The first 200 lines.
Devasa kitaplarda, "Bir varmış bir yokmuş..." diye başlayan
öyküler vardır.
Ama bu öykü benimle, Lia'yla ilgili.
Bir de çayla.
Yok, öyle çay değil.
KUSURSUZ
Şimdi oldu.
Küçükken, Townsville'de Richard'la büyükannem Popo'nun saatlerce
çaydan bahsetmesini dinlerdik.
Richard kim mi?
En iyi arkadaşımdı,
sonra ilk hayal kırıklığım oldu.
YÜRÜMEDİ
Neyse, Popo bu dünyada en sevdiğim insandı.
Vefat ettiğinde, bana Sidney'de çayevi açmam için para bıraktı.
Eski hayatımdan olabildiğince uzakta.
Dükkâna Popo'nun adını verdim.
POPO'NUN ÇAY SAATİ
Her şey mükemmel olacaktı.
İyi bir fincan çay yapmak güzel bir bale gibidir.
Tüm unsurlar birleşince
neredeyse sihir dediğimiz şey
gerçekleşir.
İnci çayı yok mu yani?
- Çık dışarı. - Ne?
Hemen.
İnci çayı şart diyorum.
Öyle bir mekân değil burası.
Burası el emeğiyle
geleneksel Çin çayı deneyimi sunmada uzmanlaşmış bir yer.
Çok güzel bir dans bu.
İnci çayı ise Macarena.
Ama herkes Macarena sever canım.
Gelenekler faturaları ödemiyor. Bak.
Elektrik var, telefon faturan var.
Büyük, kırmızı mühürlü bir şey daha var. İyi olmadığı kesin.
Ama olsun.
Hazır mısın?
Neye hazır mıyım?
Kız kardeşinin havalı nişanı için Townsville'e uçmaya.
Yarın mıydı o?
Evet, aynen. Bu akşam da
çıkıp biraz kafa dağıtalım derim.
Gördün mü? Çayın bile aynı fikirde.
BEŞ KÖR RANDEVU
Selam.
Pardon. Orası dolu.
Peki.
Sorun değil.
Tanrım. Lindy.
Artık birinin seninle ilgilendiğini bile anlamayacak hâlde misin?
Adam senden hoşlanmıştı.
Resmen görmezden geldin.
Aklıma bir fikir gelmişti.
Baş nedimelik konuşmam için birkaç fikir yazmazsam
Alice önemsemediğimi düşünecek.
Tamam. Sanırım nişana artı birinle gitmiyorsun.
Yok. Artı birim sensin.
Alakası yok canım. Seninle gidiyorum ama tek takılırım.
- Ne? - Müstakbel eski kocam orada olabilir.
- Ne? - Townsville'de mi?
Evet, Townsville'de, ne olmuş?
Şerefe o zaman.
- Müstakbel eski kocana. - Şerefe.
Şerefe. Zengin ve ölüme yakın olsun.
GECİKMİŞ FATURA
Yukarıda nasılsın büyükanne?
Alice hayallerinin erkeğiyle evleniyor.
Bense
boğuluyorum.
Güzel kızım, yüzümüzü kara çıkarmayacaksın.
O konuya gelirsek
bana bıraktığın paradan sadece bir aylık kira kaldı.
Yani önerilerin varsa...
ANNE BABAYA ANNE BABALIK ETMEYE GİRİŞ
Memleketinin tropikal olduğunu bilmiyordum.
Gayet güzelmiş.
Armudun dibine düştüğü ağacı daha görmedin.
Galiba aracımız bu.
Lia için mi?
Aynen dostum. Valizleri arkaya atın.
Buraya niye geldiniz?
Yaklaşan düğünümüz var.
Kız kardeşim nişanlanıyor.
Alice'in ablası mısın?
Evet, onu tanıyor musun?
Evet.
Tanımayan yoktur. Townsville'in başkanı sayılır.
- Çok teşekkürler. - Sağ ol.
Of ya Lia! Vay canına!
Vay canına! Aynen!
- Al. En yakın... - Mason olmalısın.
Lia senden hiç bahsetmedi
ama şimdiden enerjini aldım.
Kız kardeşler gibi olacağımız belli.
Enchanté.
Lia, seni iyi gördüm. Durumun iyi mi?
İltifat mı bu yoksa suçlama mı?
İyi gördüm, yani muhtemelen az yiyorsun.
Onu sevdim. İlişkinizi de sevdim.
Benim için çok eğlenceli.
Bak, özellikle de bugün benim için endişelenmene gerek yok.
Onun yerine kendini düşün.
Teşekkürler.
- Lia! - Bu taraftan mı?
- Çok uzun zaman oldu. - Öyle.
Annen içeride bekliyor.
Tamam.
- Kendime bir çekidüzen vereyim. - Tamam.
Teşekkürler.
Aman ya.
- Lia. - Merhaba anne.
Katılabilmene çok sevindim.
Hoş olmuşsun.
Evet, sağ ol.
Şu an Sidney'de fırfır moda. Evet.
Karayip Korsanları'ndan çıkmış gibisin.
Lia. Dükkân nasıl?
İyi gidiyor.
Öyle mi?
Evet. Satışlarda artış var.
Evet, artış... Pardon, artış var.
İki yıl demiştin.
Onu diyen sendin.
Görünüşe göre bir şeyler başarıyorsun.
Selam evlat.
Baba.
Selam baba.
Gelebilmene şaşırdık.
Hiç yanımızda olmazdın.
Olmaya başlamana
çok sevindim.
Gördüğünüz gibi,
sebebi tam önümüzde.
Anne. Falcının geleceğinden emin misin?
Bayan Li gelecek.
Önemli olaylardan önce fal baktırmak Çin geleneğidir.
Düğünümüz gibi! Hayatım boyunca bunu bekledim.
İkimiz de, değil mi Nigel?
Doğru canım.
Dur!
Bayan Li'yi bekle.
I-Ching falın.
Düğün 14 Şubat'ta mı?
Evet, sevgiyi seviyorum.
Nisanda evlenmen gerekiyordu.
Tarihi değiştireyim mi?
- Depozito yanar. - Hayır.
Yumurtalığın çok sağlıklı.
Çok kuvvetli akış var.
İlk denemede hamile kalırsın.
Oğlan da iyi.
Dengeli.
Uysal.
Köpeğin olur!
Tabii.
Sadece Nigel'la beni kutlamak için toplanmadık.
Lia'nın başarısı da var.
Yok, hayır. Sorun değil. Dediğim gibi.
Bugün senin günün.
Yok ya.
- Öyle! - Lia.
Seninle çok gurur duyuyorum.
Ne dedin?
Gurur duyuyorum.
Bir fala daha baktırmamız lazım.
Hayır.
- Bence gerek yok baba. - Yok mu?
- Saçmalık. - Hayır.
Xian haklı.
Neyim?
Bir bat mitzvaya gideceğim.
Dur lütfen.
Haklısın.
Başarı takdir edilmeli.
Gel bakalım tatlım.
Hayır, yemek yiyorum.
Gel, gel.
I-Ching falın.
Tamam.
İşlerin iyi mi gidiyordu?
Yükselişte.
Avucun.
Aşk ve kariyer çizgin dolaşmış.
Bu ne demek?
Ruh ikizini bulmak işlerine iyi gelecek.
Gerçi zaten
yükselişte.
Bu kişi çıktığın sıradaki beş kişiden biri olacak.
Beş kişi mi?
Tanrım. Ne? Ne beş kişisi?
Ruh ikizini bulacaksın.
Düğünden önce olması gerekiyor.
İki aydan daha az!
Aptalcaydı.
Mükemmeldi.
BERABER DAHA GÜZEL
NİŞAN
Lia. Boş beleş birini seçme.
İşim olmaz.
No comments yet. Be the first to leave one.