The Walking Dead

The Walking Dead

Download Turkish Subtitle

Season 10

Release info

the walking dead s10e19 720p web h264-glhf
A Commentary by Henoka

Tags

web
1080
720p
720
Published on: 2022-03-12
Downloads: 61
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Kardeşlerimizi yitirdik.

Karanlığa ve intikam arzusuna yenik düştük.

Tanrı'yla konuştum. Seni ipe asmamı istedi.

Ama inancımızı kaybetmedik.

Tanrı'nın evi bir hisardır.

Adil olanlar girer...

ve güvende olurlar.

Umutsuzluğa düştüğümüz anlarda bir mucize gerçekleşti.

O benimle birlikte.

Dostlarımızın lütfuyla kurtulduk.

Ama hâlâ yapacak çok işimiz var.

Topluluğumuzu yeniden inşa etmek.

Ailelerimizin gereksinimlerini karşılamak.

Ruhumuzu kurtarmak.

Araştırılmamış yapılar Muhtemel besin kaynakları

Burada ne olmuş böyle?

Hiçbir zaman bilemeyeceğiz.

Henok İyi seyirler, sağlıklı günler

Ne yapıyorsun?

Arabaları arayacağım.

Burada bir şeyler olabilir.

İki tane daha.

Bir, iki, üç.

Çek.

Hey! Bir şey görüyor musun?!

Yalnızca bir merdiven.

Herhangi bir şey buldun mu?

Bir tane daha.

İki haftadır bu işi yapıyoruz.

Neyi kanıtlamaya çaşlışıyoruz? Ben...

Ben... yapamam.

Bunu yapmak zorundayız.

Hayır, değiliz.

Geri dönüp avlanma alanlarını kontrol edebiliriz.

Orada yiyecek yok. Tükenmiş.

Maggie'nin haritasındaki diğer yerler de öyle!

Bak, ben...

Kızımı özledim.

Senin de çocuğunu özlediğini biliyorum.

Bir tane daha.

Biraz yardım eder misin?

Evet.

Kalk hadi.

Son konumumuzun yakınında

bir su kulesi var.

Bu su kulesini görene dek kuzeye...

...gitmeliyiz. - Harita olmadan bunu yapamayız.

Sadece bir saat mesafede.

Umrumda değil.

İyi.

İzlerimizi takip edeceğiz.

Bu haritada var mıydı?

Hayır.

KUTSAL KİTAP

Kim var orada?

Kim var orada?

Benim adım Aaron.

Benden zarar gelmez.

Lütfen korkma.

Kim var orada?

O...

Üzerime geldi.

Ben...

orada olduğunu bilmiyordum...

Ne?

Yok bir şey.

Bu tam bir....

Tam bir çığlıktı.

Bunlar berbat şeyler!

Açıkçası. Hayır.

Bu nedenle...

çığlık.

Ben...üzgünüm.

Pekâlâ.

Dışarı çıkaralım

Oh...

Bitti mi?.

Hayır, bitmedi.

Oh, Tanrım!

Oh...

Nasıl hissediyorum biliyor musun?

Ne?

Akşam yemeği...

...ve...

...içki.

Hey.

Bunları hatırlıyor musun?

İnsanların oyuncak mağazalarında onları almak için

birbirlerini ezip geçtiklerine dair haber görüntülerini hatırlıyorum.

Evet.

Gracie deliye dönecek.

Coco için de bir tane.

Tamam.

Bu kadar mı?

Evet.

Elimizdeki tek şey bu.

Neden?

Sadece viski.

Hayır.

Bu "sadece viski" değil."

Bu mükemmellik.

İstisnai bir durum.

Bu şişe mi?

2000 doların üzerinde maliyeti var.

İnsanların sarhoş olmak için bu kadar çok para ödemesi,

dünyadaki yanlış giden şeylerin büyük bir parçası.

Mesele sarhoş olmak için değil, bu...

Bardağı burnuna götür ve kokla.

Şimdi bir dakika bekle

ve bana hangi kokuları aldığını söyle.

Sana neyi hatırlatıyor?

Akçaağaç şurubu.

Vanilya.

Çocukken yaptığımız bir kahvaltı.

Şimdi bir yudum al

ve bırak ağzında yayılsın.

Şu bitişe bak...

Lezzetin nasıl geliştiğine...

Wow.

Evet, kesinlikle.

Şimdi yemeğe geçelim.

Etin tadı daha da güzel olacak.

Tamam.

Hey. Bak...

Bunun oldukça nadir...

ve istisnai olduğunu anlıyorum,

ama...

...çetin bir gün geçirdik.

Değil mi?

Saçma.

Sen de yok.

O zaman gör.

Görmeye yetecek kadar param yok.

Viskin var...

Çok teşekkürler.

Hayır hayır hayır.

Göster bana.

Pekâla,Tanrı senin içki içip kumar oynaman

hakkında ne düşünüyor şimdi?

Muhtemelen onun için sorun olmaz.

Olmaz mı?

Kart hilekârlığı yapmak Rahiplik eğitimin bir parçası mı?

İlahiyat mektebinde viski dersi var mıydı?

Aslında, evet vardı.

Ciddiyim.

Bir üstadım vardı.

Rahip George.

İyi bir arkadaş...

...ve harika bir öğretmendi.

Ve onunla ilk "dersim"

bir çocuğun cenazesindeydi.

Tommy Franklin.

Kanserden ölmüştü.

Üniversitenin ilk yılındaydı ve...

...ve öldü.

Ve kasabadaki herkes cenazeye geldi.

Rahip George son görevini yerine getirdi.

Tommy'yi toprağa indirirken konuştu.

Ve söylenmesi gereken tüm doğru şeyleri söyledi.

Zorlanmadan.

En azından öyle görünmediğini söyleyebilirim

Her neyse.

Cenaze töreni sona erdi,

ve biz de cenaze evine gitmek üzere onun arabasına bindik.

O öylece çekip gitti.

Yol boyunca 80'den aşağı inmedi.

"Oraya diğerlerinden önce gitmeliyiz!" diyordu.

Tüm dur levhalarını geçiyordu

ve ben de tüm yol boyunca gözlerim

kapalı bir şekilde dua ettim.

Oraya vardığımızda

doğruca içki dolabına gitti.

"Ne yapıyorsunuz peder?" dedim.

Bana, "Kapa çeneni, Gabriel!" dedi.

Ve yakamı kopardı.

Sonra da kendininkini çıkarı ve dökülmeye başladı.

Sonra Tommy'nin babası içeri girdi.

Rahip George elinde iki içki kadehiyle,

ona doğru yürüdü...

ve...

...konuşmaya başladı.

Herkesle konuşuyordu...

ve gayet rahatlardı.

Gülümsüyorlardı.

Gülüyorlardı.

Ve bana dedi ki..

tek yapmam gereken

onlarla birlikte olmak,

yürekten gelen bir sesle konuşmak,

ve duymak istediklerini düşündüğüm

şeyler hakkında hiç endişelenmemek.

Ben de bunu deniyorum ama bu işte onun kadar iyi değilim.

Ve sonra bana dedi ki,

gerçek bir vaiz olmanın yolu kürsüden vaaz vermekten geçmiyor.

İnsanlarla bire bir,

kendi şartlarıyla konuşuyordu.

Onlarla bağ kuruyordu, anlıyor musun?

Viskiyi böyle biliyorum.

Birçok şeyi bu sebepten biliyorum.

Tekrar vaaz vermeye başlamalısın.

More Turkish subtitles for The Walking Dead

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left