The House - First Season

The House - First Season

Download Turkish Subtitle

Release info

The House 2022 1080p WEBRip x264-RARBG
The House 2022 720p WEBRip x264-RARBG
A Commentary by Bryan_R
Netflix Retail Subtitle. Enjoy!

Tags

webrip
web
x264
BRip
1080
720p
720
Published on: 2022-01-18
Downloads: 24
Hearing Impaired: No

Turkish subtitle preview

The first 200 lines.

NETFLIX SUNAR

I DUYULUR İÇTEN İÇE, BİR YALAN ÖRÜLÜR

Nasılsınız Eleanor teyze?

Merhaba Mabel. Ne güzel bir ev.

Birlikte bahçeye gidip kitap okuyalım mı?

Mabel!

Geliyorum anne!

Ne zaman gelecekler baba?

Şimdi gelirler Mabel.

İyi insanlar mı?

Hayır, değiller.

Bu nasıl…

Penny, geldiler.

Lanet olsun!

Raymond, burası çok çamurlu.

Ayaklarım ıslanıyor.

Yine kız.

Adı Isobel.

Hiçbir şey göremiyorum.

Sıranı bekle Georgie. Balık istifi gibiyiz burada.

Kaç yaşındasın?

Haziranda dokuz olacağım.

Yaşına göre çok küçük görünüyorsun.

-Kucağınıza almak ister misiniz? -Hayır, üşüyorum.

Sandviç ister misiniz?

Hayır.

Sandviç?

Hayır.

Arkandaki perdeleri sen mi diktin?

Evet, ben diktim.

Yorganımı da o dikti, Isobel'in şalını da.

Zavallı çocuklar.

Mayhew komodini değil mi o?

Öyle.

Kış salonunun yüce görkeminden

dünyanın bu kasvetli köşesine.

Ne hâle düştük.

Babama aitti.

Baban, beş para etmez ayyaş!

Dırdır eder dururdu.

Para için dırdır ederdi.

Borçları için dırdır ederdi.

Dırdırcının tekiydi.

Her şeyi kumarda kaybetti.

Mayhew komodinini kaybetmemiş!

Sana gelince Raymond, tahsilin ve imkânların var.

Kendini bu sefaletten kurtaramamış olman beni hayrete düşürüyor.

Sende babanı görüyorum Raymond.

Bu bir zayıflık.

İyi geceler Isobel.

Çok tuhaf insanlar, değil mi anne?

Nevi şahsına münhasır insanlar ama onlar bizim ailemiz.

Babanın sesi.

Babam üzgün mü anne?

Sabaha geçer. Biraz temiz havaya ihtiyacı var sadece.

Lanet olsun!

Seni zavallı domuz!

Şu hâline bak.

Eleanor haklıydı.

Penny!

Acıktım.

İnanılmaz bir şey oldu.

Bir mucize!

Ne? Ne diyorsun sen Raymond?

Ne oldu?

Her şey değişti.

Her şey.

Şarap. Penny, şarap!

Şarap mı?

Raymond, keşke söyleseydin.

Babamı uyandırmayalım mı?

Hayır Mabel. Ayılana kadar uyusun.

İyi günler hanımefendi. Adım Thomas.

Buraya Patronum Bay Van Schoonbeek adına

anlaşma şartlarını konuşmak için geldim.

Anlaşma mı?

Eşiniz dün gece patronumla konuşmuş hanımefendi.

Bir anlaşma yapılmış.

Kiminle?

Bay Van Schoonbeek'le. Kendisi çok ünlü bir mimardır.

Size ve ailenize bir ev inşa etmek için hizmet sunmayı teklif etti.

Üzgünüm, maddi durumumuz böyle bir şey için uygun değil.

Eşim kendini kaptırmış olmalı.

Yanlış anladınız hanımefendi. Bu bir hediye.

Patronum kulübenizin etrafındaki araziyi aldı.

Ev buraya yapılacak.

Tamamlandığında arazi ve ev sizin mülkiyetinize geçecek.

Tek bir şart var.

Aile bu binadan feragat edip evde oturmak zorunda.

Bu kadar mı? Karşılığında bir şey istemiyor mu?

Patronum için para sorun değil hanımefendi.

O harika bir sanatçıdır.

Yaratıcı tatminden başka istediği bir şey yok.

Bu Van Schoonbeek, babamın arkadaşıymış.

Herkesin bize gıpta edeceğini söyledi.

Tepede bir ışık göründü Penny.

Maalesef Bay Van Schoonbeek sabırsız bir adamdır.

Bu yüzden bugün yazılı izin vermeniz gerekecek.

Evet, ben…

Harika.

Peki, çalışmalar ne zaman başlar?

Sanırım çoktan başladı efendim.

Bay Van Schoonbeek oyalanmayı sevmez.

Pekâlâ, işte geldik.

Hadi.

İnanılmaz.

Muhteşem.

Günaydın Bay Thomas.

Bazı eşyalarınızı getirmişsiniz.

Evet, sadece birkaç tane.

Ev dayalı döşeli efendim.

Bay Van Schoonbeek her parçayı bizzat kendisi tasarladı.

Ama burada nesillerdir aileme ait olan eşyalar var.

Tabii. Çok iyi anlıyorum.

Onları güvenli bir yerde saklatırım.

Gelin lütfen. Beni takip ediniz.

Şu tavanlara bak.

İlginç bir renk.

Bu koridor oturma odasına, kütüphaneye, dolaplara, bilardo salonuna

ve misafir odalarına ulaşılabiliyor.

Batı kanadı merdiveni.

Burada da inziva odası var.

İsterseniz bugünlük burada dinlenebilirsiniz.

Tanrım. Şu şömineye bak.

Şu kanepeye bak!

Perde yok mu?

Dikiş makinesi!

Harika değil mi?

Ne kadar kaliteli bir malzeme.

Karşıdaki oda ise yemek odası.

Her gün çeşitli yemekler sunulacak.

Ben artık izninizi isteyeyim. İyi günler beyefendi ve hanımefendiler.

Teşekkürler Bay Thomas.

Enfes!

Değil mi? Artık hiç yemek yapmam gerekmeyecek.

Yemek yapmak tamamen vakit kaybı.

Bu yemekleri kim yapıyor?

Sanırım hizmetçilerimiz.

Şuraya bakın.

Ne kadar güzel.

Anne. Isobel yorulmaya başladı.

Çok güzel, Mabel.

Hadi Isobel.

İyi geceler anne.

İyi geceler baba.

İyi geceler Mabel.

İyi geceler.

Şuna bak!

Evimiz.

Hadi Isobel. Gidelim.

Bu… Biri…

Tek başıma değilim.

Bay Thomas!

Merdivenlere ne oldu?

Günaydın hanımefendi.

Bay Van Schoonbeek bazı küçük düzenlemeler yapıyor.

Bilardo salonunda geçici bir geçit bulacaksınız.

Teşekkürler Bay Thomas.

Günaydın anne.

Anne?

Anne.

Uyuyakalmış olmalıyım.

Gel buraya Isobel.

Penceremin önünde bir adam vardı. Artık dışarısı görünmüyor.

Mabel, yapacak çok işim var.

Git babanı bul. Kahvaltıda ne var, bakayım.

Ama anne!

Hayır, Isobel, ona dokunma.

Günaydın.

Biz yeni taşındık.

Baba!

Mabel! Şuna bak.

Evimiz!

Ne yapıyorlar?

Şey, sanırım malzemeye ihtiyaçları var.

Bay Thomas.

İyi akşamlar. Bay Van Schoonbeek'in bir isteği var.

Nedir?

Bunları hediye olarak kabul etmenizi çok istiyor.

Tanrım!

Lütfen, acele etmeyin.

Ben burada beklerim.

Bunlar olağanüstü.

Evet. Çok iyi.

Çok cüretkâr değil, değil mi?

Hayır efendim. Hayır, asla. Neden kendiniz bakmıyorsunuz?

Bunlar harika.

Evet, çok da modern.

Beğendiğinize sevindim.

Bay Van Schoonbeek mimari vizyonunu tamamlamak için

bu giysileri özel olarak tasarladı.

Aptal görünüyorsunuz.

İkiniz de.

Mabel!

Ne diye böyle bir şey söyledin ki?

Özür dilemeni istiyorum.

Hemen Mabel.

Özür dilerim.

Bu evden nefret ediyorum! Nefret ediyorum!

Keşke evimizden hiç taşınmasaydık.

Comments

No comments yet. Be the first to leave one.

Keep it about this subtitle — sync, quality, typos.500 characters left