The first 200 lines.
NETFLIX ORİJİNAL DİZİSİ
BİLİNMEYEN NUMARA İŞTEN GEÇ Mİ ÇIKACAKSIN?
Merhaba!
Merhaba.
İşin bitiyor mu? Seni bekleyebilirim.
Hayır, biraz daha sürecek. Teşekkür ederim.
Sana söylediklerimi unutma.
-Buranın dışında da bir hayatın olmalı. -Evet.
Selam anne. Seninle gurur duyduğumu bilmeni istedim.
Umarım biri onu tanır.
TEŞEKKÜRLER MELEĞİM!
MAKALEYİ NEREDEYSE BİTİRDİM
AMA SANIRIM BİR GÜN DAHA BEKLEYECEĞİM. İÇMEM GEREKİYOR! SENİ SEVİYORUM.
Joe, alarmı duymadığıma inanamıyorum. Çok üzgünüm.
Neden böyle oldu anlamadım. Siktir. Hemen geliyorum!
Sakin ol. Acele etme.
-Selam. O ne? -Hiç.
Mücevher kutusuna "hiç" mi koydun?
Kim bu şanslı kadın?
Kızımın doğum günü.
Baba mısın?
Bir süre değildim. Yılın babası sayılmam.
Bakabilir miyim?
Dur Kelly. Güzel bir şey değil.
-İade edecektim. -Hayır Joe. Çok güzel.
Bakabilir miyim?
Adı ne?
Emily.
Yılın babası olmasan da seninle birlikte mutlu görünüyor.
Evet. Bu fotoğraf uzun süre önce çekildi.
Ne oldu?
Büyüdü.
Annesiyle boşandık ve sonrası boka sardı.
Buna bayılacak. İnan bana.
Öyle mi dersin?
Evet.
Ayrıca kızlar babalarını daima severler.
Evet. Hazır mısın?
Evet.
Ne zaman vereceksin?
Bilmiyorum. Sanırım bu gece.
Bence hata olur. Şimdi vermelisin.
-Hayır. -Hadi. Dinle Joe.
Şimdi verirsen anlamı çok daha büyük olacak.
Neden şimdi verirsem anlamı daha fazla olsun?
Çünkü o zaman, bugünkü planlarından daha önemli
olduğunu anlayacak.
Kahretsin.
Kaçmaya çalıştım ama bir anlamı yoktu. Yapabileceğim hiçbir şey yoktu.
Makalen onu açığa mı çıkaracaktı?
Fotoğraflar ortaya çıkınca saklanacak bir yeri kalmayacaktı.
Cesur bir hamle.
Cesur mu? Bence aptallıktı.
Direkt polise gitmeliydim.
Bana yardım edebilir misin?
Asanda, normalde yaptığım iş bu değil.
Yardımcı olabilir miyim bilmiyorum.
Ama deneyeceğim.
Teşekkürler.
Bir şey daha var.
Birlikte çalıştığım iki kişi daha var ve eminim onlar da seve seve yardım eder.
Sadece, buna alışmaları biraz zaman alacak.
Anlıyorum. Ben de hâlâ alışmaya çalışıyorum.
Bu biraz tuhaf gelecek ama...
Ölüymüşüm gibi hissetmiyorum.
Bilmen gereken bir şey var.
Ben…
Emniyetten istifa etmedim. Kovuldum.
Amirimin evine gittim
ve suratına yumruk attım.
Çok sert bir yumruk.
Evet. Biliyorum.
Üzgünüm. Will söyledi.
Bilmeme ihtimalinin olduğu bir şey söyleyeyim.
Burada oldu.
Nasıl yani? Burası onun evi mi?
Evet.
Ama sanıyordum ki kızını…
Tamam.
Siktir.
"Siktir" doğru kelime.
Ne istiyorsun Joe?
Merhaba Linda.
Emily evde mi?
Arkadaşlarıyla dışarıda.
Ne zaman döner?
Bilmiyorum ve burada olmaman gerekiyor.
Ben de sana aynısını söyleyebilirim.
Siktir git Joe. Bunu dinlemek zorunda değilim.
Tamam Linda. Buraya kavga etmek için gelmedim.
Cidden. Özür dilerim.
Emily'ye bir şey aldım.
Doğum gününde vermek istiyorum.
Kaç kere söylemem gerekiyor?
Seninle görüşmeyi ve senden gelecek bir şeyi istemiyor.
Acaba bu kimin suçu?
Pekâlâ. Gizemi senin için çözeyim mi Dedektif?
Çünkü babalığın da kocalığın da rezalet.
Erkek dediğin, ailesinin geçimini sağlar Joe!
Geçiminizi sağladım, tamam mı? Sağladım.
Sana asla yetmedi.
Emily'ye ameliyatın parasını benim verdiğimi söyledin mi?
Okul paralarını, gezileri ve diş tellerini ödediğimi söyledin mi?
Mülkümden uzaklaş Joe.
Yoksa ne olur?
Erkek arkadaşını ve tayfasını mı ararsın?
Hodri meydan. Hadi ara!
Hatta sana yardım edeyim. Numarası 10111.
-Joe! -Alo! Linda. Alo. Ne?
-Bu… -Söyleme.
Merhaba. Üzgünüm, geç kaldık.
-Mesajımı gördün mü? -Evet. Sorun değil.
Yazarlarla kafelerin olayı nedir?
Cevabı sorunun içinde saklı.
Bu kılık ne? Vergi muhasebesi mi yapıyorsun?
Moda ikonu olduğum gün kalbimi bir neşe kapladı.
-Garson nerede? Çok açım. -Evet, ben de yerim.
-Alo! -Bir dakika bekle Joe.
Sizinle bir şey konuşmalıyım.
Birine yardım etmeliyiz.
Asanda adında bir gazeteci.
Birkaç gece önce saldırıya uğramış.
Yapan kişiyi bulup tutuklanmasına yardım etmemizi istiyor.
Adam çok tehlikeli.
Arkadaşın falan mı?
Hayır.
O zaman bize neden ihtiyacı var? Neden direkt polise gitmiyor?
Kendisi ölü.
Pardon, ölü mü?
Ne…
Yani hayalet mi?
Evet. Neden dedektif olduğun belli.
Şu an burada mı?
Yanımda oturuyor, değil mi?
Siktir!
Selamımı söyle.
-Joe, selam söylüyor. -Şu an zamanı değil.
Şey… Bir dakikaya ihtiyacım var. Tanrım.
Bir şey yok. Sakin ol.
Peki sen?
-Senin için sorun olur mu? -Hayır.
Yardım edebiliyorsak etmeliyiz. Ben varım.
Tamam. Önce, kimin peşinde olduğumuzu söyleyeyim.
Katılıp katılmayacağınıza sonra karar verin.
Neden? Kim ki bu adam?
Bir suikastçı.
Daha öğleni görmeden bir kiralık katil ve bir hayalet.
Bu senin için bir rekor olmalı.
Tekila lütfen!
Selam anne. Seninle gurur duyduğumu bilmeni istedim.
Umarım biri onu tanır.
YALNIZ KALPLER KULÜBÜ
YALNIZ KALPLER KULÜBÜ
Tumi! Merhaba, burada ne yapıyorsun?
Anahtarları bırakmak için uğradım.
Hiç önemli değildi. Başın sağ olsun.
Buna hâlâ inanamıyorum. Polis kimin yaptığını biliyor mu?
-Hayır, henüz değil. -Tanrım.
Dinle. Bir şeye ihtiyacın olursa bana haber ver, tamam mı?
Teşekkürler.
Sadece, sorun olmazsa birkaç gün izin istiyorum.
Bir kelime daha etme. İstediğin kadar dinlen, tamam mı?
Tamam.
Üzgünüm. Biraz kendime gelmeliyim.
-Evet. -Bir dakika verir misin?
Evet, tabii ki.
-Bundan emin misin? -Daha önce de yaptım.
-Bu şirketler hep aynı. -Daha yeni bu binada öldün.
-Güvenliği artırmış olabilirler. -Sanmam.
-Merhaba. -Merhaba.
Randevuma geldim. Erken gelmiş olabilirim.
Tuvalet ne tarafta?
Köşeden dönünce hemen sağda.
Sonra gelin, girişinizi yapalım.
Teşekkür ederim.
Söylemiştim. Güvenlik çoğu zaman yanılsamadır.
Aceleci davranmayalım.
Burada çalışıyormuşsun gibi davran. Bir şey olmaz.
Kimse seni fark etmez.
Pardon. Sizi tanıyor gibiyim. Daha önce tanışmış mıydık?
Hayır.
Oyuncu değilsiniz, değil mi?
Hayır.
-Avukatım. -Hayır.
Öyle mi? Nerede çalışıyorsunuz?
Burada. Daha yeniyim. Sadece birkaç hafta oldu.
Will.
Tamam.
Bu ilginç çünkü hukuk departmanının başında ben varım.
Çalışanlarınla tanışmaya daha çok çaba sarf etmelisin.
Komiksin Will Stone.
Gerçek hayatta daha ciddi olacağını düşünürdüm.
Görüşmeye mi geldin?
Evet. Göze batmamaya çalışıyorum.
Nasıl gidiyorum?
İyi değil.
Ama endişelenme. Sırrın benimle güvende.
Teşekkürler.
Bir soru sorabilir miyim?
Tabii.
No comments yet. Be the first to leave one.