The first 200 lines.
çeviri:konor
Kendimi bildim bileli,
Noelden hep nefret ettim.
Ne yazıyor orada, Christian?
Arabamı ver!
1960 Noeli
Çalışması gerekiyor.
Burnunu çekmeyi bırak.
Çalışıyor!
İşte gidiyoruz.
Benimki çalışmıyor.
Gervais!
Tatlım?
Nasılsın?
Çok sevimli! Bakın çocuklar.
O sizin küçük kardeşiniz!
- İsa bebek! - Dur da kucağıma alayım.
İşte.
Çok güzel.
Hani bakayım!
1966 Noeli
Doğum günlerim sadece gümbürtüye gitmiyor
bir de "Geceyarısı Ayini"yle başlamak zorunda kalıyordu.
Geceyarısı Ayini çok uzundur!
Evlerinize gidin ve hediyelerinizi açın!
Tam tersi, O'nunla doğum gününü paylaştığın için şanslısın.
Bu, öyle herkesin başına gelecek bir şey değildir.
Özeldir.
Başındaki doğum lekesi de bu yüzden. Değil mi?
Seçilmiş olduğunun bir göstergesi.
Neyse ki, ayinden sonra
Büyükannemin evinde Noel arifesi partisi olurdu.
Merhaba benim güzel Zac'im.
Doğum gününüzün Noel'de olmasının tek avantajı
Diğer herkesten daha büyük bir hediye almanızdır.
Hoşuna gitti, değil mi?
Ancak, hiçbir zaman istediğim hediyeyi alamadığım için Noel'den özellikle nefret etmişimdir.
Kahretsin.
İstediği bu.
Öyle mi? Ama bu ona kalmamış.
Onu homo mu yapmak istiyorsun?
- Kes şunu.O daha 5 yaşında! - Neredeyse 6'sında ve 7 gibi gösteriyor.
- Haydi ama! - Başlatma "hadi ama"na.
Şimdi onu iade et. Haydi.
Seni maskaraya çevirecekti evlat.
Baban böyle olmanı istemiyor.
Baban seni üzmeye çalışmıyor.
O seni çok seviyor.
Hokey oyununu da bunun için aldı.
Seninle oynayabilmek için.
Şimdi uyu.
Annenin sana bir süprizi olacak,
Çok yakında.
- Doğum günümde mi? - Hayır, daha sonra. Göreceksin.
Haydi uyu.
Homo ne demek?
Hiçbir şey.
Saçmalık.
Uyu haydi.
Aptal.
Homonun ne olduğunu çok iyi biliyordum.
Özellikle de...
Bir homo olmak istemediğimi biliyordum.
Oynamak ister misin, Zac?
Hayır.
Arkadaşlarımın babalarının aksine,
ki hepsi sıradan ve ilginç olmayan insanlardı,
Benim babam dünyadaki en iyi babaydı.
Patsy Cline'ın, Buddy Rich'in
ve Aznavour'un tüm albümleri onda var.
Ordudayken makineli tüfekle ateş etmiş.
Patatesin Kralı Norm'a yaptığımız gizli yolculuklar
beni çılgınca mutlu ederdi.
Az sayıdaki kıymetli anlarda, gözdesi bendim
Götürün beni
Dünyanın ucuna
Götürün beni
Harikalar Diyarı'na
Bana öyle geliyor ki
Bu keder
Ancak güneşin altında geçer
Selam!
Merhaba.
- Bize hiç getirmedin mi? - Ne?
Kızarmış patates aptal.
Kokusu bir kilometre öteden duyuluyor.
Kızarmış patates yemedik ki.
Abilerimin üçü de aptaldı.
Başta Christian,
Yumurta Kafa,
Sürekli okurdu -
Her şeyi, her zaman, her yerde;
Antoine, spor delisi, ayaklı koku bombası;
- Ne bakıyorsun öyle? - Ve Raymond,
Ezeli düşmanım.
Kaybol, kancık.
Baba, Raymond bana "a.cık" dedi!
A.cık değil kancık!
Mutfağa.
Onun Christian'la gurur duymasını anlayabiliyordum.
Ya da Antoine'la.
Ama ya Raymond?
Bizi tanıştırmayacak mısın?
Babam.
- Raymond çıkıyor musun? - Eşşoğlueşşek tam bir kazanova.
Oysa tost yapmamı istemişti!
Merhaba güzel bebek.
Dokuz aylık dua...
Ve süper kahramanlıkların ardından...
Yüce Tanrı sonunda bana...
Bir oğlan daha mı?
Kalemine nasıl bir mürekkep koyuyorsun, Beaulieu?
Ne diyebilirim ki? Erkeklik hormonlarım çok fazla.
- Hormon fazlalığı mı! - Bununla bir ilgisi yok.
Bir an önce başka pozisyonlar denemelisin.
Evet bunu denedim.
Ne diyebilirim? Beş oğlan - Alabileceğin kadarını alıyorsun.
Haydi gel, Zac.
Süprizimden hoşlandın mı?
1967 Noeli
Rıhtıma doğru, dertler ve tasa belimi büker
Onlar gelir, meyve yüklü gemiler
Dünyanın bir ucundan gelirler
Güvertelerinde uçarı fikirler Mavi göğe yansıyan hayaller
Götürün beni
Dünyanın ucuna
Götürün beni
Harikalar Diyarına
Bana öyle geliyor ki bu keder
Ancak güneşin altında geçer
Bir ara uğra.
Gördün mü? Bak. Bir kez daha.
Zac'de tanrı vergisi yetenek var. Buna eminim.
Zac ne zaman kucağına alsa karnının ağrıması kesiliveriyor.
Gidip bayan Chose'u göreceğim.
O da seçilmiş.
Kanamayı durduyor, yanıkları iyileştiriyor ve daha neler.
Zac'in seçilmiş olup olmadığını bize söyleyecektir.
Hayır. Nasıl davul çaldığını gördün.
Sanki küçük Buddy Rich.
Damarlarında müzik dolaşıyor, Sana söylüyorum. Ondaki yetenek bu.
Yaşlı babasına çekmiş.
Merhaba sevimli bebek.
Annesinin bir tanesi.
Yüzünde erimekte olan karları hala hatırlıyorum
Yedi yaşına yeni girmiştim ve farkında olmadan
Babama savaş ilan etmiştim.
Delirdin mi sen,kahrolası?
Ne halt ediyorsun?
Kapat çabuk o camı, kuş beyinli!
İlle de bağlamamız mı gerekiyor seni?
Al, tak şunu!
Tanrım.
Kafanı kullan kuş beyinli.
Burnunu çekmeyi bırak domuzcuk! Hanım evladı olma!
Onbir papel!
Bu özel koleksiyon kaydıydı.
Eğer suçlu bir adım öne çıkmazsa
hepinizden tek tek alırım parasını. Sizi uyarıyorum.
Hareketlerinizin sorumluluğunu almayı öğreteceğim size,
Serseriler! - Gervais!
Ben yapmadım.
Kazaydı.
Üçünüz, kaybolun.
Sadece plağın değil, yalanlarının da bedelini ödeyeceksin.
Sana öğreteceğim, göreceksin.
Odana git!
Kaza olduğunu söyledi.
Tanrı aşkına ona ne yaptın?
Zac. Değişti.
Sulugöz oldu, kız gibi giyiniyor. Bu normal değil.
Boşversene. Normal olmayan sensin.
O bir çocuk Tanrı aşkına Bırak da çocukluğunu yaşasın.
"Ona ne yapmışmışım"!
- Diğerleri böyle değildi. - Hepsi farklı farklı.
Zac daha hassas,hepsi bu. Daha duyarlı.
Hassas değil, yumuşak.
Tanrım, lütfen yumuşak olmama izin verme.
Ve babamı eski haline döndür.
Kapa çeneni.
Kafanı kullan kuş beyinli! Hanım evladı olma!
Bunu isteyerek yaptım.
Babana söyleyeceğim "kancık".
Altımı ıslatmaya ne zaman son vereceğim?
Uzun zamandır Tanrı'dan bunu istiyorum.
Aldırma. Zararı yok.
Bir tek sana olmuyor.
Er geç duracaktır.
Dua etmeye devam et. Göreceksin, İsa bebek seni duyacak.
Özellikle seni.
Siz ikiniz aynı gün doğdunuz.
Tatlı rüyalar.
Kocaman bacalar, ha?
Nereye gidiyoruz?
Göreceksin.
Dikkatli ol.
Bayan Chose Tupperware'ci kadın,
annemin idealindekileri gerçekleştirmişti:
İsa'nın ayak izlerini takip etmişti.
Hislerine güvenmeye çalış.
No comments yet. Be the first to leave one.