The first 200 lines.
Selam.
Selam.
Seni uyandırmak istemedim. Babamı aramaya gidecektim.
Tamam. Ben de gelirim.
Sorun değil. Saat çok erken. Sen uykuna dön.
Hayır, seninle geleceğim.
Ben...
Her şey için sağ ol.
Ama hayır.
-Yardım etmek istiyorum, Bess. -Biliyorum.
Bunu yalnız yapmak zorunda değilsin.
Seni sonra ararım.
Peki.
Tamam.
Çok coşkuluyduk
Rol yapmaya niyetliydik
Vakit kaybetmiyorduk
DENİZ DEĞİŞİMİ
Zaman harcanmış
Ayık olduğu zaman harika bir baba.
Onu belki on yıldır böyle görmemiştim.
Aptal gibi hayatımın bu kısmı bitti sanmıştım.
Bir kez yapmıştı.
Yine yolunu bulacaktır.
Sesimi yükselttikçe daha hızlı koşuyor
Sesimi yükselttikçe daha hızlı koşuyor
Sessizlik bizim İş başladı
Sesimi yükselttikçe daha hızlı koşuyor
Kalıpları arıyorum
Orada olmayan mantığı
Onu görürseniz bana haber verin, olur mu?
Kendine iyi bak.
Kirama destek olmasına izin veriyordum.
Tanrım, benim neyim var?
O bir ebeveyn, Bess.
Bir ebeveynin, çocuğunun kirasına yardım etmesi normaldir.
Bunu tahmin etmeliydim. Daha fazla dikkatli olmalıydım.
Kes. Kendini suçlamayı kes.
Sen tanıdığım tüm çocuklardan daha fazla dikkat ediyorsun.
Bunu daha önce yaşadın.
Hatırlıyor musun? Sekizinci sınıfta. Bir aydan fazla ortadan kaybolmuştu.
Samuel haklı.
Geri dönecektir.
Louie'yi de bugün Broadway gösterisine götürecektik.
Polisi arayabiliriz.
Hayır. Uyuşturucu almış olabilir.
O zaman, beklememiz lazım.
Lütfen kimseye söyleme. Ailene söyleme.
-Annen çok... -Tabii, söylemem.
Hepsi benim suçum.
Tamam ama her şey senin kontrolünde değil.
Güven bana. Ben de o dünyayı tercih ederim ama yaşadığımız dünya o değil.
Elaine yeniden yapacağımız doğum günüm için bu balonu alabileceğimi söyledi.
Elaine çok iyiymiş.
Evet.
Elaine kahveden sonra iyidir.
Babam nerede?
Burada olmayı çok istedi ama sahnesi vardı.
Ama bugün doğum günüm.
Doğum günümün ikinci tekrarı. Babam bunu kaçırmazdı.
My Fair Lady'nin canlandırması.
Bugün gidemeyeceğiz, dostum. Çok üzgünüm.
Ama bu benim gerçek doğum günü hediyem olacaktı.
Biliyorum ama biletler babamdaydı.
Sana vermedi mi?
Sahnesi son anda belli oldu ve kuzeydeydi.
Biletleri bana zamanında yetiştiremedi.
Kendini çok kötü hissediyor.
Ben de öyle.
İkinci tekrarımızı ertelememiz gerekecek.
Bu erteleme zaten. Üçüncü tekrar olacak.
Babam döndüğü anda hep beraber görmeye gideceğiz, söz.
Televizyon izleyelim mi?
Gündüz televizyon izlemek yok. Senin kuralın.
Altın Kızlar bölümleri arka arkaya yayınlanıyor.
Oyunbozan.
Babam geldi. Kaçırmayacağını biliyordum.
Anne.
Merhaba, Louis.
Merhaba, anne.
Bebeğim.
Bizi nasıl buldun?
Louie'nin vlog'unda oturduğu yeri söylediğini duydum.
"Ben Murray Hill'deki Schaller Konutu'ndan Louie King."
Ben de koşa koşa havaalanına gidip bilet aldım.
-Yani şeyden sonra... -Vlog'umu mu izliyorsun?
Tabii ki.
İkinizi de takip etmeyi hiç bırakmadım.
Hepsini izledin mi?
Her birini.
Neden yorum yapmadın?
İnternet takipçilerini çekmek için yorumlar çok önemli.
Sana sürpriz yapmak istedim.
Yaptın da.
Bize sürpriz yaptın.
Şimdi olmaz, Louie. Kapat onu.
Louie.
Altın Kızlar maratonunu izleyebiliriz dedin.
-Yeni bölüm iki dakika sonra. -Evet ama misafirimiz var.
Kapat dedim, Louie.
Sorun değil.
Sen izle, hayatım.
Video klibini izledim, Bess.
Müziğin çok güzel.
İşe geç kaldım.
Nerede çalışıyorsun?
Benim işim, Louie'nin de doktor randevusu var.
-Doktor randevum yok. -Evet, var, Louie.
Anladım. Programınızı bozmak istemem.
Programımız yok ki.
My Fair Lady'yi izlemeye gidecektik
ama babamın kuzeyde sahnesi çıkmış,
o yüzden de şimdi burada kalıp Altın Kızlar maratonunu izleyebiliriz.
Gitmemiz gerek, Louie.
Ama Blanche'ın yeni bir talibi var
ve Rose da sokak köpeği evde kalsın diye Dorothy'yle kavga ediyor.
Sokak köpeklerini çok severiz.
Tamam. Jenerik şarkısını izleyebilirsin. Sonra çıkacağız.
Bu çok ani oldu, biliyorum.
Belki daha sonra bir araya gelebiliriz.
İkimiz sonra buluşalım mı?
Sadece ikimiz.
Çok hoşuma gider.
Teşekkür ederim.
Eski favorimiz Cup & Saucer nasıl?
Orası kapandı.
-Doktor randevusu değil bu. -Etrafına bak. Her yerde doktorlar var.
MUTLU YILLAR
Bugün nasılsınız, Bayan Finch?
Sizi abim Louie'yle tanıştırmak istiyorum.
Louie, bu, Bayan Daisy Finch.
Merhaba demedi. Acaba benimle konuşmak istemiyor mu?
Hayır, arkadaşları çok sever. Her dediğini duyuyor.
O bir Altın Kız olabilir.
O, filmlerde koro kızıydı, Louie.
Olamaz. Bu o mu?
Breakfast at Tiffany's'de Audrey Hepburn'le ufak bir danslı rolü vardı.
-Vay canına. -O bir yıldız.
Siz bir yıldızsınız, Bayan Finch.
Bence bu yıl dönümü partisini başlatmalıyız.
-Mutlu yıllar. Tebrikler. -Çok teşekkürler.
-Teşekkürler. -Aslında,
Bay Mantone'un doktoru ona gençliğinden şarkılar çalıyormuş
ve biraz tepki almayı başarmış.
Neden karısının sesine değil de ona tepki veriyor?
Müziğin beyinde,
dilden farklı bir yerde tutulduğunu söylüyorlar.
İşe yarıyor.
Pardon. Pardon.
Sal, Frank Sinatra'yı çok sever.
Bildiğin Frank Sinatra şarkısı var mı?
Bu özel bir şarkıyı hak ediyor.
Bu senin için, Sal.
Evet.
Bir gün kendimi berbat hissettiğimde
Ve dünya çok soğuk olduğunda
Sadece seni düşünerek Parlaklığı hissedeceğim
Bu geceki görüntünü düşünerek
Ama çok güzelsin
Asla değişme
Sakla o büyüleyici yanını
-Lütfen düzenle bunu -Ella. Ella!
Çünkü seni seviyorum
Ella, gel.
Bu geceki görüntünü
Bu geceki görüntünü
ÖTÜCÜ KUŞ
Sahip olduğunuzun kıymetini bilin.
İyi olduğu için Tanrı'ya şükredin.
Onun sevgisi sonsuzdur.
Âmin.
Bunu yaptığımıza çok sevindim.
Hayatın nasıl gidiyor?
Harika.
Müziğin?
Hepsi iyi. İlerleme kaydediyorum.
Bu çok iyi.
Bu...
Müzik işi zor bir hayattır.
Evet, yani bu, sevdiğim iş.
Sevdiğin bir şeyi bulduğuna sevindim.
Buyurun. İki hindili sandviç.
Yanına şey alabilir miyiz...
-Ekstra avokado. -Avokado garnitürü.
Avokadoya bayılır.
Avokado. Tamam.
Bess...
Çok uzun süre kalmayı planlamadığımı bilmeni istiyorum.
Ne kadar uzun süre uzak kalırsam dönmemin o kadar zor olacağını düşündüm.
Bunun sana mantıklı gelmediğinin de farkındayım.
Ama çok gençtim...
...ve kendimi büyütmem gerekiyordu.
Bunun mazeret olmadığını biliyorum.
Peki neden şimdi?
Neden buradasın?
En karanlık zamanımda Tanrı'yı buldum.
O bana iyileşme gücü verdi.
Ve buradayım çünkü nihayet kendimi affettim.
En azından biri affetmiş.
Eskiden durumlar nasıldı hatırlıyor musun, bilmiyorum, canım.
No comments yet. Be the first to leave one.