Black Butterfly

Black Butterfly

Download Turkish Subtitle

Release info

Black Butterfly 2017 720p BluRay x264-PSYCHD
Black Butterfly 2017 BRRip XviD AC3-EVO
Black Butterfly 2017 BRRip XviD AC3-iFT
A Commentary by Mert Yildiz
Çeviri: Mert Yıldız twitter: @MertAliYildiz

Tags

brrip
XviD
AC3
BluRay
x264
720p
720
HD
Published on: 2017-08-19
Downloads: 36
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Çeviri: Mert Yıldız Keyifli Seyirler.

Çok iyi aslında. Gel buraya.

Atsana hadi. Evet, işte böyle.

- Sam, battaniyeyi al. - Tamam.

- Üzgünüm. - Yakala, AJ.

Hadi, evlat.

Gidip annene yardım edelim mi? Gel hadi.

Yürü biraz!

- Gidip şu battaniyeyi al da, annen canıma okumasın. - Tamam.

Karımı gördünüz mü?

Görmedik.

Nancy!

Nancy!

Nancy!

Nancy!

Nancy!

Çok güzel, değil mi?

Düşündüğümden daha tenha. 10 dakika önce hava güneşliydi.

Bayılıyorum böyle yerlere. Tam aradığım gibi.

Bay Lopez, böyle çıkageldiğim için özür dilerim.

- Sizi aramaya çalıştım. - Telefonlar burada pek çekmiyor.

Sorunun benim telefonda olduğundan eminim.

- Bay ve Bayan Owen'a etrafı göstersem olur mu? - Tanıştığıma memnun oldum.

- Ben de öyle. - Paul. Merhaba.

Tabii, gezin biraz. Ne yazık ki ben fazla kalamayacağım.

- Çıkmak üzereydim. - Tamam, sorun değil.

Burada olmamanız daha iyi zaten.

Bak, ev berbat halde, özellikle de mutfak.

Ben hallederim. Misafir ağırladığınızı söylerim.

Çok dağınık misafirlerdi.

- Merak etme. - Tamam.

Bu öğleden sonra bir yemek yiyelim mi?

Evle ve diğer şeylerle ilgili konuşmak için.

- Olur tabii. - Brent's'de, 2'de o zaman?

- Tamam. - Güzel, güzel.

Pekâlâ. Görüşürüz o zaman.

- Umarım evi beğenirsiniz. - Gelin, size içeriyi göstereyim.

Günün en önemli haberini...

...özet geçecek olursak polis, Jefferson ilçesinde...

...genç bir kadının öldürüldüğünü doğruladı.

Son 3 yılda, burada öldürülen dördüncü kadın oldu.

Diğer haberlerde ise, Rockieler kendi evinde Mets'e mağlup oldu.

- Merhaba, Pat. - Merhaba, Paul.

Bir mahkûmun yıllık masrafının 36 bin dolar olduğunu biliyor musun?

Gazete okudum. Öğretmenler daha az kazanıyor.

- Listeni getirdin mi? - Evet, birkaç da ekleme yaptım.

Al.

Ödeme yapacak mısın?

Çarşamba günü teslimatta Hank'a veririm parayı.

Uyar mı sana?

- Avlanmaya mı gidiyorsun? - Avdan geliyorum.

- Şansın yaver gitti mi? - Evet, bir kaz vurdum.

Güzel hem de.

Alo, Marty?

Paul, neler oluyor? Mesajlarımı aldın mı?

Telesekreterin çıkıp durdu.

Burada telefon çekmiyor, dostum. Metini aldın mı?

Evet, yorumlarımla birlikte sana geri gönderdim bile.

Geri mi gönderdin? Onu yayınlayacağımızı sanıyordum.

Adamların notlarından hiç bahsetmemişsin.

Orijinal haliyle göndersem bir daha senin hiçbir şeyini okumazlardı.

Anladın mı, Paul?

Arada bir taviz vermen gerek, bunu yapabileceğini göster onlara.

Veriyorum zaten.

Sistemin içinde vermiyorsun.

Bak, paraya ihtiyacın olduğunu ikimiz de biliyoruz, tamam mı?

Paraya ihtiyacım var ama benim de sınırlarım var hani.

Vardır tabii ama ödenecek faturaların da var.

Neyse, aklını başına topla bak. Kapatmam lazım. Görüşürüz.

Marty. Marty?

İbne seni.

Bu adamın derdi ne be?

Yol ver lan!

Yüce İsa.

Ne yapıyorsun lan?

...yol katilinin dördüncü kurbanının 46 yaşındaki, Greenville, Colorado'lu...

...Nancy Barrows olduğu açıklandı.

Paul, naber?

- Merhaba, Judy. - Tamam, sağ ol. Gelirim.

- Tezgâhta mı oturacaksın? - Şuraya.

Tamam.

- Bay Lopez. - Laura, geciktiğim için özür dilerim.

Sorun değil.

- Owen ailesi evi almıyor. - Yapma ya.

- Bana yemek ısmarlayacak mısın hala? - Elbette, seni motive etmenin yolu bu.

Aslında çok fazla vaktim yok. Katılmam gereken bir randevu daha var.

- Biraz daha erken gelseydin... - Kahve de mi içemeyiz? - İçtim bile.

- Sadece kahve. - Judy.

Teşekkür ederim.

Biraz korktuğumu itiraf etmem gerek. Hiç yazar tanıdığım olmamıştı.

Korkma, benim de hiç yazar tanıdığım yok.

Neden öyle diyorsun?

Uzun zamandır yazmadım.

İyi bir şeyler yazamadım yani. Bir türlü başlayamadım.

- Ne kadar oldu? - İki yol, belki de daha fazla. Utanç verici ya.

Neyse, gayrimenkulden ve evimi satmaktan bahsedelim.

Owen ailesi satın almak istemiyor tamam, şimdi ne yapacağız?

Emin değilim. Bir saniye, bunu söylememem gerek.

Yok, yok, dürüstsün işte.

Bu işi pek uzun zamandır yapmıyorum. Çok anlaşılıyor mu?

Aslında, sen ilkimsin.

- İlk neyinim? - İlk kurbanım. - Ha, tamam.

Sorun değil.

2 hafta içinde bir başka randevu daha ayarlayabileceğime eminim.

- Ne kadar dayanabilirsin en fazla? - 2 hafta.

Uzun zaman alır mı sence?

Belli olmaz. Yılın bu zamanında kasabada pek kimse olmaz.

Yazın en iyisidir.

- Yazın mı? - Turistler gelir ve... - Bana bağıran sendin, değil mi?

Ne?

Tanıyor musun bu adamı?

Dinle beni, dinle. Yolda bir şeyler oldu.

Kötü şoförün teki işte. Unut gitsin.

Evi satmak kolay olur diye düşünüyordum, yani Denver'a yakın falan...

Evinin tadilata ihtiyacı var ve Denver'a da sandığın kadar yakın değil.

Varoşlara gitmek için bile 2 saat direksiyon sallamak gerekiyor.

Akşam yemeği ye benimle.

- Bay Lopez, ben... - Hayır, hayır.

Adım Pablo aslında. Ama Paul'u daha çok seviyorum.

Dinle...

Kaç oldu bu, üçüncü kez mi görüyoruz birbirimizi?

Ama her görüştüğümüzde kötü haber veriyorsun.

Bu akşam olmaz. Cumartesi müsait misin?

- Harika. - Tamam. - Saat 8'de? - Tamam.

- Güzel. - Tamam.

- Görüşürüz, Paul. - Görüşürüz.

- Judy. - Efendim? Geliyorum.

Akıllıca bir hareket yaptın.

- Yapmamalıydım. Biliyorum. - Evet...

Eskiden böyle yerlerde bir arkadaşımla buluşurdum, senin gibi götler onu yoldan çıkartmadan önce!

- Hop! - Ne var lan? - Sus biraz, TV izlemeye çalışıyorum. - Siktir lan!

- Özür dilerim. Büyütmeyelim. - Büyüteceğim lan!

Bu kadar yeter!

Birilerini aramalı mıyız?

Her şey yolunda çocuklar, merak etmeyin.

- Bitti. - Teşekkürler.

Sana nasıl teşekkür edeceğimi bilmiyorum.

Özür dilerim, Judy. Ben... Özür dilerim.

- Olur böyle şeyler. - Ver bezi bana. - Yok, gerek yok.

Aptalın tekiydi. Tanrım.

Kusura bakma, dostum. Gerçekten çok üzgünüm.

Dert etme.

Teşekkür ederim.

- Nereye gidiyorsun? - Aklına esen yerde bırak beni.

- Ben Paul. - Jack.

- Avlanır mısın? - Evet, bu sabah bir kaz vurdum.

- Ne iş yaparsın? - Yazarım.

- Gerçekten mi? - Evet.

- Kitaplar falan mı? - Evet, kitaplar. Uzun zaman önceydi ama.

Zor bir iş olmalı.

- Sana bir şey sorabilir miyim? - Tabii.

Orada kavga ederken adama ne dedin?

- Ne mi dedim? - Adam çok korktu.

Öğle yemeğimi sessiz bir yerde yemeyi sevdiğimi söyledim.

Nereye gittiğini söyleyecek misin bana?

Yolun tadını çıkartıyorum sadece.

- Böyle yaşamayı seviyor musun? - En çok bunu seviyorum.

- Nasıl geçiniyorsun? - Yapmam gerekeni yapıyorum.

- Sonra devam ediyorum. - Hiçbir şey özlemiyor musun?

Sıcak duşu falan özlüyorum.

Fırtına da bayağı varmış, değil mi?

Evet, çok kötüydü. Elektrik gitti, telefon hatları kesildi.

Elektrik daha yeni geldi.

Bak...

...hava böyleyken seni böyle yol ortasında bırakmak istemiyorum.

Havayı hep yanlış anlarlar, dostum.

Benim evime yakınız ve bir misafir odam var.

- Bu gece orada kalabilirsin, duş alırsın. - Kendini bana borçlu hissetme, tamam mı?

Bu kadarını yapayım en azından. Sen orada olmasan hastanede olurdum.

Teşekkür ederim.

İşte geldik.

- Sevdin mi? - Evet, sevdim.

Güzel.

Bir ton kitap satmış olmalısın.

- Sattık işte biraz. - Sana yardım edeyim.

Çantayı al.

- Güzel atış. - Kendimi ikna edersem yaparım böyle atışlar.

Ev biraz dağınık, dikkatli olman gerek.

İşte oldu...

Pekâlâ.

Kusura bakma, bugün hizmetçinin izin günü.

Hizmetçin mi var?

Yok. Artık yok.

- Muhtemelen eski karım için çalışıyordur. - Şaka mı bu?

Sana odanı göstereyim.

Hay amına koyayım, bekle.

Evet, adımına dikkat et. Karım, bütün pencerelere...

...bu emniyet kilitlerinden koydurttu.

- Korkuyordu. - Neyden? - Bilmiyorum.

Tek kalmaktan?

Pekâlâ, işte burası.

Banyo orada, sıcak su akıyor. Çarşaflar ve havlular dolapta.

- Sağ ol, Paul. - Kendini evinde hisset.

Ortalığı temizlemişsin.

Aç mısın?

- Günaydın. - Günaydın.

- Su buz gibi. - Evet, öyle.

- İnsanı canlandırıyor. - Kendini çimdiklesen de olur.

Kahvaltı için sağ ol.

Bu kapının baştan çerçevelendirilmesi gerektiğini fark ettim.

More Turkish subtitles for Black Butterfly

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left