The first 147 lines.
İyi misin?
Seo Jun.
Seo Jun Ji!
Seo Jun Ji!
=Blue Birthday= Çeviri: IDPeaceM
=11. Bölüm Sen ve Ben=
Kaburgaları kırılmış ama Allah'tan iç organlarda bir zedelenme söz konusu değil.
Yine de bir sorun şu ki...
...kafasına darbe almasından ötürü bilincini kaybetmiş olabilir.
Biraz sarsıntı geçirmiş.
Kendine gelmesi biraz zaman alabilir.
Ne kadar sürer?
Kim bilir...
...duruma bağlı. Tam bir zaman vermem çok zor.
Kırık gibi bu da biraz zaman alır.
Çok vaktim de kalmadı.
Alo?
Bize kanıtı veren öğrenci misin?
Ne oldu?
Bir saniye lütfen.
Bu delil yetersiz.
Neden yetersiz?
Zoletil tanımlanamıyor.
Bir de satışı serbest.
Otopsi olmadan onay alamayız.
Neden otopsiyi yapmıyorsunuz?
Ailesinin onayı gerekiyor. Ama ailesi karşı geliyor.
Neyse...
...sana şunu hatırlatayım.
Okulda olur olmadık şeyler yayma sakın.
Tam tahmin ettiğim gibi.
Peki. Anladım.
Aradığınız için teşekkür ederim.
Daha net bir delil olmadan polis harekete geçmeyecek.
Kamera.
O yeter mi acaba?
Bu Zoletil'i en yakın eczaneden almış olsa gerek.
Ha Rin Oh nerede?
Neyim ben, annesi mi?
Niye bana soruyorsun ki?
En iyi arkadaşı sensin.
Hiçbir fikrim yok. Bir yerlerde bir şeyin peşindedir.
Peki ya Seo Jun Ji?
Neyim ben, babası mı?
Seni aramadı mı?
Hayır.
Belki Ha Rin Oh ile bir yere gitmişlerdir.
Niye çıkmıyorlarsa?
Evet, kimse itiraz edecek değil.
Aynen, kesinlikle destekleriz.
- Değil mi? - Aynen, desteklemeyiz.
Tam duymamışım, ne dedin?
Ha Rin Oh ve Seo Jun Ji çıkıyorlar.
Ne oldu ki?
Alo?
Ha Rin Oh?
Bizimkilerle stüdyodayız.
Bir dakika.
Ben bir konuşup geleyim.
İlla kendi başına mı bakması lazımdı da?
Bizimkilerle hemen geliyoruz.
Hangi hastane?
Odaya alınınca gelirsiniz.
Zaten tek kişi kabul ediyorlar.
Kaburgalarını incittiyse durum ciddi demektir.
Onu boşver de.
Senden bir şey isteyebilir miyim?
Tabii ki. Neymiş?
Stüdyonun karşısındaki dolabın üstüne bir kamera yerleştirmiştim.
Kamera mı? Niye?
Bir çekim için koymuştum.
Ama bu sabah baktığımda kayıptı.
Hiç gördün mü sen?
Yok, görmedim.
Ne çekecektin ki?
Su Jin, beni çok iyi dinle.
Geldin mi?
Kamerayı hanginiz gördü?
Ne kamerası?
Stüdyonun karşısındaki dolabın üstünde duran.
İkiniz de mi görmediniz?
Görmedim ben.
Kamera kimin de fellik fellik arıyorsun?
Seo Jun Ji'nin.
Gelin de arayın.
Bırak da Seo Jun Ji kendisi arasın, bulsun.
Niye biz arıyor muşuz ki?
- Çünkü bulmamız şart. - İyi de niye?
Hayırdır?
Biraz heyecanlansaydın bari?
İlk kez el ele tutuşuyoruz.
Alt tarafı el ele tutuştuk, ne var ki bunda büyütecek?
Yine beni belâlardan korudun.
Bu sefer ben seni koruyacağım.
Sin U Kim öldürülmüş....
...ve katil kayda alınmış olabilir dedi. Bizden kamera kaydını istiyor.
Sin U Kim gerçekten öldürülmüş olabilir mi?
Sanırım.
Ha Rin Oh da böyle ciddi konuları dalgaya alacak bir tip değil neticede.
Polisin haberi vardır, değil mi?
Kim bilir?
Eun Seong Cha nereye gitti?
Bu tarafa bakacağım demişti.
- Su Jin. - Ne?
Yok bir şey.
Ayrılıp arayalım.
Tamam.
Hoş geldiniz.
Nasıl yardımcı olabilirim?
Kusura bakmayın ama...
...son zamanlarda Zoletil alan oldu mu hiç?
İki gün önce kadar.
Zoletil mi?
- Anestezi ilacı mı? - Evet.
Benimle aynı üniformayı giyiyor olma ihtimali var.
Bilemedim. Genelde yaşlılar gelir buraya.
Güvenlik kamerası görüntülerine bir bakabilir miyim?
Yasal izin olmadan mümkün değil.
Bir şey mi oldu?
Şey...
Ne zaman giriş yapabilirim?
Bu taraftan alayım sizi.
Sonra gelirim.
- Yayın odasında yok mu? - Yok.
- Emin misin? - Eminim.
Ui Yeong Kim!
Vardı, evet.
Gerçekten mi? Ne zaman?
İki gün önce kadar, uzunca bir erkekti.
Erkek mi?
Öğrenci miydi?
O kadarını bilemiyorum.
Bir sürü müşteri geldi.
Güvenlik kamerası kayıtlarına bakabilir miyim?
- Ne yapsak ki? Sahte bu. - Ne?
Güvenlik kamerası değil, sadece göstermelik bir cihaz.
Son zamanlarda her yerde kullanılıyor.
2021'de olmuş olsaydık...
...kurtarma merkezlerinden hemen güvenlik kayıtlarına bakabilirdim.
- Teşekkür ederim. - Rica ederim.
Ne oluyor be? Ödümü kopardın.
Ne zaman geldin sen?
Buldun mu?
Görmüyor musun? Yok işte.
- Emin misin? - Evet.
- Ben bir gidip bakayım. - Yok orada.
- Gidelim. Su Jin... - Ui Yeong Kim...
No comments yet. Be the first to leave one.