The first 200 lines.
Merhaba.
Tekrar hoş geldin.
Uykuya hazırlanırken bana katıldığın için çok memnunum.
Uyku…
Uyku…
Yanağınızı yaslamak için yumuşak, temiz bir battaniye olması daima iyidir.
Çok yumuşak, kurutucudan yeni çıkmış
ve lavanta gibi kokuyor.
Yatağında rahat mısın?
Hadi, senin için bir yastık kabartalım.
Suratında…
Suratında bir tel saç var.
Dur, alayım.
Bu kadar.
İşte.
Böylesi daha iyi.
Uyumaya hazır mısın?
- Sanki... - Biliyorum.
Kırmızı ve yeşil mi? Şey gibi olmuş…
- Biliyorum. Noel gibi. - Çok bayağı.
Artık orada yaşamıyorsun.
Evet ama en azından binanın geleneğine biraz saygınız olsun.
İçine neler yaptıklarını hayal bile edemiyorum.
Evet.
Bahse girerim ki yeni aldıkları her şey orta yüzyıl modernliğinde olup
sonra da kendilerinin devrimci zevk sahibi olduklarını söyleyen tiplerdir.
Mümkün.
Aileme fotoğraf göndermeye bile cesaret edemiyorum.
Gönderme o zaman.
Ne?
Gönderme o zaman.
Mezunlar toplantısıyla meşgul olduğundan bakamadığını söyle.
Tamam.
Ne oldu?
Resimlerden farklı görünüyor.
Nasıl yani?
Resimlerden farklı görünüyor.
Daha üzgün.
Nefret ettin mi?
Hayır. Sadece hafta sonu için, yani…
Sorun değil.
Sence evde midir?
Burası buz gibi.
Burası aşırı soğuk.
Ne dedim sana?
Klima hâlâ içeride.
Niye ki lan?
- Öyle olmaz. - Evet.
- Onu çıkarmalı. - Yani, muhtemelen kendim yapabilirim.
Bu senin işin değil. Onun işi.
Kimin?
Ev sahibimizin.
Benim için sorun değil.
Neyse, daha sonra yaparım.
Dave mesaj attı.
Bir şeyler içmek istiyormuş. Yakınlarda iyi bir mekân biliyormuş.
Tamam.
Uyar mı?
Evet. Yoldan geldim diye pis hissediyorum.
Tamam. Duş al. Vaktimiz var.
- Öyle mi? - Evet.
Tamam.
Bu havlular aşırı garip kokuyor.
Kusura bakma.
Selam dostum, naber?
- Selam. - Selam, ben Ben.
- Tanıştığımıza sevindim. - Adam.
Ev sahibimizin adının Lance olduğunu sanıyordum.
O benim… O benim oda arkadaşımdı.
İlanı benim için o açtı.
Tamam. Anladım.
Kız arkadaşım Tessa, şu anda duşu kullanıyor.
Tamam. Görüşürüz.
Görüşürüz.
Görüşürüz.
- Kim o? - Selam, içeri geliyorum.
- Ne, neden? - Beni içeri al.
Az önce Adam'la tanıştım.
- Adı Lance'ti hani? - Hayır, oda arkadaşıymış.
- Benim hakkımda bir şey mi dedi? - Hayır. Ama gerçekten çok tuhaf biri.
- Ne oldu ki? - O sadece…
Hiçbir şey demedi.
- Titriyor gibisin. - Titremiyorum. "Bu ne lan?" diyorum.
- Sana ne dedi? - Sadece çok garip ve tepkisizdi
ve bana hiçbir şey sormadı ya da söylemedi.
Ne hakkında bir şey sormadı?
Bilmem. Ev sahipleri normalde sana etrafı gezdirmez mi?
Sana nereyi göstersin ki?
Bilmiyorum.
O bir kapıcı değil. Sadece alanını paylaşıyor.
Evet, biliyorum ama…
ev sahipleri genelde civardaki yerler hakkında bilgi verip
sağ salim geldiniz mi diye sormaz mı?
Sağ salim geldiğimiz kesin.
Ayrıca sen buralısın zaten, yani…
Bilmiyorum.
Belki de sadece içine kapanıktır.
Gerçekten içine kapanık görünüyor.
Acaba videolarımdan birinde oynamasını mı istesem?
O adamı videolarında istemezsin.
Ne, neden? Çok mu çirkin?
Hayır, sadece…
Hani sosyal beceriksizlik, fiziksel bir özellik haline dönüşür ya?
Bu adama da o olmuş.
Bekle, bekle.
Üç, iki, bir.
Bana böyle bakman hoşuma gidiyor.
Ne gibi?
Sanki…
Hoş bir rüyayı hatırlarcasına.
Üzgünüm, beni korkuttun.
Selam adamım.
- Selam. Günaydın. Ben Tessa. - Merhaba.
Köşedeki yerden kahvaltı aldık.
Gerçekten iyiymiş. Oraya hiç gittin mi?
Kahve yapıp yapamayacağımızı bilmiyorduk.
- Evet, yapabilirsiniz. - Güzel.
Teşekkürler.
Ne zamandır bu dairede yaşıyorsun?
Birkaç yıldır.
Üniversiteden mezun olduğumdan beri.
Ne iş yapıyorsun?
Ben…
Buradaki bir spor şirketi için video düzenliyorum.
Önemli anlar, tanıtımlar gibi.
Güzelmiş.
Ben de video işinde çalışıyorum.
Çoğunlukla ses tasarımı yapıyorum ama bazen YouTube videoları hazırlıyorum.
Ne tür videolar?
ASMR videoları.
Gerçekten çok hoşlar.
Bu videolarda rahatlatıcı küçük sesler veya deneyimler oluyor
ama sonra hepsi bir araya gelince
çığ gibi büyüyüp yatıştırıcı bir etki yaratıyor.
Sanki…
Ürperiyorsun yani. Ama rahatlatıcı bir ürperti.
Mesela biri saçımla oynadığında ben ürperirim.
Mantıklı mı…
Videolarını kimler izliyor?
Birçok farklı insan.
Uykusuzluk çekenler.
Bazen insanlar, arka planda ses yapsın diye izliyor.
Evet, kulağa garip geliyor ama insanlar buna bağımlı hale geliyor.
Çok ilgileniyorlar.
Aslında Ben'le de böyle tanıştık.
ASMR hakkında bir makale için araştırma yapıyordu.
- Evet. - Ve...
Hatta burada da bir video çekebilir miyim diye merak ediyordum.
Gündüzleri harika bir ışık alıyor.
Evet, çekebilirsin.
Teşekkürler. Ayak altında dolaşmam.
Tamam.
Bizimle oturmak ister misin? Bizimle oturmalısın.
Aslında biz de bitirmek üzereydik. Yalnız kalmak istersen sorun değil.
Kurguya geri dönmem gerek.
Tamam.
Bir şey diyecektim dostum.
Evet, küçük bir sorumuz var da.
Evet.
Evet, fark ettik de havalandırma hâlâ içeride duruyor?
Önemli bir şey değil.
Sanırım bozuk olduğundan içeri soğuk hava giriyor.
O odada o alet olmayınca gerçekten çok sıcak oluyor,
çünkü ısıtıcı biraz garip.
Kontrol edemiyorum. Burası gerçekten eski bir bina.
O yüzden içeride tutmak daha iyi.
Lance de hep böyle yapardı.
Tamam, peki…
Lance'le mi konuşalım yani?
Hayır. Şu an ailesiyle birlikte. Annesi çok hasta.
O yüzden taşınmak zorunda kaldı. Ama geri döneceğini söyledi.
Hayır. Onu rahatsız etmek istemiyorum.
Tamam. Sadece içerisi çok soğuk.
İlanda yazdığına göre…
İlanı Lance açtı. Burası benim değil.
Teyzesine aitti. Burada yaşamama izin veriyor.
Tamam, şu anda sen buradasın, değil mi?
Evet.
Tamam. Isındığına inanıyorum ama Tessa kolay üşüyor.
Klimayı dışarı çıkarmayı tercih ederiz diye düşünüyorum.
Evet.
Tamam.
Halletmem gereken bazı işler var. Teslim tarihine yetişmeye çalışıyorum.
Evet, evet. Sonra, ne zaman istersen. Sadece...
Günün çoğunda dışarıda olacağız. Geceye kadar hallolur mu?
Tamam. Tabii. Evet.
Tamam, peki.
Teşekkürler.
Sana tuhaf olduğunu söylemiştim, değil mi?
Neden baskı yaptın?
Çünkü içerisi buz gibi.
- Ama çok garipti. - Evet, çünkü o garip bir adam.
Bazen böyle şeyleri zorlamalısın ki hipotermiden ölmeyesin.
Sence gerçekten yapacak mı?
Yoksa her etkileşimin şöyle başlayıp bittiği şeylerden biri mi olacak?
"Kahretsin, benim hatam, özür dilerim. Halledeceğim."
Böyle işlerden nefret ederim.
Kime mesaj atıyorsun?
- Kime mesaj atıyorsun? - Hayır, kimseye mesaj atmıyorum.
Mezunlar toplantısı için grup konuşması.
No comments yet. Be the first to leave one.