Gotham

Gotham

Download Turkish Subtitle

Season 3

Release info

Gotham S03E19 REPACK 720p HDTV x264-KILLERS
A Commentary by sakdanadak
Gotham.S03E19.REPACK.720p.HDTV.x264-KILLERS Gotham.S03E19.REPACK.HDTV.x264-KILLERS [ Çevirmen: alperozer ]

Tags

HDTV
hdtv
x264
720p
720
HD
Published on: 2017-05-24
Downloads: 34
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

- Gotham'ın önceki bölümlerinde... - Mario normal bir hayat yaşayabilirdi.

- Jim öldürmek zorunda değildi. - James Gordon, onlardan biri.

Buradan çıktığımda ilk yargılayacağım kişi olacak.

- Divan şehri yok edecek silah hazırlıyor. - Silah virüs. Eminim.

Birinin beni kandırıyor olduğunu öğrendim. Onu öldürmeni istiyorum.

O sokaktan hiç çıkamadın, Bruce. Gerekli olan, öğreteceklerimi kabul etmek.

Selina bekle. Bu şehir yargılandı. Gotham'ı bugün terk etmelisin.

- Bana neden anlatıyorsun? - Çünkü seni önemsiyorum.

Gerçek bir insan bile değilsin.

- Uyandın. Selina nereye gidiyorsun? - Birini öldürmeye.

Bu gizemli "Divan" da ne?

Ed televizyona çıktı ve sürpriz, kayboldu.

- Oswald boş ver. - Yapamam.

Bunu bana yapamazsınız. Yetkili kişiyle konuşmayı talep ediyorum!

Oswald.

Yaşıyor musun?

- Nasıl hayatta kaldın? - Beni vurarak Ed...

...yaşama sebebi verdin.

İntikam.

Evet. Tabii...

- Ne? - Gerçek olduğundan emin olmak içindi.

Öldürülmesi zor birisin. Penguenden çok hamamböceği gibi.

Ama bana sakın...

..."Ed" deme.

Ben, Riddler'ım.

Seni öldürdüğümde buna dönüştüm.

Sıcak gelişme, Ed! Ben ölü değilim!

Doğru. Şimdilik.

- Seni öldürmek için ölümden döndüm, Ed. - Ve sonu hapiste bitti.

Birazcık çelik ve betonun beni durduracağını mı sanıyorsun?

Bana sorarsan, tam olarak istediğim yerdesin.

Belki.

Ama uzun sürmeyecek.

Selina.

- Nasıl? - Buraya tek şey için geldim.

O da soru cevaplamak değil.

Garip duyulsa da, yaşamana sevindim.

Evet garip. Çünkü beni dördüncü katın penceresinden attın!

Başka şansım var mıydı? Alfred'e hakkımdakileri söyleyecektin.

Ne kadar ucube olduğunu mu? Gerçek Bruce Wayne'i kaçıran...

...ucuz bir çakma olduğunu mu?

Selina! Selina dur! Dur!

- O, Bruce değil! - Dur! - O Bruce değil!

Yüce tanrım. Selina! Selina.

- Bana saldırdı, Alfred. Aklını kaçırmış. - Doktora görünmeli.

Sen de gördün, delirmişti.

Demiri bırak, Bruce.

- Demiri bırak dedim! - Alfred...

Yaralısın.

Bir şey hissetmiyorsun, değil mi? Değil mi?

Şimdi nazikçe soruyorum. Yoksa yemin ederim, büyük acı hissedeceksin.

Bruce nerede?

Bruce kendinden büyük bir amaca hizmet ediyor.

Ben de öyle.

Son kez! Bruce nerede?

Bana hep nazik davrandın, Alfred. Bruce olmadığımı düşündüğünde bile.

Lütfen. Lütfen. Sadece Bruce'un yerini söyle.

Eve hoş geldin, Bruce.

Çeviri: alprozer İyi seyirler.

Lee. Lee. Uyan.

- Mario. - Sen iyi misin?

- Çok kötü bir rüya gördüm. - Öyle mi? Anlat bakalım.

Tanrım, şehre yayılan bir virüs vardı.

İnsanın içinde gizlediği karanlık yönlerini ortaya çıkarıyordu.

- Sen de kapmıştın. - Gerçekten mi?

Peki ortaya çıkan karanlık yönüm neydi?

- Jim'i kıskanıyordun. - Hadi ama.

- Ben ve Jim Gordon'ı kıskanmak mı? - Üzgünüm. Öyleydin.

Ama ben ondan uzunum.

- Hey, sorun ne? - Düğün gecemizde...

...seni vuruyordu.

Tanrım, çok gerçekçiydi. Seni kaybetmiştim.

Beni kaybetmedin. İşte buradayım.

Şimdi ilacını al. Sonra doğru yatmaya.

- Çok üzgünüm. - Biliyorum. Şimdi iç.

Düşün bunu, Harvey. Divan bir asırdır buralarda.

Şehrin her yanında gizli yerleri güvenli evleri olması mantıklı.

- Virüs bombasını orada mı saklıyorlar? Mantıklı. - Öyle.

Kathryn'in şirketlerini inceledim. Miller Limanı yakınında taşınmazı var.

Ama şehir kayıtlarındaki alan ölçüleriyle detaylı planlar...

...arasında 185 metrekareyi aşkın çelişki var.

Orada gizli odaları var diyorsun. Tamam ama bu mantıkla...

...şehirde düzinelerce gizli oda vardır. Virüs bombası herhangi birinde olabilir.

Artık içeridesin. Bu Kathryn sana güveniyor.

- Neden aramasını beklemiyorsun? - Çünkü sessizce halledersem haberi olmaz.

- Bomba da oradaysa, bu işi bitirebilirim. - Tamam. Bu binanın neresi gizli oda?

- Lucius bodrumda diyor. - Lucius bodrumda diyormuş.

- Sanırım bodrumu kontrol ediyoruz. - Onunla derdin ne?

- Benden daha zeki. - Öyle. - Gidelim.

Neden kimse bunları, aramaktan hoşlanacağım yerlere gizlemez ki?

Bira fabrikası veya striptiz kulübü gibi.

- Ya da gazino. - Aynen.

- Tek istediğim birazcık anlayış. - Böylesi daha iyidir.

Bu da ne?

Duvarda bir kıvrım var. Bence bir kapı.

- Dur ışıkları açayım. - Sadece bir giriş bulmalıyım.

Ben de bunu kastetmiştim.

Tanrım.

- Hiçbir yerde bomba görmüyorum. - Evet. Neden kolay olmaz ki?

- Bu da ne? - Baykuşa benziyor.

Şeyden yapılmış...

...kristalden.

Bu, Gotham.

Bu biz olmalıyız. Şu alt köşedeki.

Evet. Sence beyaz işaretler ne?

- Divan'ın gizli yerleri? - Mantıklı.

Öyleyse, bunlar bombanın yeri olabilir.

- Hay anasını! - Eğil!

Kendinden bir şey kaybetmemişsin, Jim.

Aynısını Bullock için söyleyemem.

Suçların için ceza çekeceğine söz verdiğimi hatırlıyor musun?

Buraya sözümü tutmaya geldim.

Hayır, Gordon dedim. Dedektif Jim Gordon.

Bu mesajı alır almaz beni arasın, tamam mı salak şey?

Doktora görünmelisin.

Peki neyse. Dinle. Düşün. Başka bir şey hatırlıyor musun?

Sadece söylediklerim, Alfred. Klon yanıma geldi.

Gotham'ın yargılanmasından ve...

...çok insanın öleceğinden bahsetti.

Lanet olası Baykuşlar Divanı, değil mi?

Seni uyarmıştım. Kaplanı dürtersen ne olacağı konusunda uyarmıştım.

Ne, madalya mı istiyorsun canım? Önemli olan, Bruce ellerinde.

- Bekle. Sence yaşıyor mu? - Benim oğlum yaşıyor!

Sen de, onu bulmama yardım edeceksin.

- Etmiyorum. - Yapma bunu.

Ne yani? Hala annenin dolandırıcı oluğunu söylemedi diye Bruce'a kızgın mısın?

O çocuk sana sadık oldu. Nazik oldu. Dost oldu.

Şimdi tehlikede ve parmak bile oynatmayacak mısın?

Bana ne yararı olacak anlamadım.

Yüz karasısın.

Annen gibisin.

Devam et. Kaç git.

Buraya da asla dönme.

İyiyim sağol. İyiyim.

- Bullock, olay yerinde Barnes'ı gören çocuğu getirdim. - Pekala çocuk, anlat.

Deriler içinde birini gördüm. Koluna bağlı baltası vardı.

- Bir sevkiyat kamyonuyla gitti. - Ne türde?

- Doğrama türünde. - Kamyon ne türde?

Ha anladım. Genovese Etleri.

Kamyon için arama emri çıkar.

Barnes, Jim'i yakalamış. Bir yerlere götürmüş olmalı.

Bıçağını fazla inceltiyorsun. Bana saplamaya çalışırken kırılacak.

Yakında göreceğiz, değil mi Edward?

Bana öyle seslenme demiştim.

Nasıl? Edward?

Ama senin adın böyle, Edward.

Edward. Edward, Edward, Edward, Edward, Edward, Edward, Edward...

Yeter! Zavallının tekisin, biliyor musun?

En azından burada olmamın sebebi Gotham'ı yönetenleri bulmaya çalışmam.

Sen niye buradasın? Sevgine karşılık vermedim diye mi?

Aş bunu.

Doğru. Sevgime karşılık vermedin. Ama bu yüzden burada değilim.

Buradayım, çünkü kurduğum imparatorluğu yok ettin.

Buradayım, çünkü beni vurdun. Senin yaptığını yapıp da yaşayan olmadı.

Ben gittiğimde intikamını almakta bol şans.

Tabii. Kaçmak için hamle yaparsan gardiyanı çağırırım.

Ben de öyle düşünmüştüm.

Bu yüzden kahveni zehirlemesi için gardiyana rüşvet verdim.

- Yalan söylüyorsun! - Evet öyle ama...

...birkaç gün önce gardiyandan dart oku çaldım.

Onların üzerinde kullanacaktım ama...

Bundan çok daha iyisini yapman...

Yardım edin. Yardım edin.

Ne yapıyorsun? Kes şunu! Kes!

Tamam. Hadi, hadi.

- Kes şunu. Kes! - Ne yapıyorsun?

Yo yo hayır. Anlamıyorsunuz.

Seni özgür bırakacağım, Bruce.

En kötü anılarının kör edici öfkesinden kurtaracağım.

Kalan son bir adım var.

Ailemin cinayeti.

- O gecenin acısını almak istiyorsun. - Evet.

Ama gönüllü olmalısın.

Senin vermek istemediğini alamam.

- Annemin incileri. - Onlara kilitle ve acılarından kurtul.

Güçlü hale gel.

Gotham'ın ihtiyacı olan koruyucu haline gel.

Özür dilerim. İstiyorum. Ama...

Ama yapamam. Yapamam.

O zaman sanırım, doğruyu söyleme zamanım geldi.

Beni aptal yerine koydun, Jim.

Yazık oldu. Büyük umutlarım vardı.

Gotham'ın geleceğinde büyük rol oynayabilirdin.

- Beni dinleyin... - Beni yalanlarında daha da aşağılama.

Prof. Strange'in laboratuvarının giriş kartını aldığını biliyorum.

Strange'ın bir şey söylememesi garip.

Onunla iki çift laf edeceğiz.

Küstahlığına başka kimi karıştırdın? Harvey Bullock, belli ki.

Nedir bu, işten çıkarma sohbeti mi?

İstediğin buysa... Başka kime anlattın?

- Başka kime anlattın? - Divan, babamın ölüm emrini verdi.

Amcamı intihara sürüklediniz. Cehenneme kadar yolun var.

Sen nesin şimdi, süs köpeği mi?

Delisin biliyordum. Ama önceden bir duruşun vardı.

Komiser Barnes'ı bana karşı kışkırtma girişimin sinir bozucu.

Seni takip etmesi öyle söylediğim için değildi.

Çünkü o da benim gibi...

...Gotham'ın düşmanı olduğunu biliyor.

Siz Gordonlar hep inatçı oldunuz.

Ama küçük hikayemizin sonunu göremeyecek olmana üzüldüm.

More Turkish subtitles for Gotham

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left