The first 200 lines.
Avrupa'da 20 sene süren savaşın ardından, Napolyon Bonaparte'ın Fransa'sı, Waterloo Muharebesi'nde, Wellington Dükü komutasındaki Müttefik ordusu tarafından mağlup edildi.
Türkçeye tercüme: beyazyelkenli
Başbakan.
Lordlarım, Sunmak üzere olduğum önergenin...
konusu üzerine Meclis'in dikkatini çekmenin...
lüzumsuz olduğuna inanıyorum.
Majesteleri, Prens Naibi tarafından Wellington Dükü'nün...
ihtişamını anmak için daha uzakta olduğu...
hesaplanan bir tedbir tavsiye etmek...
için davet edildim.
Doğru, doğru!
18 haziran'daki gibi kahramanca bir eylemden sonra...
bir generalin bütün büyük niteliklerini sergileyen...
bir zaferden sonra - ister savunma...
ister saldırı savaşı, ister direniş ister hücum...
isterse de cesaret, sebat veya beceri için olsun - ben, tarihte...
eşi benzeri olmayan bir zaferden sonra, Parlamentonun, kendisine...
takdiri sadece bir teşekkür oylamasıyla sınırlı kaldıysa...
böyle bir yiğit lidere minnettarlığını sunmayı...
reddetmesi halinde Parlamentonun, görevini...
yerine getirip getirmediğini soracağım.
Bu ünlü fatih ve ailesi için...
yeterli bir takdirname verilmezse...
böyle bir zaferin yiğit liderine...
kamu şükranının başka bir ispatını...
sunmayı niçin kabul etmediğini sorardım.
Bu Meclis'in Ekselanslarına...
verdiği bir kararı iletiyorum.
Wellington Dükü, İngiliz milletinin minnettarlığının...
bir başka nişânesi olarak...
toplam 750 bin sterlin alacak.
- Duyun, duyun! - Çok iyi!
General Byng, efendim,
Lord Sidmouth artık özgür...
Basamağa dikkat edin efendim, evet.
Girin.
Ee... Şey...
G...General Byng, efendimiz.
Sir John.
- İçişleri Bakanım. - Hoş Geldiniz efendim.
Rica ederim, oturun.
Teşekkür ederim.
Bir bakayım...
Evet. Tıpkı babansın. Umarım onun sağlığı iyidir?
Ne yazık ki hayır, efendim.
Evet. Hayır, lütfen beni affet.
Farklı görüşlerimize rağmen, onun arkadaşlığından çok keyif aldım.
- Muhteşem bir adam. - Teşekkürler efendim.
Huzurunuzda olmak büyük bir şeref.
O şeref bana ait Lordum.
Başarılarınız yetersiz değildi... Olimpiyat Nehrindeki.
Beni övüyorsunuz, efendim.
Girin.
Günaydın Lordum.
Günaydın efendim.
Çay ister misiniz efendim?
- Hayır, teşekkürler madam. - Ah.
Bugün kendinizi nasıl hissediyorsunuz Lord Sidmouth?
Daha iyiyim, teşekkürler bayan Moss.
Bunu duyduğuma çok sevindim.
İşte çayınız.
Teşekkür ederim beyler.
Lord hazretleri, hayat bilgimin...
bir askerinkinden daha sınırlı olduğunu söylemeliyim.
Ve... bunu söylediğim için beni bağışlayın...
fakat politika için çok fazla zamanım yok.
Mükemmel, efendim.
Politikaya ayıracak çok az zamanım var.
Efendim, siz...
..ifade etmem gerekirse, siz çok nitelikli birisiniz.
Nasıl hizmet edebileceğimi sorabilir miyim?
Sizi Kuzey Bölgesi Komutanı...
olarak tayin etmek istiyorum.
Kuzey Bölgesi mi? İrlanda değil yani?
- Hayır efendim, İrlanda değil. - Anlıyorum.
İngiltere'nin kuzeyini biliyor musunuz?
Hemen hemen hiç efendim.
Müteveffa annem Yorkshire'lıydı.
Ailesinin ikâmetgahı da Wentworth Kalesi'ydi.
Sizin başarılarınızdan dolayı en büyük övgüyü...
Wellington aldı.
Teşekkürler efendim.
Bir çok seferde Ekselansları ile birlikte hizmet...
etme ayrıcalığına sahiptim.
Yorkshire gerçekten muhteşem bir vilayettir.
Ancak, Manchester'daki Pennine Tepeleri'nin...
diğer tarafında ve...
çevresindeki Lancashire kasabalarında...
bir hastalık var.
Tehlikeli bir yaygın isyan tehdidi.
Hakikaten, efendim.
Girin.
Ah, Hobhouse.
General Sir John Byng,
bay Hobhouse, benim daimi sekreterim.
Sizinle tanışmak büyük bir şeref Sir John.
Şimdi, Hobhouse, bundan böyle Sir John, Kuzey'deki tahrik...
edici faaliyetlerle ilgili bütün dosyalara...
tam olarak erişerek bakmanın keyfini çıkaracak.
- Mükemmel. - Vazifeye derhal başlamamı...
istediğinizi mi anlamalıyım?
Gerçekten öyle.
- Pekâlâ efendim. - Harika.
Manchester'a giden yol bu mu?
Evet, doğru yoldasın delikanlı.
- Sadece devam et. - Teşekkür ederim.
Joseph!
Hadi oğlum. Hadi oturalım.
Haydi.
Haydi.
Bu nedir?
Şunu üzerinden çıkaralım.
Hadi oğlum.
İşte gidiyoruz. Hadi.
Haydi evladım.
Hadi, şunu iç.
Haydi evlat.
Hey, artık ağlamak yok.
Haydi.
Hey, haydi.
Annen burada.
Ha?
Annen burada.
Evet oğlum.
Kanaması vardı.
- Değil mi Aggie? - Tamam mı baba?
Kan yüzünden aşağı akıyordu.
- Öyle miydi? - Evet.
Ama bunu hak etti.
Bu hafta üç kez geç kaldı.
Evet, kanıyordu.
Tam bir karmaşa.
Perişan oldu.
Bana hayatımın korkusunu yaşattı.
- Osuruk muydu? - Islık değildi ya.
- O zaman değişmedi! - Evet.
- Ah ah! - Bırak oğlum!
- George! - Hayır, hayır.
Şimdi bunu sağlam bir yere koyalım.
Bir dakika kımıldamadan otur.
Yakında çay içmeye gideceğiz evlat.
Hey, onu şimdi uyandırdık.
Joe?
Hepimiz buradayız. Hadi, otur bakalım.
- Aç mısın Joseph? - Sana biraz et suyu yaptım.
- Sen misin baba? - Evet evlat.
Otur, baba.
Otur evlat.
- Esther? - Evet.
Bana bir kaşık getir.
Şimdi, dikkat - çok sıcak.
Kaşık da geldi.
- Bu George. - Evet, büyümüş.
Bunu tekrar söyleyebilirsin.
Büyümüş.
Bu bebek.
Evet, küçük Sarah.
Senin yeğenin.
Joseph Amcan burada.
Doğru mu?
Nasıl savaştın Joe?
Waterloo'da mıydın?
- Ah... - Onu rahat bırak, Robert.
Evet, yoksa ağlamaya yeniden başlayacak.
Boney'i gördün mü?
Oh, hadi, ayağa kalk, seni salak serseri!
- İyi geceler baba. - İyi geceler.
- İyi geceler, George. - İyi geceler, büyükbaba.
Yarın görüşürüz, Joe.
Dönmene sevindim Joseph. Yarın sabah görüşürüz.
- Yarın sabah. - Yürü, zeki tavşan!
- Görüşürüz. - Görüşürüz.
Turta bir kuruş! Yarım kuruşa turta! Bu sabah taze çıktı!
Hanımlar? Beyefendi?
Turta bir kuruş, bayım? Yarım kuruşluk turta!
Turta bir kuruş, bayım? Yarım kuruşluk!
Bu sabah taze çıktı!
Turta bir kuruş, hanımlar Yarım kuruşa yarım turta!
- Taze taze! - Nell! Nell!
Ben yarım alacağım.
- Al. Yarım kuruş. - Tamam.
Çıkıyorum. İşte burada.
Taze yumurtalar!
Yumurta alın!
Yarım düzine bir meteliğe.
İşler nasıl Nellie, ha?
İyi. Sen nasılsın?
- Ah bildiğin gibi. - Evet.
- Her zamanki gibi değil misin? - Evet.
- Yeni haber var mı? - Oğlum eve döndü.
- Öyle mi? - Döndü.
E, bu harika!
O nasıl?
- Sağlıklı değil. - Hayır.
Sana fazladan bir tane vereceğim.
Akşam yemeği için ona özel bir şey yap.
Teşekkür ederim.
İşte turtan.
Evet, bu harika.
- Görüşmek üzere. - Evet.
No comments yet. Be the first to leave one.