The first 200 lines.
Albay TOM PARKER AMERİKAN KARDAN ADAMLAR BİRLİGİ
NOEL KARTLARI
BAYRAMINIZI KUTLARIZ
Kimdir bu acaba diye merak edenleriniz varsa...
ELVIS'TEN
Ben efsanevi, Albay Tom Parker'ım.
VE ALBAY TOM PARKER'DAN.
BÜYÜLEYİCİ LAS VEGAS'A HOŞ GELDİNİZ
MORFİN
Albay Tom Parker, Elvis Presley'in efsanevi menajeri,
acil olarak Valley Hastanesi'ne kaldırıldı.
Ben, Dünya'ya Elvis Presley'i hediye eden insanım.
Ben olmasam Elvis Presley olmazdı.
Buna rağmen, beni bu hikâyedeki kötü karakter
ilan edenler de var.
DÖRDÜNCÜ HARİKA SENE
Albay Tom Parker yalancıydı, hilebaz ve adi bir suçluydu.
Bugün yayınlanan bir kitap, Albay Tom Parker'ı
dolandırıcılık ve menfi yöneticilikle suçluyor.
Parker, Elvis'in gelirinin yüzde ellisini alıyordu.
Kumar alışkanlığını sürdürebilmek için Elvis'i bir katır gibi çalıştırdı.
Mahkeme, Albay Parker'a ödenen miktarı aşırı buldu
ve vicdana sığamayacağına hükmetti.
Birçok insana göre Elvis'in ölümünden
Albay Tom Parker sorumlu.
Şimdi, dinleyin beni.
Önemli olan tek bir şey var, o da bu adamın
bu gece sahneye çıkmasıdır.
Onu Tom Parker öldürdü!
Hayır! Doğru değil.
Hayır, hayır, Onu ben öldürmedim.
Elvis Presley'i ben yarattım.
O palavracıların yazdıklarının hiçbiri doğru değil.
Ben ve Elvis, biz ortaktık.
Gösteri Adamı Elvis ve Kardan Adam Albay.
Tam bir düzenbaz.
Muhteşemliğin kaderim olduğunu hep biliyordum.
Bir yetimken kaçıp karnavala katıldım,
orada "süpürme" sanatını, avanakların ceplerini boşaltmayı,
evlerine parasız ama mutlu göndermeyi öğrendim.
Ama en çok ganimeti getiren, karnaval gösterisi,
en harika kostümler ve benzersiz numarası olandır.
Seyircilere sevip sevmemek arasında kararsız bırakan duygular hissettirir.
Ama severler.
Biliyordum, böyle bir tane bulabilirsem
dünyadaki...
...en muhteşem...
...gösteriyi...
...yaratacaktım.
Karnavaldan sonra müzik piyasasına girdim...
Country müziği piyasasına.
En büyük yıldızlardan biriyle ortak oldum, Hank Snow.
Ve de bahtsız oğlu, Jimmie Rodgers Snow'la.
- Hop dedim, Billy, işte buldum. - Yaşa.
SUN PLAKÇILIK
İnanamıyorum. Şaşkına dönecekler.
Güvenlik. Güvenlik, Diskin!
Kasaba yöneticilerine söyle, Hank geldiğinde
bize polis eskortu lazım.
Baton Rouge'da bir karnaval düğünü yapacağız,
dönme dolabın tepesinde. Pekâlâ Zina, bir sonraki kocanı seç.
Hank, New Orleans'ta seni hoparlörle anons edeceğiz.
Elbette.
Ve siz minik dostlarım.
Karnavalda yürüyeceksiniz.
Ben de mi file bineceğim?
Fil üzerindeki adam önemli durur.
Ve daha uzun.
Bize hâlâ gençlere yönelik yeni tarz biri lazım.
Doğru, o yüzden bu gece Paducah Dükü'yle bir toplantın var.
"Güney'in En Komik Ağzını" bağlarsak
- sezonun işi olur. - Jimmie, kapat şunu.
Dinlemeniz lazım.
Nereye gitsem çocuklar bunu çalıyor.
Zenci ritimleri duyuyorum.
Ama country havasıyla.
Sun Plakçılık mı? Bu, Sam Phillips'in markası.
Ah, evet, Phillips.
Tüm o siyahi şarkıcılara albüm yapar.
Bu eleman, gece benden sonra yenilerde Hayride'a çıkacak.
Shreveport'ta mı?
Hayır, Hayride'a siyahi bir oğlanı çıkarmazlar.
Olay da bu. O, beyaz.
O...
Beyaz mı?
Ne dersin, Texarkana? 27. kez çalalım mı?
27. kez çalalım mı?
Herkesin dilinde bu yeni Presley denen oğlan var.
Beyaz mı?
On tane aptalca şey yapman hiç sorun değil.
Yeter ki bir tane doğru şey yap.
Louisiana Hayride'a hoş geldiniz,
26 eyalete canlı yayın yapıyoruz.
Elbette, armut dibine düşecek.
Albay nerede?
Sun'dan çıkan şu yeni plakta, "All Right, Mama" şarkısını
söyleyen eleman burada mı?
Popçular sürekli onu çalıyor. Country DJ'leri de.
Siyahi çocuklar bile plağını alıyor.
Siyahi ço...? Acaba nerededir böyle bir iş çıkaran?
Giyinme odasında.
Selam.
Hey, Elvis Presley, Blue Moon Boys... Sıra sizde.
Hay kah...
Affedersin. Bill, sahneye!
Biliyorum, biliyorum.
- Merhaba! - Midesi nasıl?
Ona bir Pepsi getirmiştim
ama zavallı yaprak gibi titriyor.
Onu sahneye çıkartırım. Hadi. Gidelim.
Al. Mideni sakinleştirir.
Ya canlı yayında sözleri unutursam?
Tek yapmamız gereken biraz soytarılık.
Zaten bu işe ilk öyle başlamıştık.
Scotty ve Bill doğru söylüyor, Elvis. Orada yalnız değilsin.
- Siz bir grupsunuz. - Doğru.
İnsanları birleştirsin diye müzik bahşedildi.
Bir aile gibiyiz ve aile en önemli şeydir.
Amin.
Hadi bakalım, Booby. Jesse bu gece pırıl pırıl parlıyor.
Bütün gücünü sana yansıtıyor.
Jesse, Elvis'in ikiziydi. Doğum sırasında ölmüştü.
Trajik.
Vernon, çabuk gel! Bir tane daha var!
Tatlım benim, senin iki erkek gücün olacak.
Ama benim oğlanın babası karşılıksız çek yüzünden, hapse düşünce...
...oğlan ve anne mecburen
siyahi mahallesindeki bir beyaz evine taşındı.
Ama bu oğlanın büyük bir hayal gücü vardı.
Gerçekten çizgi romanlardaki kahramanlardan biri olduğuna inanmıştı.
Kodesi basıp babasını oradan alacak
ve Sonsuzluk Kayası'na uçuracaktı!
Sonra da annesine pembe bir Cadillac alıyor.
Pembe Cadillac mı? Ne anlatıyorsun sen?
Hey, ahmaklar!
Hadi, Doc, gidelim.
O çizgi roman kahramanlarının hepsinin super güçleri vardı.
Benim oğlanınki müzikti.
Çekilsene, dostum. Sıra bende.
DİRİLİŞ
Ne yapıyorsun?
Hey, aptal, geri gel.
Hayır. Onda kutsal ruh var!
Sorun yok.
Elvis. Hadi, içeri gelmen lazım.
Çoktan anons edildin.
Herkes çok heyecanlı.
Sun Plakçılıkta
SUN STÜDYOSU
Sam Phillips, Siyah müziğiyle dünyayı kurtarmak peşindeydi.
Ama iş yapmıyordu.
Faturaları ödeyebilmek için
country yapacak yeni bir şarkıcı bulması lazımdı.
Bu çocukta gördüğün şey nedir, bilmiyorum.
Bence o farklı biri.
"Big Boy" Crudup'u nereden tanıyorsun?
Memphis, Tennessee'den genç bir şarkıcı.
Sun etiketiyle bir şarkı yayınladı. Radyolarda hep o var.
Onu Hayride sıcaklığı ile karşılayalım, Bay Elvis Presley.
Elvis, nasılsın bu akşam?
İyiyim, siz nasılsınız efendim?
Yağlı saçlar, kız makyajı.
Ne kadar tuhaf göründüğünü anlatamam.
Grubunla hazır mısınız...
- Hazırım. - ...şarkılarınızı çalmaya?
Burada olmaktan çok mutlu olduğumuzu söylemek isterim.
Bizim için gerçek bir şeref...
Louisiana Hayride'ta sahne alma şansı.
Sun Plakçılıktan çıkan bir şarkı çalacağız.
Başka bir sözünüz var mı, efendim?
Hayır. Hazırım.
Şöyle...
Şöyle bir şey.
Git saçını kestir, karı kılıklı!
O anda, bir yıldırım çaktı,
pembe takım içindeki zayıf oğlanın bir süper kahramana dönüşümünü izledim.
- Neden çığlık atıyorlar? - Kıvırtmana!
- Neye? - Kızlar kıvırtmanı istiyor.
Oyna, dostum!
- Daha çok yap! - Çok daha fazla!
Dostum!
Tekrar yap.
Otur!
Tanrı aşkına, ne izliyorum ben?
Aklında ne vardı, Jimmie?
Aklım nerede bilmiyorum.
Lütfen, Tanrım, bebeğime zarar vermesinler.
Zarar vermek mi? Görünüşe göre...
Şöyle ki, müzikten hiç anlamam...
...ama o kızın gözlerinde görebiliyordum,
sevip sevmemek arasında kararsız kaldığı duygular hissediyordu.
Evet.
O bir yasak elmaydı.
Onu canlı canlı yiyebilirdi.
Neden oğlumu öldürmeye çalışıyorsun?
Şimdiye dek gördüğüm en muhteşem karnaval gösterisiydi.
O, kaderimdi. Burnumun tam ucunda...
Memphis'te.
Gününüz aydın olsun, dostlar,
burası renkli eski Beale Sokağı.
No comments yet. Be the first to leave one.