The first 191 lines.
Benimle tanışmaz istemişsiniz.
Biz tanışıyoruz zaten.
Ne oldu Ramo?
Hayalet görmüş gibisin.
Konuşsana. dilini mi yuttun?
Şaşırdım sadece.
Aa. kusura bakma. ölmüş birini görmek insanı bayağı şaşırtır.
Öyle.
Gel bakalım.
Seninle küçük bir gezintiye çıkacağız.
-Nereye gidiyoruz? -Sabret. göreceksin.
Ne olacağını sanıyorsun Ramo?
Niye bu kadar gerginsin?
Gergin değilim. anlamaya çalışıyorum sadece.
Anlamak mı?
Anlamak için önce bilmek lazım.
Akvaryumda yaşayan bir balık
denizi ne kadar anlarsa
sen de ancak o kadarını anlarsın şu an.
Zorlama.
Denize gidiyoruz yani?
Denize mi? Yok. hayır. hayır.
Bu soğukta?
Seninle ilgili başka planlarım var.
Buyurun.
Hadi Ramo. binsene.
Ne bekliyorsun?
Doktor! Doktor!
Doktor! Babam! Babam. kendine gel babam.
Baba! Baba. kendine gel!
Babam!
Babam!
Hadi. hadi. hadi!
-Arttır. -Hazır.
Ah benim güzel babam.
Siz beni öldü biliyordunuz.
ben de öyle kalmasını tercih ettim.
Karşınıza çıkıp yaşıyorum diyemedim.
Hastalığım hâlâ geçmiş değil zaten.
Sana ikinci kez baba acısını yaşatamazdım Doğu.
İyileşince karşınıza çıkacaktım.
Yolculuk buraya kadar.
Hadi bakalım. vakit tamam.
Aç değildim.
Yemek yiyeceğimizi kim söyledi?
Ölüm kaçınılmaz bir sondur Ramo.
Bazen çok uzaktadır.
bazen çok yakın.
Bazen bir kapının arkasındadır.
bazen
yıllar sonrasındadır.
Ama
hep oradadır.
Her şey ilk adımla başlar.
Gir bakalım içeri.
Ölüm senin ne kadar yakınında ya da uzağında
görelim bakalım.
Tadını çıkar Ramo.
Bir daha böyle bir şey göremeyeceksin.
Baba?
Ne yaptın abi. konuşabildin mi Doğu'yla?
Ne Çiçek'i?
Ne çiçeği Hasan'ım?
Ne çiçeği?
Çiçek mi dedim ben? Allah Allah!
Hasan abiciğim. Doğu'yu diyor. Doğu.
-He. -Konuştun mu Doğu'yla diyor.
He. ben konuştum Doğu'yla. konuştum Doğu'yla.
İyiyim dedi. merak etmeyin dedi.
Ya nasıl merak etmeyelim ya?
O da aileden biri artık.
Hem böyle zamanlarda yalnız kalmak iyi değildir.
Vallahi Köksal baba çok iyi adamdı ya.
Allah rahmet eylesin.
Mekanı cennet olsun.
Amin.
Amin.
Neyse. benim içime biraz sıkıntı geldi.
Afet. biraz ben çıkacağım. Çocuklar. anne.
He şey...
Allah Allah.
Vallahi benim bu adamda bir şey var. Bir şey var da hadi bakalım hayırlısı.
Vallahi hakikaten var.
Yani.
bu Mazhar'ın evinden beri bir gariplik var yani.
Bir derdi var anlamında galiba.
Ya yardımcı olmak lazım.
Ne oldu ki orada?
Aa. yok canım. bir şey olmadı.
Ne olacak yenge. her zamanki şeyler.
Adamın kafasına silah dayadılar yani. demek ki artık kaldıramıyor.
Galiba öyle yani.
Sizler...
...Yıldırım'ın gerçek kimliğini gören.
bilen
seçkin.
seçilmiş azınlıksınız.
Taziye için geldiniz.
Teşekkür ederim.
Bana öyle hayalet gibi bakmayın.
Ben Yıldırım değilim.
Benim adım Kudret.
Nam-ı diğer
Kaptan.
Rahmetli Yıldırım'ın
ikiz kardeşi.
Ayrıca
diğer iki büyük patrondan biriyim.
Böyle büyük organizasyonlarda genelde
üç büyük patron da olur.
Sitemin selameti için.
O kadar söyledim Yıldırım'a.
"Sistemin yanlış.
Sistemi değiştir. kimseye yüzünü gösterme."
Ama beni dinlemedi.
Onun yüzünün görülmesi benim yüzümün görülmesi demekti ki
hiç sevmem bilinmeyi.
Yıldırım öldü.
Sistemi de bitti.
Benim sistemim
biraz değişik.
-Durun. ne yapıyorsunuz? -Durun. yapmayın ya.
Biz aynı taraftayız.
-Ne yaptık biz? -Ne yaptık size?
Ne yaptık biz?
Peki Mazhar?
Ne olmuş Mazhar'a?
O da gördü Yıldırım'ın yüzünü.
O niye bu tarafta değil?
Mazhar istisnadır.
Sen kendi canının derdine bak Ramo.
Doğru.
Onun korkacak bir şeyi yok.
Evet.
Şimdi esas konumuza dönelim.
Yaşamanız ve ölmeniz
vereceğiniz küçük bir cevaba bağlı.
Bir iş görüşmesinde hissedin kendinizi.
Yıldırım'dan sonra
benim yanımda çalışmak istiyorsanız
tavlayın beni.
Sen.
Seni öldürmemem için bir sebep söyle.
Sana asla yanlış yapmam.
Asla ihanet etmem.
Bana ihanet etmeyen o kadar çok adamım var ki.
Yanlış cevap.
Seni öldürmemem için bir sebep söyle.
Yalvarırım yapma.
Bak. benim bir ailem var.
Hepimizin var.
Yanlış cevap.
Sen?
Ne istiyorsun bilmiyorum. Yalvarırım canımı bağışla.
Amansız bir rahatsızlığım var zaten.
Hastasın. he?
O zaman kolayca canını alalım.
Sen?
Ben...
Ben...
-Çünkü ben... -Konuş çocuğum. konuş.
-Niçin öldürmeyeyim seni? -Çünkü ben...
Anladım.
Seni öldürmemem için bir sebep söyle.
Yıldırım için öldürdüğüm adamların sayısını hatırlamam bile.
Hizmetindeyim.
Hizmetçi aramıyorum ben.
Yanlış cevap.
Rekabeti severim.
Canlı tutar.
Peki...
...seni öldürmemem için iyi bir sebep söyle Ramo.
Çünkü İstanbul benim.
Sokaklar benim.
Olabilir.
Onlar da vazgeçilemeyeceklerini düşünüyorlardı.
Seni niçin öldürmeyeyim?
Beni sakın küçük görme.
Ve sakın bir daha bunu tekrarlama.
Ben senin buraya dizeceğin adamlara benzemem.
Çünkü benim sana değil.
senin bana ihtiyacın var.
Nasıl anladın?
Hangi birinden başlayayım?
Buraya gelmek için önce benimle buluştun.
sonra benimle birlikte buraya geldin.
Bütün bu adamların içinde bir tek benim adımı zikrettin.
Ve yolda sinirlerimi zorlayıp
bana oynadın.
Neden yapayım bunu?
Baskı altında ne yapacağımı görmek istedin.
No comments yet. Be the first to leave one.