Dead Places

Dead Places

Download Turkish Subtitle

Season 1

Release info

Dead Places S01E08 1080p NF WEB-DL DDP2 0 H 264-NTb
A Commentary by Henoka

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
1080
Published on: 2021-04-18
Downloads: 16
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ

YOL YARDIMI

Anne, biri geliyor.

-Tanrı'ya şükür. -Bekle.

-Ya psikopatsa? -Bir şey olmaz.

Durduğunuz için teşekkürler.

Bu yolda uzun süredir başka bir araba görmedim.

İyi misiniz? Sorun ne?

Biz iyiyiz. Sadece…

…bir şey kırılmış gibi bir ses geldi ve…

Arabalardan anlıyor musunuz?

Kafana takma. Motoru varsa tamir edebiliriz.

-Bakalım durum neymiş. -Evet.

Merhaba güzelim.

Merhaba.

-Saçını beğendim. -Teşekkürler.

Sorun burada. Yağı yok. Kupkuru.

Ama bu imkânsız. Birkaç gün önce kontrol ettirdim.

Başında durdunuz mu?

Çok yazık. Bugünlerde insanlara güvenilmiyor.

Hep dikkat etmek gerekiyor.

Belki akıtıyordur.

Hayır.

Motoru biri boşaltmış.

Nereden biliyorsunuz?

-Çünkü dün gece ben boşalttım. -Anne!

Lütfen! Para istiyorsanız çantam arabada.

Lütfen bize zarar vermeyin.

Anne!

Size zarar vermeyeceğiz.

Çok özel bir şey için seçildiniz.

Sonunda anlayacaksınız.

-Anne! -Hadi gidelim tatlım.

-Odanı göstermek için sabırsızlanıyorum. -Hayır! Anne!

Hayır!

Stephen.

Stephen Cragg.

Stephen Cragg?

Stephen Cragg.

STEPHEN CRAGG PENİSİLİN ALERJİSİ

Bu çok sıkıcı.

Neden farklı bir şey yapmıyoruz?

Sıkıcı değil. Soruları oku.

Neden?

Çünkü bize bir şey olursa insanlar kim olduğumuzu bilmeli.

Tamam. En sevdiğin renk?

Sarı.

-En sevdiğin yemek? -Spagetti.

-İnsanların neden umurunda olsun? -Will!

En sevdiğin hayvan?

At.

Neden?

Çünkü sihre en yakın şey onlar.

Ata binerken uçuyormuş gibi hissediyorum.

Büyüyünce bir atım olacak. İsmini buldum bile.

-Ne? -Umoya.

Tamam. Her neyse.

Büyüdüğünde insanların seni nasıl hatırlamasını istiyorsun?

İyi kalpliydim. Elimden geleni yaptım.

Kardeşim başta olmak üzere ailem canımı çok sıksa da

onları çok seviyorum.

E-postanı aldım.

"Tünele gittim ve hiçbir şey bulamadım.

Konuşacak bir şey yok."

Zamanını harcamak istemedim.

Şunu anlayayım.

Ablanın kaçırıldığı yere gittin.

Yıllardır sana işkence eden yer.

Resmen konuşmalarımızın odak noktasıydı.

Ama bundan bahsetmek istemediğine mi karar verdin?

Sadece… Orada hiçbir şey yoktu.

Ablanın bedenini bulmayı beklemiyordun, değil mi?

Hayır. Hiçbir şey hissetmedim.

Orada her ne olduysa, hiçbir şey kalmamış.

Yani senin ve başarmaya çalıştığımız onca şeyin üzerinde hiç etkisi olmadı?

Hayır.

Kaç yıldır konuşuyoruz

ama bunun ne olduğunu hiç sormadın. Ne olduğunu biliyor musun?

Umurumda değil.

Sarkaç Dalgası.

Yer çekimi ve ataletin neden olduğu bir duruma benziyor ama öyle değil.

Fizik kurallarına dayanıyor.

Çünkü kaos sandığın şey, aslında kaos değil.

Bir tasarıma dayanıyor.

Tamam. Ne olmuş?

Sırf olayı gözlemleyemiyorsun diye

orada olmadığı anlamına gelmez.

Benim işim bunu bulup çıkarmak.

Anlayamadığın şeyleri anlamana yardım etmek.

Tamam.

Bana her şeyi anlat.

Hiçbir şeyi atlama.

Will!

-Selam. Konuşmalıyız. -Merhaba.

Böyle daldığım için üzgünüm

ama bunu sana yüz yüze söylemem gerekiyordu.

Tamam.

Otursan iyi olur.

-Böyle iyiyim. -Will.

Otur.

Tamam.

Tünelde bulduğum zincir vardı ya.

-Evet. -Evet, tamam.

Onu eve götürdüm ve temizledim.

Stephen Cragg adındaki bir adamın sağlık künyesiymiş.

Stephen Cragg kim?

Jeremy Shaw beni kaçırdığında

Stephen Cragg, dosyadaki suçu profilleyen polisti.

Onunla birkaç kez görüştüm.

En başta bunun tesadüf olduğunu düşündüm.

Belki ablanın dosyasında çalışmıştır

ve bir şekilde künyeyi tünelde düşürmüştür. Bilmiyorum.

Ama sonra profilleyicilerin, kazara ölüm dosyalarında çalışmadığını hatırladım.

Orada olmak için bir nedeni yoktu.

Tamam. Biraz araştırma yaptım.

Bunu internette buldum.

Polis nasıl kaçırdı bilmiyorum ama…

Stephen Cragg ve Jeremy Shaw arkadaşmış.

Küçükken Stephen'ın teyzesi, Jeremy'yle aynı binada yaşıyormuş

ve böyle tanışmışlar.

Will,

sanırım kaçırmaları birlikte yapıyorlardı.

Jeremy bu yüzden uzun süre yakalanmadı. Stephen içeriden onu kolluyordu.

Haklıydın! Ablan boğulmadı!

Ablanı ve beni...

...aynı adam kaçırdı.

Jeremy intihar ettiğinde herkes bittiğini sandı.

Yalnız çalıştığını ve başkasının olmadığını sandılar ama vardı.

Cragg hâlâ dışarıda.

Ben sandığın gibi biri değilim.

Bir psikiyatristim. Eskiden polisle birlikte çalışırdım.

Hayal edebileceğin en kötü suçluların

zihinlerine girmek benim işimdi.

Ne anladığımı biliyor musun?

O kadar da ilgi çekici değiller.

Onlar sadece anormal bir geçmişin bozuk ürünleri.

Ya kurbanları?

İşte o ilginç.

Nöroplastisite ne demek biliyor musun?

Duygusal travmadan sonra beynin kendini yeniden yapılandırması.

Ama bazen yapılandırma ters gider

ve her şeyi tetikleyebilir.

İnan bana.

En etkileyici travmalar, hiç bitmeyen travmalardır.

Sürekli kayıp çocuğunu arayan bir anne gibi.

Ona ne olduğunu hiç bilmeden.

Tam bir duygusal yok oluşun etkisini ölçecek olan

devrimsel bir deneyin bir parçasısın.

Hayatımı adadığım iş.

Dünya yakında sonuçları görecek.

Annen ve sen de ölümsüzleşeceksiniz.

Diğerleriyle birlikte.

Tebrikler.

ŞİFRENİZİ GİRİNİZ

Hadi Max.

Hey.

Hey. Kelly nerede?

Eski mali kayıtlara bakıyor.

Cragg'in adresini arıyor.

Uzak bir ihtimal ama belki…

-Joe, iyilik yapmaktan sıkılmaya başladım. -Biliyorum. Üzgünüm.

Bak, bu önemli. Yoksa seni aramazdım.

İyi. Benim söylediğimi bilmesinler.

Bilemezler. Tabii sen istemezsen.

Ve inan bana, bunu isteyebilirsin.

Tamam.

Şifre "Gölge".

Gölge.

Dizideki gibi mi?

Şu anda bunu mu tartışalım?

Girdim. Teşekkürler.

Beni pişman etme.

Pişman olmayacaksın. Sonra açıklayacağım.

Tamam. Görüşürüz.

-Bu kadar kolay olamaz herhâlde? -Ted Bundy nasıl yakalanmıştı?

Bilmiyorum.

Rastgele bir trafik çevirmesinde.

Stephen Cragg.

BİLİNEN SON ADRES

İşte. Bilinen son adresi.

Güncel mi?

Bilmiyorum.

-Ama bu da bir başlangıç. -O zaman gidelim.

Evet. Gidelim demişken…

Düşündüm de, Max'i de buna dâhil etmek istiyorum.

Neden?

Çünkü eğer sen haklıysan, onlarca kurbandan bahsediyoruz.

Çünkü bu büyük bir dosya ve mahvetmek istemeyiz.

Fark etmez.

Max'i ararım, bir ekip oluştururuz.

-Uzun sürmez. -Tamam.

Ama acele etse iyi olur.

Oyalanarak bu adamı kaçıramam.

Parmaklıklara elini koymak yok dedim!

Seni çukura geri yollarım.

Şuna bak.

Çok hızlı büyüyorlar.

Merhaba güzelim.

İlk ay en kötüsüdür.

Uslu duracak mısın?

Dead Places subtitles in other languages

More Turkish subtitles for Dead Places

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left