The first 200 lines.
Bayan Price, dönem ortasında habersiz bir şekilde gelip...
...oğlunuzu okuldan alamazsınız.
Bunları doldurmak istemiyorum ve doldurmayacağım.
Maalesef söyleyeceklerim bu kadar.
Günaydın.
-Ne yapmak istersin? -Bilmem.
Benimle gelmek ister misin?
Bu kuralların konmasının bir nedeni var Bayan Price.
-Kıyafetlerim ne olacak? -Yenisini alırım.
Kör kütük sarhoş mu oldun?
İlham perin seni uykusuz mu bıraktı?
Hayır.
Muayyen gününde misin?
Susan'la aranız nasıl?
Olduğumuz yerde sayıyoruz, sanki bilmiyormuşsun gibi.
Ah, şu toyluk ve gönül işleri yok mu?
Bugün onunla buluşacak mısın?
Seninle gelemem zaten. Bay Baker, ısrarla görüşmek istiyor.
Paranı idareli kullan mı diyecek?
Göreceğiz.
Hepsi bitti.
Neyin hepsi bitti?
Hesabımdaki para duruyor.
-Yakında senin hesabın olmayacak. -Hesap benim adıma.
Hesap senin adına kalır ama hesapta duran her bir kuruşun...
...yatırımların ve gayrimenkullerin...
...bankanın hesabına geçecek.
Gayrimenkuller...
Yeni yıla kalmaz evi kaybedersin.
Evlenmeden önce bana ait olan parayı alırım elbette.
O para, uzun zaman önce miras hesabına dahil oldu.
Ayrıca, affedersin ama yüklü bir miktar da değildi.
Malcolm'ın mirası peki?
Hayır.
Sana yedi yıl boyunca bunun olabileceğini anlattım.
Üç yıl boyunca da olası neticelerini anlattım. Ne olmasını bekliyordun?
Frances... Ne yapmayı planlıyordun?
Param suyunu çekmeden önce ölmeyi planlıyordum...
...ama ölmedim, yaşıyorum.
Ve işte buradayım.
Pekala.
Anlaşılmıştır.
Şimdi ne yapacağımı söyle bana.
-Ne yapacağını mı? -Evet, lütfen.
Ne diyebilirim ki? Bir arkadaşından borç al.
Mümkün değil. Başka bir şey söyle.
Yapabileceğin tek bir şey var Frances. Ne var ne yok sat.
Mücevherleri, tabloları, kitapları.
Gizlice, sessizce, ucuza sat.
Çekleri bana getir, hepsini nakit paraya çevirteyim.
Peki, ya sonra?
Sonra...
...nasıl istersen.
Dikkat et.
-Susan... -Frances'e gidip...
...nişanlandığımızı söyleyelim mi?
İkimiz birlikte.
-İkimiz mi? -Evet. Birlikte.
-Ne zaman? -Şimdi.
Şimdi gidip annemle mi konuşalım?
Olmaz.
-Neden? -Bu kötü bir fikir.
Onu ikna etmenin tek yolu, bunu ona yalnız söylemem.
-Tam olarak neden korkuyorsun? -Senin korktuğun şeyden.
Ona hemen söyleyeceğim.
Seninle konuşmam gereken bir konu var.
Yemek mi yapıyorsun?
Hayır.
Çıkardığı ses hoşuma gidiyor sadece.
Ne oldu?
Ne bakla var ağzında?
Bendeki haber daha bomba.
Hazır mısın?
İflas ettik.
Beş parasız kaldık.
Beş parasız!
...çünkü değerli metaller uzun vadeli varlıklardır.
Altın, para demektir.
Altın bulundurmak istiyorsanız, onu rezerv varlık olarak tutarsınız.
Bugün alıp yarın satmazsınız.
Benim ücretime gelirsek.
Yüzde 30 alırım ve pazarlık kabul etmiyorum.
-Etmiyor musunuz? -Hayır.
Etseniz olmaz mı? Benimle iş yapmak istiyorsanız öyle olmak zorunda.
Yüzde 27.
Yüzde 15 veririm ya da teşekkür eder çıkarım.
-25. -Bay Rudy.
15'in dışında bir sayı söylerseniz 14'e inerim.
Başka bir sayı söylerseniz 13'e inerim...
...böyle ine ine alacağınız ödeme...
...ve hayatımdaki yegane işleviniz...
...beraberce yok olup gider.
Böyle pazarlık yapılmaz. Bu sıkıntılı bir iş.
İtibarımı zedeleyebilir.
İtibarınız mı?
-Çok komik. -Öyle mi?
Akıl sağlığımla ilgili söylentileri duydunuz mu?
Hayır.
Tuhaf olduğunuzu duymuştum.
-Tuhaf mı? -Evet, tuhaf. Zor.
Zor.
Bir de kocanızla ilgili anlatılan şu hikaye var.
Hangi hikayeymiş o?
Onu bulmanızla ilgili.
Evet?
İşte.
Onu bulmuşum ama cesedini bir süre olduğu gibi bırakmışım, değil mi?
-İnsanlar hâlâ bunu mu konuşuyor? -Kesinlikle. Tabii.
Size kimsenin bilmediği bir gerçeği söyleyeyim.
Ben tuhaftan da öteyim.
Oğlumla kendimi bu binaya kilitleyip...
...her şeyi ateşe veresim geliyor.
Buna ne diyorsunuz?
Bu beni ilgilendirmez.
Bence ilgilendirir.
Eğer istediğim fiyatı almazsam...
...bu içimdeki istek daha da büyüyecek.
Ortada dedikodular dolaşıyor Frances.
-Parasız kaldığımı mı söylüyorlar? -Evet. Doğru mu bu?
Aklımdan bir şey geçiyor.
Muhtemelen aptalca. Bilemiyorum. Ama seçeneklerin olması iyidir.
Paris'teki daireme ne dersin?
Bir senedir gitmiyorum. Bomboş duruyor.
New York'tan gitmen gerek tatlım.
Mantıklı.
Mantıklı.
-Mantıklı. -Mantıklı.
-Ben öderim. -Hayır.
Frances...
Sağ ol.
Çekiniz yine geri döndü Bayan Price.
Bayan Price?
Nakit alabilir miyim?
Sylvia'ya verecek nakit paran var mı?
-Ne kadar? -600.
Sağ ol Malcolm.
Planlarımızda değişiklik oldu ahbap.
Bir planımız olduğundan haberim yoktu.
Evet, Paris'e gitmemiz kararlaştırıldı.
Öyle mi?
Ne kadarlığına?
Bir şey diyemiyorum. Belki de ömrümüz boyunca.
Ne söylemen gerekiyor Malcolm?
Annene nişanlandığımızı söyledin mi?
Söylemek istiyorum.
Anlayamadığım bir şey var.
Seni beklememi istiyor musun istemiyor musun?
Tabii ki istiyorum.
Ama bunu istemek çok centilmence olmazdı, değil mi?
Centilmenlikle ilgileniyor musun?
İlgilendiğim birçok şey var.
Kendini korkak olarak tanımlar mıydın?
Hayır.
Nasıl tanımlardın?
Böyle bir zahmete girer miydim bilmiyorum.
Sana olan aşkımı bitirmeye çalıştığımı bilmeni istiyorum.
-Susan... -Efendim?
Ben Paris'e gidiyorum.
Paris.
Paris'e ne zaman gidiyorsun?
Yakında.
-Ne kadar yakında? -Galiba yarın.
Galiba yarın mı?
Ne zaman döneceksin?
Sorun da bu zaten. Gerçekten bilmiyorum.
Peki.
Ne kadar da dokunaklı.
Ne?
12 yaşına gelene kadar...
...kendini sana tanıtmayan bir kadına olan bağlılığın.
Kendi çıkarı için koyduğu kuralların dışında yaşamayı reddedişin.
Veda etmeye gittiğin kişiye çiçek götürülmez Malcolm.
Git lütfen.
Her güzel şeyin bir sonu var.
-Gitmek zorunda oluğunuza emin misin? -Evet. Kusurumuza bakma.
Yazık oldu. Ne de güzel bir geceydi.
-Sahi mi? -Harika bir geceydi.
Gitmek istemezdim ama evde acil bir durum var gibi...
...elden bir şey gelir mi?
Gelmez.
Bunu özleyeceğim.
Neyi?
Bunu.
Bu gece üstünüzden bir şey çıkar mı?
Muhtemelen çıkar.
Ama ne için para istediğini sorabilir miyiz?
Biraz şarap içmek istiyorum.
Adın ne?
Dan.
Daniel, sana 20 dolar versek ne yaparsın?
Bir galon Three Roses, bir paket sigara ve bir de sosisli alırım.
Bu aldıklarını nereye götürürdün? Odana mı?
Parka götürürüm.
Çoğu gece parkta uyurum.
Yani, bir çalılığın altına uzanıp...
...sigaranı tüttürüp şarabını içersin.
Yıldızları seyredersin.
Neden olmasın?
O adam sizi rahatsız etmiyordu umarım.
-Sizden para koparmaya çalışıyor gibiydi. -Kim? Daniel mı?
No comments yet. Be the first to leave one.