The first 200 lines.
Sür Ya Da Öl'de daha önce…
Ben Kızıl Sırt.
O da Kamçı. En iyi arkadaşımdır.
Bir işe başvurdum.
- Ne işi? - Hukuka dönüyorum.
- Seninle gurur duydum. - New York'ta.
Korkunç bir şey yaptım.
Kızıl Sırt yaşıyor.
O yaşıyor.
Hayır.
Yapmayı planladıklarına karşı seni uyarıyorum.
Uyarın umurumda değil çünkü onu öldüreceğim.
Gidelim.
Beni de götürün.
Nereye gittiğini biliyorum.
Merak etme baba. Bu iş bende.
Merhaba. İyi…
Gidiyoruz.
- O kim? - Eski karım.
Eski karın polis mi?
Etrafı saracaklar.
Güvenemeyiz, demiştim.
Judith'i korumak için her şeyi yaparım.
Sana güvendi.
Ben de güveneceğim.
Onu koru.
Judith.
Judith, kalk.
Debbie.
Billy?
Pardon geç kaldım ama yol kenarında bir fırın buldum.
Kruvasan yapıyorlar.
Yemin ederim bugüne kadar yediğim en iyi…
- Gittiğimi sandın. - Hayır.
Evet.
Hadi.
Araba vardı, istesen…
Siktir, evet. Araba vardı. İstesem…
Aptalın tekiyim.
Varım kızım.
Bu işe varım.
Umarım önemlidir.
Efendim?
Şaka mı bu? Tanrım.
Evet. Bekle. Hemen not alıyorum.
Öyle mi?
Dostum, hayatımı kurtardın. Sağ ol.
Tamam, iyiydi.
Elijah aradı. Parayı bulmuş.
Cenevre'de.
Yedi mi?
Evet, yedi.
Anlaşmıştık.
Beni çöz.
Doğru ya. Anlaşma.
SÜR YA DA ÖL
INTERPOL MERKEZİ LYON, FRANSA
Aşağılık kocam
veya çaldığı para nerede, hiçbir fikrim yok.
Peki.
Ya bu ne?
Sahte pasaport.
Ülkedeki bütün sahtecilik birimlerine kontrol ettirdik.
Hiç böyle bir şey görmemişler.
Bir milletvekilinin tamamen masum karısının
bunu bulacak bağlantısı nasıl oluyor?
Leicester Meydanı'na gittim. "Şehrin şaibeli kısmı." diye düşündüm.
Etrafa sordum.
M&M World'ün önündeki birini gösterdiler.
Karikatür ve pasaport yapıyormuş.
Karikatürümü çizdirip anlaştım.
Çok da kötü çizdi. Kafam kocamandı.
Ukalalık etmeyin Bayan Claybourne.
Başınız çok büyük dertte.
Anlaşmıştık.
Yardım edecektin, Arnavutlarda yardım edecektim. Buradayım.
Üstüme düşeni yapıyorum. Boşa vakit harcıyoruz.
Anlaşma mı yaptın?
Arnavutların uyuşturucu yolunu biliyormuş.
İtibarımızı bir suçlunun seninle oynarken söylediği
bir lafa bağlıyoruz. Evet!
Dinle Debbie. Sana yardım etmeye çalışıyorum.
Ama bana dürüst olmaya başlamalısın.
Bu kadın kim?
Hiç kimse.
Bir tanıdık. Pek tanımıyorum. Bu işle ilgisi yok.
Bir adli muhasebeci.
Adli muhasebeci mi?
Korumak için hapse girmeye razı mısın?
Hikâyende boşluk var Debbie. Hadi.
Benden ne saklıyorsun?
Bayan Claybourne.
Parayı bulduk.
Ne?
Nerede?
Monako'daki hesaptan sonra gittiği yeri bulduk.
Şimdi Cenevre'de. Ortak banka hesabında.
Sizin adınıza.
Telefon edeceğim.
CENEVRE
Burası güvenli ev mi?
Sadece kiraladığım bir daire.
Fazla alışma.
Parayı alacağız, Arnavutlara ödeyeceğiz, Debbie'yi kurtaracağız.
Ya sonra?
Sonra…
Neyse ne.
Sen gidebilirsin.
Ya sen? Nereye gidiyorsun?
Ana'yı bulacağım.
Onu öldüreceğim.
Burada ne işin var?
Sikik David.
Ne işin var?
Onu öldürmeyin!
Dairemde ne işin var?
- Selam. Emilia anahtarı verdi. - Kim?
Temizlikçin.
- Temizlikçi yok. - Sihirle mi temizleniyor?
Güvenli evlerini ben temizletiyorum.
Hatta Emilia'yla iyi anlaşıyoruz.
Dizi onu çok zorluyor.
Dur. Siz de kimsiniz
ve bu sikik çakalla ne işiniz var?
Onu öldürme! İsterseniz sonra öldürürsünüz.
Ana'nın yerini ondan öğrendik.
Nerede? O nerede Queenie?
Paranın peşinde. Bu yüzden geldik.
Ondan önce bulacağız.
Dişimi söktü.
O sikik çeneni kapa.
Bana Kızıl Serçe yaptı.
Evet, o…
Neyse…
Onu öldüreceğiz.
Dur.
Fiziksel temas sevmem.
Yanındayım.
Tamam mı? Merak etme.
Onu haklayacağız.
Kıyafetimi göstermek istedim.
Gündelik ama şık.
Tanrım.
Adam gökten düştü. Artık kapatalım…
CAMDAN DÜŞÜŞ PANİK YARATTI
TENİS DERSLERİ
İNCİL
ELÇİLERİN İŞLERİ 15:23
TIMOTHY, PAUL'E KATILIYOR - 16
13 - ŞABAT GÜNÜ ŞEHRİ DERE KENARINDAN TERK ETTİK…
Dün gece kontrol altında.
Manşet haberlerine "kontrol altında" denmez.
Şehrin yarısının telefonunda
yedi katlı binadan düşen cesedin videosu var.
- Münferit bir olaydı. - Öyle mi?
Bir elemanın Arnavut mafyasından üç kişiyi öldürdü.
Londra'nın göbeğinde ceset atıldı, ceset Interpol'de.
Ölen adamlar ve parmak izi olmaması arasında
bağ kurulması ne kadar sürer?
- Ellerinde ipucu yok. - Henüz.
Jack, örgütünün varlığının sebebi
var olmadığına beni temin etmiş olman.
İkimizin kârına bir ilişkimiz vardı
çünkü sen gölgelerdesin, ben soru sormuyorum.
Ama madem ışığa çıktın, sormam gerek.
Neler oluyor?
Arkasında kim var?
Eski bir ajan. Öldüğünü sanıyorduk.
Sen mi eğittin?
İyi.
Kaliteli bir uluslararası suikastçı
örgütüne dikkat çekmeye çalışıyor yani.
Elinde bir saatli bomba var.
Evini temizle Jack yoksa biz temizleriz.
Bana tahtayla vurduğuna inanamıyorum.
Boktan bir nihale.
İkiniz de sakin olun. Sakin olun.
Trende para hakkında söylediğini tekrar söylesene.
Bildiğiniz gibi Arnavutlarla işlere girdim.
Ulaşım Yasası'nı halletmek için.
Sonra Debbie ortalığı karıştırmaya başladı.
- O zaman… - Seni öldüreyim mi?
Öldürebilirim çünkü.
Seni yoktan var etti. Saygılı ol.
Debbie harika bir iş çıkarınca
parayı geri vermem gerekebileceği anlaşıldı.
Hazır bendeyken parayı işleteyim dedim.
Yüksek faiz getiren bir İsviçre banka hesabına yatırdım.
Yasa geçmezse paradan payım bende kalır diye planladım.
Ama geçerse ve parayı geri vermem gerekirse
faizi bende kalırdı.
- Gurur duymuyorum. - Acayip gururlu gibisin.
Sadece diyorum ki o şartlar altında
nispeten mantıklı bir finansal karardı.
Başarısızlık, vakti kalmamış başarıdır.
- Ne demek bu? - Kaçırılacağımı
kesinlikle bilmiyordum.
Veya Debbie'nin öğreneceğini,
Arnavutların onun peşine düşeceğini.
Ana'ya bunları söyledin mi?
No comments yet. Be the first to leave one.