Keeping Up with the Joneses

Keeping Up with the Joneses

Download Turkish Subtitle

Release info

Keeping Up with the Joneses 2016 WEB-DL-FGT
A Commentary by Spectral

Tags

Web-DL
web-dl
web
WEB-DL
Published on: 2016-12-29
Downloads: 42
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

KOMŞUM BİR AJAN

İnsan kaynaklarında çalışıyorum veya bazılarının tabiriyle "İK."

Odamdaki bir posterde şu yazar...

"Sakin ol ve güvenli limanına git."

Dolayısıyla ne zaman stres veya panik olsam...

gözlerimi kapatıp bizim çıkmaz sokağı...

harika eşim Karen'ı ve iki oğlum Patrick ve Mikey'yi hayal ederim.

Çünkü burada her şey yoluna girer.

Ne olursa olsun.

İki Hafta Önce

-Güle güle Mikey, güle güle Patrick. -Güle güle.

Kampa varır varmaz mesaj atın.

Tamam.

Kene ısırırsa poşete koyun...

üzerine ısırdığı vakti yazın, ben tahlile yollarım.

Mikey, çoraplarınızı değiştirmeyi unutmayın, tamam mı?

-Sizi özleyeceğiz. -Sizi seviyoruz!

-Çok eğlenin! -Güçlü olun!

Güçlü olun!

O şoför sarhoş muydu sence?

Nefesini kokladığımda bana tuhaf bir bakış attı.

Sanırım onu korkuttun.

Bak, Meg.

Selam Meg!

Meg Craverston SATILDI

Sattım!

Çok hızlısın!

Nakit ödeyenler sağ olsun.

Nakit mi? Çok havalıymış.

En iyi tarafı da evi gelip görmediler bile.

Sadece İnternet'ten baktılar.

Şahsen tanışmadık bile. Tam çılgınlık!

Görmeden kim ev alır ki?

Sorma. Belki ünlü falandır.

Yapma Jeff. Ünlüler burada yaşamaz.

Umarım birileri uyuşturucu üretmek için falan almadı.

Geldi.

Kusura bakma.

Nerede kaldın?

Kinko'da herkes delirmişti.

Orası genelde öyledir.

-Selam. -Selam.

Yeni komşularınız geliyor, heyecan var mı?

Bu arada Karen, kartvizitini eve bıraktım...

-dekoratör ararlarsa diye. -Sağ ol.

Jeff'e misafir banyosu için yeni fikrimi söyledin mi?

Hayır.

Ressam atölyesi.

Brooklyn tarzı.

Sıvasız tuğlalar, görünen tesisat boruları...

ve bir pisuvar.

Pisuvar!

O benim için. Meg tuvaletimi yeniden ayakta yapmamı istiyor.

Neyse, ben bir an önce pisuvar üzerinde çalışmaya başlayayım.

Hadi canım.

Ben senin neye başlayacağını çok iyi biliyorum.

Ev boş, çocukları sepetlediniz.

Aganigi-naganigi!

-Yapma. -Balayı!

-Lütfen, aile var. -Evet.

Neyse biz de mahalleye ilan dağıtacağız zaten.

İş üstünde olacağız yani.

Jeff, sırtlan pozisyonunu deneyin.

-Deneriz. -Tamam.

Ben böyle ses çıkarıyorum.

Sanırım Meg ilaçlarını değiştirmiş.

Ya Dan'in bahanesi ne?

Manyak manyak konuşuyorlar.

-İğrenç. -Evet.

Ama haklı olabilirler. Bilemedim.

Evde yalnızız.

Uzun zamandır ilk defa.

Evet. Ne istersek yapabiliriz.

SEKS HAYATINIZI CANLANDIRIN

The Good Wife'ı kaydetmiştim.

Harika! Gidip mısır patlatayım.

Geri gel!

-Tamam. -Ne kadar kaldı?

Az daha.

Selam Bernie.

Komşular hiç vakit kaybetmeden taşınıyor galiba.

Aynen.

Onları temizleyeceksin, değil mi Berno?

Her zamanki gibi.

Tamam, iyi günler.

Hadi. Gidelim.

Hadi. Hadi, gidiyoruz.

McDowell-Burton International, Uzay ve Savunma Sanayi

Selam Jack. Günaydın!

"Jack-et"in nerede? Hırkayla gelmişsin!

Neyse, günaydın.

Selam Diane.

Jeff, günaydın.

Nakliye kamyonlarını gördün mü?

Görmemek ne mümkün.

Vay be!

-Yeni komşulardan haber var mı? -Yok.

-Hiç mi yok? -Yok.

Dave ve Bridget'ı aratırlar, orası kesin.

Neyse, yaz daha yeni başlıyor. Daha Haziranberfest var.

Evet! Aynen!

-Ve işlerimiz! -İşlerimiz hep bir numara.

Bu arada, yukarıda işler nasıl?

Yapma Jeff.

Yukarıdaki işimizi anlatamayacağımı biliyorsun.

Biliyorum. Pardon.

Bu arada...

bana katılmak istersen paraşüt derslerim duruyor.

Bendensin.

Bu hafta çok yoğunum, çocuklarla ilgilenmem lazım. Belki.

Mesajlaşırız. Sonra konuşuruz.

-İyi günler. -Sana da.

Selam Sheila. Günaydın.

İNSAN KAYNAKLARI

Günaydın Louise.

Günaydın Sharon!

Selam Jeff! Dr. Fisher aradı.

Ya? Ne dedi?

Dedi ki, "Lütfen Jeff'e paraşüt kursu için mesaj atmamasını söyle."

Şaka yapıyor. Çok matrak adam. Selam Doug!

MBI İnovasyonla İyi Bir Gelecek

Selam Sanjay.

Merhaba Jeff, bilgisayarını kullanabilir miyim?

Anti-depresanımı yeniden yazdırmam lazım.

Tabii. Benim bilgisayarım senin bilgisayarın.

Neredesin? O kim?

Bu Jeff.

Yukarıda güvenlik sebebiyle İnternet yok, Jeff'in bilgisayarını kullanıyorum.

Peki, Jeff'in neden İnternet'i var?

Çünkü Jeff önemsiz bir iş yapıyor.

İnsan Kaynakları.

Uyarı mı alacağız?

Dün akşam mail atıp ondan özür diledim.

Sorun değil dedi.

Unuttuk gitti.

Sorun yok.

Birkaç egzersiz yapmadan sizi göndermem.

Tamam mı?

Hadi, birer stres topu alın.

Ciddi misin?

Şimdi Margaret bize "güven" kelimesinin...

anlamını gösterecek.

Sanjay?

Efendim?

Geçen akşam bir Hint lokantasında yemek yedim, anlatmış mıydım?

Gidince hindi sipariş ettim, Hindistan ya.

Yang, Oren'a, sana neler hissettirdiğini anlat.

Uyarı versen hepimiz için daha kolay olur bence.

Bir keresinde bir Hintli o kadar üzgünmüş ki "hintihar" etmiş.

Bak bu iyiydi.

Pekala Margaret. Bırak kendini.

Brooklyn Pisuvarları

Vay canına!

Evet, bence beni kıskanıyorsun.

Ne zaman yerçekimsel tedirginliklerden bahsetsem güceniyor gibisin.

O dediğin ne? Kötü bir şey gibi...

Yerçekimsel tedirginlikler mi? Güldürme beni.

Ya benim işlerim?

Bir kere hız vektörü dedim diye...

Yeni komşularımız!

...beni Dhameer'in ekibine yollamaya çalıştın.

Hesaplamaları hesaplaman lazımdı.

Bunların asıl sebebi Sharada'yı götürmem.

Ne? Sharada Ganjali'yi mi götürdün?

Seni gebertirim!

Oren, iş yerindeki sorunlar böyle halledilmez!

Sharon, güvenliği çağır!

Selam Jeff!

Karen?

Hoş geldin canım!

Selam aşkım.

Hala komşularımızı mı gözetliyorsun?

Selam.

Merhaba.

Sen de Jeff olmalısın.

Ben Tim. Bu da eşim Natalie.

Jones çifti! Tanıştığıma memnun oldum Jeff.

Tanıştığımıza memnun oldum. Gözetleme kısmı şakaydı.

Şaka. Ben asla kimseyi gözetlemem.

Mizahı severiz.

Mizah.

Natalie, sosyal medya uzmanıymış.

-Değil mi? -Evet.

Ayrıca bir yemek blogum var.

Bloglara bayılırım.

Bir de Sri Lankalı yetimler için hayır işi yapıyorum.

Bunlar en büyük tutkularım.

Natalie çok cömerttir.

Sağ ol aşkım.

-Karen, sen de şeyi anlatsana... -Neyi?

Onun da tutkuları var. Pisuvarı anlatsana.

Olmaz!

-Önemli değil. -Lütfen anlat, enteresan galiba.

Biraz aksanımız mı var? Pittsburgh mü acep?

-Yunan'mış. -Ah, Tanrım.

Dünyanın her yerinde yaşadık.

Artık yerleşip kök salma vakti.

Değil mi?

Akçaağaç Sokağı'na yerleştiğimiz için ne kadar heyecanlıyız anlatamam.

Ne hoş bir sokak.

More Turkish subtitles for Keeping Up with the Joneses

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left