Philadelphia

Philadelphia

Download Turkish Subtitle

Release info

Philadelphia 1993 2160p UHD Remux HEVC HDR TrueHD Atmos 7 1-playBD
Philadelphia 1993 2160p UHD Bluray REMUX HDR10 HEVC Atmos TrueHD 7 1-4K4U
Philadelphia 1993 HYBRID 2160p BluRay REMUX HEVC DV TrueHD Atmos 7 1-Flights
Philadelphia 1993 2160p UHD BluRay Remux HDR HEVC Atmos-PmP
Philadelphia 1993 GBR UHD BluRay Remux 2160p HEVC HDR Atmos 7 1-eXcommunicado
Philadelphia 1993 2160p BluRay REMUX HEVC DTS-HD MA TrueHD 7 1 Atmos-FGT
Philadelphia 1993 2160p UHD BluRay REMUX HDR HEVC Atmos-EPSiLON
A Commentary by 1seeone
BluRay

Tags

HEVC
HD
REMUX
BluRay
TS
Published on: 2023-03-26
Downloads: 59
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Bu, sözüm ona zararlı toz üç kere ortaya çıkmış.

Her seferinde analiz edildi. Sonuç: Kireçtaşı.

Pis ama ziyankar değil.

-Ziyankar değil mi? -Webster sözlüğüne göre zararsız.

Anlamını biliyorum. Müsaade eder misin? Sağ ol.

Sayın Yargıç?

Bu semtteki çocukların ne hissettiklerini bir düşünün.

İnsanoğlunun hırsının bir simgesi olan bu gökdelen geliştikçe...

...devamlı kulaklarında çınlayan inşaat gürültüsünü.

Toksik tozla çevrelenerek hayatlarını...

...karartan uğursuz gölgeyi.

Kendall İnşaat semtler yaratır.

Onları yok etmez.

Bu inşaat bölgesine durdurma emi verilirse 753 kişi işsiz kalır...

...ve bu asılsız tazminat davası tasdik edilmiş olur.

Toplumumuzun bünyesini parçalayan açgözlü davaların bir örneği olur.

Kendimizi kaptırıp abartmayalım.

Telaffuzu net ve zorlayıcı bir temsil yaptınız.

-Ama çaresiz zararı kanıtlamadınız. -Henüz değil.

ADALET YOK! HUZUR YOK!

-Seninki mi? -Evet, benimki. Miller.

Müvekkilin mi?

Komiksin! Bekleyin. Affedersiniz, bayım. Bayım? Hey!

Geçen gün oğullarımla bir lokantaya gittim. Kahve ısmarladık.

Garson: "Şeker mi yoksa sakarin mi istersiniz?" diye sordu.

Ben de dedim ki: "Rejim yapmam gerekiyormuş gibi mi duruyorum?"

-Andy. -Selam, doktor.

Kan tahlilinin sonucu geldi. Birazdan gelip seninle konuşacağım.

-Burada olacağım. -Güzel.

-Selam, nasıl hissediyorsun? -Fena değil.

Yumruğunu sık benim için. Bir daha.

Artık ayaklarında damar aramamız gerekecek.

Sabırlı ol, Tyrone.

Bir daha.

-Kendall davasında mükemmeldin. -Sağ ol, Kenneth.

Selam, Rose. Anthea, tam da aradığım olağanüstü avukat asistanı işte.

-Bunun anlamını biliyorum. Hayır. -Felicia'da akşam yemeği...

-Dersim var. -Düzeltilecek dava özetlerim var.

Başka birini sömür. İyi ki de sordun...

-Sınavın! -Teşekkürler. Doksan sekiz.

Doksan sekiz! Tebrikler!

Hansen hakkında konuşmalıyız.

Ara beni. Amy'ye, resmine bayıldığımı söyle.

Telefon toplantısı hazır. Bu ödeme anlaşmasıyla ilgili.

Temize çekilmiş kopyası masanda. Bana ihtiyacın var mı?

Hayır. Saat 18:30. Evine git.

-Alo? -Selam, anne!

Selam, tatlım. Bu ne sürpriz. Nasılsın?

-İyiyim. -Doktor Gillman ne dedi?

İyi olduğumu söyledi. Kan tahlilim harika. T hücrelerim sabit.

-Trombozların ne durumda? -Trombozlarım da iyi gözüküyor.

Harika.

Esas sen nasılsın, anne?

Anne?

-İyiyim. Baban da iyi. -Ne yapıyorsun?

22:15

Tamam.

"Olası ekonomik ilişki doğuran kanuna aykırı girişimler davası."

Tamam.

-Andy. İşini mi böldüm? -Bir bakıma öyle, Bob.

Charles seni yukarıda görmek istiyor.

Ben de zaten biraz ara alacaktım. Kıyafetim sence uygun mu?

Andy, Highline ve Sander Sistemleri davasına yoğun bir ilgi gösterdi.

İştirakçilerin kaderi ilgimi çekiyor. Evet, efendim.

Antitröst davası bu.

Hem öyle, hem de değil, Charles.

Sander Sistemleri, Highline'ın tablolama programını kopyaladı.

Bana göre bu davanın yasal konusu...

...ttelif hakkına tecavüz.

Söyle bakalım, Andy. Hangi tarafın galip geldiğini görmek isterdin?

Sander'ın baş müdürü Bill Wright ile olan yakın ilişkimin...

...sakın vereceğin cevabı etkilemesine izin verme.

-Highline'ın kazanmasını isterdim. -Neden, Beckett?

Eğer Sander Sistemleri kazanırsa...

...enerjik genç bir şirket yok olur.

Antitröst ve telif yasaları, aynı Sander'ın yapmaya çalıştığı...

...pisliği engellemek amacıyla yasalaştırıldılar.

-Highline'ın avukatını biliyor musun? -Rodney Bailey.

İtiraz ediyorum!

Rodney Bailey telif hakkı yasalarında yolunu haritayla bile bulamaz.

Görünüşe göre Highline'dakiler de seninle aynı fikirde.

Bu yüzden, 21:03'ten itibaren, tatlı servisinden hemen sonra Highline'ı...

...Wyant, Wheeler, Hellerman, Tetlow ve Brown temsil edecek.

Harika!

Ve daha açık bir şekilde, kıdemli ortak Andrew Beckett.

-Evet! -Bravol

-Sağ ol, Robert. -Hemen Highline işine başla.

-Zaman kısıtlaması. Hemen başlıyorum. -Davayı açmak için on günümüz var.

-Dördüncü hatta Tokyo var, Bob. -Walter, teşekkürler.

-Kenneth, teşekkürler. -Tebrikler.

-Ne diyeceğimi bilemiyorum. -Alnındaki nedir?

Ne? Nerede?

Şu alnındaki şey.

Kafama tenis topu çarptı.

Müsaadenle.

Charles, ben...

Yeteneklerime olan inancın için teşekkür ederim.

İnanç, kanıtı olmayan bir şeye karşı olan güvenimizdir.

Bu durumda söz konusu bile değil.

Evine git. Hayır, işe geri dön!

-Teşekkür ederim, Charles. -Bir şey değil, dostum.

9 Gün Sonra

Tommy, nasılsın?

Highline'ın dava özeti masamda, her şeyi hazır.

Jamey göz kulak olsun.

Tabii, başka bir şey?

Hayır, günün geri kalanında evden çalışacağım.

-Hoşça kal! -Sen de.

Bu fondöteni olabildiğince eşit yaymaya çalışmalısın.

Kaşıkla sürmüşsün gibi durmasını istemezsin. Sen dene.

-Ben açtım. -Tam şurası.

Sence bu benim için biraz fazla turuncu değil mi?

Tahiti bronzu. Lezyonlar üzerinde en etkili olanı bu.

"Aruba'dan yeni döndüm" tarzı bir havan olur.

Dört gündür hastayım diye gitmedim. Şimdi tatile çıktım sanacaklar.

-Faks. -Teşekkürler, Bruno.

Daha açık renk, Mısırlı bir şey deneyebiliriz...

Andy?

Affedersiniz.

Aynı kuzenim Fredo gibi.

Çörek isteyen var mı?

İyi misin, Andy?

Sanırım hastaneye gitmem gerek.

-Bir sorun yok. -Ben kaçıyorum. Bir tane daha.

Arabayı deli gibi hızlı kullandığın için teşekkürler.

Dr. Gillman'a izine çıkmasını söyledim, o da izine çıkmış.

Kan veya örnek aldılar mı?

Kan, evet. Dışkı örneği, bomboşum. Dersine neyle gideceksin?

Merak etme sen onu. Bir bakayım.

Ateşin çıkmış, bebeğim.

-Benim doktorum işte. Affedersiniz? -Bir saniye.

Tuvalete yetişemiyordum neredeyse.

Neredeyse herkesin ortasında yapacaktım.

-Utanılacak bir şey değil bu. -Utanmıyorum. Sadece...

Kan tahlilimden ne haber?

Bekliyoruz. Bu arada bir kolonoskopiye hazırlamak istiyorum seni.

-Kulağa harika geliyor. -Dur. Buna ne gerek var?

-Sen kimsin? -Esas sen kimsin, Doktor...

Bu benim partnerim.

-Hastane ziyaretlerimi kaydeder. -Adım Dr. Klenstein.

Kolonoskopi hoş bir prosedür değildir.

Eğer ishalin sebebi KS ise, bunu hemen bilmemiz gerek.

-Parazit olabilir veya enfeksiyon. -AZT'ye karşı olan bir reaksiyon.

Tüm bunlar mümkün. Ama önce...

Diğer her şey elenene kadar acı verecek bir prosedürden geçmeyecek.

Partnerine yardım etmeye çalışıyorum. Yakın akrabası değilsin onun.

Acil servisten çıkartabilirim seni.

Sinirli sadece. Özür diliyor.

-Hayır, benim için özür dileme. -Pekala, özür dilemiyor.

Kan tahlilimin sonuçlarına bakalım.

Size dışkı örneği vermeye çalışayım. Hastane yemeği yardımcı olabilir.

Dr. Gillman'dan haber gelebilir. Oradan devam ederiz.

Herkes mutlu mu?

-Kan tahliline bakayım. -Sağ olun, doktor.

Özür dilerim...

Bu, ofisten gelen üçüncü çağrı.

-Klenstein mıydı? -Evet, Klenstein.

Ofisi aramalıyım. Oturup biraz sakinleşmeni istiyorum.

-Ben sakinim. -Güzel. Telefon ne tarafta?

-Koridorun sonunda. -Sağ olun.

Eğer bir başkasının hatası yüzünden yaralandıysanız...

...hasarlar için tazminat davası açma hakkınız olabilir.

Aman Tanrım!

-Bay Beckett'ın ofisi. -Shelby, benim.

-Jamey bana çağrı bırakıp durdu. -İyi ki aradın.

Burada ufak bir felaket geçiriyoruz.

Highline özeti ile ilgili. Jamey kafayı yiyor!

-Sakinleş. Bağla onu. -Bir saniye.

Highline davasının özetinin düzeltmelerini bulamıyoruz.

Dur! Sakin ol. Sakin ol.

Bu sabah burada olacağını söylemiştim onlara.

Dün gece ofise getirdim.

Sabah 3'e kadar oradaydım. Düzeltilmiş kopyasını masama koydum.

-Söylüyorum sana, burada değil. -Bilgisayarımın sabit diski.

Basıp, yazım prosesinden geçirmen gerekecek.

-Hangi adla dosyaladın? -HL-1.

Bu davada zaman kısıtlaması olduğunu biliyorsun.

Geriye kalan vaktimiz...

.../5 dakika.

-Burada değil, Andy. -Orada değil mi? Hemen geliyorum!

Her sorunun bir çözümü vardır.

Her sorunun bir çözümü vardır.

Ikın, bebeğim, ıkın.

1 Ay Sonra

Geliyor! Evet, tatlım, geliyor! Bir kız!

-Bir resim çek. -Filmi yerleştiremiyorum.

Aman Tanrım! Evet, tatlım. Yardım et bana, bebeğim.

Ona bir bak. Tatlı küçük kızımız...

-Aman Tanrım! -Mükemmel o.

Markete git. Bir kilo İskoç somon balığı al.

Soğanlı börek, çörek... Ara beni.

-Ve de şampanya. -Sen TV'deki adamsın.

Ne kadar tuttuğu umurumda değil. Dom Perignon al. Ne kadar?

100 dolar mı? Hayır, güzel bir Californian al. Dom Perignon çok pahalı.

Hemen buraya getir, açlıktan ölecek. Hayır, bebek değil. Aç olan Lisa!

-İris, İris. Arayan oldu mu? -Andrew Beckett diye biri aradı.

-Andrew Beckett da kim? -İşte orada. Joseph!

1 Hafta Sonra

Altı yaşındaymışım gibi açıklayın.

Ufak bir inşaat alanı dışında tüm sokak sağlam.

More Turkish subtitles for Philadelphia

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left