The first 176 lines.
Cihangir saçmalama.
Müjde çekil.
Cihangir bak bu sen değilsin. Böyle bir şeyi yapamazsın.
Müjde, çekil bakayım ne diyormuş!
Ne yaptın sen?
Ne yaptın sen?
Ne yaptın sen? Ne yaptın sen?
Nasıl yaparsın sen bunu, nasıl?
Polis geliyor.
Polis geliyor. Kaçın!
İlhan, kızla sen ilgileniyorsun.
Söyle çocuğum.
İskender ölmüş.
Güzel olmuş.
Kızı İlhan'da.
Aferin size.
Geceniz güzel geçsin Ruhi oğlum.
Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...
...işaret dilini kapsayan eşerişimi ES FİLM tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
*Bu dizide Âdem karakteri İç Anadolu şivesiyle konuşmaktadır.
Duyduklarım doğru mu? Yüzünüze kan gelmiş çocuklar.
Ne diyorsun oğlum sen?
Kaan ister de, sen de beni öldürmek ister misin Cihangir?
Çağatay, anormal misin sen?
Yok. Ben öyle nitelendirmezdim. Hiç ‘correct’ değil.
Büyük Şef Altemur aramızda.
Kendimi tanıtmıyorum. Aranızda konuşursunuz.
Biri geldi bize kaderden söz etti, hiçbir şey anlamadık dersiniz.
Kaderinizde beni görmek ve duymak varmış. Ne palavra!
Ben istediğim için buradasınız.
Avucumda bir kader çizgisi vardı.
Ben onu değiştirdim.
Güç kimdeyse kader onun ellerindedir.
Anlat çocuğum.
Bana ne zikrettinse bir kere de bu kader mahkûmlarına anlat.
Kederini ve hevesini paylaşalım.
Tane tane lütfen.
Hiç acele etme.
Babam hata yaptı.
Hata yaparken başına gelecekleri biliyordu.
Bedel ödedik.
Ben hata yapmayacağım.
Babamın anahtarını artık ben taşıyorum.
İşlerine devam edeceğim.
Hadi arkadaşlar. Hadi.
Hadi işimize bakalım.
Amirimin kanı yerde kalmayacak.
Bitireceğiz bu alçakları. Hadi.
Hadi.
O ne?
Mezarda bulunan silahla ilgili parmak izi raporu.
Var mı eşleşen biri?
Var amirim.
Cihangir Tepeli.
Bu Kaan Karabulut ne iş yapıyor? Ne geziyor bunun yanında boş boş?
Amirim daha balistik raporu gelmedi.
Sen bana onu mu savunuyorsun?
Yok. Hayır. Ben bu silahla ateş edilmemiş olabilir demek istedim.
Biliyorum kızım.
Biliyorum.
Amirimiz öldürüldü, amirimiz. Faruk abi. İçimizden biri.
Mezarında silah bulunuyor. Silahta köstebeğimizin hempasının…
…arkadaşının, kankasının parmak izi.
Sormazlar mı adama siz neyle iştigal ediyorsunuz?
Cenazeden gelmişim, dokunsan ağlayacağım…
…balistik falan.
O Cihangir’i alacağım.
O Cihangir’i alacağız!
Cihangir, çocuğum rica etsem bana yaklaşır mısın?
Gençliğimde ilk şunu fark etmiştim.
Yaşlılar gençleri dinlemiyorlardı.
Ya dinlemiyorlar ya da ciddiye almıyorlardı.
Birini niye dinlersin?
Korku, merak, zorunluluk...
Bence faydalanmak için.
Ben çocuğum, yaşlıların dahi kulak verdikleri bir gençtim.
Karşında o gencin yaşlılığı var.
Beyler, Müjde kızım.
Cihangir’in tıbbi olarak Cengiz’in oğlu olduğunu duyurmak istedim.
Aklıyla ve bileğiyle yönetiyordu sizi.
Genleriyle de bunu hak ediyormuş.
Ruhi Bey, bakın sizi anlıyorum.
Ama benim de kendime göre bazı giderlerim var.
Sen ne yapacaksın ki parayı? Ne zaman gelsem buradasın.
Ruhi Bey…
Özcan sen burada kal. Bir şey olursa çaldır beni.
Ben babamın oğluyum.
Benim, ben. Senin kardeşin benim.
Sen babamın oğlusun.
Seni bu manyakların eline bırakmam Çağatay’ın kardeşi.
Sen değilsin. Dışlandın.
İşlem tamam Özcan.
Cihangir zannedecekler, Kaan’ın örneğine bakacaklar.
Tir, tir, tir değiştir Cihangir…
…tay, tay, tay değiştir Çağatay.
Kardeşim.
Kardeşim.
Canım kardeşim.
Ne güzel.
Kardeşim.
Kardeşim.
Bu yüzük, çocuğum…
…artık senin.
Sana emanet ediyoruz buraları.
Cihangir, çocuğum diyeceğin bir şey var mı?
Herkesi tanıyorsun ama ilk söylenenler hep akılda kalır.
Yok böyle demiştin, yok böyle dememiştin denmesin sonra.
Ben çok konuşmayı sevmem.
Halka daha iyi olacak. Bundan emin olun.
Hiç şaşırmadın.
-Neye? -Olup bitene.
Çağatay, sen ne boş beleş bir adamsın.
Sürekli vır, vır konuşuyorsun.
Senin en çok bu tarafını seviyorum. Hiçbir numaran yok yani.
Bana kardeşini seç deselerdi Cihangir yerine seni seçerdim.
Ne anlatıyorsun sen?
Senin arkadaşın falan yok mu Çağatay? Git onlara anlat.
Git Özcan’a falan anlat.
Benden cevap alırsın çünkü.
Sorun da bu zaten. Özcan hiç konuşmuyor. Bu yüzden sana anlatıyorum.
Kaan neredesin? Acil bir durum var. Hemen buraya gel.
Bu arada, bunu başkası söyleseydi gerçekten kalbi kırılırdı.
Ama nedense sana karşı böyle kardeşimmişsin gibi bir sempatim var.
Benim de nedense sana düşmanımmışsın gibi antipatim var.
‘See you’.
Bak bu işte kalbimi kırdı.
Cihangir.
Cihangir.
Cihangir, oğlum.
Cihangir bu Cengiz Han’ın çocuğu olma meselesi nereden çıktı?
Duymadın mı az önce? Tıbbi falan bir şeyler dedi.
Bilime inanmıyor musun?
Bak oğlum, Kaan yüzünden riske giriyorsan…
…bunu benim aklım almıyor.
Deli misin divane misin oğlum?
Baba işim gücüm var. Sonra konuşalım mı bunu?
Bak bir fedakârlık yapıyorsun ama bunu niçin yapıyorsun öğrenmek istiyorum.
Bak şu yüzüğe.
Gördün mü? İyi bak.
Yıllardır kölesi olduğun, itiraz etmediğin…
…her dediğini emir saydığın o Halka var ya…
…o Halka’nın başında artık ben varım.
Onlara böyle konuşabiliyor muydun?
Cihangir oğlum ben başka bir şey söylüyorum, sen başka bir şey söylüyorsun.
Başka değil, aynı şey.
O zaman sen orada değildin.
Şayet Halka’nın başında o zaman sen olsaydın…
…sana da aynı şeyleri söylerdim.
Tamam. İyi. Ben bunu Kaan için veya başka biri için yapmıyorum.
Halka için yapıyorum.
Aklına yattı mı?
Başın sağ olsun. Sabırlar diliyorum sana.
Sağ ol.
Ne yapacaksın?
Aklından geçeni yapacağım.
O kadar belli ediyor muyum yani?
Babamı öldüren, ölecek.
Er ya da geç bu dediğim olacak.
Ooo!
Buralar yanacak diyorsun yani. Duy bunları İstanbul ha?
Bir ara uğrasana bana. Konuşalım.
Bütün bunlar vitamin, protein işte Özcan.
Biraz da D vitamini.
Oh!
Ne oldu amirim?
Faruk Amir’in mezarından bir silah çıktı.
Yani?
Silahın üstünden kimin parmak izi çıktı dersin?
Kimin?
Cihangir Tepeli.
Anlamadım?
Neyi anlamadın? İşine mi gelmedi?
Amirim, işime gelmedi derken?
Sen benden bir şey mi saklıyorsun?
Yok. Hakikaten anlamıyorum.
No comments yet. Be the first to leave one.