Greedy

Greedy

Download Turkish Subtitle

Release info

Yify
A Commentary by kersel
720p, 1080p yify

Tags

other
Published on: 2021-10-18
Downloads: 32
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 196 lines.

Çeviri: KerseL

Çok gereksiz.

Trompetleri duyayım.

O trompet değil.

O trompet değil.

Bu bir trompet.

Senfonimi duyayım!

Ne orkestra ama!

Caddede yürüyorum...

Caddede yürüyorum...

Söyleyin bakalım, Bay James, ne elde ettiniz?

Bu notayı bana Bing Crosby vermişti. Ondan kurtulduğuna da çok sevinmişti!

Çocuklar, kalkma vakti, Haydi.

Bugün cumartesi. Gitmeye hazırlanmalıyız.

- Nereye gidiyoruz? - Joe Amcayı görmeye gidiyoruz.

Ne? Ben Joe amcaya gitmek istemiyorum!

- Gelin buraya! - Gitmek istemiyorum!

Hayır, Çizgi film izlemek istiyorum! Bugün cumartesi!

Bunu bize yapamazsın, gitmek istemiyoruz!

- Kesin şunu! - Hayır, gitmek istemiyoruz!

İyi çocuk olacağız! Herşeyi yiyeceğiz. Odamızı temizleyeceğiz. Ama Joe Amca olmaz.

Hadi ama. Bunlar için zamanımız yok.

- Bizi rahat bırakın! - Babana vuramazsın.

- Çok erken gidiyoruz, Carl. - Oraya ilk giden ben olmak istiyorum.

Yoksa başka biri ilk giderek hakkımızda dedikodu yapacak ve oraya gitmemizin anlamı kalmayacak.

Kuzenim Tina'nın alkol problemini gündeme getirmemi hatırlat bana.

- O senin kuzenin. - Sen bu konuda daha iyisin. Daha ustasın.

Carl ve Nora McTeague.

Cehenneme hoş geldiniz.

- Biz ilk miyiz, Douglas? - Evet, efendim.

Kimse üç saat erken gelmeyi düşünmemiş olsa gerek.

- Kuşunuzu alabilir miyim bayan? - Hayır, teşekkürler Douglas, ona kendimiz vereceğiz.

- Misafir odasında beklemek ister misiniz? - Teşekkürler.

- Başka bir araba gördüm. Kimin...? - Dr. Hemmel amcanızın yanında.

Ooh, bir şey mi oldu?

Amcanızda konjesyon oldu, bütün gece öksürdü, efendim.

Ne tür öksürük? Kuru mu, nemli mi? Yani...

Sadece öksürüktü, efendim. Bir dahaki sefere size bir örnek saklarım.

Eminim kuşu çok sevecektir.

- Bize 400 dolara mal oldu, Carl. - Para kazanmak için önce harcamak gerekir.

- Oh, Aman Tanrım! - Yolanda, ne oldu?

O öldü!

Bir dakika önce doktor onu kontrol ederken iyi olduğunu söyledi, ve sonra...

- O öldü. - Hadi çabuk!

Evet!

- Artık zengin miyiz? - Belki.

Oh, Aman Tanrım.

Yolanda, git bir şeyler temizle.

Kesin şunu!

Bu Dr. Hemmel!

Tabii ki Dr. Hemmel.

Her gün sabah 5'te tennis oynuyor diye böbürlenirdi. 71 yaşındaydı.

Artık böbürlenemeyecek.

Nasıl rahatladığımızı anlatamam.

Yolanda çığlık atarak gelince, sandık ki...

Tek söyleyebileceğim, hala bizimle olduğun için mutluyuz Joe Amca.

- Korkmuş görünüyorsunuz. - Korktuk. Özellikle çocuklar. Joe ve Joe.

Bak, yeni bir minik Joe yolda. Kanıtı da burada, doktorun raporu.

- İyi görünüyorsun, Nora. - Teşekkürler, Joe Amca. Sende öyle.

- Neden kabloyu kesmiyoruz? - Çok kalın. Haydi.

Ne dediğini duydun mu? İyi göründüğünü söyledi.

- Bence bu iyiye işaret, sence? - Ne düşündüğümü bilmiyorum.

Carl, bir kız istiyorum, tatlım.

Tamam. Söz veriyorum, o öldükten sonra bir kızımız olacak, Söz veriyorum. Tamam mı?

Joe Amca? Sana birşey söylemek istiyorum.

Büyük Joe'nun...bizim Büyük Joe'nun...

...dokuz yaşında nasıl işe atıldığını duymalısın.

Diğer dördüncü sınıf arkadaşlarıyla çim biçme şirketi kurdu.

Gelecekte büyük bir şirketin başına geçmesi gerekebilir diye kendini hazırlıyor.

Yani parayla ilgileniyorsun, ha?

Buraya geldiğim için 10 dolar kazandım.

Seni öpersem 20 dolar daha kazanacağım.

Ama bunu düşünüyorum.

Tamam.

İşte bu kadar.

- Neler oldu? O....? - Kalp krizi. Aniden öldü.

- Gerçekten mi? Yani...? - Herşeyini sana bıraktı, kardeşim.

- Gerçekten mi? - Hayır. O değildi. O Dr. Hemmel'dı.

Seni orospu çocuğu.

- Ölenin o olmasını isterdin, değil mi? - Öyleydi. Ama şimdi keşke sen olsaydın diyorum.

- Kızların nasıl, Ed? - Evet, bizim kızlarımız var. Neden biliyor musun?

Senin yaptığın gibi Ed'in spermini bir santrifüje koyup X'leri Y'lerden ayırmadık!

Afedersin kardeşim, Joe Amca ne kadar değerli olursa olsun...

...bizim her zaman bir sınırımız olacak.

Jolene, Joette? Hadi içeri girin, kızlar.

- Bir ambulans gördük! - Dr. Hemmel öldü.

Oh.

Dennis, neden gidip çocuk masasına otur muyorsun?

Oturtsana.

- Nesin sen embesil mi? - Testlere göre değilim.

Sadece otur ve çeneni kapat.

- Yolanda! - Heryere döküldü!

Üşütmüş, Joe Amca. Sana da bulaştırmak istemedi.

Ed, kızlarından biri masaya süt döktü.

Ee, Joe Amca, Sanırım kendine yeni bir doktor bulman gerekecek.

Ne için? Doktorlar, ilaçlar. Kimin ihtiyacı var, ha Joe Amca!

Bu konuda kiminle konuşman gerekiyor biliyor musun? Glen'le.

Bu adam kendini formda tutmasını biliyor. Disiplinli.

Ben birkaç hafta egzersiz yapıyorum. O kadar. Sana hayranım, Glen.

Şey, bilirsin...

Bütün egzersiz ekipmanlarını yeni dairene sığdırabildin mi?

Frank!

- Ne yeni dairesi? - Glen ve Muriel ayrıldı...

Bu bir sırmıydı. Korkunç hissediyorum.

- Dilimi kesebilirim. - Al sana bıçak.

- Hayır, gerçekten, Ben... - Ayrıldınız mı?

Hayır.

- Hayır! - Hayır!

- Öyleyse neden...? - Çünkü...

Yeni bir iş kurmaya çalıştığımı biliyorsun değil mi? Bu çok zamanımı ve enerjimi alıyor...

...oysa ben J... Muriel'leyken, Sadece...

Onun için o kadar çıldırıyorumki başka birşey düşünemiyorum...

- Bilirsiniz. - Evet.

Bende bir süre uzaklaşmayı düşündüm böylece kendimi işe verebiliyorum.

Her neyse, Glen özel hayatınız kimseyi ilgilendirmez. Çocuğunuz yok. İkiniz de kısırsınız.

Frank, neredeyse sormayı unutuyordum. Tina'nın çarpıp kaçma davası nasıl sonuçlandı?

- Çarpıp kaçma davası mı? - Evet.

Hatırlarsın Tina bir gece sarhoşken hani okul otobüsüne çarpmıştı?

Çarpmak mı? Sadece boyası çizildi.

Frenleri boşalmış sadece. Herkes iyiydi. Çocuklar, rahibeler.

Tanrı'ya şükür ki şu kızarkadaşının kullandığı küçük spor arabalardan değildi.

- Onlar ölüm tuzakları. - Neden bahsediyorsun?

Kız arkadaşın Chrysler kullanıyordu. Büyük mavi bir Chrysler.

O benim kızarkadaşım değildi!

O spor salonunda bir eğitmen. Ben...

Spor çantamı salonunda unutmuştum ve o da bana çantamı geri getirdi.

Ed sanırım çalışmadığın için bu tür şeylerle uğraşıyorsun.

Ne oldu?

- Hiçbir şey. - Hiçbir şey.

Ed'in işyerinde kısa bir ara verildi.

Sanırım işyerindeki bazı çalışanlar...

Şirket sırlarını çalmış ve rakiplere satmış. Yağı uzatır mısın, lütfen.

Bu bir yalan ve mahkemede kanıtlayacağım!

- Bu cuma, değil mi? - Davamız ertelendi.

Mahkemeler alkollü sürücü davalarıyla o kadar doluymuşki.

Kaygan zemin yüzünden kontrolü kaybettim!

- Biri şuna bir kadeh içki getirsin. - Bir kadeh mi? Fıçı daha iyi olur.

Lütfen millet. Neden her biraraya gelişimizde bunlar oluyor?

Bu adam biraz rahat edemezmi? Bunu haketmiyor mu?

Dört yaşındayken gazete dağıtırmış, ayakkabısı olmadığı için ayak parmakları donmuş.

- Tamam önemli değil. - Hayır önemli. Burada bazı değerlerimizi yitiriyoruz.

Belkide söylememeliyim, ama Nora ve ben... Gel buraya, tatlım...

Joseph ve Jonas ve yoldaki küçük Josiah ile basit bir hayat sürüyoruz.

Birbirimize sahibiz, size soruyorum hayatta bundan önemli ne var?

Joe-Joe, Ben markete gidiyorum.

Oh!

Molly! Buraya gel.

Bunlar benim yeğen ve kuzenlerim. Millet, bu Molly.

- Merhaba! - Merhaba.

- Douglas beni görmek istediğini söyledi? - Oreos'larımız bittiği için mi markete gidiyorsun?

Biri bütün Oreos'ların içini emip yemeseydi...

...gitmek zorunda kalmazdım, seni yaramaz çocuk.

Ben yaşlı ve zenginim. hangi kısmını istersem onu yerim.

- Eğer bütün lanet kutuyu yemek istersem, bütün lanet kutuyu yerim. - Seni bugün kim kızdırdı?

- Biraz para ver bakalım. - İşte.

Bir yüzlük daha al. Belki başka birşey almak istersin.

Ne kadarda tatlısın.

- Sonra görüşürüz. - Hoşça kal.

Bay bay!

Bu kavunlar çok güzelmiş. Evet.

Tatlı, sulu.

- Joe amca? - Mm?

- Kim...? - Mm?

- Kim...? - Ah, o Molly. Burada yaşıyor.

Bakıcı mı? Sekreter mi?

Şey, pek sayılmaz. O aslında...benim hemşirem.

- Hemşire mi? - Evet. Bir hemşire almaya karar verdim.

Acılarımı bir şekilde azaltmalıydım.

Onu bir firmamı gönderdi?

Hayır, bir gece pizza getirdi ve muhabbete daldık.

Sonra bir anda hemşire olmaya karar verdi, yani... Evet, Bana çeşitli şekillerde yardımcı oluyor.

Benim için çok özel biri oluverdi.

Evet!

Güzel...

Sonra görüşürüz.

Teşekkürler, Fred. Herkese merhaba. Ben, Chris Schenkel.

Teşekkürler. Çok teşekkürler.

Profesyonel Bovling Turnuvası adına...

...turnuvayı destekledikleri için Milwaukee halkına teşekkür ediyoruz.

Son beşe kalan yarışmacılarımız oynamaya yarın saat 2.30'da başlayacaklar.

Lanet olsun.

Her seferinde aynı şeyi yapıyorsun! Bütün tatilimizi mahvettin.

- Kapa çeneni! - Her zaman "Biraz daha gidelim, biraz daha gidelim" diyorsun.

Sonra kalacak yer kalmıyor, bunun gibi bir pislik yuvasında kalıyoruz!

Buna...buna inanamıyorum.

Nerde kalsam bu çiftin yanına düşüyorum.

Yani aynı kişiler demiyorum, bu tür insanlar.

- Başka bir şubesi gibi. - Hayatımı cehenneme çevirdin!

- Kıçımı öp! - Bu bütün gecemi alır!

Oh, Tanrım.

Biliyor musun, bu çok aptalca.

ABC bana Marriott'ta bir süit verdi ama biz Bates Motel'de kalıyoruz.

Gidelim buradan.

Tatlım, senin otelinde utandığımı biliyorsun.

Herkes "o ahmak McTeague'nin Marriott'a parası nasıl yetiyor" diye soruyor"

"Oh, bilmiyor musun ''O televizyon sunucusu Robin Hunter'la yatıyor."

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left