Senin Hikayen

Senin Hikayen

Download Turkish Subtitle

Release info

Senin Hikayen
A Commentary by KalbindenPiraye

Tags

other
Published on: 2020-05-22
Downloads: 14
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

Ama ben daha babaanne olmadım ki.

Peki durum çok mu ciddi?

Kolon kanseri.

Ne yazık ki karaciğere sıçramış.

Ama yine de şanslıyız. Genel durumunuz çok iyi.

Ama ben daha babaanne olmadım ki.

Peki, ne yapacağız şimdi?

Hemen kemoterapiye başlayıp hastalığı remisyona sokmamız gerek.

- Yani? - Yani...

Hastalığı uykuya yatırmamız gerekiyor.

Ama ben daha babaanne olmadım ki

Merak etmeyin Meral hanım. Saçlarınız bile dökülmeyecek.

Ama ben daha babaanne olmadım ki.

Bakın, üzülmeyin. Tümörleri küçüldükten sonra

geri kalanını bir operasyonla temizleyeceğiz.

Ama ben daha babaanne olmadım.

-Hadi, hadi. -Hadi.

-Hayırlı olsun anne. -Hayırlı olsun Meral teyze.

-Daha tedavi bitmedi ama. -En azından en zor tarafı bitti.

Ya seneye 38. yılımızı kutlayacağız ya inşallah.

38 yıl. Dile kolay.

Ya 38 sene ben sana nasıl dayandım?

Nankör, asıl ben sana nasıl dayandım?

"Yüzüne dizine dursun. Haram zıkkım olsun yaptıklarım sana."

"Gençliğimi yedin bitirdin benim ya."

Artık Orhan amca bir jest yapar size.

Iıh. Aman, aman istemem. Bir şey istemem.

Hiç istemez bu. Hiçbir şey istemez.

Bir şey istiyorum.

-Neymiş? -Babaanne olmak istiyorum.

-Ya anne! -Babaanne.

Ölmeden bir torun istiyorum.

-Ya anne... -Ne ya? Ne var?

-Ee anne... -Ne var bunda oğlum? Aa.

-Herkes benimle dalga geçiyor. -Ee geçerlerse geçsinler.

Yok "Senin neden torunun yok."

-Yok "Sana torun çok yakışır." -Allah Allah.

Sürekli bana torunlarının resimlerini gösteriyorlar.

-Sinir oluyorum. -Gösteriyorlarsa göstersinler. Bana ne?

Yaşınız geçiyor oğlum. Neredeyse nesliniz tükenecek.

Belki istemiyoruz?

Olur mu öyle şey canım? Bal gibi de istiyorsunuz.

Sen bizim hep senin istediğin gibi yaşamamızı istiyorsun. Farkında mısın?

Evet. Ne var bunda?

Ee o zaman size bir köpek alalım bana benzeyen. Onunla idare edin canı siz de.

Aa? Köpek olur mu?

Bak, geçenlerde ne olmuş.

Ayşe'nin oğluyla gelini onları yemeğe götürmüşler.

Ne yapmışlar biliyor musun yemekte? Herkese böyle zarf dağıtmışlar.

İçinden bir kart çıkmış. Bir de bebek ultrasonu.

Hayır, hayır.

"Sen babaanne oluyorsun." "Sen dede oluyorsun." "Sen amca oluyorsun." diye.

Allah'ım, ölmeden önce ben de o günleri görecek miyim acaba?

Esra'nın tayini çıkıyor belki Paris'e ha.

-Hakan. -Hayırlı olur inşallah. Tebrik ederim.

Çok sağ olun. Daha belli değil. Bakacağız.

Aa geçenlerde internette bir şey okudum.

Fransızlar tüp bebek konusunda çok ilerlemişler.

- Hayret bir şeysin! - Bak ne güzel.

-Fırsatı değerlendirin işte. - Anne!

- Ay iki de bir de "anne, anne". -Hayret bir şeysin!

Anne, baba olunca anlarsınız.

Hadi bakalım, şöyle öbür tarafa geçelim.

-Ben şunları mutfağa götüreyim. -Hadi bakalım.

Hadi kalk sen de. Kalk hadi.

Hakan, oğlum.

Bak, Esra'nın çocuğu olmuyorsa Fransa'da gösterin.

Özel bir aşı geliştirmişler.

-İyice kafayı yedin ha. Vallahi. -Ne var bunda oğlum?

Ne "Ne var?" bunda canım?

-Belki benim olmuyor. Ne biliyorsun? -Saçmalama.

Senin neden olmasın? Senin çocuğun olur.

- Hakan. -Hı?

Annene çocuk istemiyoruz dersek ne yapar?

inanmaz herhalde.

Sen istiyor musun?

Bilmem. Sen?

Bilmem.

Bazen bebek falan görünce istiyorum da

sonra düşününce "Çok zor." diyorum kendi kendime.

Her şeyimiz değişecek. Bundan korkuyorum bir kere.

Sonra öyle rahat rahat yaşayamayacağız.

İstediğimiz zaman istediğimiz yere gidemeyeceğiz.

Zor yani.

-Bu mu yani sebebi? -Niye? Sen çok mu istiyorsun?

Yani, olursa sevinirim.

Olmazsa da üzülmem herhâlde, değil mi?

Neyse, benim hormon seviyemle çok zor zaten hamile kalmam.

Allah Allah. Ne varmış hormon seviyende?

Hı?

Dengesiz.

Ne varmış hormon seviyende?

Bak, bir sorun yok bence hormon seviyesinde.

Aynen. Görüşürüz. Bye bye.

-Esra? -Buyurun Aslı Hanım.

Christophe'la konuştum.

Resmi teklifi haftaya yapacaklarmış sana.

Avrupa bölge müdürlüğü, Paris.

Ne zaman başlamamı istiyorlar?

Pozisyon dört ay sonra açılacakmış.

Tebrik ederim. Düşün, konuşalım.

Tamam. Sağ olun.

Esra hanım. Size gelmiş.

Alo?

- Meral teyze. -Esracığım.

Pastanızı aldım. Çok teşekkür ederim.

Afiyet olsun. Yıldönümünüz kutlu olsun.

Allah devamını getirsin. Analık, babalık tattırsın size.

Sağ olun. Umarım.

Ne yapıyorsunuz bu akşam?

Bilmem.Konuşmadık daha. Hakan unuttu galiba.

Yok canım, Hakan unutur mu? Niye unutsun?

Mutlaka bir şey planlamıştır o.

Hadi, öptüm seni.

Tamam, ben de öpüyorum. Bye bye.

N'aber anne?

Evlilik yıl dönümünüzü unuttun mu sen?

Yo, niye unutayım? Nereden çıkardın?

Boş ver. Ee, nasılsın?

İyiyim. Çalışıyorum.

Sen ne yaptın? Gittin mi kliniğe?

Öğleden sonra gideceğiz babanla.

Şu lanet şey bir bitse de.

Bitecek anneciğim. Merak etme sen.

Tamam oğlum, tamam. Hadi, öpüyorum seni. Hayırlı işler.

Hadi bye bye.

-Hakan abi, ben sınava gideceğim. -Tamam, hadi bol şans.

Teşekkür ederim. Bir de şey, Hande aradı.

Hani o reklamlar vardı ya, onlar iptal olmuş.

Bir de Buket'ler dizi müziğini bir başkasına vermişler.

İyi. Ne yapalım?

Bir de bugün leasing ödemesinin son günü.

İyi, sen dönünce bir haber ver de şu ajanstan bir randevu alalım.

Nereden dönünce?

Sınavdan dönünce.

-Sen sınava gittiğimi ne biliyorsun? -Ee sen söyledin kızım.

-Ne zaman söyledim? -Biraz önce söyledin.

-Ben? -Sen.

İyi misin? Kafayı mı yedin ya?

-İyiyim. Kötü mü gözüküyorum? -Yok, çok iyisin.

O zaman ben sınava gideyim, randevu alayım ben oradan.

-Veya hiç gitme sınava bence. -Gideyim, ben ona gideyim.

Geç kaldın.

Gerçekten unuttuğunu sandım.

Unutur muyum?

Yedinci yıl kritik yıl derler ya.

Değil.

-Çok güzel olmuş. -Beğendin mi?

Hı hı. Çok.

Hangi ara yaptın bütün bunları?

-Hı? -Yaptık işte.

-Buyurun. -Buyurayım.

-Şarap? -Evet.

Doğru söyle. Annen mi yardım etti?

Ya Allah Allah. Ne alakası var canım?

-Niye annem yardım etsin? -Tamam, tamam.

Tamam.

-Yani biraz yemeklere yardım etti. -Hmm.

Bir de şarabı o aldı.

Yaşadın bu akşam, söyleyeyim.

-Hadi, çabuk. Çabuk. -

Hadi bebeğim, ne yapıyorsun? Geç kalacaksın.

Aman. Ofise öğleden sonra gideceğim.

Önce Fransızlarla buluşacağım otellerinde.

Hakan.

Teklif yaparlarsa ne yapacağız?

Konuşuruz.

Ev kredisini ödedin mi?

-Bu hafta ödeyeceğim. -Hakan!

Kirli.

Hafta sonu bir yerlere gitsek mi?

-Bebeğim, bu hafta çok işim var. -Nereye gidelim?

Yetiştirmem gereken üç tane iş var.

Cumadan mı gidelim, cumartesiden mi?

Allah'ım ya.

İşin olmasaydı takılırdık biraz.

Hı?

Senin bu hormon seviyeleri hiç fena değil bence.

Konuşma, gel.

Ne yapıyorsun sen?

Hakan'ın CD ve broşürlerini reklam ajanslarına gönderiyorum.

Çocuğun vakti yok ki bunları yapmaya.

Hakan'ın haberi var mı bundan?

Hadi sen işine dön. Kitabını okumaya devam et.

Ya işin bitince bir gazoz versene bana.

Allah'ım...

-Ee, tatil programınız var mı? -Olmaz mı.

Kızlarla Mikonos'a gidiyoruz.

Esra? Siz ne yaptınız? Yaptınız mı program?

Biz de Hakan ayarlayabilirse annemlerin yanına

Los Angeles'a gideceğiz. Bir haftalığına falan.

Eğer olmazsa bizimle Mikonos'a gelin.

Hıı.

Yok canım. Bu sefer gelmeyelim isterseniz.

Hakan biraz sıkıldı galiba.

Aa? Niyeymiş o?

"Ne yapacağım altı kadın arasında tek erkek?" diyor devamlı.

Allah Allah? Paşam bilir.

Ne yapacak? Hava atacak. Şanı yürüsün.

-Hakan. - Haklı ama çocuk ya.

Senin Hikayen subtitles in other languages

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left