The first 200 lines.
HUMAN VAPOR
Bıçaklı bir silahla birden çok kez bıçaklanmış.
Sağlık görevlileri geldiğinde çoktan ölmüş.
Peki kurbanın eşyaları?
Çantasında bir cüzdan vardı, bir de cep telefonu.
Başka bir şey yok.
Bir şey mi arıyorsunuz?
Evet, sanırım.
Orada yatıyor.
-Burada. -Soruşturuyoruz.
Merhaba.
Ne oldu?
Obata
öldü.
Peki günlük?
O seni ilgilendirmez, bırak artık.
Cevap ver, buldun mu?
Bu işe karışma dedim!
Az kalsın ölüyordun.
Ne olmuş?
Neyse, hâlâ hedef olabilirsin.
Güvenli bir yer ayarlamalarını söyledim, orada kal.
İki muhabir vardı.
Biri erkek, biri kadın.
-Biri erkek, biri kadın. -Evet.
Affedersin, konuşabilir miyiz?
Affedersin.
Evet, ne vardı?
Niye beni öldürmeye çalışan yakuzayı takip ediyordunuz?
Bunu söyleyemem.
Az daha ölen bir kurban olarak soruyorum.
Anlamıyor gibisin, o yüzden aydınlatayım.
Soruşturma detaylarını muhabirlerle paylaşmak yasaktır.
Her neyse, Okamoto beni aradı.
Sana bir yer hazırladık, oraya götüreceğiz.
Arabayı getirdim.
Böyle iyiyim.
Hâlâ yapacak işlerim var.
Kurban Hiroki Obata Beyaz Merkez'in direktörüydü.
Kapandıktan sonra ortadan kayboldu.
Kono'ya eski bir günlük vermeye çalışırken
öldürülmüş.
Muhtemelen günlüğün peşindeki Fujishiro Çetesi'nin bir üyesi yaptı.
Neler dönüyor?
Yani bu vaka gerçekten Buhar Adam'la mı bağlantılı?
Evet.
Uzun zamandır sessizlerdi, şimdi kalkıp birini öldürmeleri
günlüğün çok önemli bilgiler barındırdığını gösteriyor.
-Dedektif Okamoto! -Bekle.
Görüntülerden şüphelinin aracını bulduk.
Sahibi Shinzo Yamazaki, 32 yaşında, Fujishiro Çetesi'nin üyesi.
-Telefon takibi için izin al. -Peki.
-Fazla uzaklaşmış olamaz. -Peki.
Affedersin.
Bir şey olursa rapor ederim.
Merhaba?
İstediğin günlüğü çaldım.
Yanımda.
Hemen içindekilerin fotoğrafını çek ve bana gönder.
Takip edileceğimi düşünüp telefonu attım.
Aptal herif! Bunu nasıl yaparsın?
Beni iyi dinle.
Nasıl yaparsan yap ama bana günlüğün fotoğraflarını at.
Bir şey daha var.
Yakalanırsan orijinalinden kurtul.
Anladın mı?
Hadi başlayalım!
Cep telefonu, fotoğraflar.
Kaplumbağalar geliyor!
Onlara kocaman bir alkış alalım.
-Kırmızı Kuş'a 20, Mavi Ejder'e 10. -Pekâlâ, başlıyoruz!
Üç numara.
Bir numara, iki numara.
Giriyorlar.
-Kaplumbağa kırmızıya! -Zarlar atıldı.
Kaplumbağalar bırakıldı!
Başlıyoruz!
Tamam, şimdi dönüyoruz!
Çarkıfelek dönüyor!
Tamam, bahislerinizi yapın!
Kaderlerini sadece kaplumbağalar biliyor!
Başlıyorlar!
Serbestler!
Bir, iki ve üç numara henüz yürümedi!
Üç numara yürümeye başladı, bir keskin nişancı kadar sinsi!
Üç numara girdi! Üç numara Siyah Kaplumbağa'da!
Peki bir ve iki numara?
Şimdi yürüyorlar! İki numara Mavi Ejder'de!
Bir numara Siyah Kaplumbağa'da!
Bir, Siyah Kaplumbağa! İki, Mavi Ejder!
Üç, Siyah Kaplumbağa!
Böylece altıncı tur bitiyor!
-Yamuk yumuk oldu. -Özür dilerim.
-Patron nerede? -İçeride.
Her yerini bantlasana aptal!
Buhar içeri girecek!
-Baksana keltoş. -Evet?
-Orada boşluk kaldı. -Özür dilerim!
-Düzgün yap. -Peki.
-Sadaoka. -Evet?
-Seninki de dağınık aptal. -Üzgünüm.
-Bunun gibi bir çerçeve yapın. -Emredersiniz!
Seninki niye bu kadar bozuk aptal?
Sen…
Beni böyle kandırma şerefsiz. Söndür şunu!
Buhar Adam yüzünden, değil mi? Bir yakuza buhardan korkar mı hiç?
Karşımızdaki bir canavar, insan değil.
Yamazaki o günlüğü ele geçirdi.
Buraya getirt.
Aklıma bir fikir geldi baba.
Aslında bu büyük bir fırsat olabilir.
İlk hamleyi biz yapsak olmaz mı?
Onlarla iletişime geçip bir şeyler koparalım.
-Biz mi iletişime geçelim? -Evet.
Şimdiye kadar tüm pis işlerini bize yaptırdılar.
Günlüğü kullanarak onlara şantaj yapabiliriz.
-Baksanıza. -Buyurun efendim!
Patron telefonla konuşacak, çıkın.
Emredersiniz.
Müsaadenizle.
Uzun zaman oldu.
Evet, günlüğü ilk biz ele geçirdik.
Eminim siz de istiyorsunuzdur.
Ne kadar ödemeye hazırsınız?
Ne saçmalıyorsun lan sen?
Sıradaki hedef ben miyim?
Ne? İstesem günlüğü tüm dünyaya sızdırırım şerefsiz herif!
O zaman kimin başı derde girer?
O zaman hemen hallet şunu şerefsiz!
Ne oldu?
Korktukları belli.
-Üç yüz milyon verecekler. -Üç yüz mü?
Onlara güvenebilir miyiz?
-Bekleyip göreceğiz. -Peki.
Şimdilik gençleri karargâhta topla.
Anlaşıldı.
Baba.
O buharlı adamı yakalarsak…
…ona Parfinee yapabilir miyiz?
Ne?
Üç yıl oldu.
Şüpheli araç bulundu.
Plakası 268'le bitiyor.
Nishiizu, Nihara.
Tamam, hazır mısın? Beş!
-Acele et! -Dört.
Üç, iki, bir.
-Ne? -Hey!
-Hey! -Dursana!
-Ne yapıyorsun? Dur! -Momo?
Momo!
Sen! Dursana!
Momo!
Yardım edin!
-Peşine düşün. -Anlaşıldı amirim.
Momo! Yardım edin!
Momo!
O günlük gerçekten bu kadar tantanaya değecek bir şey mi?
Obata'nın dediğine göre
Buhar Adam'ın hedefindeki isimler o günlükte yazıyormuş.
Ne?
Bekle, o zaman biz de tehlikede değil miyiz?
Bunu haber yaparsak bizi de ortadan kaldırabilirler.
Beğenmiyorsan muhabir olma.
-Öleceğimi bilsem bile olurum… -Bekle.
Obata'yla buluşacağımı yakuza en başta nereden biliyordu ki?
Güzel soru.
Belki seni dinliyorlardır.
İmkânsız.
Telefonunu versene.
-Al. -Sağ ol.
Evet?
Biraz bekle.
-Biliyordum, dinleniyorsun. -Ne?
Telefonuna kötü amaçlı yazılım yüklenmiş.
Aramalarını AMR dosyası olarak kaydedip
bir sunucuya göndermeye ayarlanmış.
Bunları nerede öğrendin?
Aslında üniversitede hacker yarışmalarına katılırdım.
Muhabir olacağına o işi yapsaydın.
Öleceğimi bilsem bile muhabir olurum.
Ama daha da önemlisi
şüpheli bir e-postaya ya da linke tıkladığımı hatırlamıyorum.
Hayır, telefonuna direkt yüklenmiş.
İSİMSİZ
Ama telefonumu kimseye vermem ki.
Abe, bu kadarı fazla.
Telefonunuzu kontrol ettik.
Olağan dışı bir şey yoktu.
Kusura bakmayın.
Bugünlük eve dönebilirsiniz.
Kono,
yazılımı sildim.
-Dağılıp arayalım mı? -Tamam.
-Ben bu tarafı alacağım. -Ben de bu tarafı.
KAYIP
YERİ BİLİNMİYOR
TAKUYA NODA
HASTALIKTAN ÖLDÜ NEREDE OLDUĞU BİLİNMİYOR
KAYIP REN TSUTSUMIDA
No comments yet. Be the first to leave one.