The first 200 lines.
Hadi!
Hadi!
Geçen yıl kazandılar! Kaybedemeyiz!
Kaçın! Geocache şampiyonları yolda!
Onları gördüm!
Pes edin! Biz kazanacağız!
-Defolun kıç kafalar! -Evet!
Hadi Yoli! Yetişiyorlar!
Sonraki ipucunu aldık!
-Tam ileride kestirme var Yoli! -Tamamdır Pili!
Kahretsin, hepsi takip etti! Hadi Yoli, acele et!
Ezik!
Sıkı tutun!
Evet!
Dikkat et!
Pardon!
-Yoli, tam sola kır! -Tamamdır.
Pardon! Kaçılın!
Temizdir umarım!
Üzgünüm millet, bu bir yarışma!
Peki.
-Değmesin yağlı boya! -Dikkat!
Hay bin kunduz!
Hadi bakalım.
Sırada ne varmış?
"Dümdüz aşağı inince zulanın anahtarını bulacaksın.
Rakamlar yatık."
Dümdüz aşağı mı?
Yolladığım videoyu anımsadın mı Yoli?
Havuzların altındaki tünelleri.
-Havuzun da altında! -Aynen!
-Şuradan! Hadi. -Nereye gidiyorlar?
Hadi, dümdüz ileride!
Dikkat geocache oyuncuları. Beş dakikanız kaldı.
Hadi!
-Hepsi farklı, Pili. -Şifreler de öyle!
Şunu görüyor musun?
Hadi, gidelim.
Bunlar da ne böyle?
"Dümdüz aşağı inince
anahtarı bulacaksın. Rakamlar yatık."
Rakamlar yatık!
Yoli, bu…
Kilidi beş basamaklı olan kutu!
Tamam!
Buldum!
Yedi.
İki, bir.
Beş, altı!
Altı!
Yarışma zorluydu ama harikaydınız.
O yüzden kendinizi kutlayın!
Catskills'teki Geocache Kampı'na
bir gezi kazandınız!
Salla ortalığı DJ!
Bu, hayatımın en güzel yazı olacak.
NETFLIX SUNAR
Klopidogrel. Plavix'in jenerik adı. Babam için.
Geçen hafta kalp krizi geçirdi.
Peki. Harika, teşekkürler.
OAHU, HAWAİİ
-Hey! -İki dakikalığına lazım.
Bir işe gir de kendine al.
Çok önemli! Yoli, kaçırdığım kampı anlatacakmış.
Anne!
Sakin ol Pili. E-postana evden bakarsın.
Ya dedemin interneti yoksa?
Selam baba!
Tanrı'm.
-Karıncalar! -Şey gibi kokuyor…
Yaşlılar ve hayal kırıklığı gibi.
Bu ne?
Son ihtar mı?
Baba!
Nedir o?
Cehennemde olduğumuzun ikinci kanıtı. İlki, Wi-Fi olmaması.
Anne! Kampta ne kaçırdığımı nereden bileceğim şimdi?
Ah be baba.
Hey!
Ne yapıyorsun? Tanrı'm!
-Anne! -Ioane, lütfen kız kardeşini öldürme.
Meme ucumu koparıyordun!
Gıcıklık etmenin sonu budur işte!
Bu kadar yeter.
Barışın.
-Ben mi? Meme ucumu kopardı! -Özür dilemek mi? Hem de ondan.
Barışın hemen!
Ioane, önce sen.
Çok gıcık olduğun için üzgünüm.
Memelerin kocaman olduğu için üzgünüm.
Geobok Çubuk Aynanı bilerek kırdığım için beni affet.
Yastığına kıçımı sürüp gözünü enfekte etmemi affet.
Bana gerekçe verdiğin için sağ ol…
Ioane!
Baba!
Senden nefret ediyorum.
Dedende Wi-Fi var, demiştin anne.
Hadi Pils. Sahte hazine avı için salak bir kamp.
Asıl salak olan senin suratın.
Salaklık iki çift ayakkabı alıp karışık giymek.
-Salaklık ne, biliyor musun? -Hey!
Ne yapıyorsunuz? Tartışıp durmanız bir işe yaramıyor.
Sizi yatırır döverim.
Ne dedi o?
Baba, orada ne işin var?
Yatıp dinleniyor olman lazımdı.
Hawaailiyim. Toprakla uğraşırım.
On yıldır ne yapacağımı söyleyecek hiç kimsem yoktu.
Gelip ne yapacağımı söylüyorsun.
Doktor Campos yatarak dinlenmeni istedi!
Onun ne istediği umurumda değil.
Buraya gelmenize gerek yoktu!
Elbette gelecektik!
Fotoğrafta daha uzun görünüyorsunuz.
Daha da zayıf.
-Hadi yahu. Bir dene. -Pek temiz görünmüyor.
Ye işte.
Sağ ol.
Mahalo.
Hadi. " Mahalo " de.
Mahalo.
Çocuklara iki kelime Hawaiice öğretemedin mi?
Tabii ki hayır. New York'ta yaşıyoruz.
Azıcık Hawaiice. Tek ricam buydu.
-Yağmur yağıyor. Gidelim. -Ya sen?
- Hula dansı yapar mısın? -Tabii ki yapmaz.
Her yerde Hawaiice konuşursun. Dene.
-New York'ta kimse o dili anlamıyor. -Sorun da bu ya.
Monks mu?
Bu da ne?
Hawaiice mi?
Bizi öldürüp altını saklamak mı?
Bir yaşıma daha girdim!
Tam bir John Wick numarasıydı.
Hırsız mısın?
Yapma. Kimsenin bir şey çaldığı yok.
-Nedir o? -Seni ilgilendirmez.
Sen de kimsin?
Haklısın. Adım Casper. Aloha.
Pili.
Kimo senin deden, öyle mi?
Genetik olarak.
-Kedinin nesi var? -Onun adı Mortimer.
Obez diye yürütüyorum. Yoksa şeker hastası olacak.
-Ama onu sürüklüyorsun. -Motive etmeye çalışıyorum.
Niye geldin kızım?
Mortimer'la tanışmaya geldi.
Evet.
Bu, seni sevdiği anlamına geliyor!
Yapıyor muyuz Casper?
-Evet. -Tamam.
Kızıl tepeli kardinal,
iyi vakit geçirmeyi biliyor gibiydin.
Tekrar görüşene dek.
Huzur içinde yat.
Bir dakika, senin kuşun değil miydi?
Hayır. Benim değiller.
Yine de ölmeleri üzücü.
Kimse umursamasa kötü olurdu.
Ölüleri onurlandırmak için öykü anlatır,
waiulalarını , yani ruhlarını
canlı tutarız.
Aloha'yla.
Nefes kesici.
Anne, Hawaiice sözlük nerede demiştin?
Masama baktın mı?
HAWAİİCE-İNGİLİZCE SÖZLÜK
Duyuyor musun Şeker Kamışı?
Buldun mu?
Babamın bu resmini görmemiştim.
Kua.
Bunu unutmuşum.
Pili.
Kampa gidemediğin için üzüldüğünü biliyorum.
O yüzden…
…yarın geocache oynayalım mı?
Evet! Buradaki zulalara daha bakmadım.
-Eminim süper zulalar vardır. -Harika! O hâlde yarın.
"Marchadores nocturnos."
Lapu mu? Gece Yürüyenler mi?
Ver onu bana! Ne yapıyorsun?
-Senin değil o! -Gece Yürüyen resmi mi?
Biliyor musun?
Hawaii savaşçılarının hayaletleri. Bobby Shytles, Maui'den dönünce anlattı.
Bok Bobby, Hawaii hakkında ne bilir ki?
Ne bilmiyor ki?
Geceleri yürüyüp…
…adayı koruyorlarmış.
Geldiklerini davullardan anlıyorsun.
Meşalelerini görüyorsun.
İpe dizili ışıklar gibi.
Kabuk boynuzlarını duyuyorsan…
…unut gitsin.
Çok yakındalar.
-Seni bulurlarsa… -Ne oluyor?
Yeri öpüp başını kaldırmamalısın.
Aksi takdirde…
Kutsal Hazine Avcıları'nda Nazilerin yüzü nasıl eridi, anımsadın mı?
İşte öyle.
İyi uykular.
No comments yet. Be the first to leave one.