The first 200 lines.
FEAR STREET'İN ÖNCEKİ BÖLÜMLERİNDE
Shadyside, Amerika'da küçük bir kasaba.
Ama yerliler arasındaki korku geçmişi buraya yeni bir lakap kazandırdı.
ABD'nin Katil Başkenti.
Dün gece…
…yine bir trajedi yaşandı.
Yanımda Şerif Nick Goode var.
Şerif, bize ne anlatabilirsin?
Yedi kurban bulundu.
Hiçbiri tesadüf değil.
Tanrım!
Tüm katliamlar Sarah Fier'la bağlantılı.
1666. Sarah Fier cadılıktan asıldı.
İntikam almak için insanların bedenine girip
onları katile çeviriyor.
Gidin!
Ama 1978'de biri sağ kalmış. C. Berman.
Anahtar o.
Bitti.
Bitti mi?
Asla bitmez.
Sam…
Çekil!
Seni geri getireceğim.
ABD'nin Katil Başkenti.
Bir haftalık dehşetin ardından,
Shadyside sapkın lakabının hakkını vermeye devam ediyor.
Kuru kafa kostümü giyen
Shadyside Lisesi mezunu Ryan Torres,
dehşet dolu günleri alışveriş merkezindeki katliamla başlattı.
Zaten acı içinde olan kasaba halkı, şerif departmanının
East Union Hastanesi'ndeki katliam raporuyla tekrar korkuya kapıldı.
Polis, cinayetlerin amfetamin etkisiyle işlendiğini düşünüyor.
Kasabalı gençler Kate Schmidt ve Simon Kalivoda
baş şüpheliler.
Son katliam kasabanın marketinde gerçekleşti.
Şerif Nick Goode, Grab and Bag'i kan ve yıkılmış hayaller içinde bulundu.
TEKRAR OLUYOR
TEHLİKE, AKŞAM YEMEĞİ, FİLM MAĞAZASI
KİLİTLER
Major, yeter ya!
Of ya!
MAJOR TOM'U BESLE
Sabırsız puştun tekisin, değil mi?
5.937. GÜN
Sunnyvale umudun yeri.
Ailem nesillerdir burada yaşıyor, buranın büyümesi için uğraşıyor.
Atalarımın taşıdığı meşaleyi
artık ben alıyorum.
Tecrübelerimle belediyeye iki yıl daha hizmet etmeye hazırım.
Zorlukları anlıyorum.
Dinlemeye geldim.
Sunnyvale'in ışığını korumak için birlikte çalışalım.
Geçti. Burada kal. Bizi koruyacağım, tamam mı?
-Sakın kıpırdayayım deme! -Dur!
Lütfen dur! Lütfen! Seni aramıştık.
Merhaba, ben Deena Johnson. Nasıl sağ kaldığını öğrenmeliyiz!
Saldırı altındayız, tamam mı? Burada katiller var!
-Lütfen aç! Yardımın lazım! -Lütfen!
-Alo? -Yaşıyorsun.
C. Berman.
Buraya neden geldiniz?
Hayır!
Hayır. Derhâl gitmeniz gerek. Ne yaptığınızı bilmiyorsunuz.
Dur! Aynen öyle.
Başımızdaki belayı bir tek sen biliyorsun.
O yüzden o şeyi yakınımda istemiyorum. Arabanı al, o şeyi evimden götür.
Adı Sam.
Akşam haberlerinde ölümümüzü izleyebilirdin
ama yapmadın.
Aramamıza döndün.
Bu konuda yardım edemem!
Son şansımızsın! Cadı…
Hayır, kusura bakma.
Sevgilim onun tarafından ele geçirildi ve bagajda bağlı hâlde ama sen…
Cadıyı gördün ve sağ kaldın.
Farklı olan neydi? Lütfen.
Başına bir şey gelmiş olabilir. Onu durdurmamızı sağlayacak bir şey.
Öyle bir şey yok! Durduramazsınız.
Mümkün olduğunca uzağa ve olabildiğince hızlı kaçın!
Tek şansınız bu.
Bak. Bırakıp kaçamam!
Bak, Sam…
Onun ölmesine izin veremem.
İzin vermem.
Onu seviyorum.
Lütfen.
Kızı Major Tom'dan uzak tut.
Hiç sorun olmaz.
Banyoya bağlı. Yani…
Hiçbir şekilde çıkamaz, sorun yok.
Evet, yok.
Yok.
Oturun.
Shadyside'da
geçmiş asla geçmez.
12 Temmuz'du.
1978 yazı.
Kampın ilk günü.
Bir hafta sonra kız kardeşim öldü.
NIGHTWING KAMPI'NA HOŞ GELDİNİZ
Siktir!
Asılacaksın cadı.
Cadı son nefesinden önce çelme taktı ölüme.
Tanrım!
Kesti şeytani elini kaybetmedi hakimiyetini.
Uzanır iyilere mezardan, köleler yapar onlardan.
Kanını çekecek, başını kesecek, ölene dek seni izleyecek.
Asın.
Hayır, dur!
İndirin piç kuruları! İndirin!
-Bak bak! Burada ne varmış. -Lanet hırsız!
Hayır, hırsız değil.
İçine cadı girmiş bunun.
Psikopat davranışlarının tek açıklaması bu.
Siktir git!
Ödeşmiş olduk.
Sarah Fier'a ne yaptıklarını biliyorsun, değil mi?
Tam da bu ağaçta
kadını astılar.
Cadılara hep yapılanı yapsalardı sonsuza kadar ölürdü.
Yani yaksalardı.
-Çakmağını ver! -Ne?
Ver dedim!
Bacaklarını tutun.
Cidden mi Sheila?
Tutun!
Hayır! Durun!
Durun!
-Kes sesini cadı. -Sheila! Diyeceğini dedin.
-Yapma! -Sheila, altı üstü on dolardı.
Cidden yapacak mıyız?
-Sheila! -Hayır!
Sheila!
-Siktir! Will, kardeşin geldi. -Ne oluyor? Kızı indirin!
Nick, açıklayabilirim.
İndir Will! Yemin ederim anneme söylerim!
Kulübeme döndüm, kapı açıktı.
Param kaybolmuştu ve Ziggy koşarak uzaklaşıyordu.
-Çünkü beni kovalıyordun. -Ziggy! Konuş dediğimde konuşursun.
-Aldığını gördün mü? -Herkes gördü.
-Herkes. -Tamam.
Yeter Berman. Beş oldu. Çıkıyorsun.
-Çıkıyor muyum? Beni öldürmeye kalktılar! -Evet, halledeceğim.
Ama önce kampa dönüp anneni ara çünkü Nightwing maceran bitti.
-Ben yapmadım. -Öyle mi?
Kamp bayrağını da mı yakmadın?
Kamp tavşanlarını salmadın mı? Tuvalet kabinlerini boyamadın mı?
-Seni uyarmıştım. -Kurt.
Gerçekten onun suçu değil.
-Sarah Fier onu ele geçirmiş. -Seni…
-Hop! -Hey!
Atarsak kolundaki yanığı soracaklar.
O zaman kimin başı belaya girer?
Bu seferlik unutsak olmaz mı?
Tamam. Bir hatan daha olursa kapı dışı ederim, anladın mı Berman?
Bir hata.
Goode'dan gözün korktu ha.
Vay canına bazı şeyler hiç değişmiyor.
Tanrım. Bu küçük kaşardan nefret ediyorum.
Dur.
-Hemşire Lane yanığına baksın. -Ben enfekte olup öleceğim.
Teşekkür etmeyecek misin?
Pardon, unutmuşum.
Zavallı, yardıma muhtaç
Shadyside'lı beni kurtardığın için
sağ ol Sunnyvale’in Kralı, geleceğin polis şefi Nick Goode.
Borcumu nasıl öderim?
Biliyorum. Öbür aptal kızlar gibi seni gözümle süzmem lazım.
Bö!
Renk Savaşı akşam başlıyor millet! Sıraya girip tişört alın! Sende var mı?
Shadyside'da yaşıyorsanız güzelliğin mavisi.
Sunnyvale'de yaşıyorsanız görkemin kırmızısı.
Farklılıklarımıza rağmen hepimiz harikayız!
Sen bile Ziggy Berman!
Bu pislik ne?
Çıkmıyor!
O hep oradaydı bebeğim. Pes et artık.
-Tommy! -Kusura bakma!
Haklısın. Renk Savaşı var bu akşam.
Farkındayım!
Yemekhaneyi de hazırlamamız lazım.
Tanrım.
Tanrım. Lanet yosun.
Her yerime bulaşmış.
Ziyanı yok! Abartılacak bir durum değil.
Ne? Ziyanı var tabii! Lekelendi!
Tuvalet temizleyip de kirlenmeyeceğini ancak Cindy Berman düşünür.
Komik değil!
Bence komik.
Hop!
-Ne konuşmuştuk? -Özür dilerim.
Dilesen iyi olur.
Ne oldu?
Neredeler?
Daha sert!
Tanrım!
Tanrım!
Selam.
-Ne yapıyorsun? -Üç tahmin.
No comments yet. Be the first to leave one.