yargı net.
Artık yerel terör değil,
cinayet soruşturması.
Maxwell benim çalışanım.
Nezaketen uyarıda bulunuyorum.
İşimizi yapalım.
Maxwell, Palace Daireleri'nde değil.
Kullan-ata baktım.
Beşinci otoyolda, güneye gidiyor.
-Meksika'ya mı? -Telefon öyle.
Uçak kaldıralım. Arabayı izlesin.
Pierce, Vega, Orange County ve San Diego'yla bağlantı kurun.
Kenara çekecek bir yer buluruz.
Sınır devriyesine haber verin.
Peki.
Gidelim.
Bence şehirde.
Telefonu zaman kazanmak için kullanıyor.
Onu uyarmış olabilir.
Ya da birimi fark etti. Daireyi izledi.
Broadway ve Olympic'te. Görüş açısı iyi olmalı.
Yolun karşısındaki Ace Otel'den.
Dedektif onu izlemişti. Buluşma yerlerindenmiş.
20 dakikalık.
Artık hiçbir şey 20 dakika değil.
İSA KURTARIR
ACE OTEL
Merhaba.
Merhaba. Ace Otel'e hoş geldiniz.
Bu misafiri arıyoruz.
Birkaç saat önce giriş yaptı.
Teras süiti, 703 numara.
-Hâlâ burada mı? -Çıktığını görmedim.
Teşekkürler.
Önden gideyim.
SWAT'ı bekliyoruz.
Billets. Efendim.
Santa Ana polisi arabayı durdurmuş. O değil.
Ace Otel'de.
Güneye gittiğini sanmıştım.
Sonra açıklarım.
Bekle, demiştim.
Burada kalıyorum.
Anlaşıldı.
Cliff, benim.
Konuşmak istiyorum.
Giriyorum.
Dikkatsizceydi.
No comments yet. Be the first to leave one.